Bebek ve Beslenmesi Doğru Ve Dengeli Beslenme

'Çocuk Yemekleri' forumunda Dine tarafından 11 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Bebek ve Beslenmesi Doğru Ve Dengeli Beslenme konusu ANNE SÜTÜ HAKKINDA
    Hamilelik süresince büyük bir özlem duyarak bebeğini dünyaya getiren annenin bebeğine verebileceği en güzel armağan anne sütüdür. Anne sütü ile beslenmek bebeğin fiziksel ve zihinsel gelişimini en iyi şekilde sağlayacak, bebekle anneyi birbirine yakınlaştıracak ve dolayısıyla bebeğin annesinin göğsünde kendini güvende hissetmesini sağlayacak tek yoldur. Bunun yanı sıra bebeği anne sütü ile beslemenin en ekonomik yol olduğunu unutmamak gerekir. Bu sebeplerle bebeğin doğar doğmaz emzirilmeye başlanması gerekir.

    Doğumdan hemen sonra bebeğin henüz doğum masasından kalkmadan emzirilmeye başlanması; anne ile bebek arasında ilk temasın sağlanması, uzun süreli ve başarılı bir emzirme için çok önemlidir. Bebeğin en geç bir saat içinde anne memesine verilerek emzirilmenin teşvik edilmesi gereklidir. Bebeğin emmek için en istekli olduğu bu dönem geçirilirse bebekte uzun süre isteksizlik ve emzirmenin başlamasında gecikme görülür. Sezaryanlı annelerin henüz kendilerine tam gelmeden bir başkasının yardımıyla bebeklerini emzirmeleri gerekir.

    Anne memesinden süt salgılanmasını Prolaktin adındaki hormon sağlar. Prolaktin hormonun uyarılması ile süt salgılanmaya başlar. Bu hormonu uyaran etki bebeğin anne memesini emmesidir.Yani bebek ne kadar çok emerse o kadar çok süt salgılanır.

    Anne sütünün besinsel ve hücresel içeriği sabit kalmayıp sütün üretim basamağına göre, çocuğun erken veya zamanında doğmasına göre, anneden anneye ve günden güne değişir. Anne sütü emzirmenin ilk günlerinde koyu sarımsı bir sıvı olarak salgılanır ve buna Kolostrum adı verilir. Kolostrum yüksek değerli protein, antikor ve mineral içerir. Bu süt doğumdan itibaren sadece bir kaç gün üretilir ve bebeğin ihtiyacı olan tek besindir. Süt emilmeye başladıktan sonra bileşiminde bir takım değişimler gerçekleşir. (Protein ve mineral miktarında düşme gözlenir; yağ, laktoz ve enerjisi ise artmaya başlar.) Bu dönemde salgılanan süte ise geçiş sütü denir ve bu yaklaşık iki hafta sürer. Daha sonra daha açık renkte ve daha sıvı olan olgun süt üretilmeye başlanır.


    Bebeğiniz için en uygun gıda anne sütüdür. Anne sütü sterildir yani hiçbir canlı bakteri içermez. Bebeğinizin bağışıklık sistemini güçlendirecek ve onu hastalıklardan koruyacak maddeler olan "antikor"ları içerir, her zaman hijyeniktir, pratiktir ve ekonomiktir. Bebeklerin bağışıklık sisitemini güçlendiren ve sindirim sistemini düzenleyen prebiyotik lifler içerir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde allerjik reaksiyonlar görülmez. Bebeğin sindirebileceği en ideal besin olduğundan bebeklerde sık sık görülen kabızlık, ishal, gaz gibi problemlerin oluşumunu en aza indirir. Anne sütünün protein ve mineral içeriği; bebeğin henüz gelişmemiş böbreklerini zorlamaz, kolay sindirim sağlar. Bebek için gerekli olan tüm vitaminleri ve mineralleri gerekli oranlarda içerir. Anne sütü bebeğin sinir sistemi hücrelerinin, beyin hücrelerinin, gözde görmeyi sağlayan retina tabakası hücrelerinin gelişimi için hayati öneme sahip Omega-3 / Omega-6 yağ asitlerinden zengindir; bu yağ asitlerini olması gereken oranlarda ve doğru miktarlarda sağlar.

    Anne sütü ile beslenen bebeklerde kalp hastalıkları, kanser, şeker hastalığı, ağız ve diş gelişimi bozuklukları, bağırsak hastalıkları, allerji gibi durumların daha az görüldüğü saptanmıştır.
     
  2. Dine

    Dine Özel Üye

    Bebeğinizi Emzirirken...

