Bağlama Hakında Geniş Bilgiler

'Müzik Türleri ve Enstrümanları' forumunda Asi_isyankar tarafından 17 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Bağlama Hakında Geniş Bilgiler konusu Tanımı:
    Ülkemizde kullanımı en yaygın olan telli bir Türk Halk Çalgısıdır. Yörelere ve ebatlarına göre bu çalgıya, Bağlama, Divan sazı, Bozuk, Çöğür, Kopuz Irızva, Cura, Tambura vb. adlar verilmektedir. Bağlama ailesinin en küçük ve en ince ses veren çalgısı Curadır. Curadan biraz daha büyük ve curaya göre bir oktav kalından ses veren çalgı ise Tamburadır. Bağlama ailesinin en kalın ses veren çalgısı ise Divan Sazı'dır. Tamburaya göre bir oktav kalından ses verir.

    Bağlama; Tekne, Göğüs ve Sap olmak üzere üç ana kısımdan oluşmaktadır. Tekne kısmı genelde dut ağacından yapılmaktadır. Ancak dut ağacının dışında ardıç, kestane, ceviz, gürgen gibi ağaçlardan da yapılmaktadır. Göğüs kısmı ladin ağacından, sap kısmı ise gürgen, ak gürgen veya ardıç ağacından yapılmaktadır.

    Sap kısmının tekneden uzak kısmı üzerinde tellerin bağlandığı Burgu adı verilen parçalar vardır. Bağlamanın akordu bu burgular kullanılarak yapılmaktadır. Sap kısmı üzerinde misina ile bağlanmış perdeler bulunmaktadır. Bağlama Mızrap veya Tezene adı verilen kiraz ağacı kabuğu veya plastikten yapılan araçla çalındığı gibi bazı yörelerimizde parmakla da çalınmaktadır. Bu çalım tekniğine Şelpe adı verilmektedir.

    Bağlama üzerinde ikişerli veya üçerli guruplar halinde üç gurup tel bulunmaktadır. Bu tel gurupları değişik biçimlerde akort edilebilmektedir. Örneğin bağlama düzeni adı verilen akort biçiminde alt gruptaki teller yazılış itibariyle La, orta guruptaki teller Re, üst guruptaki teller ise Mi seslerini vermektedir. Bu akort biçimi dışında Kara Düzeni (Bozuk Düzeni), Misket Düzeni, Müstezat, Abdal Düzeni, Rast Düzeni vb. akort biçimleri de vardır.


    Bağlamada nota yerleri :


    [​IMG]

    Bağlamada Düzenler Türklerin en yaygın sazı olan bağlama, Anadolu'nun çeşitli yörelerinde, çok değişik akortlarla yani düzenlerle çalınmaktadır. Zaten bağlama ailesinde ''düzen'' sözcüğü, tellerin akort edilmesi anlamında kullanılmaktadır. Çok bilinen ve yaygın olan kara düzenin (bozuk düzen) yanı sıra son yıllarda yaygınlaşan ''bağlama düzeni'' en çok bilinen ve kullanılan iki düzendir. Bunların dışında, çeşitli yörelerde, çeşitli adlandırmalarla pek çok düzen vardır. Bugüne kadar tespit edilen başlıca on dokuz düzen aşağıda belirtilmiştir.

    Tablodan görüleceği gibi, bağlamadaki üç grup (alt-orta-üst) telin değişik seslere çekilmesi ile kullanılmaktadır. Çok bilinen ve yaygın olan kara düzenin (bozuk düzen) yanı sıra son yıllarda yaygınlaşan ''bağlama düzeni'' en çok bilinen ve kullanılan iki düzendir. Bunların dışında, çeşitli yörelerde, çeşitli adlandırmalarla pek çok düzen vardır. Bugüne kadar tespit edilen başlıca on dokuz düzen aşağıda belirtilmiştir. Tablodan görüleceği gibi, bağlamadaki üç grup (alt-orta-üst) telin değişik seslere çekilmesi ile değişik düzenler ortaya çıkmaktadır. On dokuz düzenin hepsinde alt teller ''La'' sesi kabul edilip, diğer teller buna göre belirlenmektedir.





    Düzenlerin
    Adı
    Seslerinin Adı ve Yeri

    Alt
    TellerOrta
    TellerÜst
    TellerKarar Sesleri ABDAL DÜZENİLALASOLLAACEMAŞİRAN DÜZENİLALAFAFABAĞLAMA DÜZENİLAREMİMİBOZUK(KARA) DÜZENLARESOLLAÇARGAH DÜZENİLARESOLSİEVİÇ DÜZENİLASİSOLSİHÜSEYNİ DÜZENİLALAMİLAHÜZZAM DÜZENİLALAFA#FA#KAYSERİ DÜZENİLAMİLALAKÜTAHYA DÜZENİLAREREREMİSKET DÜZENİLAREFA#
    FA#MÜSTEZAT DÜZENİLAREFAFARAST DÜZENİLADOSOLDOSABAHİ DÜZENİLADOLALASEGAH DÜZENİLARESİSİŞUR DÜZENİLAMİSİLAÜMMİ DÜZENİLALARELAYEKSANİ(IRIZVA) DÜZENİLARELALAZİRGÜLE DÜZENİLAFASOLSOL


    Bağlama düzenleri konusunda farklı saptamalar ve görüşler vardır, bunlara aşağıda yer verilmiştir.




