Bayburt deyimleri

'Bayburt Tanıtımı' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 9 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Bayburt deyimleri konusu BAYBURT DEYİMLERİ

    bayburtlu´ca A dan Z kadar
    -A-

    AĞIRSAĞ : Teşinin başına geçirilen, parça.
    ANIK : Bişmemiş ekmek.
    AŞOTU: Ayranlı çorbaya, konan ot.
    ABA: Anne
    AĞA: Baba
    ALAF: Hayvan yemi
    ANDER: Kötü şey, pis şey.
    AŞUĞ: Oyun oynanan hayvan kemiği.
    AVARA: Boş, işsiz.
    AYARTMA: Kandırma
    AHBUN: Gübre-Sulanabilir tarla.
    AZIK: Yolcu Yemeği
    ARUŞTAĞ: Tavan arası
    ALMA URUBİ: Bir çeşit marmalet.
    AĞNAĞAZ: Değirmenden çıkan kaba un.
    ANTIK: Küvlenin karşısına konan yaş tezek.-B-

    BILLIK: Ufak
    BORANİ: Bir Yemek Adı
    BULGURLİ: Bir Yemek Adı
    BÜGELEK : İri sığır sineği
    BASMALIĞ: Tezek yapımına ayrılmış boşluk.
    BÖCÜK: Böcek
    BOYNUK: Boynu eğri.
    BALAM: Oğul
    BAYAHTAN: Demin biraz önce
    BEDURE: Kova
    BILDIR: Geçen sene, Geçen yıl.
    BACI: Kız kardeş
    BACANAH: İki bacıdan evlenenlerden herbiri.
    BUYMAK: Donarcasına üşümek.
    BOY: Bir çeşit hayvan yemi.
    BASMA: Tezek yapımı için, gübrenin yayılıp çiğnenmesi.
    BİBİ: Hala, Babanın kardeşi
    BÜH: Baykuş
    BENNEN: Benimle



    -C-Ç-

    ÇORÇOROS: İşlerin çok kötü olması,berbat.
    CANGIR: Açık mavi renkte gözü olan kimse.
    CAMEŞ: Erkek Manda
    CÜMCÜK: Sıkmak, cimdik.
    ÇALAĞAN: Çaylak-Kartal
    CULUĞ : Hindi
    CECİM : Kıldan dokunan kilim.
    CECÜK: Kasık
    CIRNAĞ: Tırnak-Kedi benzeri hayvan tırnağı
    CAFERLİK: İhtiyat askerliği
    CITTI-BITTI: Saklambaç oyunu
    CENDEK: Ölmüş hayvan leşi
    CUMURLAMA: Pataklama –Ufalama
    ÇINGIL: Koyunların boynuna takılan çıngırak.
    CÜCÜK: Tavuk yavrusu- Civciv
    CIBIL: Yoksul, Kimsesiz.
    CIRIK: Bez parçasından yırtılan parça.
    ÇID: En uç
    CICIĞ: Süslü, Güzel, iyi
    CAVRAMAK: Gayret etmek, Azmetmek.
    CILDIK: Elbisenin yırtık eteği
    CIRBIT: Gözdeki çapak
    ÇİRİŞ: Yerli prasaya benzeyen ot-sebze
    ÇAŞUR: Yemek yapılan bir kokulu ot çeşidi.
    ÇİMMEK: Yıkanmak
    ÇETEN: Saman taşınan araca yapılan yanlık.
    ÇAR: Çarşaf baş örtüsü
    ÇOROŞ: En az iki çift koşu malı ile çekilen pulluk.



