Balın Faydaları Yararları

'Şifalı Bitkiler' forumunda Dine tarafından 5 Mayıs 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Balın Faydaları Yararları konusu Balın Faydaları

    Bal bakteri barındırmaz. Bütün canlıların yaşamlarını devam ettirebilmek için bir miktar neme ihtiyacı vardır. Bakteriler balla temas ettiklerinde nemden yoksun kalır ve yok olurlar ayrıca balın asidik tepkisi de bakterilerin yaşaması için uygunsuz bir ortam oluşturur.

    [​IMG]

    İnsan vücudunu etkileyen birçok mikroorganizma balda yok olur. Bal içinde bakteri barındırmamakla kalmaz aynı zamanda bir bakteri yok edici olarak kullanılır. Örneğin Antibiotiklere karşı dirençli olduğu bilinen MRSA ( Metisiline Reziztans Staf Aureus) bakterisinin bala karşı koyamadığı tespit edilmiştir.

    Dr. W.Sackett bal sayesinde tifo mikroplarını 48 saat içinde yok etmiştir. Dizanteri mikropları 10 saat içinde ölmüştür. (Murray Hayt ,The World of Bees ,Coward Mcnann Inc ,N.Y. s.185 )

    Vücutta kemik ve dişlerin teşekkülünde önemli rol oynayan minerallerin balda bulunuşu kansız kalmış şahıslar, büyüme ve gelişme çağındaki gençler ve her yaşta insanların beslenmelerinde önemli rol oynamaktadır.

    Balda şimdiye kadar oniki değişik enzim olduğu saptanmıştır. Enzimsiz yaşam mümkün olmazdı enzimler bütün biyokimyasal süreci organize eder, yönetir, düzene koyar ve hızlandırır hastalıkları iyileştirir. Balın içerdiği Magnezyum damarlarda kanın pıhtılaşmasını önler,ayrıca stresin olumsuz etkilerinden korur. Potasyum bağırsak adalelerinin faaliyetini hareketlendirir. Ayrıca sindirim için polenlerde önemlidir. Araştırmalarda alınan sonuca göre çiçek polenleri ince barsak mukozasında dolaşımı hareketlendirir. Dahası balı yedikten 20 dk. Sonra bağırsak cidarının bağışıklık sistemini kuvvetlendiren ve besinler yoluyla alınan zararlı maddelerin etkisinden koruyan maddeler barsakta serbest bırakılmasında etkili olur .Balda ayrıca vücudun ancak az miktarda üretebildiği Chocin maddesi vardır. Bu nedenle bu madde vücuda günde iki,üç gram verilmelidir. Chocin karaciğerin yağ metabolizmasını ayarlar ve bu organın yağ bağlamasını önler.

    Amerikan Dental Araştırmalar Birliğinin İllinois Chicago da düzenlenen ‘Oral Sağlık İçin Yararlı Yiyecekler’ konulu sempozyumda, balın diş çürüğünü önlediği ortaya konmuştur.Yeni Zelenda Waikata Üniversitesi Biyokimya uzmanı Bal Araştırma Ünitesi başkanı Doç. Dr.Peter Molan diş çürüğünden sorumlu bakterilerden Streptococcus mitis, Streptococcus Sabrinus ve Lactobacillus casii'nin ürettikleri asit miktarını balın önemli ölçüde azalttığını belirtmiştir. Bu durumun balın dental plaktaki dextran üretimini engellediğinden kaynaklandığı ve baldaki bir enzimin Hidrojen Peroksit ürettiği görülmüş bunun balın antibakteriyel etkisini artıracağını böylece dişetinin enflamatuar enfeksiyonlarının tedavisinde balın bu etkisinden faydalanılabileceği bildirilmiştir. Anti enflamatuar kompenentleri sayesinde şişliği ve ağrıyı azaltan özelliği ile balın yaraları iyileştirme konusunda mükemmel +bir sonuç verdiği saptanmıştır.
    Rota Virüs, E.Coli, Salmenalla gibi mikroorganizmaların sebep olduğu, ani ve kusmalarla başlayan akut GASTROENTERİT’in yılda 0-5 yaş arası 500 milyon çocuğu ölümle tehdit ettiği belirtilmektedir. Son elli yıldır ishalli hastalara serum takılıyor, hasta damar yoluyla tedavi ediliyordu. Bunun pıhtı oluşması ve herhangi bir damarı tıkaması gibi sakıncalarının olduğu belirtilmektedir. Son zamanlarda Oral Rehidratasyon mayil denen şekerli, tuzlu solüsyonlar ile çok iyi netice elde ettiler. İshalli bir çocuğun aç bırakılması çocuğun ölmesine sebep olabilir.Oral tedavi Dünya Sağlık Teşkilatı tarafından bütün dünyaya asrın buluşu olarak tavsiye edilmiş olup Brıtish Medical Journal adlı dergide yayınlanan bir makalede de Şeker yerine bal kullanmayı tavsiye etmiştir. (Mustafa ÖZER,Alternatif tıp ve şifa sofrası,İSTANBUL)

