Başbakan Erdoğan, ATV'de canlı yayında soruları yanıtladı

'Yurt İçi Haberler' forumunda UquR tarafından 21 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. UquR

    UquR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Başbakan Erdoğan, ATV'de canlı yayında soruları yanıtladı konusu Başbakan Erdoğan, ATV'de katıldığı canlı yayında gazetecilerin sorularına cevap verdi. Yerel seçimler, ekonomi, dış siyasette herşey konuşuldu..



    [​IMG]




    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''kısa çalışma gibi bir olanağa başvurmayıp kayıt dışı emeğe tevessül edenlerle seçim sonrasında çok ciddi mücadeleleri, kavgaları olacağını'' belirtti.
    Erdoğan, ''Bunları yapanların bir kısmı kayıt dışı emeğe yöneliyor. Kayıt altından kaçıyor, 'bu fırsattır' diyor. Bu, bir defa bu ülkeye ihanettir, kusura bakmasınlar'' dedi.
    Başbakan Erdoğan, ATV'nin canlı yayınında, gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.
    ''Ucu belli olmayan, belki 10-15 sene sonra sonuca ulaşacak bir nokta için çok hızlı Anayasa değişikliği düşünür müsünüz?'' sorusu üzerine Erdoğan, tarih verilip verilmesi konusunda bir düşüncesi olmadığını söyledi.
    AB süreci işlerken bundan kayıpla mı, kazançla mı çıkıldığına baktığını anlatan Erdoğan, bir çok kurumu bu vesileyle oluşturup olgunlaştırdıklarını, bu sürecin dünyaya bakış, dış ticaret konularında kazanımlar getirdiğini vurguladı.
    Bazı kesimlerin AB'ye karşı olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:
    ''AB olmadığı takdirde AB üyesi ülkelere aynı ihracatı yapabilecek miyiz, bunu düşünmemiz lazım. 'İstihdam' diyoruz. İhracat olacak ki çünkü biz ihracata dayalı bir ekonomik anlayışı benimsemişiz, eğer bu olursa benim için istihdam olacak, ama olmazsa istihdamda darlama olacak. Bunu görmek lazım. Bizim OECD, NATO içinde bir yerimiz var. Bütün bunlar bizim AB sürecimizi bana göre olumlu etkiliyor. Neticede olur veya olmaz bu hiç önemli değil, yeter ki biz yere sağlam basalım. Bu süreci bu şekilde götürelim.''
    Erdoğan, ''Sizin için seçimlerde başarılı sayılmanın kriteri ne olacak?'' sorusu üzerine, yerel seçim olması nedeniyle 2004, her ne kadar yerel seçim etkilese de il genel meclisi sonuçları itibariyle de 2007 seçim sonuçlarıyla kıyaslama yapmanın partinin durumunu görme açısından faydalı olacağını söyledi.
    Küresel ekonomik krizin ardından ortaya çıkan tabloyu bir mazeret, bahane olarak kabul etmediklerini vurgulayan Erdoğan, ''Meydanların dili bana şunu gösteriyor; biz AK Parti İktidarı'na güveniyoruz. Meydanlarda bu var ve kamuoyu araştırmalarında da bunu görüyoruz. Kamuoyu araştırmalarından aldığım neticede güven var, bu çok önemli. Bu güven olduğuna göre biz halkımızla omuz omuza bu süreci devam ettireceğiz'' diye konuştu.
    -İŞ ADAMLARINA ÇAĞRI-
    Başbakan Erdoğan, ''İş adamlarına işsizlikle ilgili bir çağrınız olabilir mi?'' sorusu üzerine, şuana kadar 47 başlıkta çağrıları olduğunu belirtti.