    D-

    DASTAR: Hamur konulan örtü
    DÖŞÜRMEK: Toparlamak, Toplamak, Devşirmek
    DADANAĞ : Çıkarılmış öküz tırnağı
    DİRGEN: Ot, Saman aktarılan kab.
    DADAĞ : Çocuk maması
    DEBBE : Bakırdan yapılmış kab
    DEĞİRMİ: Yuvarlak
    DUVAĞ: Güveç yada küp kapağı
    DÖĞMEÇ: Bir çeşit yemek
    DULUNMAK: Suya dalmak
    DADIRAĞ: Kuru, bir çeşit yaban yemişi
    DÜRÜM: Tandır ekmeğiyle yapılan burmaç.
    DÜĞE: İki yaşındaki, dişi dana
    DODUK: Ayak
    DIRCIK : Baldır, Topukla dizin arasının arkası
    DAG : Şeker Pancarı
    DARGUN: Bir çeşit ot
    DEHRE: Ufak Balta
    DEMİRLİ: Tahıl ölçü birimi
    DÜĞÜRCÜK: Çekilmiş bulgurun en incesi
    DÜVÜRCÜ: Gelin getirmeye giden..
    DADACUĞ: Ekmeğe yapılan katık
    DİL DİBEGİ: Her şeye cevap verme, söz altında kalmayan.
    DİDİLİ DIRNAĞ: Tırnaklarıyla çabalamak.
    DINGINI BOZMAMA : Umursamama
    DILÇİ: Çok gezen, çok konuşak


    -E-

    EMİ : Amca
    EGİŞ: Bir ucu yassı, bir ucu kancalı tandır aleti.
    EVELİK: Dolma sarılan bir yaprak.
    ESGÜK : Noksan
    EBEM EKMEĞİ: Bir kır sebsezi
    EVLEK: En ufak ekim sakası
    ERİŞTE: Yerli Makarna
    ENÜK: Hayvan yavrusu-Çocuk
    EZGERTMEK: Ağırlamak, izzet ikram etmek
    EZE: Teyze
    ERGİŞİ: Koca-Erkek
    EYVETİ: Acele Çabuk
    ESKÜK ETEK: Kadına verilen isim
    EMEN: Bir çeşit oyun, Bir iş yeri
    EVMEK: İvedilemek


    F-

    FİZAH: Feryat
    FIŞKİ: Kuru ve hayvan gübresi
    FENNOS: iyi ve güzel gaz lambası
    FERZENK: Kötü kadın
    FIRIÇ: Oruç bozma hali
    FISTILIK: At ve eşek gübresi
    FİSKE: En eski lamba türü –Hafif vurma
    FISTIKLAMA: Durup dururken çifte atma
    FIRT: Yudum
    FIR: Kağnının sabit tekerleği
    FİRAK: ayrılık
    FERİK: Civcivin biraz büyüğü



    -G-Ğ-

    ĞANAYAĞLİ: Zavallı, çaresiz kadın
    GEJGERE: Yük taşınılan yayvan araba üstü
    GAB: Sığır bağlamaya özgü, çubuk
    GOT: Bir ölçek
    GOGOL: Tandırı çilalayan taş
    GAFUGA: Güğümün küçüğü
    GİNCOROP: Tarlada biten bir çeşit yemiş
    GALACOŞ: Bir çeşit yemek
    GADAK: Mandanın yavrusu
    GIRDAN: Burulmuş Manda
    GUMBUZ: Yumruk
    GADA: Büyük erkek kardeş
    GELEVİN: Tarla faresi
    GUNDUL: Yuvarlak
    GOLLUK: Kuyruğu kesilmiş
    GALİF: Bağ kulubesi
    GALMAŞ: Harmanda gençlerin hakkı
    GUGGİ: Bir nevi kuş
    GAV: Tandır yapılan toprak
    GUDUK: Küçük köpek
    ĞALAĞ: Kubbe şeklinde örülmüş tezek yığını
    GINDIRA: Hasır dokunan ot
    GÜMAN : Umut
    ĞEŞMER: Komik Şakacı
    GORUNGA: Hayvan yemi ot,
    GANDIRIF : Boyunduruğa bağlanan kayış
    GÜVEÇ: Yemek pişirilen toprak kab
    GENDİME: Kabuksuz buğday
    GELBERİ: Kül çeken alet
    GÜGÜM : Su kaynatılan boğazlı bakır demlik
    GUCUK : Şubat ayı
    GUGUL: Teknenin dibinde kalan hamurdan yapılan ekmek.
    GIDIK : Keçi yavrusu
    GOBAL: Ucu toparlak sopa
    GUZZUK: Kanbur
    GABALA: İşi götürü olarak alma.
    GILLAMAK: Yuvarlamak
    GOVİ: Damak güveyi
    GAGART: Çengel
    GALAT: Büyük sırt sepeti
    GÜMANLI: Hamile, gebe
    GILDIK: Davar pisliği
    GIDIK: Çene altı, gerdan
    GIVIK: Topaç



