Baho Gölü Efsanesi / Baho Gölü Efsanesi Hakkında

'Masallar-Hikayeler-Destanlar' forumunda Mavi_Sema tarafından 23 Kasım 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Baho Gölü Efsanesi / Baho Gölü Efsanesi Hakkında konusu

    [​IMG]


    Baho Gölü Efsanesi

    Yöre: Diyarbakır

    (Bana bu söylenceyi (efsaneyi) anlatan Gurbet Nine, bir sır verir gibi kulağıma eğilip bu söylenceyi (efsaneyi) başkalarına anlatmamamı, eğer anlatırsam sevdiklerimden, çoluk-çocuğumdan ayrı düşüp özlem çekeceğimi ; kendisinin, artık bu dünyada ayrılmaktan korktuğu kimsesi kalmadığı için, bunu bana anlatmakta bir sakınca görmediğini söyledi. Fakat, efsane o kadar güzeldi ki, Gurbet Nine’nin uyarısına karşın, bu güzelliği sizinle paylaşmadan edemedim. M.H.Y.)
    Baho Gölü'nün eteklerinde yer aldığı, Diyarbakır'ın Çarıklı Köyü - Kurtkayası Mezrası'nda, yaşayan Baho adında bir çoban varmış. Gece-gündüz hiç ayrılmadığı koyunlarını, hep bu gölün kenarında otlatırmış.

    Baho, mutsuz, hüzünlü bir çobanmış. Hiç insan içine karışmaz, geceleri de gölün kıyısına sırtüstü yatarak, yıldızları seyredermiş.

    Gökteki yıldızlardan birisi çobana aşık olmuş ve bir gece gökyüzünden kayarak Baho'nun yanına gelmiş. Uzun, yıldızlı, parlak saçları olan çok güzel bir peri kızı olmuş ve başını çobanın omzuna dayamış fakat, bu yıldız kızın bacakları ve ayakları yokmuş. Bacaklarının yerinde, tıpkı deniz kızlarında olduğu gibi, parlak yaldızlı bir kuyruk varmış. O geceden sonra, yıldız kız her gece gökten kayar gelir, başını Baho'nun omzuna koyar ve sabaha kadar öylece otururlarmış. Bazen de yan yana, gölün kenarındaki çiçeklerin, çayırların üstüne sırtüstü uzanıp, hiç konuşmadan gökyüzünü seyrederlermiş. Sabah yaklaşırken yıldız kız yine göğe dönermiş.

    Çoban çok mutluymuş. Bu sırrını herkesten saklar ve kızı her gün bir an önce gece olmasını istermiş çünkü, yıldız kızı çok özlermiş.

    Çobanın çok kıskanç ve kurnaz bir karısı varmış. Birgün Baho'nun omzunda bir parça yıldız tozu görmüş. Çok merak edip hemen dostu olan cinlere koşmuş ve bunun ne olduğunu sormuş. Cinler de kendileri gibi olan gerçek dışı yaratıkların hiçbir ölümlü insanla beraber olmasını istemezler, onları da çok kıskanırlarmış. Bu nedenle kadına, çobanlı yıldız kızın beraberliğini anlatmışlar ve eğer kocan bu yıldızın varlığından, bir ölümlüye söz ederse, yıldız kaybolur, bir daha da hiç görünmez demişler.

    Kurnaz kadın, günlerce uğraşıp, ağlayıp sızlayarak, kocasının yıldızdan söz etmesini sağlamış. Çoban tılsımı bilmediği için, karısının ısrarlarına dayanamayıp, yıldız kızla beraberliklerini ve ona duyduğu sevgiyi anlatmış.

    O günden sonra Baho yıldızı boşuna beklemiş, ama bir daha hiç görememiş. Bir süre sonra çoban da ortadan kaybolmuş. Kimilerine göre çok uzaklara gitmiş kimilerine göre de kendisini o, çok sevdiği göle atmış.

    Şimdi ne zaman, gökten bir yıldız kaysa, Baho Gölü'nün suları ürpermiş. Bu hal, yıldız kızın dönmesini bekleyen, çoban Baho'nun ruhunun ürpertisiymiş.

    Özellikle bahar aylarında, sevdikleri uzaklarda olanlar, bu gölü ziyaret edip, gölün sularına çiçekler atarlar. Atılan çiçekler kıyıya doğru yaklaşırsa sevgililere kavuşma zamanı yakın demektir. Kıyıdan giderek, gölün ortasına doğru uzaklaşırsa, kavuşmak uzak bir zamana kalmıştır.
     

Bu Sayfayı Paylaş