    İş adamlarına ''sakın işçi çıkarmayın'' dediklerini anımsatan Erdoğan, kısa çalışma ödeneğinde yaptıkları düzenlemeyle iş adamlarına 6 aylık bir süre yarattıklarını anlattı. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
    ''Bu kriz psikolojisini beraber yönetmemiz lazım. 'Bunu sadece bizden beklemeyin. 3 ay olan kısmi çalışma olayını 6 aya çıkardık ve işçinin ücretinin yarısını biz ödeyeceğiz yeter ki çıkarmayın' dedik. Maalesef buna uyanlar, uymayanlar var. Son zamanlarda bazı büyük firmalarımız uyacaklarını açıkladılar. Bunlardan birisi Ford, 'Ben' dedi 'buna uyacağım ve bu uygulamaya geçiyorum' dedi. Bu şekilde olumlu sinyaller gelmeye başladı. Ben de diyorum ki 'buna uymayıp da kayıt dışı emeğe tevessül edenleri de tespit ettiğimiz anda, seçim sonrası onlarla çok ciddi mücadelemiz, kavgamız olur.' Çünkü bunları yapanların bir kısmı da kayıt dışı emeğe yöneliyor. Kayıt altından kaçıyor 'bu fırsattır' diyor. Bu, bir defa bu ülkeye ihanettir, kusura bakmasınlar. Çünkü biz elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Kalkıp da devletin hazinesini onlara tahsis edecek halimiz yok.''
    Erdoğan, ayrıca bankaların güvenilir kişi ve kuruluşlara kredi verme konusunda ketum davranmamaları, medyanın da ''felaket tellağı'' yerine, ''alınan önlemler ve atılan adımlar konusunda destekçi olması gerektiğini'' kaydetti.
    -DİYARBAKIR SEÇİMİ-
    AK Parti'nin, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanıp kazanmasının Kürt sorunu ve Irak ilişkilerdeki stratejilerini etkileyip etkilemeyeceği yönündeki bir soru üzerine Erdoğan, ''Biz kazanırsak bölgede ayrı bir hava eser o ayrı mesele, ama mevcut yönetim orada devam ederse sadece yerelde yapacağını yapacaktır o kadar. Kalkıp da Irak politikalarını belirleyecek değil veya Türkiye'nin Irak'a yönelik politikalarının üzerinde herhangi bir inisiyatifi olacak değil. O tamamen bize ait olan bir meseledir. Orada rahatız'' diye konuştu.
    Bazı kesimlerin ''Kürt eşittir PKK'' mantığıyla hareket ettiğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
    ''Bir defa 'Kürt eşittir PKK' değil. Kürt kökenli vatandaşlarım, bir defa terör örgütüne, PKK'ya karşı belki olumlu bakan bir kısmı olabilir o ayrı, ama büyük bir çoğunluğunun bizi desteklediğini gönül rahatlılığıyla söyleyebilirim. Biz o bölgenin birinci partisiyiz. Birinci parti olmamazın sebebi bu duruşumuz sebebiyledir. Biz oralara rahat rahat gidebiliyorsak. Benim bakan arkadaşlarım, milletvekili arkadaşlarım bölgede rahat rahat faaliyetlerini sürdürüyorlarsa bundan dolayıdır.''
    Bölgede asla kimlik siyaseti yapmaktan yana olmadıklarını vurgulayan Erdoğan, kimliklere saygısızlık da yapmadıklarını belirtti.
    Erdoğan, bölgeye Cumhuriyet tarihinde bu dönemde yapılan yatırım kadar yatırım yapılmadığını dile getirerek, 6,5 yılda yapılan yatırımın 11,5 milyar TL olduğuna işaret etti.
    GAP'a 2013 yılında noktayı koymayı planladıklarını, tarım, mayınların temizlenmesi konularında önemli çalışmalar yapıldığını anlatan Erdoğan, ''Bölgede çok korkunç bir istihdam yaratacağız. Bu istihdam bölgeyi ciddi manada rahatlatacak ve bu inanıyorum ki bölücü terör örgütünün elindeki kozları ciddi manada alacaktır'' dedi.