    H-I-İ-
    HETİRCEK: Tandır ızgarası
    HERSE : Gendime ezmesi, Bir yemek
    HOGAL: Taştan saçak
    HODAĞ: Çiftçilikte ücretle tutulan uşak.
    HOLTEĞLEMEK: Atmak, Savurmak
    HENEK: Şaka
    HERGOS: Pulluğun açtığı iz
    HAŞIL: Bir çeşit yemek
    HÖLLÜK: Bebeklerin altına konan toprak
    HEREK: Güneşlenmek, rahatlamak
    HARBİ : Hızlı çabuk
    HİM: Temel
    HAÇAN: Madem, mademki
    HERK: Sürülmüş tarla
    İŞLİK: Gömlek
    İRAPATA: Tandıra ekmek yapıştırmaya yarar yastık
    İMİRDOLMASI: Bir çeşit yemek.
    ILINCAK: Çocukların sallandığı salıncak beşik.
    HEKAT: Hikaye



    -K-

    KİL: Hamamda kullanılan toprak Bir çeşit Bayburt Şampuanı
    KARTOL: Patates
    KAHMUT: Tarlada olan bir çeşit yemiş
    KENGER: Bir çeşit bozkır bitkisi
    KELMAH: Saman eleyen kalbur
    KORVEZEL: Tekeri mazıdan çıkarmayan tahta çivi
    KALUK: Eski Ayakkabı
    KOLUKTURMAK: Şevkini kırmak, moralini bozmak
    KULAĞ: Hoşaflık elma kurusu
    KIRIK: Kısaltılmış tüy
    KERSELE: Huysuz kadın
    KOP: Kağnı arabasının uzayan tahtası
    KERTİ: Bayat
    KÜLÜR: Bezelyeye benzer hayvan yemi
    KUD: Geç yürüyen çocuk –Kötürüm
    KEFTER: İhtiyarın çirkini
    KOKOÇ: Kuşburnunun kurusu
    KOTAN: Pulluk
    KAVUT : Kavrulmuş buğdayın, üğütülmüşü
    KIRIZ: Saçı dibinden kesilmiş
    KÜVLE: Tandırın hava deliği
    KAVURGA: Kavrulmuş Buğday
    KELEM: Lahana
    KOPUK: Lahana sapının yenir tarafı
    KERME İyi çiğnenmiş, koyun tezeği
    KURUT: Topak halinde kurutulmuş, yoğurt
    KIRKIR: Serçe
    KURUN: Taştan, su deposu
    KERSEK: Sertleşmiş toprak parçası
    KURUK: At yavrusu tay
    KÜSPE : Bir çeşit hayvan yemi
    KELTE: Çok bilmiş genç kız
    KIKAN: Diken




    -L-

    LOBİYA: Fasulye
    LOR: Çökertilmiş süt, çökelek
    LOR DOLMASI: Bir çeşit yemek
    LAVAŞA: Çifte atan hayvanları nallarken ağzına takılan kıskaç
    LAZUT: Mısır
    LALUK: Peltek konuşan
    LÜLÜK: Çeşmenin su akan kısmı
    LIĞ: Cıvığ ve derin çamur
    LILIĞ: Tirit hali
    LAVAŞ: Tandırda yapılan ekmek