    Cafer AÇIN'ın Saptamaları :


    Düzenlerin
    Adı
    Seslerinin Adı ve Yeri
    Alt
    TellerOrta
    TellerÜst
    TellerKarar Sesleri ABDAL DÜZENİLALASOLLAACEMAŞİRAN DÜZENİLALAFAFABAĞLAMA DÜZENİLAREMİMİBOZUK DÜZENLARESOLREÇARGAH DÜZENİLARESİSİEVİÇ DÜZENİLASİSOLSİHÜSEYNİ DÜZENİLALAMİLAHÜZZAM DÜZENİLALAFA#FA#KAYSERİ DÜZENİLAMİLALAKÜTAHYA DÜZENİLAREREREMİSKET DÜZENİLAREFAFAMÜSTEZAT DÜZENİLAREFAFARAST DÜZENİLADOSOLDOSABAHİ DÜZENİLADOLALAŞUR DÜZENİLAMİSİLAÜMMİ DÜZENİLALARELAYEGAH DÜZENİLARESİSİYEKSANİ DÜZENİLARELALAZİRGÜLE DÜZENİLAFASOLSOL


    2. Milletlerarası Türk Folklor Kongresi Bildirileri




    Ferruh ARSUNAR'ın Saptamaları :

    [​IMG]
    Tunceli Dersim Halk Türküleri-Elazığ Halkevi Nesriyatı 1937





    Sadi Yaver ATAMAN'ın Saptamaları :
    [​IMG]
    Türk Halk Çalgıları ve Bağlama Geleneği- 1. Uluslararası Türk Folklor Kongresi Bildirileri.








    Refik ÜNAL'ın Saptamaları :




    [​IMG]




    [​IMG]



    Şelpe Tekniği Kendi içinde çok değişik şekilleri ve çeşitli özellikleri bulunan şelpe tekniğinde, elin bütün tellere yukarıdan aşağı ve aşağıdan yukarı vurulması gibi iki temel fonksiyon vardır. Vuruş şekli, ifade ve tını olarak farklı anlayışta olan bu iki fonksiyon, kendi içinde de çeşitli özellikler göstermektedir.


    Yukarıdan aşağı yapılan vuruşlar genellikle iki türlüdür. Bunlardan biri; başparmak hariç, diğer dört parmakla yukarıdan aşağı bütün tellere vurulmasıdır. Bünyesinde bir çok özelliği barındıran bu vuruş da kendi içinde ikiye ayrılmaktadır. Bunlardan biri, bütün tellere başparmak hariç diğer dört parmakla bir bütün halinde vurulmasıdır.


    Diğeri ise başparmak hariç serçe parmak, yüzük parmağı, orta parmak ve işaret parmağının sırasıyla bütün tellere taramalı olarak hızla vurulmasıdır.


    Bu vuruşlar ezginin ilk darpları olmaları nedeniyle önemlidir. Çok yumuşak uygulanabildiği gibi genellikle belli bir şiddetten çok kuvvetliye kadar değişik sertlik derecelerinde yapılmaktadır. Böylece ezginin yapısına ve karakterine göre usulün çok değişik zamanlamalarına gelebilen bu vuruşların, kesik kesik ve kuvvetli uygulanmasıyla da ezginin ruhunda dirilik ve coşku yaratılmış olmaktadır. Genellikle usullerin başında,, ortasında veya hem başında hem de ortasında yer alabilen bu tanforlar, kimi zaman usulün çok değişik yerlerine gelebilmektedirler. Bu da monotonluktan uzaklaşmada ve havanın değişmesinde etkili olmaktadır.