    Erdoğan, kültürel noktada TRT Şeş ile bir adım atıldığını, şimdi Arapça yayın yapacak bir kanalın kurulduğunu ve TRT'nin bu konuda ciddi atakta olduğunu söyledi.
    Başbakan Erdoğan, ''Çünkü biz bu bölgede varsak, bölgeye yakın alanlarda varsak biz düşündüklerimizi oralara anlatmak durumundayız. Devletin, bizim onlarla diyaloğumuzu kuracak bir aracıya ihtiyacımız var. Üniversitelerimizde Kürt dile ve edebiyatıyla ilgili bölümlerin açılması. Bu da çok çok önem arz eden bir konu. Geleceğe yönelik bir çok alanda ihtiyacımız olacak ve bu ihtiyacı şimdiden karşılamanın adımlarını böylece atmış olacağız'' diye konuştu.
    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Benim kimseye ne gerginilik, ne öfke taslama niyetim var'' dedi.
    ATV'nin canlı yayınında, gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtlayan Erdoğan, ''Yerel seçim kampanyasında meydanlara krizin etkisi yansıdığını hissediyor musunuz? Eskisi kadar coşkulu bir toplulukla mı karşı karşıya kalıyorsunuz?'' sorusuna, ''Coşkuda bir sıkıntımız yok. 22 Temmuz'a göre kıyasladığımızda hemen hemen gittiğim illerin büyük bir çoğunluğu meydanlara çok daha fazla bir ilgiyle geliyorlar. Bir kaç ilde hemen hemen aynı durumu korudu, ama diğerlerinde çok daha farklı. Bugün Karaman, Konya'daydım. Dün Kütahya ve Burdur'daydım hepsi gayet iyiydi'' yanıtını verdi.
    ''Bunu neye bağlıyorsunuz?'' sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
    ''Öyle zannediyorum ki güven vermek var. Bir de tabii karşı tarafta hakikaten sağlıklı bir muhalefet yok. Ben muhalefetin de sağlıklı olanını ararım ki onun bana da faydası olur. Şu anda onu görememenin sıkıntısı içerisindeyim. Çünkü demokrasi eğer güç bulacaksa iktidar olduğu kadar muhalefetin de kalitesiyle güç bulacaktır. Muhalefet ne kadar kaliteli olursa demokrasi o ülkede, o kadar güçlü olur. Biz bir defa bunu sıkıntısını yaşıyoruz.''
    -''BİR İHTİMAL ÜÇÜNCÜ G-20 ZİRVESİ BİZDE OLACAK''-
    Başbakan Erdoğan, dış politikadaki duruşun halkı ciddi anlamada olumlu etkilediğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
    ''Bütün olumsuzuluklara rağmen bir Davos olayı yaşadık. Davos olayından sonra Türkiye'deki bazı eski monşerlerin ve bazılarının yazdıkları vardı; 'ABD ve Batı ile münasebetler ne olacak?' Ne oldu? Gayet güzel şeyler oluyor. Şu anda bizim ABD ile münasebetlerimizde de onların düşündüğü anlamada hiç bir şey yok. Batı ile ilişkilerimizde de onların dediği gibi hiç bir şey yok. Tam aksine olumlu istikamette çalışmalarımız devam ettiği gibi bir de Türkiye tam aksine bölgesinde belirleyici bir rol üstelendiği gibi... Mesela G-20 Zirvesi'nde Türkiye yoktu biliyorsunuz, ama G-20 Zirvesi'ne ABD'de başlayan süreçte girdi. İşte şimdi Londra'da Nisan başında ikinci zirveyi yapacağız. Belki bir ihtimal üçüncü G-20 Zirvesi bizde olacak. Öyle bir durum var. BM Güvenlik Konseyi olayı. Bütün bunlar Türkiye'nin nerelere gittiğini gösteriyor. Devamlı olarak dış politikada Türkiye'nin konumu güçleniyor. Benim beklentim inşallah Sayın Obama Türkiye'ye bir gelsin. Mesela Hilary Clinton'un gelişinde çok çok farklı yaklaşımlar oldu. Bir, iki medya kanalında sorulan sorular ve alınan cevaplar. Sanıyorum bizim şu andaki konumumuza o cevaplar çok güzel açıklılık getiriyor. Bu da yine Türkiye'nin duruşunu gösteriyor. 'Dünyadaki küresel finans krizini Türkiye'nin yönetim şekli takdire şayandır' ifadesinin kullanılması anlamlıdır.''
