Başbakan Erdoğan, Ilısu Köyünde

'Mardin & İlçeleri Haberler' forumunda Siraç tarafından 31 Ekim 2010 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Başbakan Erdoğan, Ilısu Köyünde konusu BAŞBAKAN ERDOĞAN ''ILISU BARAJININ ÜRETTİĞİ ENERJİNİN EKONOMİMİZE KATKISI YILDA 600 MİLYON LİRAYI BULACAK''

    [​IMG]

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ilısu Barajının yapımıyla ilgili olarak, ''Ilısu Barajı, Hasankeyf'in yok edilmesine değil, tam tersine kurtarılıp, gelecek nesillere kazandırılmasına vesile olmuştur'' dedi. Başbakan Erdoğan, Ilısu köyü konutlarının anahtar teslim töreninde yaptığı konuşmada, Ilısu Barajından etkilenen yerleşim yerlerinin yeniden inşası konusunda TOKİ tarafından yürütülen çalışmaları bizzat takip ettiğini söyledi.
    Ilısu köyünden yola çıkarak, bu bölgede bir değişimin yaşanmasını modern, sağlıklı, her türlü altyapısı düşünülmüş yaşam tarzının bölgeye hakim olmasını arzuladıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu: ''Bu barajla birlikte artık 'Su akar Türk bakar' demeyeceğiz 'Su akar Türk yapar' diyeceğiz. Burada sadece içinde yaşamak için konut yapılmadı. Burada aynı zamanda yeni bir hayat tarzının, örnek bir yerleşim tarzının yerel mimarisiyle burada nasıl olabileceği gösterildi. Çünkü Ilısu köyü sakini Ahmet kardeşimin, Fatma kardeşimin hakkıdır burada yaşamak. İşte biz bunu ispatladık, ispatlıyoruz. Projeden etkilenen vatandaşlarımızın mağdur olmaması için seralar inşa edildi, işte karşıda, Temelli, Kartalkaya, Karabayır, Günyurdu, Koçtepe ve Ilısu köyündeki vatandaşlarımız bu seralarda domates, kırmızı biber yetiştirecek ve buradan gelir sahibi olacak. Ayrıca Ilısu köyünün çevresindeki 200 dekarlık alana 3 bin 100 adet aşılı badem fidanı dikildi. Bunların gelirinin tümü köy sakinlerine ait olacak.''
    -NİCE MEDENİYETLERE EV SAHİPLİĞİ YAPTI-
    Başbakan Erdoğan, bu topraklar binlerce yıldır kardeşliğin, barışın ve hoşgörünün merkezi olduğunu belirterek, bu toprakların nice medeniyetlere ev sahipliği yaptığını vurguladı.
    Farklılıkların kader birliğine şahitlik etmiş bu toprakların kıymetinin maalesef uzun süre bilinemediğine işaret eden Erdoğan, bu toprakların geri kalmışlığın, ilgisizliğin ve ihmal edilmişliğin ateşiyle yanıp kavrulduğunu söyledi.
    Erdoğan, artık bu toprakların kaderi ile bu topraklarda yaşayan insanların kaderinin değiştiğini, GAP projesinin bu değişimin ilk habercisi olduğunu kaydetti.
    GAP projesinin Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde enerji ve sulama amaçlı 22 barajın kurulmasını, 1 milyon 820 hektar toprağın suyla buluşmasını ve 27.3 milyar kilovatsaat enerji üretilmesini öngördüğünü anlatarak, şöyle devam etti:
    ''Biz iktidara geldikten sonra bu projenin yeterli hızla ilerlemediğini gördük. Hemen kolları sıvadık. Bir GAP Eylem Planı hazırladık. 2008 yılında hayata geçirdiğimiz bu planda GAP'ı en kısa zamanda tamamlamayı hedefledik. Tamamlanan sulama projelerini 2 katından fazla artırarak yüzde 28'e ulaştırdık. İnşallah 2013 yılına kadar bölgede suya kavuşmamış toprak bırakmayacağız. Tamamlanan her barajın, hizmete açılan her sulama projemiz, ülkemiz ekonomisi için katkı, burada yaşayan insanlar için iş, istihdam ve gelir anlamına geldiğini biliyoruz. Ilısu Barajı, GAP'ın en önemli bölümlerinden biridir. Mardin ve Şırnak illeri sınırlarında yer alan bu proje tamamlandığında bin 200 megavat kurulu gücüyle Türkiye'nin en büyük dördüncü barajı olacak.
    Ilısu Barajının ürettiği enerjinin ekonomimize katkısı yılda 600 milyon lirayı bulacak. Sadece barajın inşaatında yılda 4 bin kişi çalışacak. Modern tarım yöntemleri ve ürün çeşitliliği ile üreticimizin gelirleri kat be kat artacak. Ilısu Barajından sonra inşa edilecek, Cizre Barajı Cizre ovasında 130 bin hektar araziyi sulhu tarım imkanına kavuşturacak. Baraj gölünde yapılacak balıkçılık da önemli bir gelir kaynağı olacak. Neresinden bakarsanız bakın bu baraj ülkeye de bölgede büyük faydalar sağlayacak.''
    -''8 YILDA 4 BİNİ AŞKIN VAKIF ESERİMİZİ ONARDIK''-