    Yukarıda birkaç örneği verilen pekçok bilimsel araştırmalar sonucunda Bal gerek içinde barındırdığı Vitaminler ve minerallerle gerekse yapısal özellikleri sebebiyle insanlar için tam bir şifa kaynağı olduğu tespit edilmiştir. Yaklaşık balın 500 hastalığa faydalı olduğu belirtilmiştir. İşte Balın faydalarından birkaçı:

    İYİ BİR KORUYUCUDUR: Antibakteriyel özelliğinden dolayı içinde birçok gıda bozulmadan saklanabilir.

    MİDEYE KUVVET VERİR: Baldaki şeker emilimi en kolay olan şeker olması ve Hazmı gerektirmediğinden kolayca kana geçer. Ve midedeki fazlalıkları dışarı atar.

    KANSIZLIĞI GİDERİR: Kan yapıcı özelliğinin yanında hastalıktan yeni kalkmışlara kuvvet verir.

    DAMARLARI AÇAR: Diğer şekerlerin oksine okisjen ile reaksiyona girdiğinde tam yanma meydana geldiği için kanda daha az atık madde bırakır. Kalp adelesine faaliyet ve zindelik vermesiyle Kalp Hastalarına faydalıdır.

    ROMATİZMA: Romatizmal hastalıklarda haricen kullanmak hastayı kısa sürede iyileştirir.

    ALERJİ: Alerjik vakıalarda pahalı ve zahmetli tedavilerin yerini alacak bir alternatif tedavidir.

    AĞRI DİNDİRİCİ: Balın bilhassa buharı ağrı ve sızıyı birkaç dakika içinde dindirmeye başlar.

    İŞTAH AÇICI: İhtiva ettiği A,B,C, ve diğer vitaminler ve mineraller insana zindelik verir.

    DOĞAL DİŞ MACUNU: Diğer tatlı ve meyvelerin zıttı bal dişleri ve diş etlerini temizleyip parlatan bir macundur. Dişleri ve diş etlerini mikroplardan korur,ağızdaki yaraları tedavi eder.

    KABIZLIK: Bilhassa sıcak bal şerbeti kabızlığı kısa sürede geçirir.

    ŞİŞMANLIK: Bal içerdiği enzimler sebebiyle şişmanlığı önler. Bilhassa ılık bal şerbetinin zayıflatıcı özelliği vardır.

    YARA İLTİHAP GİDERİR: Bugün modern tıpta ameliyat yaralarında bal kullanıldığı bilinmektedir. Cavanagh ve BEAZLEY adlı araştırmacılar balın laboratuar şartlarında özellikle boğaz iltihaplarında kendini gösteren Kalbi Tutacoli mikropları ile Candida Albicans isimli mantarlar üzerinde balın etkili olduğunu gözlüyorlar. İnhibin mikropların üremesini de önler.

    Balgam Söktürür: Balgamı keser vücudun pis rutubetini giderir.

    GÖZE FAYDALARI: Gözün görme gücünü arttırır. Nar suyu ile karıştırılıp göze sürme gibi çekilirse gözün keskin görmesini sağlar.

    Karın Ağrısı: Karın ağrısını geçirir. Bal şerbeti karın ağrılarını çok kısa bir sürede dindirir.

