Bağlarbaşı Köyü Geyve Sakarya

'Sakarya Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 8 Mayıs 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Bağlarbaşı Köyü Geyve Sakarya konusu Geyve Bağlarbaşı Köyü Bilgileri - Bağlarbaşı Köyü Hakkında - Bağlarbaşı Köyü Tanıtımı - Bağlarbaşı Köyü Resimleri



    Bağlarbaşı, Sakarya ilinin Geyve ilçesine bağlı bir köydür.

    İlçe:GEYVE

    İl: SAKARYA

    İle Uzaklığı:23 km

    İlçeye Uzaklığı:7km

    Rakım:330 m

    Nüfus:

    2000:792
    1997:904

    Tarihi

    Doğal olarak köy hakkında yazılmış tarihi bir belge yoktur. Bununla beraber Geyve tarihi ile ilgili yazılmış kayıtlar İncelendiğinde köyümüzün çok eski yıllara kadar uzanabilecek olduğu görülür ve buna dair bazı ipuçlarına rastlanır. Bunların neler olduğuna gelmeden kısaca Geyve tarihi ile ilgili eski kayıtlara bir göz atmak gerekecektir. 1. Bu kayıtların en eskilerinden biri Evliya Çelebi Seyahatnamesidir. 1970 yılında yayınlanan bu eserin 4 ncü cildi 173-1 74 ncü sayfalarında bölgemiz hakkında çok güzel bilgiler verilmiştir. ( Burada dikkatimi çeken iki noktaya değinmek istiyorum. a. Sayfa 173 Bu taraflarda Sakarya nehri üzerinde Sultan Bayezidi Velinin garip ve büyük bir köprüsü vardır b. Sayfa 174 Geyve’den ayrıldığımızın üçüncü saatinde Sakarya kenarında bir yalçın kaya üzerinde Çoban Kalesini gördük. 2. J.E.DAUZATS’in 1855 yılında yazdığı REŞAD EKREM KOCU’nun dilimize çevirdiği ANADOLUNUN BİR KÖŞESİ adlı kitabın GEYVE ve ILICA başlıklı bölümüdür. Gördüğünüz gibi aynı kale bu yıllarda da var ve harap eski bir Osmanlı ilk dönem yapılarına benzer tarif edilmektedir. 3. Sakarya İl Yıllığı adlı kitapta Geyve Boğazındaki geçidi tutan Çobankale Adliyeden sonra Geyve yolu üzerinde olduğu belirtilmektedir. ( — Adliyeden sonra Geyve Boğazını tutan bu kale kesinlikle Karaçam ile Bağlarbaşı arasında olabilir. Acaba burası neresidir? O yıllarda mesafeler doğal olarak gibi söylenir, ifade edilirdi. Görülüyor ki Bağdat — İstanbul yolu bu bölgeden geçmektedir ve bu yol eski yoldur. Geyve Alifuatpaşa arasındaki yol Tepeciklerden geçen yeni yoldur. Bu yol 1940 yılında Belediye Reisi Konyalı Ali Bey tarafından yaptırılmıştır., bu Akşemsüddin’in torunudur. Büyük babalarının kubbesi dışında gömülüdürler., azizin kırk sene sonra halifelerindendir. Tasavvuf ilmindeadlı kitabı, onların eseridir. Babasının yanında gömülüdür. burada gömülüdür. Bu şehirde bir gün kalıp, zevk ve safalar ettik. Oradan yine kuzeye, 7 saatte kalesine geldik. Taraklı: Bursa tekfurünun yapısıdır. Osman Gazinin fethidir. H Yüzelli akçalık ‘kazadır. Halen kalesi virandır. Ama kasabası bağlı, bahçeli, akarsulu, bir dere içinde beşyüz kadar mamur hanlı, evli, tahta ve kiremit örtülü şirin kasabadır. Onbir mihrab ve yedi mahalledir. Çarşı içinde camide güzeldir. Bir hamamı, beş hani, altı çocuk mektebi, iki yüz dükkânı var. Hepsi kaşık ve tarak yaptıklarından şehre derler. Dağları safi şimşir ağacı olmakla halkı bunları işleyip Arap ve Acem’e gönderirler. Suyu ve havası latiftir Bütün dağları sık ormanlık, ve av yerleridir. Deresi, içinden aktıktan sonra diğer bir nehir vasıta-siyle Sakarya nehrine karışır. Buradan yine kuzey tarafa gidip 7 saatte kalesine vardık. Geyve’nin vasıfları Aslında adı ‘dir. Burası, İzmit kale yapan, Iskender’in akrabasından kadın kralın, koyun çobanları için yaptığı bir küçücük kaledir. O kral kadının adıyla anılır, Sonradan hafifletilerek demişlerdir. 712 Diye, bu hakire Bismillah ile süre sini üç kere okuttu. Sabahleyin uykudan uyanıp bütün akrabalarımla Unkapanı, ndan bir kayığa binerek Tersane ardındaki mezarlıklara vardık. Önce aziz babamızı ziyaret ede ek üç defa gece okuttuğu süreyi okuduk ve bir hatmi şerife de başladık. Sonra t Fatih zamanından beri gömülü olan atalarımızı ziyaret edip ağlaya sızlaya evimize geldik. Merhum babamızdan bize kalan malımızı alıp, bütün dost ve ahbaplarla buluşarak can sohbetleri etmeğe koyulduk. Allahın hikmeti 1058 senesi Recebinin onsekizinci cumartesi günü sabah vakti İstanbul içinde bir gulgule olup bütün asker taifesi ve başka ciğeri yanan Allahın kulları ve başkaları ayaklanıp pürsilah At Meydanında ve Et Meydanında ve İstanbul içinde meşhur oniki meydanda adam deryası toplandı. At Meydanına Peygamberin sancağı ile bu kadar Allahın mahluku toplanıp gökleri tuttu. Sultan İbrahim Hanım hali ve Hezar-Pare Ahmet Paşanın, Cinci Hocanın, Mülakkab’ İstanbul Mollasının Katilleri ve Sultan İbrahim Hanın şehid edilmesi

