Beden Dilinin Nasıl Kullanacağını Bilmek - Beden Dilinin Onemi- Sosyal Yasamda Beden Dili

'Konu Dışı Başlıklar' forumunda NeslisH tarafından 22 Şubat 2009 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Beden Dilinin Nasıl Kullanacağını Bilmek - Beden Dilinin Onemi- Sosyal Yasamda Beden Dili konusu
    Hiç kimse doğuştan konuşmacı değildir; Önemli olan beden dilinin nasıl kullanılacağını bilmek!
    Hiç, bir topluluk içinde bir şey anlatmaya kalkıştınız mı? İş görüşmesi, toplantı, sunum, teşekkür konuşması vs… Mutlaka biri başınıza gelmiştir. Peki nasıldı? Pek çoğunuzun "çok heyecanlandım, elim ayağıma dolaştı" dediğini duyar gibiyim. Aslında o kadar korkmaya gerek yok, beden diliniz imdadınıza yetişiyor ne de olsa!


    Beden dili; özellikle son yıllarda çok konuşulsa da aslında yüzyıllar boyu insanın düşünce ve ifadelerini ortaya koyan en önemli iletişim aracıdır.

    Kişinin iç dünyasını ve düşüncelerini, konuşurken yaptığı birkaç hareketle anlayabilirsiniz. Beden dili; duygularınızı açığa vurduğu için gerek sosyal gerekse iş hayatının en önemli unsurlarından biridir.

    Karşılıklı konuşmada bakışlar çok önemli
    İkili görüşmelerinizde, karşınızdaki insanın sizi dinleyip dinlemediğini bakışlarından rahatlıkla anlayabilirsiniz. Şöyle ki; bakışlarını sizin üzerinden kaçıran kişi, aslında sizi dinliyormuş gibi yapıyordur. Bu durum kendinizi önemsiz hissetmenize neden olur.
    Oysa gözlerini konuşanın gözlerinden ayırmayan, söylediklerine baş hareketleriyle tepki veren ve gülümseyenler, karşısındaki kişiyi pür dikkat dinlediğinin göstergesidir.
    Bu konumda vücudun kendini kapamaması, örneğin kolların bağlanmaması ya da ellerin ovuşturulmaması karşınızdakinin konuya özgürce hakim olduğunu ifade eder.

    Topluluk karşısında konuşmak zor zanaat!
    Topluluk önünde konuşmak bu açılardan gerçekten zordur. Kişi, bazen onu dinleyenlere karşı rahat olamaz. Bu çoğunlukla anlık psikoloji ve heyecandan kaynaklanır. Kimi zaman ilk söze başlamak zaman alır, kekeleme söz konusu olur ya da yüz kızarmaya başlar. İlk izlenim karşı taraf için çok önemlidir. Konuya odaklanmak ilk 60 saniye içerisinde kendisini gösterir. Anlatıcının kişiliği belirlenir.
    İlk kez toplum önünde bir sunum yapacaklar için durum adeta bir kabustur. Refleks dışı mide ağrıları, el ve ayaklarda titreme, heyecandan kekeleme gibi olumsuz durumlar gözlenebilir. Bunu yenmenin en temel yolu; sizi dinleyenlerin de sizin gibi oldukları düşünmek ve doğal olmaktır.

    Davranışlarınız da söyleyecekleriniz kadar kararlı mı?
    Kullanılan beden hareketleri de konuya ne kadar hakim olunduğunun ciddi bir ifadesidir. Kararlı ve emin bir izlenimle dinleyicinin gözünün içine bakmak, ne kadar kalabalık olursa olsun sunumu tüm gruba yaptığınızı hissettirmek, eldeki metne bağlı kalmadan sohbet havasını yansıtmak, tane tane konuşarak bilgiyi net bir şekilde vermek, konuya ilişkin örnekler sunmak, karşınızdakileri kişilerin sorularını dinlemek ve açıklayıcı bir yanıt getirmek, küçük esprilerle ortamı yumuşatarak dingin havayı dağıtmak başarılı bir sunumun en önemli kurallarındandır.

    Aksi taktirde; eller cepte sunum yapmak ya da bir yere kenetlemek, tek bir kişiye anlatıyormuş ifadesini kullanmak, devamlı saate bakmak, lafı gevelemek ya da bir çırpıda bitirmek, mutsuz ve sabırsız bir yüz ifadesi takınmak, ezber yapılan metni harfi harfine okumak başarısız ve kendine güveni olmayan bir kişilik yansıtır.

    Küçük bir ipucu; davranışlarınızı sergilerken aşağıdaki ifadelere dikkat edin:
    Alın; düşünme ve karar alma stilini,
    Kaşlar; düşünme sürecini ve mantıksal yaklaşımı,
    Gözler; hayata bakış açısını, stres düzeyini ve diğer insanlara açıklığı,
    Burun; çalışma stilini, işe yönelik gereksinimleri ve güveni,
    Kulaklar; diğerleri ile etkileşimi, bağımsızlık katsayısını ve verilere bakışı,
    Ağız; kendini ifade etmeyi,
    Dudaklar; düşünce ifade şekillerini ve duyguları açığa vurma düzeyini,
    Çene; gücü, enerjiyi, dinamizmi, girişkenliği ve agresifliği gösterir
     

Bu Sayfayı Paylaş