    Annelerin en çok merak ettikleri konu bebeklerini ne kadar sıklıkla emzirmeleri gerektiğidir. Bebek belli saatlerde değil, istedikçe ve acıktıkça emzirilmelidir. Anne bebeğinin memeyi aramasından onun ne zaman emmek istediğini çok rahat anlayabilir. Bebeğinizi emzirmeden önce ellerinizi mutlaka iki-üç dakika kadar sabun ve ılık su ile yıkamalısınız. Bebeğinizi emzirirken mutlaka rahat oturmalı ve kendinizi rahat hissetmelisiniz. Genellikle ilk zamanlarda 10 dakika emzirmek yeterlidir. Bebeğe bir memenizi vererek on dakika emzirdikten sonra diğer memenizi vererek on dakika daha emzirin. Bir sonraki emzirmeye bebeğin en son aldığı göğüsten başlayın. Unutmayınki sütün oluşması ve bollaşması bebeğinizin emmesine bağlıdır. Bebek memeyi emerken sadece meme ucu değil göğsün koyu renkli bölgesini tamamen almalıdır. Bebeğinizi memeye iyice yaklaştırmalısınız ve memenin bebeğinizin nefes almasını engellememesine dikkat etmelisiniz. Bazı bebekler ilk günlerde çabuk yorulurlar ve anne göğsünde daha uzun kalmayı tercih ederler. Bebeğiniz doyduğuna kendi karar verir ve memeyi bırakır.

    Emzirme sonrasında mutlaka bebeğinizin gazını çıkarmalısınız. Bazı durumlarda gaz çıkarma işlemi emzirme sırasında da yapılmalıdır. Bebeğin gazını çıkarmanın en kolay yolu onun midesinin omzunuza gelecek şekilde kendinize yaslamak ve sırtını hafifçe sıvazlamaktır. Bebek gaz çıkarma sırasında emdiği sütün bir kısmını çıkartabilir. Gaz sancıları bebeklerin ilk aylarda gelişmemiş sindirim sistemi nedeniyle karşılaştıkları bir sorundur.Gaz sancılarını gidermek ve bebeğinizin gazını daha rahat çıkarmasını sağlamak için bebekler için özel olarak üretilmiş doğal bitki (rezene veya papatya) çaylarını kullanabilirsiniz. Ekstre oranları bebeklerin sindirim sistemine göre ayarlanan rezene ve papatya çayları beslenme aralarında veya beslenme sonrasında bebeğe istenilen sıklık ve miktarda verilebilir. Bu tip bebek çayları, bebeklerin gazını kolay çıkarmasını ve daha rahat uyumalarını sağlarlar.

    Göğüslerin yara olmasını engellemek ve iltihaplardan korunmak için göğüs ve göğüs uçlarının bakımına özen göstermelisiniz. Emzirmeden sonra göğüslerinizi ılık suyla temizleyin ve meme ucu kuruduktan sonra birkaç damla süt boşaltıp göğüs ucunuza hafifçe yayın. Bebeğin memeye iyi yerleşmediği durumlarda meme başında hafif çatlaklar oluşabilir. Bu durumda meme başlarına bitkisel yağ sürebilirsiniz.
     
  3. Dine

    Dine Özel Üye

    ANNE SÜTÜ YOKSA VEYA YETERSİZSE

    Anne sütü bebek için en mükemmel besindir.
    Çağımızda bugün tıbbın bebek beslenmesinin ilk 6 ayında öngördüğü gıda tartışmasız anne sütüdür... Anne sütü bebeğin besinsel ihtiyaçlarını tamamen karşılayabilecek miktarlarda olmayabilir. Anne sütünün gelmediği ya da yetersiz miktarlarda geldiği durumlarda bebeğin beslenmesinde doktorunuzun önereceği ve anne sütüne yakınlaştırılmış hazır bir biberon maması kullanmalısınız. Hazır biberon mamaları anne sütüne yakınlaştırılmış mamalardır ve anne sütü yoksa ya da verilemiyorsa tek başına, anne sütü yetersizse anne sütü ile birlikte kullanılabilirler. Verem, böbrek yetmezliği, B tipi viral sarılık hastalığı olan anneler bebeklerini emzirmemelidir. Bu gibi durumlarda da bebek beslelenmesinde anne sütüne yakınlaştırılmış hazır biberon mamaları kullanılmalıdır.
     
  4. Dine

    Dine Özel Üye

    BİBERON MAMALARININ (FORMÜL MAMALARIN) ÖZELLİKLERİ VE KULLANIMI

    Kullanılan Biberon Mamasında Olması Gereken Özellikler



    Anne sütünde olduğu gibi bebeğin henüz yeterince olgunlaşmamış böbreklerine fazla yük bindirmemek için uygun protein düzeyinde olmalı ve gerekli olan tüm amino asitleri içermelidir.