    Kültür

    Keşkek: Keşkeklik, kılçıklı sivri beyaz buğdaydan yapılır. Bu buğday akşamdan ıslanır, biraz kabarması sağlanır. Daha sonra tavuklar, kemikleri ayrılarak küçük parçalar halinde keşkeğe katılır. Tavuklu keşkek, ağaç kepçelerle karıştırılır ve döğme yapılarak bulamaç haline getirilir. Üzerine kızgın tereyağı ve istenirse karabiber ekilerek sıcak servis yapılır. Keşkek yemeği, düğünlerde mutlaka pişirilir ve ikram edilir. Hatta düğüne gidecek kişiler birbirine; düğüne gidiyor muyuz? demezler, keşkek yemeğe gidiyor muyuz? derler. Yine bazı genç kız ve delikanlılara; ne zaman evleniyorsun? anlamında, senin keşkeğini ne zaman yiyeceğiz? şeklinde şaka yapılır.

    Pilav: Özel hazırlanmış buğdaydan yapılır. Bu buğdaya bulgur denir. Pişirme işlemi, aynen keşkek gibidir. Düğünlerin ve cemiyetlerin baş yemeklerinden olup mutlaka tavuklu olur.

    Dolma: Üzüm asmasının yaprağından olduğu gibi, en iyisi; Siyah, Çavuş, Hacıbalbal ve Yapıncak üzümünün yaprağından olur. Yapraklar sıcak suda haşlanır. İçine bulgurdan içlik hazırlanarak sarılır. Genellikle zeytinyağı ile pişirilir. Sade olarak yenildiği gibi üzerine yoğurt veya kırmızı biberli yağ dökülerek servis yapılır.

