Başkurt Köyü Hakkında Bilgi Çifteler Eskişehir

'Eskişehir Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 26 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Başkurt Köyü Hakkında Bilgi Çifteler Eskişehir konusu Başkurt Köyü Çifteler - Başkurt Köyü - Çifteler - Başkurt Köyü Hakkında



    Başkurt, Eskişehir ilinin Çifteler ilçesine bağlı bir köydür.

    BAŞKURT KÖYÜ (Başkurt ismi, Başkurtlar kurda duydukları saygıdan ve bir efsaneye göre güney Urallara yerleşmeleri sırasında başlarında bir kurdun bulunmasından dolayı bu adı almışlardır. Başkurtların çoğunluğunu Kıpçaklar teşkil etmektedir. (Açıklama : Baş-kurt. Ural Dağları bölgesinde yaşayan ve Türklerin Kıpçak kolundan olan bir boy.) Tarihçesi Eskişehir İli Çifteler İlçesine bağlı küçük ve şirin bir köydür. Bugünkü köyün kurulduğu yerin yaklaşık 3 km. güneyinde Derinkulak denilen mevkide kurulan ilk köy (Burhaniye ) şu an Bulgaristan’ın Vidin şehrinden gelenler tarafından kurulmuştur. Sakarya Nehrinin önemli hayat kaynaklarından birisi olan Başkurt kaynağına çok yakın olması, o dönemde bu günkü kanalın açılmış olmaması ve bataklık bir yer olmasından dolayı bir çok hastalık yayılmış ve bu sebepten köy dağılmıştır.

    Başkurt ismi ile kurulmuş olan esas köy ise; Kırım’dan gelen Tatarlar tarafından bugünkü yerleşim yerinin 1-1.5 km güneyinde kurulmuştur. Bu köy de hastalık, eşkıya baskınları ve çeşitli sebepler ile dağılmıştır. Bu köydeki bazı aileler Belpınar Köyü bağlantısı ile Sivrihisar ilçesinin Paşakadın köyüne yerleşmişlerdir. En son 4 aile de Belpınar köyüne muhtarlık mühürüyle birlikte gidip yerleşmiş ve köy ortadan kalkmıştır. Eskiören denilen mevkide köyün kuyusu ve mezarlığı bulunmaktadır.