    Anne sütündeki gibi sindirimi kolay bir yağ karışımı içermelidir

    Anne sütünün karbonhidrat kaynağı sadece laktozdur. Kullanacağınız biberon mamasında da karbonhidrat kaynağı bebeğin sindirim sistemine uygun olmalıdır.

    Biberon mamasınındaki mineral miktarları anne sütündeki gibi olmalıdır.

    Bebek için gerekli Kalsiyum, Demir, C Vitamini ve D Vitamini başta olmak üzere, gerekli tüm vitamin ve mineralleri içermelidir.

    Bebeğin sinir sistemi, retina tabakası, beyin hücreleri için önem taşıyan esansiyel yağ asitlerini yeterli miktarlarda ve doğru oranlarda içermelidir.

    Anne sütünde bulunan prebiyotik özellikli liflerden içermelidir. Prebiyotik özellikli lifler bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirir ve içten gelen doğal bir koruma sağlar. Ayrıca sindirim sistemini düzenler. Prebiyotik lifler içeren mamalarla beslenen bebeklerin dışkıları tıpkı anne sütü ile beslenen bebeklerinki gibi yumuşak olur.

    Biberon Mamalarının Hazırlanması ;
    Biberon mamalarının hazırlanmasında temizliğe ve hijyene çok önem vermelisiniz.


    Mama hazırlama sırasında kullandığınız tüm araçları ve kapları önceden sterilize edin. Biberonun kapağını ve emziğini kullanmadan önce mutlaka 10 dakika süre ile kaynatmalısınız.

    Mama hazırlarken kullandığınız su en az 10 dakika kaynatılmış olmalıdır.

    Doktorunuzun farklı bir önerisi yoksa kutu üzerinde kullanım talimatlarına ve dozlara uyulmalıdır.

    Biberon emziğinin delik çapı bebeğin beslenmesini engellemeyecek şekilde olmalıdır. Deliğin dar olması bebeğin çabuk yorulmasına geniş olması ise mamanın bebeğin genzine (solunum yoluna) kaçmasına neden olur.

    Mamayı bebeğe vermeden önce mamanın sıcaklığını bileğinize damlatarak veya yanağınıza dokundurarak kontrol etmelisiniz.

    Mamayı her zaman taze hazırlayın. Kesinlikle artık mamayı kullanmayın.

    Bebeğinizin ağzında biberon varken uyumamasına dikkat edin. Bu aynı zamanda diş çürümelerine ve kulak enfeksiyonlarına sebep olabilir.

    Bazı anneler bebekler daha fazla kilo alsın diye mamaları daha konsantre hazırlarlar. Bu bebeğin fazla su kaybetmesine neden olur. Bazı durumlarda ise anneler mamayı fazla sulandırarak verirler. Bu da bebeğin büyümesini ve gelişimini olumsuz yönde etkiler. Mamalar mutlaka kutu üzerindeki dozajlara göre hazırlanmalıdır.

    Mamalar kesinlikle mikrodalga fırında ısıtılmamalıdır.
     
  5. Dine

    Dine Özel Üye

    0-4 AY ARASI BEBEK BESLENMESİ

    0-4 ay arası bebek beslenmesinde sadece anne sütü kullanılmalıdır. Anne sütü yeterli ise bebeğin su da dahil olmak üzere hiç bir besine ihtiyacı yoktur. Sadece doktor önerisi ile D Vitamini kullanılabilir. Bebek her ağladığında ve istediğinde emzirilmelidir. Anne sütü yoksa, verilemiyorsa ya da yetersizse bebeğinizin beslenmesi mutlaka doktorunuzun önerdiği anne sütüne yakınlaştırılmış bir biberon maması ile desteklenmelidir. Bu biberon mamasını aşağıdaki tablo çerçevesinde kullanmalısınız. Biberon maması seçiminde bebeğin bağışıklık sistemini güçlendiren ve sindirim sistemini düzenleyen “prebiyotik lif” içerenler tercih edilmelidir. Anne sütü ve/veya biberon maması ile beslenen bir bebeğin ilk 4 ay başka hiçbir ek besine ihtiyacı yoktur.

    Ancak sindirim sisteminin tam olgunlaşmamış olması nedeniyle bebeklerde bu aylarda sıkça gaz sancısı görülür. Bu hem bebeği hem de ailesini huzursuz edebilir. Bu gibi durumlarda hem gaz sancısını hafifletmek hem de rahat uyutabilmek için bebekler için özel olarak hazırlanmış bitki (rezene, papatya gibi) çaylarını bebeğinizin beslenmesine engel olmayacak şekilde, beslenme aralarında istenilen sıklık ve miktarlarda verebilirsiniz.
     
