Bebeğin nefesini kesen üç sorun

'Çocuk Sağlığı ve Bakımı' forumunda KaRDeLeN tarafından 15 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Bebeğin nefesini kesen üç sorun konusu Bebeklerinin rahat nefes alıp verememesi aileleri sürekli endişelendiren ve bebeklerini gözetim altında tutmalarına neden olan bir sorun.

    [​IMG]

    Bebekler rahat nefes alıp verdiklerinde mışıl mışıl uyur, ancak bebeğin nefes alma sorunu varsa rahat nefes alacağı bir pozisyonda uyur. Ya başını geriye doğru atar ya da kaburgalarının içeri çökmesine neden olan bir pozisyona geçer. Bu durumda bebek nefes alıp verirken ötme veya ıslık sesi gelir ve bebek morarır.

    Bebeklerdeki nefes alma sıkıntılarının değişkenlik gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Ömer Faruk Ünal, bebek yemek yerken de sorun olabileceğini, yemeğin gırtlağa kaçarak nefesini tıkayabileceğini, bebeğin efor sarf etmesi halinde de solunum sıkıntısının ortaya çıkabileceğini söyledi. Bebeklerde rahat nefes alıp vermeyi etkileyen başlıca üç önemli sorun olduğunu belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Ünal, bebeklerin nefes almasını zorlaştıran durumları şöyle sıraladı:

    Laringomalazi: Nefes yolunun başındaki gırtlak denilen bölgenin gelişmemesi sonucunda oluşuyor. Morarmalar, nefes darlıkları görülebiliyor ve bebeklerde sık rastlanıyor. Çoğu zaman büyüyünce geçer deniliyor ağır formlarında çocuğun ölümüne neden olabiliyor.
    Doğuştan burun deliğinin kapalı olması: 24-25 bin canlı doğumdan birinde görülüyor. Türkiye'de yılda 15-20 tane böyle çocuk doğuyor. İki burun deliği de tıkalı olabiliyor.
    Doğuştan nefes borusu darlıkları: Sıkça görülebiliyor. Doğar doğmaz ameliyat edilmesi gerekenleri de var, bu sorun çok kolay atlanabiliyor. Çocuk nezle veya grip olduysa, hava yolunda ödem geliştiyse, ciddi solunum sıkıntısı varsa, nefes borusu darsa altta sorun olup olmadığına bakmak gerekiyor.

    GENİZ ETİ NEFES ALMAYI ZORLAŞTIRIR
    Çocuklarda en sık solunum sıkıntısına yol açan sorunlardan biri de geniz eti. Bu durumda geniz etinin alınarak kulağa tüp takıldığını belirten Prof. Ünal, “Tüm dünyada en sık yapılan ameliyattır, geniz eti alınır, kulağa tüp konulur. Bazen de hastalar burun tıkanıklığı diye doktora gelirler, sinüzit diye gereksiz yere tedavi edilirler. Boşuna ilaç kullanmak zorunda kalırlar, hastaneye yatarlar” diye konuştu.

    UZUN SÜRE SOLUNUM CİHAZINA BAĞLANMAK SIKINTI YARATIR

    Eskiden başarılı şekilde tedavi edilemeyen “doğumsal kalp anomalileri”, artık başarıyla tedavi ediliyor ve bu sorunla doğan bebekler hayata döndürülebiliyor. Uzun süre yoğun bakımda yatıp solunum cihazına bağlı olması gereken bu bebeklerin solunum cihazına bağlı şekilde ağızdan tüp konularak solutulması sonucunda hava yolu darlıkları gelişebiliyor. Bu durum yoğun bakımın yaygınlaştığı yerlerde sık görülüyor. Nefes yolları tıkanan bebekler, nefes yollarında delik açılarak evlerine yollanıyorlar, ancak durumlarının sıkı bir şekilde takip edilmesi gerekiyor. Aksi takdirde hayat boyu boyunlarına açılan delikten nefes almak zorunda kalabiliyorlar. Bu hastalar yoğun bakımda bir KBB uzmanı tarafından da izlenirse nefes borusu darlığı gelişmesi önlenebilir.
     

Bu Sayfayı Paylaş