    Bugünkü Başkurt Köyü ise 1926 yılında Bulgaristan’ın Silistre İli Tutrakan İlçesi Hacollar (Hacılar-Şu anki adı Kalugenere) Köyünden muhacir olarak gelen 17 aile tarafından kurulmuştur. (Bu aileler aslen Karamanoğulları beyliğinin Osmanlılar tarafından alınması neticesinde Deliorman Bölgesinin Türkleştirilmesi için gönderilmiş ailelerdir.) Bu kurucu aileler hane numaralarına göre aşağıda sıralanmıştır. 1928 yılı ( ilk kurucu aileler) (sıra numaraları aynı zamanda da hane numarasıdır.) 1. Adem AKKUŞ 2. Tahir İLERİ 3. Ali AYAN 4. Veysel VARLI 5. Ahmet KÜÇÜK 6. İsmail TUNA 7. İdris İŞLEYEN 8. Nezir DURUKSU 9. Tahir UZEL 10. Ahmet SİNEK 11. Mahmut KÜÇÜK 12. Mehmet KÜÇÜK 13. Süleyman TUNA 14. Rasim ERSOY 15. Ahmet TUNA 16. Zeliha KONUKLU 17. Mehmet Ali MUTLU Daha sonraki yıllarda gelen aileler ise nüfusa kaydoldukları yıllara göre; 1930 yılı 18. Tenzile ÖZTÜRK 19. Ali ÖZCAN 20. Mustafa DEMİRCAN 21. Kırcalı oğlu HALİL (Halil KIRCALI) 22. Ahmet AKYÖRÜK 23. Veysel FINDIK 1932 yılı 24. Mustafa KORAL 33. Ahmet İŞLEYEN (33 numaralı hanede olup 1932 yılında kütüğe kaydolmuştur.) 1933 yılı 25. Dilaver SERVİÇ 26. Hasan POYRAZOĞLU 1934 yılı 26. Abdurrahim KULA 27. Osman ORAN 1935 yılı 28. Halit VARLI 29. Zekeriya ERGÜN 1936 yılı 30. Ali TUĞYANOĞLU 31. Hasan KULA 32. Recep ÇAKAR 1938 yılı 34. Yakup TUĞYAN 35. Feride AY 1947 yılı 37. Zennun YUMLU (37 numaralı hanede olup 1947 yılında kütüğe kaydolmuştur.) 42. Rifat BAŞER (42 numaralı hanede olup 1947 yılında kütüğe kaydolmuştur.) 1948 yılı 36. Şerif GÜRCAN 38. Mehmet KULA 39. Osman KÖSEOĞLU 40. Vesile YAPAN 1949 yılı 41 İbrahim KARADAĞ 1950 yılı 43. Galip KARAKURT 44. Osman KALEM 1951 yılı 45. İsmail KURNAZ 46. Osman EKER 47. Abidin TOPÇU 48. Harun DURUNAY 49. Resmiye ÇELİKEL 1954 yılı 50. Hüseyin ÜNLÜBAŞ 51. Salih ŞİMŞEK 52. Bahri TEMİZYÜREK 1958 yılı 53. Mehmet SAĞLIK 1959 yılı 54. Mustafa KARABULUT 55. Yusuf KARABULUT 56. İbrahim GÜLTEN 1961 yılı 57. Ramadan ERKOCA Köyün Kurucusu Mehmet TUNA’dır. Aynı zamanda mezarlığı’da ilk açan o olmuştur (ruhu şad olsun.) Hikayesi kısaca şöyledir. ”O zamanlar Hacollar Köyü Romanya’nın köyü idi. Çünkü 2. Dünya savaşından sonra Tuna Nehri Bulgaristan ve Romanya sınırı olarak kabul edilmiştir. Mehmet TUNA ve 6 arkadaşı kabına sığmayan birer delikanlıdırlar.1 dünya savaşı başlayınca arkadaşlarıyla birlikte gönüllü olarak savaşa iştirak etmek için gelmişler. Mehmet TUNA topçu sınıfında görev yapmakta iken Başkurt köyünün kurulu olduğu bölgede sarıçiğdemleri görünce (Sarıçiğdem olan toprakta buğdayın iyi yetiştiğini ve toprağın tarıma elverişli olduğunu memleketten (Bulgaristan’dan) bildiğinden) “sağ kalırsam ve de kısmet olursa ailemi buraya getiririm” diye içinden geçirmiş, savaş sonunda 1926 yılında nüfus mübadelesi olunca Hacollar köyünden 17 aile ile buraya göç etmiştir. Köy Eskişehir-Konya yoluna 2 km.lik asfalt yolla bağlıdır. Çifteler’e uzaklığı 13, Eskişehir’e ise 80 km.dir. Köy, doğusunda Sadıroğlu, Batısında Belpınar, Kuzeyinde Eminekin, güneyinde Beyören (Şükraniye) ve güney doğuda Ablak köyleri ile komşudur. Devlet tarafından merkezi bir köy olarak kurulmuştur. Caddeleri ve sokakları çok geniş ve çok düzenlidir. Aile büyüklerinin büyük bir kısmı Ahirete göçmüşse de yine de memleket doğumlu olanlar mevcuttur.

    Köyün ilk camisi 1929 yılında şu anki muhtar odasının olduğu yerde yapılmış mescittir. Bugünkü cami ise 1947 yılında Süleyman TUNA’nın köye vakfettiği arsa üzerinde inşa edilmiştir. Minare ise 1963-1964 yılında Mahmudiye İsmetpaşa köyünden Recep EROL adlı usta tarafından yapılmıştır. Caminin iç sıva ve boyaları ile duvarlarındaki kufi ve divani yazı ile yazılmış ayete’l kürsi ve yasin surelerini (sıvanın altında kalmıştır) Hattat Osman NAMAL, ağaç mihrap ve minberi 1947 yılında Emirdağ Camili Köyünden Salim BAYRAKTAR Usta, yeni minberi Marangoz Ustası Gürsel KÜÇÜK yapmış halısını ise Tevfik ORAN yaptırmıştır. Köyün ilk imamı ve öğretmeni (aynı zamanda eğitmen olan) Mehmet KÜÇÜK’tür.