  6. Dine

    Dine Özel Üye

    BESLENMEDE ÇEŞİTLİ SORUNLAR



    GAZ VE KABIZLİK SORUNLARI

    İlk aylarda karşılaşılan gaz ve kabızlık sorunları son derece doğaldır. Özellikle yeni doğan bebeklerde barsakların tam gelişmemiş olması nedeniyle gaz sancısına sıkça rastlanır. Anne sütü ile beslenen bebekler için annenin beslenmesine dikkat etmesi, gaz yapacak besinlerden kaçınması (lahana, karnıbahar, bakliyat, portakal, mandalina, limon, çiğ soğan, sarımsak, fındık) kısmen çözüm olabilir. Her beslenmeden sonra bebeğin gazı mutlaka çıkarılmalıdır.

    Gaz sancısı çeken bebeklerde bitki karışımları rahatlatıcı ve gaz sancılarını giderici etki gösterir. Yapılan bilimsel bir araştırmanın sonucunda bitki karışımlarının gaz sancısını %57 oranında azalttığı bilinmektedir (Journal of Pediatrics, 1993). Bu çalışmada, gaz sancısı; kullanılan bitki karışımı ile belirgin bir azalma göstermiştir. Rezene ve papatya bitkilerinin bebeklerin gazını rahat çıkarmasına yardımcı olduğu ve rahatlatıcı etkilerinin olduğu bilinmektedir. Bu bitki özlerinden özel olarak bebekler için hazırlanmış çaylar, doğumdan itibaren beslenme aralarında ve sonralarında bebeğe istenilen sıklık ve miktarlarda verilebilir ve hiçbir yan etkisi yoktur. Tamamen doğal olan bu çaylar bebeğinizin gaz giderici kimyasal sentetik maddelerle karşılaşmasını önler.

    Anne sütü ile beslenen bebeklerde kabızlık sık rastlanan bir sorun değildir. Bebeğin 3-4 günde yaptığı sert dışkıyı kabızlık olarak tarif edebiliriz. Böyle bir durumla karşılaşırsanız doktorunuzla konuşmalısınız.

    Biberon maması kullanımı sırasında karşılaşılan gaz ve kabızlık sorunlarını; bu sorunlara çözüm bulmak için geliştirilmiş prebiyotik lifler* içeren kısmen hidrolize biberon mamaları kullanarak çözebilirsiniz.

    Prebiyotik Lif : Anne sütünün yapısında bulunan, çözünmeyen, barsakta sindirilen besinsel liflerdir. Bu lifler barsakta yararlı bakterilerin artmasını sağlayarak bebeğin bağışıklık sistemini destekler aynı zamanda rahat ve kolay dışkılamaya yardımcı olur.


    KUSMA SORUNLARI

    Sindirim sisteminin tam olgunlaşmadığı ilk aylarda sütün bir kısmını geri çıkarma çok sık rastlanılan bir durumdur. Kusma sorunu bebeğin kilo almasına engel olmuyorsa endişelenmenize gerek yoktur. Kusmayı engellemek amacıyla içlerine doğal bir lif eklenmiş kusmayı azaltan AR mamalar kullanılabilir.
    Normalde kusma sorunu olmayan bir bebek aniden çok yoğun ve fışkırtırcasına kusmaya başlamışsa mutlaka doktorunuza danışmalısınız.


    İSHAL
    Anne sütü ile beslenen bebekler sık ve sulu dışkı yapabilirler. Bu durumu ishalle karıştırmamak gerekir. Bebeğin aniden başlayan çok sık ve sulu dışkısı varsa ve buna kusma da eşlik ediyorsa mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

    İshal döneminde bebeğin ihtiyaçları farklı olacağından bu döneme yönelik ishal mamaları kullanılabilir.


    ALLERJİ

    Anne sütü alan bebeklerde allerji problemi görülmez. Anne veya babasında allerji sorunu olan bir bebek allerji riski altında doğar. Besin allerjileri çok farklı şekillerde kendini gösterebilir. Yumurta, balık, portakal, çilek, muz, fındık alerjen besinler arasında sayılabilir.
    Biberon maması kullanımında ortaya çıkan bir allerjik durum söz konusu ise uygun bir allerji maması doktor tavsiyesi ile kullanılabilir.

    Ek besin döneminde de her ek besine teker teker başlamak suretiyle herhangi bir allerjik durum görülürse bunun hangi besinden kaynaklandığını ayı rt etmek mümkün olur. Genellikle deride kızarıklık, ishal, tekrarlayan üst solunum yolları enfeksiyonları allerjik kökenli olabilmektedir.