    Değirmen çöreği: Yaylalardaki un değirmenlerinde yapılır. Buğday haşatı sonu,her aile,buğdayını un yaptırmaya su değirmenlerine gider. Burada, taze undan ve soğuk yayla suyundan özenle yoğrulan hamura, yuvarlak bir şekil verilerek kızdırılmış ocak taşının üzerine serilir. Hamurun üzerine, korsuz kızgın kül örtülür ve pişmeye bırakılır. Yirmi,yirmibeş dakika sonra pişen hamura, çörek adı verilir. Elle çöreğin iki yanına vurularak külü silkelenir. Soğuk yayla suyuna, balık yağı adı verilir. Bu su ile çörek hafif nemlendirilip kesilerek bez bohçaya sarılır. Bir müddet bekletildikten sonra çıkartıldığında nefis kokusu ve lezzeti vardır. Yöre halkı her yıl bu çörekten mutlaka yer; yemediğinde o yazın yorgunluğunu üzerinden atmamış sayılır.

    KIZ İSTEME VE DÜĞÜN CEMİYETİ

    Kız İsteme: Yöremizde evlenmeler, 1970'li yıllara kadar çoğunlukla görücü usulü ile yapılmaktaydı.

    Beğenilen ve istenecek kızın ailesine önceden haber gönderilerek, oğlan anne- babasıyla birlikte dünürcübaşı alınarak gidilir. Kız evinde bir süre oturduktan sonra dünürcübaşi: Allah'ın emri, Peygamber'in kavliyle kızınızı oğlumuza istemeye geldik der. Kız tarafının aile reisi de: Kıs-metse olur derse, olumlu bakılmış sayılır. Eğer, Kısmetinizi başka yerde arayın denilirse, kız verilmeyecek anlamındadır. Kısmetse olur sözü ağızdan çıktı ise, çay veya kahveler içilir; kız tarafı gelenlere, kırmızı kurdele ile bağlanmış birer mendil hediye eder. Bir hafta sonra tekrar her iki aile, yakınlarıyla birlikte kız evinde toplanılarak aynı sözler söylenir. Kız tarafı: Allah tamamına erdirsin dediğinde, çay ve kahveler içilerek, kız ve oğlan taraflarınca hazırlanan bohçalar değiştirilir. Aynı akşam, takı ve çeyiz işlemleri görüşülerek nişan günü belirlenir.

    Görüştürme: Evlenmeler, görücü usulü ile yapıldığından, kız ile oğlanın birbirini yakından görmeleri bu törenle olur. Oğlan ve kız tarafının bütün dost, akraba ve yakınları kız tarafında toplanırlar. Sadece kadınların bir araya geldiği ve erkeklerin göremeyeceği kapalı bir yerde toplanılır. Erkek ve kızın yüzükleri takıldıktan sonra damat adayı da topluluktan ayrılır. Gelin adayı ortaya oturtularak, hediyeleri ve takıları bütün törene katılanlarca takılır.

    Bu takı işlemi bir kadının yönetiminde olur. Bu kadın hediyeleri şöyle takdim eder: Bu babasından, bu amcasından, bu annesinden şeklinde elindeki hediyeyi kaldırarak bağırır. Hediye işlemi bittiğinde, kadınlar kendi aralarında eğlenirler. Eğlence bittiğinde tüm davetliler kız tarafınca pişirilen tavuklu pilavlarını yerler. Bu tören genellikle gündüz gerçekleştirilir.

    Düğün: Sakarya'da düğünler genellikle hasat sonlarına denk getirilir; örneğin, harman sonu, üzüm sonu ya da koza zamanı gibi. Hafta sonu yapılması kararlaştırılan düğüne oğlan tarafı şu hazırlıklarla işe başlar:

    Dolma akşamı: Çarşamba günü akşamı yapılır. Bu akşamda kadınlar oğlan evinde toplanır, türküler eşliğin de dolma durulur; bu sarma diye de adlandırılır. Yapılan dolma, düğün davetlilerine yetecek miktarda olur.

    Erkekler köy konağında toplanarak, oğlan tarafının davet edeceği misafirleri, yöre yöre veya köy köy belirleyerek komşulara paylaştırırlar. Böylece düğüne gelen misafirlerin, o akşam yatacağı yer önceden belirlenmiş olur. Bu pay edilen davetli yöre ve misafir gruplarına, "konak" adı verilir. Mahalle veya köyde delikanlı başı olan kişi, düğünü ve bu paylaşımları aynı zamanda köy gençlerini organize eder.