    İlkokul 1938-1939 öğretim yılında mezarlığın yanındaki akasya ağaçlarının (eski orman yeri) olduğu yerde kurulmuştur. İlk önce 3 yıllık eğitim yapılmaya başlanmış, 1950’li yıllarda 5 yıllık eğitime geçilmiştir. 1967 yılında Mehmet Ali MUTLU’nun arsası olan yer satın alınarak modern okul binası inşa edilmiş, öğrenci sayısı fazla olunca 1973-1974 yıllarında okul bahçesine ek bina yapılmıştır.

    Şu anda okul kapalı olup (1998 yılında kapanmıştır) taşımalı sistemle Çifteler ilçesinde eğitim devam etmektedir. Okuma yazma oranı (yeni gelen doğu muhacirleri nedeniyle) %98 civarındadır. Yeni nesil hemen hemen hepsi üniversite de okumaktadır.

    Sağlık Ocağı 1967-1968 de kurulmuştur. Köyün İlk ebesi Emine Annedir. İlk hemşire Yaverören Köyünden Meşkure YILMAZER’dir. Şu anda sağlık ocağı yoktur. Ancak 1991-1992 yılında caminin önündeki Tahir İLERİ’nin yerinden 688 metrekare yer sağlık ocağı yapılmak üzere satın alınmıştır.
    Köyün İlk muhtarı Mehmet KÜÇÜK'tür. Diğer muhtarlık Yapanlar ise şunlardır. Tahir İLERİ Abdurrahim KULA, Süleyman ÖZCAN (1945) Salih TUĞYANOĞLU, İsmail AY, İbrahim İŞLEYEN (1950), Nuri AY Halil İŞLEYEN (1960) Hasan ERGÜN (1967-1973) Rıfat KÜÇÜK (1973-1984 -2 Dönem) Fehim KULA (1985-1989) (1 Dönem) Rıfat KÜÇÜK (1989-1999 – 2 Dönem) Kamil SAĞIR (1999-2008 -2 Dönem ) Şu ana kadar en uzun süre muhtarlık yapan Rıfat KÜÇÜK olmuştur. 1945-1950 yılları arası yeni bağlık denilen yerde her aileye bir bağlık verilmiş ve üzüm yetiştiriciliği teşvik edilmeye çalışılmış ancak başarı sağlanamadığından şu anda her taraf tarla olmuştur.

    1960 yılında Akasya ağaçları ekilerek ilk orman çalışması başlatılmıştır. Yeni orman ise 2001 yılında caminin yanında oluşturulmuştur.

    Köy arkasındaki köprü 1961-1962 yıllarında yaptırılmış, 1963 yılında köyün yolu stabilize yol olarak yapılmıştır. 1978-1979 da Damızlık boğa damı yapılmıştır.YEni boğa damı 2009 yılında sellektör binasının yanına yapılmıştır. 1974 yılında kalkınma kooperatifi kurulmuş ancak 1980 yılında kapatılmıştır. Köyün en önemli özelliği süpergecilik el sanatıdır. Kadın erkek herkes süpürge yapmayı bilir. Ancak 2006 yılından itibaren süpürge yapan neredeyse yok gibidir.

    Köyün içme suyu, Başkurt Kaynağı denilen Sakarya nehrinin kolu olan ve köye 4 km. mesafedeki yerden 1977 yılında getirilmiş, köyün içinde 30 ton kapasiteli depo yapılarak 1978 yılında da her evde su akmaya başlamıştır. Daha sonra mesafenin uzak olması kışın zorluklar sebebiyle köyün içine (artezyen) sondajı yapılmış ve çalın burnuna da 75 tonluk depo yapılmıştır. Şu anda köyün içme suyu buradan sağlanmaktadır.

    1977 yılında elektrik gelmiştir. Mezarlık genişletilmiş ve beton duvar yapılmıştır. Stabilize yol İbrahim Yaşar DEDELEK’in katkılarıyla asfaltlanmıştır. 1991 yılında köye otomatik telefon gelmiştir. 1996 yılında mezarlığa Rıfat KÜÇÜK tarafından su götürülmüş ve çeşme yaptırılmıştır. 1997 yılında Selektör binası yapılarak selektör sabit hale getirilmiştir. 2007 yılında da köyün sokak ve caddelerine asfalt altyapısı olan taş dökülmüştür. Tarımda modern teknolojiler ve makineler kullanılmakta olup özellikle Tahıl ürünleri yetiştirilir. Buğday, Arpa, Yulaf, Aspir, Kimyon ve Fiğ ekimi yapılmaktadır. Coğrafi bölge olarak İç Anadolu Bölgesinin Kuzey batısında Yukarı Sakarya Ovaları bölümünde bulunan köy Sakarya Nehrine 8 km. mesafede Sakarya nehrinin en güçlü kollarından birisi olan Başkurt kaynağına da 4 km mesafede olmasına rağmen sulu tarıma geçememiştir. Hala kuru tarım yapılmaktadır. Köyün iklimi, Karasal İklimin etki alanı içerisindedir. Yazlar sıcak ve kurak kışlar soğuk ve serttir. Şu anda maden açısından mermer çıkartılmaya başlanacaktır. 3 adet mermer ocağı tespit edilmiş ancak çalışmalar tamamlanamamıştır.