    ERKEN DOĞAN VE DÜŞÜK DOĞUM AĞIRLIKLI BEBEK

    Zamanından önce ve düşük doğum ağırlıklı dünyaya gelen bebeklerin daha özel bir bakıma ihtiyaçları vardır. Prematüre doğan bebeklerin zamanında doğan bebeklere göre besin ihtiyaçları da farklıdır. Bu bebeklerin daha fazla enerji, protein ve mineral ihtiyaçları vardır. Ve bu amaçla anne sütünü zenginleştirici mamalar kullanılabilir. Eğer anne sütü verilemiyorsa özel prematüre mamaları tercih edilmelidir. Bebek yaklaşık 3,5 kg oluncaya kadar prematüre bebek mamalarına devam edilmelidir.


    YETERSİZ BESLENME

    Bebeklik döneminde diş çıkarma, hastalık vb. durumlarda bebek normal beslenmesi ile günlük besin ve enerji ihtiyacını karşılayamayabilir. Ayrıca yetersiz beslenmenin sebebi çeşitli sağlık sorunlarına da bağlı olabilir. Bu durumda mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz. Bebeğin günlük protein ve enerji alımı hesaplanarak, eksiklik protein ve enerji takviyesi ürünleri ile tamamlanabilir.
     
  7. Dine

    Dine Özel Üye

    AYLARA GÖRE ÖRNEK BESLENME PROGRAMI

    0 - 4 AY

    Bebeğiniz ağladıkça ve acıktıkça anne sütü vermelisiniz.
    Anne sütü yoksa veya yetersizse anne sütüne adapte bir biberon maması kullanmalısınız.

    4 - 6 AY
    Anne sütüne aldığı sürece ve miktarda devam edilmelidir.
    Anne sütü yoksa veya yetersizse 3-4 öğün 2 numara devam maması verilmelidir (500 ml/gün).

    Saat 10.00: Meyve suyu (Mevsimine göre suyu sıkılarak hazırlanır. 1-2 hafta sonra püre şeklinde verilebilir.)

    Saat 13.00: Sebze çorbası(1-2 hafta sonra püre şeklinde verilebilir.)

    Saat 16.00 Yoğurt (100 ml hazırlanmış ılık Devam Mamasına 1 çay kaşığı yoğurt konulup mayalanır ve 3-4 saat mayalkanmaya bırakılır.)

    Saat 20.00 Kaşık Maması veya Muhallebi (100 ml su ile 1 tatlı kaşığı pirinç unu pişirilir. Ocaktan indirildikten sonra 3 ölçek Devam Maması ilave edilir.)

    6 - 8 Ay

    Anne sütüne aldığı sürece ve miktarda devam edilmelidir.
    Anne sütü yoksa veya yetersizse en az 300 ml. devam maması verilmelidir.

    Saat 06.00-07.00: Kahvaltı (Devam maması içine akşamdan tuzu alınmış peynir +haşlanmış yumurta sarısı +reçel ilave edilerek hazırlanır.)

    Saat 10.00: Kavanoz maması veya meyve püresi

    Saat 13.00: Sebze çorbası veya sebze püresi (İçersine ince çekilmiş kıyma ilavesine başlanabilir.)

    Saat 16.00: Yoğurt

    Saat 19.00-20.00: Kaşık maması veya muhallebi (Muhallebi devam maması ve pirinç unu ile hazırlanmalıdır.

    8 - 10 Ay
    Anne sütü veya devam maması (en az 300 ml.)

    Saat 07.00: Kahvaltı

    Saat 10.00: Kavanoz maması veya meyve püresi

    Saat 13.00: Sebze çorbası veya diğer unlu çorbalar (Tarhana, yayla, şehriye çorbasına et, tavuk, kıyma ilave edilebilir.)

    Saat 16.00: Yoğurt veya meyve püresi + tahıllı mama

    Saat 19.00: İnce çekilmiş kıymadan yapılan köfte veya herhangi bir çorba

    Saat 20.00-21.00: Anne sütü veya 2 ya da 3 numaralı devam maması

    10 - 12 Ay
    Anne sütü veya 2 ya da 3 numaralı devam maması günlük en az 300 ml. olmalıdır.

    Evde hazırlanan yemeklere yavaş yavaş geçilebilir. Yemeklerin sadece suyu değil kendisi ezilerek verilmelidir.

    Haftada 1-2 öğün haşlanmış veya ızgara taze balık ve haşlanıp ezilmiş karaciğer verilmeye başlanabilir.