    Düğüne Davet: Çarşamba günü gerçekleştirilir. Davet edilenlerin erkeklerine, eski zamanlarda mum, daha sonraları ecza dağıtılır. Kadınlara ise, kına veya bisküvi verilir. Bu işlem kız tarafında, kadınlara duru verilerek yapılır. Duru; yarım metre basma parçasıdır.

    Çeyiz asma: Perşembe günü gerçekleştirilir. Kızın eşya ve çeyizi, oğlan evine getirilir; Damat odası veya Gelin odası diye tabir edilen oda süslenir, eşyalar yerleştirilir. Düzenleme işi bittiğinde, gelinin sandığı üzerine gelinin arkadaşları otururlar. Ve oğlan tarafından bahşiş alarak çeyiz odasının anahtarını, damat annesine teslim ederler.

    Tavuk toplama: Cuma günü oğlan evine yakın delikanlılar, tüm ma-

    halle veya köyü, hatta komşu köyleri de dolaşarak, düğün evine gelecek misafirlere ikram edilmek üzere, canlı tavuk toplarlar. Bu, bir yardımlaşma örneğidir. Bu tavuklar düğün evine teslim edilir. Cuma günü akşamı tavuklar kesilir; köy kadınları tarafından temizlenir. Erkeklerin neşe içerisinde kestiği tavukları, kadınlar temizlerken, kızlar maniler ve türküler söylerler.

    Baş telleme: Cumartesi günü Öğlen üzeri, oğlan tarafının yakınları, genç kızlar ve delikanlılar, çalgı eşliğinde kız evine giderler. Kız evinde gelin olacak kız, iş bilen kadınlar ve genç kızlar tarafından yıkanır ve temizlenir. Bu işlem bazı yörelerde; gelin hamama götürülerek yapılır. Gelinin başı taranır, zülüf kesilir, saçlar parlak tel ile tellenir, yüz makyajı tamamlanır. Bu süsleme işi tamamlanıncaya kadar, kız evi önünde ağıtlı bir şekilde çalgı çalınır, delikanlılar oynar, oğlan evine dönülür. Gelin, kendi evinde kalır.

    Düğün: Cumartesi günü davetlilerin gelmesiyle birlikte başlar. Her gelen misafir, genellikle bir grup oluşturduğundan, topluca gelmeye çalışırlar veya konağı oluşturmak için birbirlerini düğün evine yakın bir yerde bekleyerek konağı tamamlarlar. Konaklar, hazır olduklarını tüfekle ateş ederek belirtirler. Damat ve delikanlıbaşı, konak yanına çalgı ile gelir; hoşgeldiniz denilerek çalgı eşliğinde, o akşam kalacakları konak evine götürülür. Bütün konakların dağılımı yapıldık- • tan sonra, misafirler, götürüldükleri evde o evin hazırladığı yemekleri yerler. Düğünde yapılan yemeklerin başında; Keşkek gelir. Ayrıca; dolma, hamurişi, gözleme ve cevizli ekmek lokumu hazırlanmıştır. Yemek işlemi sırasında damat çağırtılır, düğün evi yemeği de istenir. Düğün evinden kızartılmış tavuk, dolma ve gözleme gelir.Yemekler yenilir, muhabbet edilir, oyunlar oynanır.Bu esnada delikanlıbaşı, misafir gruplarının sayısına göre, çalgı ile eğlenme ve oynama zamanını ayarlayarak, sırasıyla konakları, konak evlerinden alır ve çalgı ile düğün evine getirir. Düğün evi önünde konaklar kendilerine ayrılan süre kadar oynarlar. Bu oynama sırasında, konak içine yabancı giremez; girerse, o konağa saygısızlık sayılır. Bu organizeye, delikanlıbaşı yanında, delikanlılar da yardımcı olurlar. Konakların eğlenmesi, bazen gece geç vakitlere kadar sürer. Oyunlar, düğün evi önünde erkekler tarafından oynanır. Kadınlar ve kızlar da uzaktan onları seyrederler.