    Yapılaşma : Köydeki yapılaşma (evler) az temelli, kerpiçten, pencereleri küçük, yönleri güneye bakan, tek katlı, üstleri kamış ve çorak toprakla sıvalı, tavanlı ve kiremitli olup yan yana en az üç odadan oluşur. Tuvalet evlerden en az 25 m. uzaklıktadır. Evlerin önlerinde hayat veya sundurma bulunur. Genelde dış sıvası ak toprak veya kireçlidir. Isınmak için soba yerine “kotlan” veya “peçka” denilen Kuzineye benzeyen topraktan yapılmış sobalar bulunur. Her ailenin avlusunda somun ekmeği, kabartma, kırma, Gömme (kîde), dızmana gibi hamur işlerini yapabileceği mutlaka bir fırını vardır. Kadınlar uçları işlemeli uçkurla beli büzülen basma ve kadifeden yapılan ayak bileklerine kadar uzanan şalvar giyerler, üzerlerine de hırka giyerler. Başa tülbent, beyaz namaz örtüsü, siyah atkı veya yün atkı örterler. Ayaklara erkekler yün çorap, kadınlar ise yünden veya orlondan örülmüş terlik veya patik giyerler. Genç kızlar iğne oyası, kanaviçe, mekik, dantel, tığ ile el işi işlemeleri yaparlar.

    Bayram gelenekleri: Köyde bayram telaşı daha arife gününden başlar. Arife günü kolaç (üzeri çörekotu karaüzüm ve hamur parçalarıyla süslü küçük ekmek) ve peksimet pişirilir ve komşulara ve eşe dosta dağıtılır. Bayram sabahı bayram namazı kılındıktan sonra caminin önünde köyün en yaşlısının elini öpmek suretiyle herkes sırasıyla bayramlaşır, Hilal şeklini alan cemaat toplu halde dua eder ve hiç kimse dağılmadan topluca mezarlığa gidilerek geçmişlerin ruhuna yasin, tebareke, amme, tekasür, üç ihlas, felak, nas, fatiha ve bakara suresinin ilk beş ayeti (elif lam mim) okunur ve topluca dua edilir. Daha sonra her şahıs ailesinden ebediyete intikal edenlerin kabrini tek tek ziyaret eder fatiha ve dualar okuyarak kabir ziyaretini gerçekleştirir. Mezar ziyaretinden gelen aile reisi, kapıda karşılanır. Önce büyükler sonra küçükler aile içinde bayramlaşır. Daha sonra en yakın ve en yaşlı akraban başlamak suretiyle eş ve çocuklar dahil bayramlaşma yapılır. Genellikle Bayramlarda kabuklu fıstık, kaba şeker, bonbon şekeri, lokum, bisküvi, tatlı, çay, kahve gibi yiyecekler ikram edilir. Dışarıdan gelenlere sofra kurulur.