    Türkiye'de bazı kesimlerin ısrarla ''Hayır, Türkiye'de şu anda küresel finansal kriz iyi yönetilmiyor'' kavgası içerisinde olduklarını, ''sürekli olarak felaket tellallığı yaptıklarını'' söyleyen Erdoğan, ''Türkiye'deki sıkıntıyı psikolojik olarak olumsuz etkilemenin gayreti içindeler. Halbuki onların bize katkısı olsa biz bunu belki daha az hasarla atlatacağız, ama onların katkısı yok, tam aksine farklı bir yakalaşımları var'' diye konuştu.
    -İŞSİZLİK-
    Erdoğan, bu kesimlerin sürekli işsizlik konusunu gündeme getirdiklerini ifade ederek, ABD'nin gelişmiş bir ülke olduğunu, ancak şu anda işsizliğini yüzde 8,1 olarak gerçekletiğini söyledi.
    The Economist Dergisi'nin işsizliği kapak yapan sayısını gösteren Erdoğan, şunları kaydetti:
    ''İşte ortada, dünya bunu konuşuyor bizimkiler de kalkıp Türkiyede işsizlik var diyor. Doğru, ben 'yok' demiyorum ki var. Var, ama ben zaten 10,3 ile aldım. Tamam iddiam bunu daha da aşağıya çekebilmek. Arkasından bu tür şeyler bindirdi ve şimdi ay itibariyle geçen ay 13,6 oldu. Bu yılın ortalaması değil. Mevsimsel şartlar da var. İnşaat sektörü hareketlenecek, başladı. Öbür tarafta hizmet sektörü hareketleniyor, bütün bunları görmemiz lazım. Bunlar başladığı zaman ben inanıyorum ki bunları tekrar bir dengeleme noktasına getireceğiz. Bu gerçekleri görmemiz lazım. Dünya bununla iç içe bunu görmemiz lazım, ama görmüyorlar.''
    -''BEN BU GERGİNLİĞİ KABUL ETMİYORUM''-
    ''Sayın Başbakanım, gördüğüm kadarıyla öfkelisiniz, bütün dünyada kriz varken sadece Türkiye'de varmış gibi konuşmaları sizi sinirlendiriyor veya küfür, hakaret manasındaki kelimeler. Bu gerginliğin bir yerde bitmesi lazım. Bir medya grubuyla gerginliklerin olduğu söyleniyor. O medya grubunun elinde de Petrol Ofisi var. Petrol Ofisi'ne vergi cezası geldiği zaman doğal olarak BP'ye de veriliyor. İş, yabancı sermayeyi de ilgilendiren noktaya gelmeye başladı. Bu gerginliğin seçimin ertesi sabahı bitmesi gerekecek. Her halde'' sözleri üzerine Erdoğan, ''Ben bu gerginliği de kabul etmiyorum. Benim kimseye ne gerginilik ne öfke taslama niyetim var'' dedi.