    07.00-09.00: Kahvaltı (150 ml. devam maması + yumurta +peynir +bir dilim ekmek + 1 tatlı kaşığı reçel)

    12.00-13.00: Evde pişmiş etli sebze yemeği veya sebze püresi +meyve suyu

    15.00-16.00: Yoğurt veya devam maması

    19.00-20.00: Çorba + köfte veya balık
     
  8. Dine

    Dine Özel Üye

    hazır mamalar


    Bahsettiğimiz sebeplerden dolayı, çocuk hekimleri ilk bir yıl inek sütü kullanımını önermemektedir. Anne sütünün verilemediği durumlarda en sağlıklı beslenme şekli hazır bebek mamaları kullanımıdır. Bu mamalar, mümkün olduğunca anne sütüne benzetilerek hazırlanmaya çalışılmış; modern teknolojinin kullanıldığı hijyenik ve sağlıklı ürünlerdir. Bu mamaları doktorunuza danışarak da alabilirsiniz.
    [​IMG]
    Mama Alırken Dikkat Edilecek Hususlar
    [​IMG]
    [​IMG]İçindeki proteinin anne sütündeki protein oranlarına benzer olması,
    [​IMG]Mineral içeriğinin düşük olması,
    [​IMG]Karbonhidrat ve yağ şekillerinin anne sütündeki gibi olmasıdır.


    Mamanın Hazırlanışı
    [​IMG]
    Modern teknoloji kullanılarak hazırlanan güvenilir mamalar kullanmaya özen gösterin.
    [​IMG]
    Mama hazırlarken çok titiz davranmak gerekir. El yıkamanın önemini unutmayın. Kullanılacak tüm kaplar, önce sabunlu suyla güzelce yıkanıp durulanmalıdır. Kaynamakta olan suya atılarak en az 10 dakika bekletilmelidir. Daha sonra, temiz bir maşa ile temiz bir yüzeyde kurutulmalıdır. Temiz içme suyu kaynatılmalı ve 60 dereceye kadar soğutulmalıdır. Mamanın üzerinde yazan veya doktorunuzun önerdiği miktarda mama, belirtilen miktarda su ile karıştırılmalıdır. Mamayı, beslenme tablosunda önerilenden az veya fazla kullanmayınız.
    [​IMG]
    Mama eridikten sonra, bebeğin içebileceği ısıya getirilmelidir.Mamanın sıcaklığı, ideal vücut sıcaklığı olan 35-37 0C olmalıdır. Bir damla mamayı bileğinizin iç kısmına damlatarak kontrol edin. Bilekte soğuk ya da sıcak bir his oluşturmamalıdır. Mama paketleri, açıldıktan sonra belli bir süre içinde tüketilmelidir. Bunun için kutunun üzerinde yer alan talimatlara uyun. Bebekler mama ile besleniyorsa ya da mama anne sütüne takviye amaçlı kullanılıyorsa, emzirme saatleri sıklığında mama verilmelidir. Mama miktarı da zamanla artacaktır. Mama verirken de, emzirme işleminde olduğu gibi rahat bir yere oturun ve bebeğinizle göz teması kurun. Başını göğsünüze yaslayın. Bu yakınlık ona ve size iyi gelecektir. Aslında bu işi arada sırada baba da yapabilir. Böylece bebekle baba arasında da bir bağ sağlanmış olur
     
  9. Dine

    Dine Özel Üye

    [​IMG]
    [​IMG] Bebek beslenmesi, ilk bir yılda çok daha önemlidir. Bu dönemde beyin gelişiminin %80'i tamamlanırken; vücut yüzeyi 2 kat, vücut ağırlığı da 3 kat artar. İlk bir yılda yanlış ve yertersiz beslenme, ileriye dönük telafisi mümkün olmayan büyüme ve gelişme bozukluklarına neden olabilir. Beslenme sadece bebeğin doymuş olması veya sadece et, sadece muz yemesi, sadece süt içmesi anlamına gelmez. Doğru beslenme, aynı öğünde tüm ana besin maddelerinin, doğru oranlarda verildiği beslenme şeklidir.

    Erken dönemde; yani ilk 4-6 ayda anne sütü veya başlangıç biberon mamaları bebeğin besinsel ihtiyaçlarını karşılarken; 4. aydan itibaren, büyüyen bebeğin ihtiyaçları doğrultusunda ek besin takviyesi gerekir.Bebek beslenme otoritelerinin bilimsel ortak görüşü, anne sütü veya hazır başlangıç mamalarının 4. aydan itibaren büyüme ve gelişme için tek başına yeterli olmadığı ve ek gıdalara yani karma beslenme programına başlanılması gerektiğidir.

    Bebek için 4-6 aydan sonra anne sütü yeterli olamamaktadır. Ancak bu, annenin bebeği sütten tamamen kesmesi demek değildir. Ancak gün gelecek ve bebeği tamamen sütten kesmek de gerekecektir.

    Bir yaşını geçen bebeklerin anne sütünden besin sağlaması da pek söz konusu değildir. Uzun süreler biberon kullanma veya emme de diş sağlığı açısından zararlı olabilir. Memeden kesme zamanı geldiğinde, olabildiğince kararlı davranmak gerekir. Öncelikle memenin yerine yavaş yavaş değişik besinler konulur ve emzirme gittikçe azaltılır. En sona, gece geç vakit emzirmeyi bırakabilirsiniz. Bebeği bu konuda zorlamayın. Bebek için üzülmenize gerek yoktur, birkaç gün içinde unutacaktır. Anne, memeden kesmeyi bebeği terk etmek gibi duygusal bir sorun haline getirmemelidir. Bebeklerle birlikte geçirilebilecek pek çok vakit vardır.
     
  10. Dine

    Dine Özel Üye

    ek besınler

    [​IMG] 4. aydan itibaren, bebeğin anne sütü dışında besinlere geçme zamanı gelmiştir. 4. aydan önce bebeklerin büyüme ve gelişmesi için anne sütü ve/veya bebek başlangıç maması tek başına yeterliyken, 4. aydan sonra sadece anne sütü veya hazır mama bebeğin büyüme ve gelişmesi için tek başına yeterli değildir. Bebeğin büyüme ve gelişiminin aynı hızda devam etmesi için, artan protein, enerji, demir, vitamin ve mineral gereksinimleri karşılanmalıdır. Bu nedenle de bebeğin ek gıdalara başlaması ve yeni tatlara alışması gerekir.


    Ek Besinlere Erken veya Geç Başlamanın Sakıncaları

    Ek besinlere geç ve erken başlamanın bebekler için sakıncaları vardır. 4. aydan erken başlanması sindirim sisteminin olumsuz etkilenmesine, allerjiye ve ishale neden olabilirken, 6. aydan geç başlanması büyüme ve gelişme geriliklerine neden olmaktadır.


    Ek Besinlere Başlarken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

    Öncelikle motivasyonunuzu hiçbir zaman kaybetmeyin. Bebeğinizin farklı tatlara geçişi zaman alacaktır. Bebek, her konuda olduğu gibi, yemek değişikliklerinde de sabrınıza ihtiyaç duyar. Anne sütü ya da hazır devam mamaları, bir süre yine onun temel besini olmaya devam edecektir. Yeni gıdalara geçişte çok yavaş davranmanız gerektiğini daima aklınızda tutun. Besinler düşük miktarlarda ve tek tek verilmelidir. Yeni bir besine başlamak istediğinizde, ilk gün sadece bir küçük kaşık verin. Bir iki gün, başka hiçbir yeni besin vermeyin. Böylelikle, bebeğinizin o besine karşı verdiği tepkiyi direkt olarak gözlemlemiş olacaksınız. Allerji yaptı mı? Vücudu yeni besini kabul etti mi? Eğer vücut yeni besini kabul ederse, o besinin miktarını her gün bir miktar olmak üzere artırabilirsiniz. Belki bir hafta sonra, ikinci bir besine başlayabilirsiniz.

    O besin için de aynı kuralları uygulayın. Eğer bir allerji gelişirse, o besini en az iki üç hafta vermeyin. Bebekte döküntü, kızarıklık, kaşıntı, pişik ve ishal meydana gelmesi durumunda, allerji gelişmiş olabilir. Bebek için de yeni olan bu tecrübede, bazı zorluklar yaşanabilir. Örneğin bebek belki de yeni tatları, kaşık gibi yeni aletleri kabul etmek için daha erken olduğunu düşünüyordur. Bunun için bebeğin keyfini yerine getirin. Bebek çok açken, birdenbire kaşıkla yeni bir şey denemesi daha zordur. Karnını birazcık doyurun. Bu işlemin, akşam huzursuzluk zamanında değil, sabah en dinlenmiş olduğu zamanda ya da öğle vakti yapılması işinizi kolaylaştırabilir.

    Bebek kucağınızda iken, küçük bir kaşığa koyduğunuz mamayı dudaklarına değdirin; bebek emmeye başlayacaktır. Kaşığı ağzının derinlerine kadar iterseniz öğürme refleksini uyarmış olursunuz. Bundan kaçının. Zamanla her ikiniz de kaşıkla yeme işlemi için daha deneyimli olacaksınız.

    Anne sütü ya da devam maması ile biraz beslendikten sonra, öğünün geri kalanını katı gıda veya hazır kaşık mamaları ile tamamlayın. Katı gıda miktarı yavaş yavaş artacağı için, bir öğünde sadece katı gıda ile doyacağı zaman gelecektir. Böylece bebeğiniz, günün bazı öğünlerinde anne sütü almamış olur.

    Yeni gıda olarak, evde hazırlayabileceğiniz mamalar, meyve suları ya da hazır bebek kaşık mamaları kullanabilirsiniz. Başlanacak ilk besin, elma gibi meyvelerin suları olabilir. Katı gıdalardan ise, sütlü tahıllı kaşık mamaları başlamak için en uygun besinlerdir. Protein, esansiyel besinler, vitamin ve minerallerle desteklenmiş olan Ülker Hero Baby Pirinçli Kaşık Maması, iyi ve güvenilir bir çözüm olabilir. Daha sonra, başka tahıllardan (buğday, yulaf, çavdar vs.) yapılmış mamalara başlanır. Sebze çorbalarına da, her seferinde yeni bir sebze ekleyerek ve düşük miktarlarda olmak üzere, bebeği alıştıra alıştıra başlayabilirsiniz.

    Örneğin pirinç, havuç; daha sonra patates, mercimek gibi. Veya tüm sebze cinslerini içeren Ülker Hero Baby Sebzeli-Buğdaylı Kaşık Maması'nı tercih edebilirsiniz.

    Beslenme konusundaki bilgisizlik, çok zengin bir ortamda bile kötü beslenmeye neden olur. Örneğin kendi alışkanlıklarımız olan tuz ve şekerle, bebeği en azından bir yaşına kadar tanıştırmanın hiç gereği yoktur. Siz baharatlı yemekleri seviyor olsanız bile, bebeğiniz için bu hem zararlı hem gereksizdir. Yağlar, sıvı yağ (tercihen zeytinyağı) ağırlıklı olmalı ve çok az kullanılmalıdır. Besinlerin çok pişirilmesi vitamin değerini azaltır. Yediğimiz gıdalardaki lif ve kepek miktarına da dikkat etmeliyiz. Barsak sağlığı açısından kepekli lifli gıdalar çok iyidir.

    Ancak fazla lif, mineral emilimini olumsuz etkileyebilir. Genel olarak, beslenme ile ilgili çoğu yanlış uygulama bu dönemde yapılır. "Bebek onu sevmedi, biraz şeker koyalım" gibi tutumlar, bebeğin yeni tatlara alışmasını güçleştirir.

    Bebekler, ilk denediğinizde sevmedikleri bir besini birkaç ay sonra zevkle yiyebilir. Ağız tatları değişebilir. Bu yüzden, ısrarcı olmak yerine aralıklarla denemek daha iyidir.

    Bebeklere zorla yedirmek de doğru bir davranış değildir. Bebek ne kadar yemek istediğini kendi belirleyebilir. Sanılanın aksine, hiçbir bebekte kolay kolay açlıktan meydana gelen sorun yaşanmamıştır. Anneler sadece biraz sabretmelidir.

    Eğer doktorunuz çocuğunuzun kilosunun normal olduğunu söylüyorsa, siz ne kadar aksini düşünseniz de çocuğunuz yeterli miktarda yemeği yiyordur. Bebeğiniz şekerli tatları meyvelerden veya bebek için hazırlanmış özel tatlılardan alabilir. Bir yaşına, hatta daha da sonrasına kadar bebeği pasta ve çikolata ile tanıştırmanız doğru değildir.

    Bebekler için uygun olabilecek yüksek besin değerine sahip ve kontrollü şeker içeren özel tatlı püreleri tercih etmek en doğrusudur. Katı gıdalara geçişte bir diğer konu ise pütür miktarıdır. Gıdayı bebeğe pütürsüz yedirmek yerine, bir miktar pütürlü bırakarak onu alıştırmanız daha iyi olacaktır. İlk önce hafif, küçük pütürlü yedirerek çocuğun buna verdiği tepkiyi değerlendirin ve zamanla pütür miktarını artırın. Böylece büyük lokmalara geçişte daha az sorununuz olacaktır. Ülker Hero Baby Sütlü-Elmalı-Muzlu bebek püresi, yüksek besin değeri ve hoş lezzeti ile, bu geçişi sizin ve bebeğiniz için kolaylaştırabilir.

    Bebeğinizin zamanla besin gruplarının her birinden yeterli miktarda yiyebilecek şekilde beslenmesine dikkat etmeniz gerekir.


    Bu besin grupları şu şekilde sıralanabilir:

    1. Karbonhidratlar
    2. Proteinler
    3. Yağlar
    4. Vitamin ve mineraller


    Üç yaşın altındaki her çocuk, günde 5-6 öğün yemek yemelidir. Burada yemekten kastedilen, bir öğünde alınacak meyve suyu ve devam sütü gibi sıvı gıdalar da olabilir. Bunun dışında, bir hastalığın ardından duraksayan büyüme ve gelişimini telafi etmek için, çocuğun bir süre fazladan öğüne gereksinimi olabilir.
     

Bu Sayfayı Paylaş