    Kına gecesi: Cumartesi akşamı, erkeklerin konak evlerindeki muhabbeti sırasında, kadınlar ve genç kızlar tarafından, erkeklerin göremeyeceği kapalı bir yerde gerçekleştirilir. Eğer kız evi oğlan evine yakın ise kına gecesi oğlan evi bölgesin-de, kız evi uzak ise kız tarafında gerçekleştirilir. Bu gecede geline, takılar takılır, kadınlar tarafından serinlen hediyeler verilir. Hediyelerin geline sunulması işlemine "sini-lik çekme" veya "çeki çekme" denilir. Kadınlar oyunlarını oynarlar, sonunda

    gelin getirme havası" ile gelin kına yakma işlemine hazırlanır. Geline manilerle kına yakılır.

    Düğünde bahşiş ve hediye verme: Pazar günü sabahı konaklar, çalgı ile düğün evine getirilir ve bahşişlerini verirler; konakların bah-

    şişleri bir ağaç dalına takılarak görünmesi sağlanır.

    Öğlen vakti tüm konaklar, hep bir arada düğün evinde tavuklu pilav yerler. Bundan sonra düğün damat tarafının delikanlılarının eğlenmesi ile devam eder. Bu eğlence sırasında yemekler yenir, oyunlar oynanır; ve güvey tıraşı yapılır.

    Gelin alma: Gelin almaya köyün tüm delikanlılarının gitme mecburiyeti vardır. İsteyen kadınlar ve genç kızlar da gelin alma seğmenine katılır. Yol uzun ise, kadınlara atlar hazırlanır; bu atlı kadınlara dünüş adı verilir. Gelin atı süslenerek hazırlanır. Ata oğlan babası biner. Delikan-lıbaşı elinde serenli Türk Bayrağı, seymenin önünden gelin evine çalgılarla yol alır.

    Gelin evine varıldığında, evin kapısı kilitlenir. Ve gelinin yakınla-rınca bahşiş alınarak kapı açılır; kadınlar içeri alınır. Gelinin, oğlan evinde hazırlıkları yapılır. Bu sırada delikanlılar kız evi önünde oynarlar.

    Bu oynama işlemi, oğlan ve kız tarafı gençleri arasında sırası ile yapılır.

    Gelin, ata veya taşıta bindirilerek, sevmen eşliğinde oğlan evine doğru yol alır. Kız anası, gelinin arkasın dan su 'döker; bu su gibi git, yolun açık olsun anlamındadır.

    Sevmen, yolunu alırken atlı veya yaya, en hızlı delikanlı damat evine gelir. Gelinin gelmekte olduğunu damada müjdeler ve bahşişini alır.

    Toprak bastı parası: Oğlan evi gelin almaya gittiğinde toprak bastı parası verir. Bu parayı, kız tarafından köyün veya mahallenin muhtarına, ya da delikanlıbaşıya öder. Bu para her köyce önceden belirlenmiştir, Kız köyünce alınan bu para köyün su, cami, okul,yol gibi hayır işlerinde kullanılır. Bazı yörelerde buna Kuzu parası adı da verilir.

    Düğün alayı, damat evine tüfek atışlarıyla, oyunlar oynayarak, türküler söyleyerek ağır ağır gelir. Damat hazır bir şekilde düğün alayını karşılar. Bu arada "suya çekme" yapılır. Suya çekme sırasında oyuna tüm delikanlıların bir anda katılıp sıralanması zorunludur. Bu sebeple, suya çekme işleminin yapılması için oynamaya geniş bir alana gidilir. Bu alan, yörede genellikle harmandadır. Delikanlıbaşı oyuncuların ortasında elinde bayrağı ile oturur; önüne mendil açar. Delikanlılardan güçlü iki kişi, tüm erkekleri, yaşlı-genç, sırayla ayaklarından kaldırarak, bayrağın dibine getirir; getirilen kişi, karınca kararınca mendile para atar. Para vermekte naz eden kişi, ıslatılır. Bu işlem, erkeklerin tamamının getirilmesine kadar devam eder.