    İdrar: Söktürür. Mesane yollarını temizler. İltihabını giderir.

    KÖPEK ISIRMASI’na karşı faydalıdır. Köpek ısırınca bal şerbeti içilir. Ve köpeğin ısırdığı yere bal sürülür.Kuduz ihtimaline karşı tıbbi tedbirler ayrıca alınmalıdır.

    Cildi Güzeleştirir: Vücud bal ile oğulursa cilt yumuşar. Bitleri öldürür.

    SAÇLAR’ ı besler. Saça sürülürse saçları yumuşatır. Besler,uzatır,parlaklık ve canlılık kazandırır.

    nezleyi geçirir. Bal limonla veya sütle içilirse nezle için çok faydalıdır.

    VEREM: Özellikle çiçek balı gül ile karıştırılıp sabah akşam yenirse akciğer yaraları ve vereme çok faydalıdır.

    YANIKLAR: Bal zeytinyağı ve gres yağıyla karıştırılıp yanan yerlere sürülürse acı,sızı çekilmez. Yanık kısa sürede iyileşir. Yanık izi kalmaz.

    VARİS’e faydalıdır. Bal vücudda olan olan varis ve varis yaralarına masaj yapılarak sürülürse çok faydalıdır.

    KARACİĞER: Bal karaciğer ve göğsü temizler. Baldaki ciholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir. Ve hücrelerinde toplanan yağın giderilmesi için harekete geçirir.

    SARILIK: Balla salatalık rendelenerek yenirse susuzluğu giderir. Kanı temizler. Sarılığı kısa sürede iyileştirir.

    erleme’tyi giderir. Bal mumu ile birlikte birkaç gün sakız gibi çiğnenirse burun tıkanıklığı ve bundan dolayı meydana gelen terlemeyi giderir.

    İSHAL’i durdurur. Soğuk bal şerbeti ishale çok faydalıdır. Kısa sürede durdurur.

    ALACA: Alaca hastası olanlar en az iki-üç ay sabah aç karnına bir su bardağı bal şerbeti içerse şifa görür.

    KOLESTOL’ü düşürür. Yatağını ıslatan çocuklar için gayet faydalıdır. İLAÇLARIN YAN TESİRİ’ni önler. Zararlarını nötüre eder. AKNE için iki çorba kaşığı bal iki çorba kaşığı süt limon suyundan oluşan karışımın sürülmesi faydalıdır. Büyüme çağındaki çocukların ZEKA GELİŞİMİ’ne azımsanmayacak derecede olumlu etkisi vardır. Ayrıca önemli ölçüde CİNSEL GÜCÜ arttırıcı özelliği vardır.
     
  2. Dine

    Dine Özel Üye

    Bal Nelere İyi Gelir ?

    *Adale ağrıları, titremesi, uyuşmasının giderilmesine,
    *Ağrı ve sancıların giderilmesine,
    *Ağız yaralarının iyileştirilmesine,
    *Akciğer hastalıklarının iyileştirilmesine,
    *Bademcik iltihabının yok edilmesine,
    *Bağırsak gazının, iltihabının giderilmesine,
    *Baş, göğüs, karın ağrılarının giderilmesine,
    *Baş dönmesinin giderilmesine,
    *Bel ağrılarının giderilmesine,
    *Beyin hastalıklarının iyileşmesine, felç ve sinir hastalıklarını gidermede,
    *Cilt bozukluğunu, lekelerini gidermeye,
    *Damar sertliğine, damar tıkanıklığını yok etmeye,
    *Gözleri güçlendirmeye,
    *Halsizliğin giderilmesine
    *Hazmı kolaylaştırmaya,
    *Hafızayı güçlendirmeye,
    *İştah açmaya,
    *Kabızlığın iyileştirilmesine,
    *Kalp çarpıntısını gidermeye,
    *Kanın temizlenmesine,
    *Kemiklerin kuvvetlenmesine,
    *Nezle ve grip hastalığının tedavisine,
    *Öksürüğün, nefes darlığının, astım hastalığının tedavisine,
    *Romatizma ve siyatiğin tedavisine,
    *Sarılık hastalığının iyileştirilmesine,
    *Sedef hastalığının giderilmesine.
     
  3. Dine

    Dine Özel Üye

    Türkiye bal tüketimi

    Avrupa Birliği ülkelerinin kişi başına yıllık ortalama bal tüketiminin 650 gram, Türkiye'nin ise 850 gram olduğu bildirildi.

    [​IMG]

    Türkiye'de bal tüketiminin AB ülkelerinin ortalamasının üzerinde olduğunu söyleyen ve Türklerin balı bir şifa kaynağı olarak görerek tükettiklerini ifade eden Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Güler, "Bal Anadolu kültüründe var, Türk insanı balı şifa kaynağı olarak görüyor" dedi.

    "Önemli olan balı doğal haliyle şifa verici yapısı, doğallığı ile insanlara sunabilmek. Türkiye'de yıllık ortalama 70-75 bin ton bal üretiliyor. Dünyada bal üretimi açısından 4. sıradayız" diyen Güler, şunları söyledi:

    "Dünyanın en kaliteli balları çok zengin flora kaynaklarına sahip Anadolu'da üretilir. Türkiye arı potansiyelinde ise dünyada Çin'den sonra 2. sırada yer alır. Türkiye'de yaklaşık 5 milyon arı kolonisi bulunmaktadır. Bu Anadolu coğrafyasının sahip olduğu doğal zenginliğinin bize sunduğu bir armağandır.''

    VİTAMİN DEPOSU POLEN
    Güler, Türkiye'de bal veriminin artırılabilmesi için mevcut arı ırklarının ıslah edilmesi gerektiğini ifade ederek, ''Türkiye'nin en önemli sorunu verim ve hastalık yönünden ıslah edilmiş arı materyallerinin olmayışı'' diye konuştu.

    Doç. Dr. Ahmet Güler, insanların şifa aramak için aktarlara koştuklarını ve çeşitli bitkiler aldıklarına da işaret ederek, alınan bitkilerin esas özlerinin ''polende'' olduğunu vurguladı. Polenin bir insanın günlük alması gereken tüm vitaminleri ihtiva ettiğini dile getiren Güler, ''Polen bitki gamet hücresi olması sebebiyle bir canlı için gerekli her türlü besin maddesi ile donatılmıştır. Bitki türüne bağlı değişmekle birlikte içeriğinde 19-20 farklı vitamin bulunmaktadır. Esas şifa aranacaksa polende aranmalı. Polenin taşıdığı besin değerini yeterince öğrenemedik'' dedi.

    UZUN SÜRE BEKLETİLİRSE BESİN DEĞERİNİ KAYBEDER
    Ahmet Güler, ancak polenin uygun şartlarda muhafaza edilerek tüketilmesi gerektiğini belirti. Polenin çok zengin protein, vitamin, enzim ve yağ asitleri içermesi sebebiyle her türlü mikroorganizmanın tercih ettiği bir gıda olduğunu, bu nedenle uygun koşullarda muhafaza edilmesi gerektiğini ifade eden Güler, oda sıcaklığında uzun süre bekletilen polenin besin değerini yüzde 98 oranında kaybettiğini sözlerine ekledi.
     
  4. Dine

    Dine Özel Üye

    Balın Faydaları Yararları

    Doğanın en çalışkan hayvanları olan arıların, aslında bizim sağlığımız için çalıştıklarını biliyor muydunuz? Uzmanlar, arının ürettiği balı sadece kahvaltılarımızda değil, ana öğünlerde de ek besin olarak tüketmemiz gerektiğini söyleyerek, balın faydalarını şöyle sıralıyor:

    [​IMG]

    Antioksidan özelliğiyle vücutta dengenin kurulmasına büyük katkı sağlar.

    Kansızlığı giderici özelliği vardır.

    Stresin olumsuz etkilerinden korur.

    Cildin güzelleşmesine yardım eder .


    İçerdiği magnezyum damarlardaki kanın pıhtılaşmasını önler.

    Kabızlığın doğal ilacı olarak da bilinir.

    Vitaminler, mineraller, aminoasitler ve enzimler... İnsan hayatı için vazgeçilmez önemi olan bu unsurların hepsini balda
    bulabilirsiniz. İşte, uzmanların balla ilgili olarak hazırladıkları doğal ilaç dosyası...

    VİTAMİNLER

    · C Vitamini: Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, yaralara yararı olur, katılgan dokuların, kıkırdak ve kemiklerin oluşması için önemlidir ve barsaklarda bitkisel gıdalardan demirin alınmasını kolaylaştırır.

    · B1 Vitamini: Beyin ve sinirler için enerji sağlayan gri hücreleri canlı tutar.

    · B2 Vitamini: Yağı ve proteini enerjiye çevirmede yardımcı olur, sinir liflerini sarar, örten koruyucu tabakanın teşekkül etmesini sağlar.

    · B6 Vitamini: Organizmada 60'dan fazla biyokimyasal işlemde rol oynar, bununla vücudun kendi proteini oluşmuş olur. Gebelik sırasında B6 vitamini çok önemlidir, çünkü hücrelerin gelişmesinde yardımcı olur.

    ENZİMLER

    Enzimsiz yaşam mümkün olmazdı. Enzimler vücutta bütün biyokimyasal süreci organize eder, yönetir, düzene koyar ve hızlandırır, hastalıkları iyileştirir. Balda şimdiye kadar oniki değişik enzim olduğu saptanmıştır.

    MİNERALLER VE AMİNOASİTLER

    Balın içerdiği magnezyum damarlarda kanın pıhtılaşmasını önler, ayrıca stresin olumsuz etkilerinden koror. Potasyum barsak adalelerinin faaliyetini hareketlendirir. Ayrıca sindirim için polenler de önemlidir. Araştırmalardan alınan sonuca göre çiçek polenleri ince barsak mukozasında dolaşımı hareketlendirir. Dahası, balı yedikten 20 dakika sonra barsak cidarının bağışıklık sistemini kuvvetlendiren ve besinler yoluyla alınan zararlı maddelerin etkisinden koruyan maddelerin barsakta serbest bırakılmasında etkili olur.

    Balda ayrıca vücudun ancak az miktarda üretebildiği Cholin maddesi vardır. Bu nedenle bu madde vücuda günde iki, üç gram verilmelidir. Cholin karaciğerin yağ metabolizmasını ayarlar ve bu organın yağ bağlamasını önler.

    BALLA İYİLEŞİN

    Akne:İki çorba kaşığı balı iki çorba kaşığı süt ve yeni sıkılmış bir limonun suyu ile karıştırın ve bu karışımı akşamları cildinize sürün. Ertesi sabah yüzünüzü ılık su ile yıkayın.

    Diyare:Yarım litre suya iki tatlı kaşığı dövülmüş anason tohumu ve kimyon katıp kaynatın, on dakika dinlendirin. Karışıma üç çorba kaşığı bal katın ve günde üç kere için.

    Soğukalgınlığı:Büyük bir kasenin içinde tam yağlı ılık süte üç tatlı kaşığı bal katıp bundan günde en az üç fincan için.

    Bahar nezlesi:Bahar nezlesi mevsimi başlamadan günde birçok defa bir parça petek bal çiğneyin.

    Böcek sokması:Bir çorba kaşığı bala beş damla karanfil yağı katın ve böcek sokan yere hergün birçok defa sürün.

    Romatizma:Yatmadan önce yarım litre ılık suya üç çorba kaşığı bal katın. Keten bir bezi bunda ıslatın ve ağrıyan ekleme sarın, üstünü kuru bir havluya sarın ve gece bu şekilde yatın.

    Kabızlık:Her gece yatmadan önce bir çorba kaşığı bal yiyin.

    Yaralar:Ufak yaralarda örneğin parmağınızı kestiğinizde buraya ince bir tabaka bal sürün, sargı beziyle sarın ve iki saat sonra bezi alıp suyla burayı yıkayın. Bunu günde iki, üç kere tekrarlayın.

    Dişeti iltihabı:Dişlerinizi fırçalamadan önce ağzınıza bir çorba kaşığı bal alın ve dilinizle bir dakika diş etinize sürerek masaj yapın.

    Karaciğer zayıflığı:Baldaki cholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir ve hücrelerinde toplanan yağın giderilmesi için harekete geçirir.
     

Bu Sayfayı Paylaş