    ''Ama öyle bir hava var'' sözleri üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:
    ''O ayrı o benden kaynaklanmıyor. Ben onu kabul etmiyorum. Halkım onun kararını haftaya Pazar günü en güzel şekilde verecek. Şimdi ben burada sadece kuru kuruya savunmada olan bir insan değilim, bir lider değilim. Ben sadece şu anada hareketimi daha ileri bir noktaya taşıyan, ülkemi daha ileri bir noktaya taşıma gayreti içinde olan... Onlar sadece bir şeyin kavgasını veriyor. Ben iki şeyin mücadelesin veriyorum; hem partimi taşımanın hem de ülkemi taşımanın mücadelesini veriyorum. Dolayısıyla benim yüküm çok daha ağır. Bunu halkım görüyor. Bu mücadeleyi verirken, tüm siyasi partiler iktidar partisine yükleniyor. Bu da bu işin karakterinde var. O ayrı mesele, ama yalanla dolanla her türlü şeyle saldırıyorlar. Bütün bunlara karşı ben hem bunların doğru olanını söylemek zorundayım. Bir taraftan da ülkemin onların anlattığı noktada olmadığını göstermek zorundayım.''
    -''HIRSIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK?''-
    Erdoğan, Gayri Safi Yurt İçi Hasılaya 6,5 yılda 520 milyar dolar eklediklerini belirterek, ''Çıkıyor bu liderlerden bir tanesi diyor ki '520 milyar dolardan senin cebini ne gerdi?' Az çok ekonomiden nasibini almış biri bunu söyler mi? Affedersiniz Nasrettin Hoca'nın söylediği gibi (Hırsızın hiç mi suçu yok)'' dedi.
    ''Muhalefetin zayıf olması neden kaynaklanıyor?'' sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:
    ''Bunlar bir defa halktan kopuk, ama biz halkla içi içeyiz. İnanın ben muhalefete yardımcı olmak istiyorum. '81 vilayete gidin' diyorum, 'buralarda hep beraber olalım' diyorum. Eğer buralarda beraber olursak, demokrasiyi ülkemizin 81 vilayetine hep beraber egemen kılarız. Ben bir siyasi partiyle Güneydoğu'da eğer baş başa mücadele verirsem, bu benim için de zor olur. Halbuki diğerleri gelmiş olsa işimiz daha kolay olacak ve yaşanan bazı sıkıntıları da belki yaşamayacağız. Baykal, Mardin ve Kars'a gitti. Bakalım daha başka gidecek mi? 65 il civarında ben gidiyorum. Diğerlerine arkadaşlarım gidiyor. 81 vilayetin hepsinde çalışmalarımızı aynen uyguluyoruz. Niye? Çünkü demokrasiyi halkla yapacağız, kalkıp da belli odaklarla yapılmaz. Bunlara bakıyorsunuz Ankara'dan, genel merkezlerinden çıkmıyorlar. Söyledikleri tek şey var televizyon, televizyon. Biz de fırsat bulursak 3-4 tane televizyon programıyla sadece ülkenin içinde yaşadığı durumları görüşelim, hem de siyasi noktadaki atmosferi beraberce değerlendirelim düşüncesiyle bunu yaptık. İnanın halkla iletişimde ciddi sıkıntıları var.''
    İSTANBUL PROJELERİ
    3. köprü ne zaman yapılacak. sorusuna ise Marmaray'ın yanında lastikli araçların geçeceği bir tünel yapımı ihalesini yaptık. 3. köprü konusunda da 2 köprünün biraz daha ilerisinde bir noktadan köprü geçecektir. İstanbul'da oran vermek istemiyorum ama Kadir Topbaş rahatlıkla kazanacaktır. Çok ciddi çalımalar yaptı, İstanbul'un bir numaralı sorunu ulaşımdır. Bu sorunu çözmek için 120'yi aşkın katlı kavşak yaptı. En çok takdir ettiğim çalışması ise Metrobüs projesidir. İstanbul kongre merkezi oldu. Önce Feshane, şimdi Sütlüce Kongre Merkezi 3 bin kişi aynı anda katılabiliyor. Bunun yanında Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nun yanında çok büyük bir tesis yapılıyor. Böylece İstanbul farklı bir yönü ile öne çıkacaktır. İstanbul on yıllara yönelik sorununu da çözmüş oluyor. Bundan sonra yapmamız gereken, Galataport ve Haydarpaşa Port ve 3 köprü, marmaray ve ikinci tüp geçittir.
     

Bu Sayfayı Paylaş