    Düğün geleneği : Köydeki evlilikler kız ve oğlan bir birini tanısa da dünürcü gidilmek suretiyle olur. Akraba evliliği söz konusu değildir. Genelde 7 kuşak saymadan evlilik yapılmaz. Muhacir köylerinin bana göre dağılma sebeplerinin en önemlisi de budur. Çünkü köydeki insanlar bir birlerine akraba olduklarından gelinler veya damatlar yakın bir muhacir köyünden - ama son dönemler hariç mutlaka bir muhacir köyünden – olurdu. Geçim sıkıntısı yüzünden biraz da gelinlerin baskısı sonucunda şehre gitmek zorunda kalındığından köy her zaman ikinci planda olmuştur. Kız istemeye oğlanın babası annesi ve akrabalarından oluşan bir grup gider. Eğer sonuç olumlu olursa söz kesme ve şerbet içme günü tespit edilir. Söz kesti kız evinde yapılır. Burada kızın ve oğlanın alacağı eşyalar, altın bilezik gibi konular konuşulur. Söz kesilir, dualar okunur şerbet veya çay kahve gibi tatlı şeyler içilir. Köyde başlık parası gibi bir gelenek bulunmamaktadır. Ancak anneye süt hakkı verilir. Düğünden önce bir nişan merasimi yapılır. Erkek tarafı davetlileriyle birlikte kız tarafına gider. Kız ve oğlan ortaya davet edilir. Nişan yüzükleri takılır, dua edilir, nişanlık hediyeler yüksek sesle okunarak duyurulur. Kız ve oğlan davetlilerin ellerini öperek saygılarını belirtirler. Oyunlar oynanır, şarkılar söylenir. Nişan töreni düğün salonunda yapılıyorsa davetlilere pasta ve meşrubat ikram edilir, şarkılar türküler ve oyun havaları eşliğinde eğlenilir. Düğünler genellikle harman sonu yaz aylarında yapılır. Davetliler davetiye ile düğüne davet edilir. Genelde Salı veya Çarşamba günü gelinin çeyizi oğlan evine götürülür. Kız tarafından gelenler çeyiz sererler. Genelde düğünler Cuma günü akşamüzeri bayrak kaldırma ile başlar. Erkek evinde “Siman” denilen bayrak direği çeşitli hediyelerle süslendikten sonra davul ve klarnet eşliğinde hiçbir ev atlanmadan sırayla her ev düğüne davet edilir. Köy düğünlerinde erkeğe kına yakma adeti yoktur. Kına gelinlik kıza yakılır. Cuma akşamı oyunlar oynanır, eğlenilir. Damadın sağdıcı evli ve akrabalarından yapılır. Köyde erkekler kaşık oyunu (genelde Çiftetelli-Bahriyeli çiftetellisi, tabandan, İnce çayır, Konyalı, Cezayir ve Ankara havaları (Fidayda, Misket) vb..) kadınlar ise balkan havası ve düz oyun oynarlar. Cumartesi günü öğlenleyin mevlüt okunur, yemek verilir, ikindiye doğru damat giydirme ve damat traşı yapılır. Akşam olunca yine davul ve klarnet eşliğinde köy takı (dakı) törenine davet edilir. Takı töreninden sonra damada babası tarafından tarla bağ veya bağçe gibi bir yer hediye edilinceye kadar damat yerinden kalkmaz. Daha sonra sağdıcı ile birlikte bir kovada olan suyu devirerek kaçmaya başlar. Köyün delikanlıları damadı ve sağdıcı yakalayarak çeşitli hediyeler alırlar. Köy gençleri genelde geleneksel orta oyunlarından örnekler sunarlar. Yemekler yenilir türküler şarkılar kaşık oyunları oynanır. Eğlence sabaha kadar devam eder. Bu arada kız evinde kıza kına yakılır. Kızın arkadaşları o gece gelin kızın yanında kalırlar oyunlar oynarlar eğlenirler. Pazar günü sabahı gelin alıcı hazırlıkları yapılır. Araba süslenir. Saat 11 civarında araçlardan oluşan konvoyla kız evine gelin almaya gidilir. Delikanlıların aracı Erkek evinden en son çıkar. Kız evine en önce delikanlıların aracı varır ancak genelde köy girişinde kız evindeki delikanlılar konvoyu karşılar ve delikanlı başından simanı (bayrak, çeşitli kumaş ve havluların bulunduğu süslü bayrak direğini) teslim alır. Oynaya oynaya (Şen ola düğün şen ola türküsü eşliğinde) kız evine gelinir. Kızlar gelini çıkartmak üzere gelinin yanına giderler. Delikanlılarda havluda toprak bastı, bayrak parası konusunu konuşmak ve çeşitli hediyeler vermek üzere kız evinin delikanlılarıyla bir araya gelirler. İki taraftan da karşılıklı oyunlar oynanır. Bu arada Kız babası veya kızın erkek kardeşi geline gayret kuşağı bağlar. Daha sonra kızın babası kızını tekbirler eşliğinde evinden çıkarır. Taksiye binmeden önce dua edilir. Kızın yanına yengeleri oturur. Daha sonra konvoy köyün dışına kadar kız evi ve erkek evinden gelen delikanlıların arkasında köyün dışına kadar oyunlarla getirilir. Kız evine verilmiş olan siman kız evinden bağlanan hediyelerle birlikte geri alınır ve erkek evine doğru yola koyulunur. Yol boyunca üç sefer yolda durmak ve gelin arabasından delikanlılara hediye vermek adettir. Köye yaklaşıldığında damat gelini ve konvoyu yolda karşılar çiçek vererek “hoş geldiniz” der. Konvoyun köye girişinde delikanlıların olduğu araç en önce köye girer ve girişte kadınlar hariç bütün erkekler araçlardan indirilir oyunlar eşliğinde damat evinin önüne gelinir. Eve girmeden kapıda kurban kesilir. Daha sonra damat gelini araçtan indirir. Dua edilir. Tekbirlerle gelin eve götürülür. Damat ve gelin evde hazırlanmış şerbetten içerler tekrar dışarıya çıkarak misafirlere para ve kuru yemiş saçarlar. Bir daha damat ve gelin yatsı namazından sonraki damat kapamaya kadar görüştürülmez. Bu arada delikanlıbaşı simanı (hediyeleriyle birlikte) damada getirir ve fiyat biçmesini ister. Damat tarafından biçilen fiyat en asgari fiyattır. Daha sonra delikanlı başı ve yanındakiler ileride düğün yapacaklara veya simanı almak isteyenlere damatın verdiği fiyatı belirterek simanı açık artırmayla satışa sunar. Simanın satışından elde edilen gelirden o gece kahvede bütün köy halkına ikram verilir. Artan paralar delikanlılar arasında pay edilir veya eksik eşyalar varsa (Futbol topu, masa tenisi, voleybol topu, aygaz vb.. ) alımında değerlendirilir. Kızlarda kız parası alırlar ve genelde tümbelek , yiyecek vb.. şeyler alarak düğünden sonra eğlenirler. Damat yatsı namazından sonra tekbirler eşliğinde eve getirilir. Dua edilir. Damat yakın akrabalarının ellerini öper. Arkadaşlarıyla tokalaşır. Arkadaşları hafifçe sırtına vurarak damatı içeri kaparlar.Damat kapama olayı gerçekleşmiş olur. İçeride Gelinin duvağını açan damat yüz görümlük hediyesini takar gelin ve damat daha sonra iki rekat namaz kılarak mutlu ve mesut yaşamaları için dua ederler. Böylece mutlu bir yuva kurulmuş olur.