    Suya çekmede toplanan para köyün İşlerinde kullanılmak üzere, kız tarafının muhtarına teslim edilir. Oğlan anası, gelinin onuruna, onu sevgi ve neşe ile karşıladığını belirtmek için, evde değerli eşyası olan su dolu testisini veya küpünü, evin önünde kırar; bu sırada artık çalgılar gelin indirme havası çalar ve gelin tam inerken, bereket getirmesi inancıyla, gelin ve damat üzerine arpa, mısır, buğday, şeker ve para karışımı saçılır. Gelini damat indirir. Damat gelini gelin odasına kadar götürür. Çeyiz odasına varıldığında, gelin damadın boynuna mendil bağlar ve damat evin önüne tekrar indiğinde çalgılar durur. O esnada damadın boynundaki mendil, arkadaşlarınca kapılmaya çalışılır. Ancak uyanık damat, bu mendili, geline karşı sevgisini belirttiği için çok iyi düğümler. Damat, evinin önünde düğüne katılan tüm misafir ve gençlere, düğüne gösterdikleri ilgi ve yardımdan dolayı teşekkür eder. Çalgıcılara bahşişini verir; hızla ata binerek at koşturur. Atın sağından ve solundan hareket halinde inme ve binmeler yapar; bu, damadın çevikliğini ve atikliğini gösterir. Bu işlem, arabalarda, sağından binip hızla sol kapısından inme şeklinde gerçekleştirilir.

    Güvey pilavı ve dini nikah: Çalgılar, akşam ezanı sırası durur; bundan sonra, düğün evinde güvey pilavı yenir. Yemekten sonra dinî nikah kıyılır; güvey, yatsı ezanı ile birlikte yatsı namazına camiye götürülür. Camiden çıkışta, güvey, dualarla güvey evine getirilir. Evin önünde imam dua eder. Dua bitiminde güvey, büyük bir çeviklikle gerdek odasına koşar. Bu sırada damadın arkadaşları, onu, gelinin yanına gitmekten vazgeçirmek için, geri çağırırlar; eğer güvey, aldanıp dönerse yumruklarla sırtına vurmaya çalışırlar. Ancak uyanık damat, bütün bu aldatmalara kanmaz; müstakbel eşinden başkasını 'düşünmeyerek gerdek odasının yolunu tutar. Tam odaya girerken, güvey tası denilen su dolu tasa ayak vurarak devirir. Bu tasa vurma işlemi de, güveyin, her an uyanık ve zeki olduğunu gösterir.

    Duvak silkme: Pazartesi sabahı damat ve gelin, çalgı ile odalarından çıkarılır. Güvey, evin önünde arkadaşlarıyla oynatılır. Daha sonra genç kızlar ve kadınlar, gelini, evin içinde oynatarak kucağına erkek çocuğu verirler; oyunlar oynanır. Geline, duvağı silkilerek hayır duaları edilir; maniler söylenir. Duvak silkmeye katılan .kadın ve kızlara, gelin tarafından küçük hediyeler verilir. Böylece düğün işlemi tamamlanmış olur.

    Bu tür düğünler, Sakarya İli'nin yerli halkının bulunduğu bölgelerde, küçük farklılıklarla bugün de devam etmektedir.
    http://www.baglarbasikoyu.com/index.php

    Coğrafya

    Sakarya iline 30 km, Geyve ilçesine 7 km uzaklıktadır. Bağlarbaşı köyünün Uydu fotoğrafları için
    http://members.lycos.co.uk/baglarbasikoyu/harita.htm linkini kullanabilirsiniz.

    İklim

    Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

    Ekonomi

    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

    Muhtarlık

    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

    Köy Muhtarı:NURİ YILDIRIM

    Muhtarlık Erişim Bilgileri:

    Telefon: 0 (264) 517 55 99

    Altyapı bilgileri

    Köyde ilköğretim okulu yoktur. Köyde, içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi mevcuttur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık evi ve ebesi mevcuttur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi
    Kaynak : Yerel Net

    Köyünüze ait bilgi ve resimleri bu konu altında paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş