Babası Cinlerden Olan Çocuk ŞAMUN

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda KaRDeLeN tarafından 10 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Babası Cinlerden Olan Çocuk ŞAMUN konusu Abdulhay (r.a) hazretlerinin değerli öğrencisi ahmed bin mazen (r.a) bize naklediyor.

    - Hünkarımız ile hastalandığını duyduğumuz dergahımızın dostlarından yusuf bin selman'ı ziyarete gidiyorduk.Yolda bir çocuğa rast geldik.Birden hünkarımızın bindiği Deve olduğu yere yığılı verdi.Ben koşarak Hünkarımızın bu durumdan zarar görmemesi için onu düşmesin diye tutmak istedim.Sanki bir şey beni olduğum yere bağlamış gibi hareket edemez oldum.Birde baktım ki Hünkarımızın Devesi şişmiş vaziyette ve işkembesi dökülmüş olarak duruyor.Bu hal üzeri bende bir korku ceryan oldu.Halimi gören hünkarımız bana eliyle işaret ederek sakin olmamı ikaz buyurdu.Sonra Hünkarımız büyük bir sukunetle hiç birşey olmamış gibi ölen deveden inip ölen deve üzerine bilmediğim bir lehçede birşeyler okudu.Sonra saçları sapsarı olan Çocuğa yönelip şöyle eyledi.

    - Ey Şamun gücün hayvanamı yetiyor.Var göster gücünü banada yiğitlerdenmisin nesin bilelim.

    Hünkarımızın bu sözün üzerine o çocuktan öyle bir hırıltı geldiki korkumdan ölecekmiş gibi oldum.Sonra içime Allahın izni ile bir esenlik hissi geldi ve bu korku üzerimden gitti.

    Sonra Çocuk bir hayvanın hırıltısı gibi konuşmaya başladı.

    -Ey Abdulhay Sen bizim aileden ne istedin beni bu yaşta Babasız bırakmaktan utanmadınmı.Sen Ailemi Dağıttın.And olsun ben seni bugün perişan edeceğim.

    Çocuğun bu sözü üzerine Hünkarımız büyük bir edep ile ona şöyle dedi.

    -Ey Şamun sen kimden olma olduğunu biliyorsun.Senin Baban Alemlerin Hükmünü Nefsinin Arzusu için çiğnemiş bir kişi idi.Benim Babana kibirden ötürü bir kastım ve çekememezliğim yoktur.Babanı Çok uyardım.ama o bu ikazlarımı dinlemedi.Babanı doğru yola gelmesi için defalarca ikaz ettim.Ama o beni her defasında sırf nefsi için yalanladı .Oda biliyordu ki Cin ve İns halkının nikahlanması haram ve küfür kılınmıştır.Onun nefsi için istediği olsun diye Rabbimin Hükümlerini asla çiğneyemezdim.Ama o beni dinlemeyip Alemlerin Rabbi Allahın huzurunda haram olduğu halde İns neslinden biri ile münasebete girdi.Bende bize emredilen hükmü ilahi neticesinde Babana düşen cezayı tatbik edip Babana düşen ölüm hükmünü yerine getirdim.Sırf bu hal üzeri için benden hoşnut değilsen şunu bilki ben Bana Ve Aileme emanet olarak bırakılan Kuran-ı asla bırakmam.

    Bu sözler üzerine çocuk Hünkarıma saldırdı.birden simsiyah bir adama döndü ve hünkarımızı boğazından tutup sıkmaya başladı.Adamın elleri kıpkımızı bir ateş koru gibi yanmaya başladı.Hünkarımız bu halde ona hep şöyle sesleniyordu.
    -Ey Şemun Allahtan Kork. Allahın Hükümlerine itibar et.
    diye sürekli ikazda bulunuyordu.

    Hünkarımız sonra baktı ki ikazlarını dinlemiyor.Bilmediğim bir lehçece birilerine seslendi birden etrafımızı tepeden tırnağa zırlarla donatılmış çok güzel yüzlü genç civanlar çevirdi .hepsi birden Hünkarımıza saldıran adama nur kandilleri gibi aydınlık veren kılınçları ile saldıracaklardı ki Hünkarımız onları engelledi.Onlara Anlamadığım lehçede birşeyler söyledi.Onlarda bunun üzerine onu muhteviyatını bilmediğim parlak bir cevherden zincir ile elleri ve ayaklarından bağladılar.Sonra onuda yanına alarak büyük bir nurun içine girip gözden kayboldular.

    Bundan sonra Hünkarımın yanına koşup Halinin nasıl olduğu sual eyledim.Oda bana iyi olduğunu endişelenmeme gerek olmadığını söyledi.
    ve sonra devam etti.

    -Ey Ahmed Bilki ben asla zulumcü değilim.Ona asla nefsim için eziyet etmek istemedim.Sende gördün ki beni dinlemekten kaçındı.Onu Hak yolu içinde uyardım.Onu bana yapmaya çalıştığı hayasızlıktan ötürü öldüreceklerdi.Ama ben onun sonunun cehennem ile son bulmasını istemedim.İnşallah cezasını çekeçeği yerde yaptığı hatası için uzun uzun düşünüp hüsnü kalp ile anlamaya çalışır.İnşallah o hatasından pişman olur.Ben onda inşallah bunu bulurum.diye dua edip hayır diledi.
    Ben hünkarımızın bu tevazü ve edep dolu hali üzerine ona saygım içimde denizler gibi dahada kabardı.

    Hünkarımıza Sordum.

    -Onun akibeti ne olacaktır hünkarım.

    Oda bana şöyle buyurdu ;

    -Ey ahmed ALEMÜL KAF*'ta bir zindan adası vardır.oranın büyüklüğünü bu dünyanın büyüklüğünden 7 kat büyüktür.Alemlerde yasak münasebetlerden olma çoçuklar oraya hapsedilir.Demin gördüğün Askerler o adanın muhafızlarıdır.Onlara beyan etmediğin sürece hangi alemde gizlice gezen varlıkların olduğunu bilmezler.Ama oraya layık birinin olduğunu haber veren zikri edersen hemen o varlığı bulup göz açıp kapayıncaya kadar onu o zindana kıyamete kadar hapsederler.
    O zikri öğrenmek istermisin ya Ahmed ? o zikrin sözleri şunlardır.

    - Bimillahir-rahmanir-rahiym

    Rahmetin sahibi Allah Çok yücedir.Zebanilere,cehennemlere mutlak emir hükmü yegane onundur.Rahimlerden doğacakları azameti ile Kuşatan odur.Onun Kuşatmasından kaçmak mümkün değildir.ilk ve Son Sözü söylemek ona mahsustur.Saidleri Şakileri bilen ve bildiren odur.Onun hükmü herşeyi kuşatmıştır.Onun Gücü herşeye yeter.
    Ey Allahım Sinsice aramızda gezen Gazabın ile baktığın şeylerden sana sığınırım.Onlardan şerrinden sana sığınırım .Onların Nefsinin şerlerinden birşeyi gizli ve açıkca taşımaktan sana sığınırım.Onların hilelerine karşı sana sığındım sana güvendim ki sen sonsuza kadar güvenileceklerin en hayırlısı sensin.
     

Bu Sayfayı Paylaş