Bazen aşk gider..

'Aşk-Sevgi-Evlilik Sözleri' forumunda Dine tarafından 28 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Bazen aşk gider.. konusu "Bazen aşk gider...
    Ve sen yılardır içinde yaşadığın yürekten valizler dolusu anılarla kendi yalnızlığına taşınırsın..."


    Bazen aşk gider..


    Günler geçer ardından
    Ve aylar
    Bazan de yıllar
    Bebekler büyür
    İnsanlar yaşlanır
    İnsanlar ölür
    Eşyalar eskir
    Evler yıkılır
    Kurur ağaçlar
    Sokakların adı değişir
    Anılar belleğin acımasızlığına teslim olur
    Sevilen unutulur
    Seven yanar


    Bazen aşk gider..


    Ve hayat da gider onun peşinden
    Terk edildiğin yerde öylece kala kalırsın
    Bir sabah uyanırsın ki, gözünü açtığın ömür, senin ömrün değildir
    Aynada tek parça görünen bedenin, aslında lime limedir
    Nefes diye içine çektiğin, ciğerlerinde parçalanmış aşkının cam kırıklarıdır
    Her sabah ölmeyip, neden uyandığına lanet edersin

    Bazen aşk gider..
    Önünde bir kadeh rakı, küllükte bir ölüm dolusu izmarit öylece bakakalırsın arkasından. Kulağın hiç çalmayacak olan telefondadır. Zaman dursun, saatler hiç geçmesin istersin.. “Tanrım ne olur gerçek olmasın, ne olur güneş dogmadan geri dönsün, teninde bir başka tenin kokusunu getirse bile dönsün yeter ki, hiçbir şey sormam ona, bu geceyi yaşanmamış sayarım, unuturum.. Yeter ki aşık olmasın!” İçimde durmaksızın çığlık atar dualar. Ama bazen aşk gider ve o çaresizce yalvardığın Tanrı bile gider peşinden. Sonra sabah olur, güneş doğar. Aşkın gelmez bir türlü! Bir gecede değişir ömrün.. O bir türlü inanmak istemediğin kader, seninle alay eder gibidir. Ömrünü adadığın, yıllarını önüne serdiğin aşkın, bir gecede bir başka hayata karışmıştır işte… Bir gecede bir başkasının aşkı olmuştur.. iNANAMAZSIN!...

    Bazen aşk gider..
    Ve sen; yıllardır içinde yaşadığın yürekten, valizler dolusu anılarla, kendi yalnızlığına taşınırsın.. Elin varmaya varmaya boşaltırsın dolapları.. Valizleri kapı önüne yığıp, yüzün sırılsıklam, son bir sigara için koltuğa yığılırsın.. Gidiyorsundur işte.. Aşkını kendi ellerinle başka aşka teslim edip ”Ömrünü onun ömrüne, hayallerini onun hayallerine, sevdanı onun sevdasına ekleyip"


    Bazen aşk gider..


    Ve adresi değişir evinin
    Sesinin tonu değişir
    Yüzünün rengi
    Yediğin yemeğin tadı
    Uykuların değişir
    Ve rüyaların

    Her akşam açıp girdiğin kapıdan, başka sevda giriyordur artık.. Her gün oturduğun koltukta, o bakmaya doyamadığın gözlerin ışığında başka sevda oturuyordur şimdi.. Yıllardır evinde ağırladığın, masalarına konuk olduğun, hayatlarını paylaştığın dostlarının kahkahaları bir başka ses karışıyor artık.. Senin gölgene alışkın duvarlar bile çoktan kabullenmiştir yokluğunu. Aşkının o tek cenneti bildiğin uykularında bir başka sevdanın rüyaları..

    Bazen aşk gider...
    Ve anılarda gider peşinden.. Aslında bilirsiniz nereye gittiğini. Onu çağıran o eksik, yaralı ve hep kanayan çocukluğudur. Onu çağıran, hani o gözlerinde görüp de belki ona en çok bu yüzden vuruldunuz, ertelenmiş çocukluğun o mavi bahçesidir.. Dönüp dönüp yeniden baktığı o gizemli bahçesinde, onu eksik severek yaralanmış annesinin sesini duyar gibi olmuştur beklide.. Yanıldığını anladığında da ürkekçe o bahçenin bir köşesine sığınıp, gözyaşlarına boğulmuştur.. Belki de onu bu yüzden affedersiniz. Belki de bu yüzden, bir başka sevda için karşınızda gözyaşlarına boğulduğunda onunla beraber ağlayıp, git ve aramaya devam et, unut beni, dersiniz.. Çünkü bilirsiniz ki; aşk çocukluğun arka bahçelerinde dalıp gittiğiniz ve sonra evin yolunu kaybettiğiniz, kurallarını kimsenin bilmediği garip bir oyundur aslında.. Bir gün ansızın o oyunda yanıvermiş, hak etmediğiniz halde bahçeden kovulmuşsunuzdur.. Anlayamazsınız neden kovulduğunuzu, nerede hata yaptığınızı, neden unutulduğunuzu.. Yıllardır oynadığınız o büyülü oyuna dalıp, hayatı dışınızda bıraktığınız için, bir gün aşk gider ve siz evinizin yolunu bir türlü bulamazsınız. Sonra zaman geçer o karanlık bahçe aydınlanır.. Ve anlarsınız ki, sevda denen o büyülü oyunda herkesin kuralları birbirinden farklıdır.. Siz aynı bahçede aynı oyunu oynadığınızı sanırsınız belki, ama onun sevdası sizinkinden farklıdır.. Kendi bahçenizle onun bahçesini, kendi oyununuzla onun oyununu, kendi kurallarınızla onun kurallarını kendi aşkınızla onun aşkını sınayamazsınız.. Belki de bunu anladığınız için, kendi bahçenizden onun bahçesini, kendi çocukluğunuzdan onun çocukluğunu, kendi sevdanızdan onun sevdasını sevebildiğiniz için, bir gün aşk gider ve siz onun gerçek aşk olduğunu anlayıp, unutamazsınız.. Belki de bu yüzden bir kibrit ateşiyle yakıp gittiği ömrünün alevleri arasında sizi unutan aşkınız, çocukluğun o karanlık bahçesinde annesinin yarım bıraktığı sevgiyi aramaya gittiğinde ona öfke duyamazsınız.. Ve belki de bu yüzden, aslında yanıldığını anlayıp o bahçenin bir köşesinden ürkekçe size yeniden çocuk ellerini uzattığında, ona yüreğinizin kapılarını hasretle sonuna kadar açarsınız.


    Bazen aşk gider..


    Günler geçer ardından
    Ve aylar
    Bazende yıllar
    Bebekler büyür
    İnsanlar yaşlanır
    İnsanlar ölür
    Eşyalar eskir
    Evler yıkılır
    Kurur ağaçlar
    Sokakların adı değişir
    Anılar belleğinin acımasızlığına teslim olur
    Sevilen unutulur
    Seven yanar


    Bazen aşk gider..
    Ya da siz gittiğini sanırsınız..

    Cezmi ERSÖZ
     

Bu Sayfayı Paylaş