    M-N-

    MOZUK: Bir yıllık dana
    MALUĞ: Ganderif kayışını kitleyen toka
    MASTA: Sığır sürmeye özgü sopa
    MEDEK: Dişi Manda
    MARABA: Ortakçı
    MİLTAN: Gömlek
    MANTİ: Bir yemek
    MODUL: Masta, sığır sürmeyen yarar, sopanın ucuna takılan çivi
    MARAN: Kağnı
    MAYIS: Yaş sığır gübresi
    MAHRAMA: Büyük Mendil
    NANEHİR: Evlilik çağına gelmiş kız
    MALAMAT: Kusurların ortaya çıkması
    NUZUL: Felç vurması



    -P-R-

    PİSİK: Kedi
    PÖHÖRÜK: Soba bacası
    PAHAR: Pınar Çeşme
    PIRTİ: Giyilecek şeylerin bütünü
    POÇÇUK: En geri, en son
    PÜRÇÜKLİ: Havuç
    PİN: Kümes
    PART: İri yığın halinde
    PİRPİRİM: Dağınık
    PERİKTÜRMEK: Dağıtmak
    RAPATA: Tandıra ekmek yapıştırmak için yastık
    PİNDİREK: Uzun ve büyük olan burun..






    -S-Ş-

    SEKÜ: Ahırdaki yüksekçe yer
    SİRKE: Yeni doğmuş bit yavrusu
    SAMİ: Sığır bağlamaya mahsus odun
    SAMBAĞI: Sığır bağlanan odunun ucundaki bağ
    SAŞMA: Tezek kırıntısı
    SÜMSÜK: Dürtme, yumrukla vurma
    SİTİL: Süt, yoğurt kabı, bakraç
    ŞURT: Tandırın üst kenarları
    ŞİŞEK: Bir senelik dişi kuzu
    ŞOŞARTMAK: Abartma, mübalağa etmek,
    SÜKEM: Nezle, grip gibi hastalık.
    SÖVE: Kapı kenarı, pervaz
    ŞOĞURT: Salya




    T-U-Ü-

    TANDIR : Gavdan yapılan yere gömülerek içinde ateş yakılıp ekmek, yemek pişirilen ocak
    TEPME : Basmalığda bel küreğiyle muntazam kesilen tezek nevii
    TAPAN : Ekimden sonra tarlayı düzleyen alet.
    TEN: Nem
    TAR: Tavuk tüneği, Öküz arabasında uzun tahta
    TAVA BİŞESİ: Bir çeşit hamur işi yemek
    TIRHIÇ: Evlerin kapılarına takılan parmaklık
    TEZEK: Hayvan gübresinden yapılan yakacak.
    TECİR: Mutfak tereğinin en altı
    TEPİR : Tahtadan oyularak yapılan tepsi
    TEHMÜK: Tekme
    TIĞ: Sürüldükten sonra, harmanda yığılan buğday saman yığını
    TETİK: Kedin ön ayağı
    TUĞS : Yumurtaya yatacak tavuk, kıvama gelmiş tavuk
    URP: ¼ ölçek
    URBA: Elbise



    -V -

    VIZZIK: Boyunduruktaki tahta çivi
    VAHTULİ: Bahti açık, talihi yaver
    VİYANA: Hayret nidası



    -y

    YAMAK : Küçük yağ kabı
    YAĞIRNİ: Sırt
    YAVUŞAĞ: Bit yavrusu
    YAYIK: Yoğurdu yağ ve ayran haline getiren alet
    YANSILAMAK: Taklit etmek
    YEYLİK: Hafif
    YABAN TEZEĞİ : Kendiliğinden yabanda olan tezek.
    YEMLİK: Tarlada biten bir çeşit ot.
    YALAĞ: Hayvanların su içtiği yer
    YAZI: Düzlük ova
    YAPMA TEZEK: Duvarda kurutulan hayvan gübresi (Elle yapılıp, duvara yapıştırılır)




    -Z-

    ZIRZA: Kapıyı söveye bağlayan kol
    ZAP: Kalın ve iri küp
    ZÜRBİYE: Süt ve balın karışması
    ZAKAR: Honi
    ZAĞAR: İri kafalı ve şişman köpek
    ZULA: Gizli kasa
    ZİRON: Mahalli yemek.
     

Bu Sayfayı Paylaş