    Köyde et ağırlıklı yemekler yapılmaktadır. Sebze türü yemekler ikici plandadır. Hamur işleri önemli yer tutar. Örnek verecek olursak Kırma, kide (Gömme), dızmana, sarı burma, gözleme (tatarlardaki çiğ börek gibi ancak çok kabarık göz göz ve fos fos olur.), peksimet, kolaç vb…En meşhur tatlımız hoşaftır. Balkan göçmeni olduğumuzdan mıdır bilemem ama yoğurt, peynir ve turşuda muhacirlere rakip tanımam. Genelde yemeklerde et ve et ürünleri kullanılır.Hergün yapılan yemeklerden birisi katıklı (kaymaklı) biber kızartmasıdır.
    Köyde genelde tarım ve küçükbaş hayvancılık yaygındır. Modern ama kuru tarım yapılmaktadır. 23 Adet traktör, 7 biçerdöver, 13 adet (köyde oturanlarda) otomobil vardır.


    Coğrafya
    Eskişehir iline 80 km, Çifteler ilçesine 13 km uzaklıktadır.

    İklim
    Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.

    Nüfus
    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007
    2000 116
    1997 102

    Ekonomi
    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

    Muhtarlık
    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.
    Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:
    Köyün İlk muhtarı Mehmet KÜÇÜK, Tahir İleri, Abdurrahim KULA, Süleyman ÖZCAN (1945), Salih TUĞYANOĞLU, İsmail AY, İbrahim İŞLEYEN(1950), Nuri AY, Halil İŞLEYEN (1960), Hasan ERGÜN (1967-1973), Rıfat KÜÇÜK (1973-1984 -2 Dönem), Fehim KULA (1985-1989) -1 Dönem), Rıfat KÜÇÜK (1989-1999 –2 Dönem), Kamil SAĞIR (1999-2008 -2 Dönem), Muzaffer ERGÜN (2009- )

    Altyapı bilgileri
    Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.​
     

Bu Sayfayı Paylaş