    Başbakan Erdoğan, ülke ve vatandaşın hayrına olan pek çok işte olduğu gibi burada da önlerine taş koymak için çalışanlar olduğunu belirterek, bu barajın yapımına engel olmak için pek çok oyun oynandığını ve pek çok engel çıkarıldığını söyledi.
    Fakat bunların hiçbirisinin kendilerini yollarından alıkoyamadığını, kararlılıkla projenin takipçisi olduklarını ifade eden Erdoğan, ''Sevgili kardeşlerim; baraj inşaatını engellemek için öne sürülen konuların başında ne geliyordu? Hasankeyf. Biz ülkemizin bütün değerleri, bütün imkanları bütün güzellikleri gibi tarihine ve kültürüne de sahip çıkma konusunda da fevkalade hassasiyet sahibiyiz'' dedi.
    Erdoğan, yeni Hasankeyf'in altyapı çalışmalarına başlandığını, buradaki güzelliklere yeni Hasankeyf'in de sahip olacağını belirterek, şöyle konuştu:
    ''Bununla birlikte kalkınmayla kültür, yatırımla tarihe saygıyı birbirlerinin alternatifleri olarak görmüyoruz. Tam tersine bunların birlikte ve bir arada yürütülecek işler olduğuna inanıyoruz. Hasankeyf'in yeni yerleşim alanının belirlenmesi ve tarihi eserlerin korunması konusunda yürüttüğümüz çalışmalar bunun en güzel örneğidir. Zaten Hasankeyf yanlış imar ve yapılaşma yüzünden yok olma tehlikesi ile karşı karşıyaydı. Bu proje çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar Hasankeyf'i yok olmaktan kurtarıp, ülkemiz ve dünya kültür mirasına kazandırmıştır. Tıpkı Mardin'i kazandırdığımız gibi. Yani Ilısu Barajı, Hasankeyf'in yok edilmesine değil, tam tersine kurtarılıp gelecek nesillere kazandırılmasına vesile olmuştur. Baraj inşaatı söz konusu olana kadar Hasankeyf'in adını bilmeyenlerin bir anda Hasankeyf aşığı kesilmesi tarihe ve kültüre olan hassasiyetlerinden kaynaklanmıyor. Orada hesap başka. Ama biz hadiseye öyle bakmıyoruz.''
    Bu ülkenin kültürel eserlerinin tümünün kendilerine emanet olduğunu bildiren Erdoğan, şöyle devam etti:
    ''Biz bu emanete sırtımızı dönemeyiz. Bu emaneti kendi kaderine terk edemeyiz. Bu ülkede tarihi eserler kendi kaderine terk edilmişken çürümeye bırakılmışken ahır haline getirilmişken biz çıktık bu eserleri tescil ettik ve onarmaya başladık. 8 yılda 4 bini aşkın vakıf eserimizi onardık. Birçoğunu yüzlerce yılın ardından gün yüzüne çıkardık. Hasankeyf'i korumak ve gelecek nesillere aktarmak için hiç kimsenin zorlamasına ihtiyacımız yok. Türkiye genelinde nasıl dört bir yandaki tarihi esere sahip çıktıysak Moğolistan'dan Bosna Hersek'e kadar, nasıl ata yadigarı kültür mirasımıza sahip çıktıysak, Hasankeyf'e de biz sahip çıkarız. Onu biz koruruz, biz yaşatırız. Artık modern dünyada bu tür tarihi eserlerin nakli problem değil. Yeter ki siz arkeolojik eserleri korumada kararlı olun, samimi olun, dürüst olun. Eğer dürüst ve samimi olursanız onların hepsinin nakli konusunda dünyada bilimsel çok açık net örnekleri var. Burada da yapılacak olan budur. Eğer birileri bu işe karşı çıkıyorsa dedim ya tuzak başka tezgah başka. Ama bu tuzağa da bu tezgaha da AK Parti iktidarı asla gelmedi, gelmeyecek. Bu doğrultuda her türlü çalışma yürütülüyor.''
    -MISIR ÖRNEĞİ-
    Başbakan Erdoğan, esasen Hasankeyf'in tamamının sular altında kalmadığını, Yukarışehir denilen bölgenin aynen muhafaza edildiğini dile getirerek, şunları kaydetti:
    ''Buradaki eserler restore edilip kültürümüze kazandırılacak. Sulardan etkilenecek aşağı kesimlerdeki eserler ise oluşturduğumuz Kültür Parkına taşınacak ve orada en güzel şekilde yaşatılacak. Mısır'da 1902 yılında bitirilen Asvan Barajının suları altında kalacak onlarca eser testereyle parça parça kesilerek bir başka yerde yeniden kuruldu ve şu anda da Mısır'ın kültürel mirası olarak hizmet vermeye devam ediyor. Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras, güçlü ve müreffeh bir Türkiye olacaktır. Bunu biz başaracağız. Tarihiyle, kültürüyle ve ekonomisiyle güçlü bir Türkiye'yi gelecek nesillere emanet etmek bizim boynumuzun borcudur. Hem tarihi koruyacak, hem çevreyi koruyacak hem de barajlar inşa ederek geleceğimizi garanti altına alacağız.''


    Kaynak: habermardin
     

Bu Sayfayı Paylaş