    Genellikle yalın ve küçük ezgileri belli bir ritim kalıbı temeline oturtup, uzun bir zaman dilimi içinde çalıp söyleyen Doğu Bölgesi Alevi-Bektaşilerinde tanfor anlayışının en ince örneklerini görmek mümkündür. Öyle ki, zaman zaman inançlarında önemli bir yeri olan Allah, Muhammet, Ali üçlemesini ifade eden üç tanforu, peş peşe getirerek ezginin çeşitli yerlerinde ustalıkla kullanabilmektedirler. Bunun yanında Anadolu genelinde tanforlarla şekillenmiş çok çeşitli ezgi ve ritim kalıpları meydana gelmiştir. Bir eserin tümü zaman zaman bu tarz şekillenmiş ezgi ve ritim kalıplarının birleşmesinden oluşabilmektedir. Teke bölgesinde sıkça rastlanılan bu uygulamaya Avşar Beyleri adlı ezgi iyi bir örnektir. Bu tarz uygulamalara Doğu bölgelerimizde de rastlanılmaktadır. Örneğin Aşık Nesimi Çimen; kendi anlayışına göre oluşturduğu tanforlardaki 7/8'lik usul kalıbını farklı usuldeki ezgilerin bitişinde dahi kullanmaktadır. Bu uygulamayı çokça benimsemiş olan Çimen'in uzun hava tarzı açışlarında özellikle tanforlarla süslediği hızlı ezgilerle karar sesine varması dikkat çekicidir. Anadolu'nun genelinde sağ elin yukardan aşağı vuruluşunda dikkat edilecek bir husus da tırnak ve el hışırtısının çıkan tınıya katılması ve bunun bir zevke dönüşmüş olmasıdır. Özellikle Doğu Anadolu Alevi-Bektaşi'leri için tırnak hışırtısı vazgeçilmez bir alışkanlık durumundadır.


    Anadolu'da sağ elin yukardan aşağı vuruluşuna ait genelde görülen bir diğer özellikte, tellerle birlikte aynı zamanda göğse de sert bir darp vurarak ses çıkarılmasıdır. Bu uygulama Doğu yörelerimizde de görülmesine rağmen genellikle Teke Bölgesi Yörükleri ile karakterize olmuştur. Özellikle zeybek havalarında karşılaşılan değişik kullanımları vardır. Teke bölgesi Yörüklerinde "fiske, fıska, tıska ve tokatlama" gibi adlar alan bu vuruşta önce sağ el başparmağı işaret ve orta parmağın ortasına gelecek şekilde yumruk yapılır. Bunu takiben önce orta parmak sonrada işaret parmağı olmak üzere, iki parmak peşpeşe ve hızla göğse vurularak el aşağıda açık konuma getirilir.


    Bu vuruşta işaret ve yüzük parmağı da göğse değiyor gibi görünse de asıl işlevi orta ve işaret parmağı yapmaktadır. Zeybeklerde bu ifade adeta, zeybek oynayan çok sayıdaki kişinin ayak seslerini tasvir etmektedir. Bu darplar genellikle düzenli olarak tek yapıldığı gibi, istenildiğinde üst üste iki defada uygulanabilmektedir ( Ömek Ağır Zeybek ve Fethiye Zeybeği). Bunun yanında piano ve forte olmak üzere değişik şiddetlerde görülen bu vuruşların, bir ezgi içinde çok aralıklı olarak uygulandığı da görülür. Göğse parmaklarla darp vurularak ses çıkarılması ve bu sesin müziğin içinde kullanılması fikri, kopuzun tarihinde çok eskilere dayanmaktadır. Asya Türklerinde de bu uygulamaya sıkça rastlanılmaktadır. El ile çalmanın çok eski dönemlerinden beri süregelen bu vuruş, mızrap kavramıyla birlikte devam ettirilmiştir. Günümüzde hala sürdürülen bu ifade ile ezginin istenilen herhangi bir yerinde göğse bir ya da peşpeşe iki darp vurularak renk katılmaktadır.


    Göğse darp vurarak ses çıkarılmasında Anadolu'da karşılaştığımız ikinci şekil, yalnızca orta parmağın göğse vurularak ses çıkarılmasıdır. Genellikle doğu bölgelerimizde adeta ezgiye dem tutarcasına kullanılan bu ifadede de, daha çok işaret parmağı ile ezgi çalınırken orta parmakla göğse vuruşlar yapılmaktadır. Bu uygulama da mızraplı bağlamaya geçmiştir Mızraplı bağlamada da alışkanlığa göre, orta veya yüzük parmağı göğse darplar vurmak suretiyle ezgiye eşlik etmektedir.


    Sağ el şelpe tekniği ifadelerinden bir diğeri de, yalnızca işaret parmağı ile bütün tellere yukarıdan aşağı vurmadır. Bu vuruşta diğer üç parmak hafifçe kapatılarak işaret parmağının hareket alanı genişletilir ve yukardan aşağı bütün tellere vurulur. Burada da vuruluş şiddetine bağlı olarak tırnak hışırtısı, kesik ifade ve tanfor özellikleri gerçekleştirilebilir. Ancak, bunların hiç biri olmadan yumuşak bir vuruş da yapılabilir. El ile çalışın görüldüğü hemen her yörede rastlanılan bu vuruş, saz boyunun büyükçe olması dolayısıyla doğu bölgelerimizde daha rahat ve özgür bir yapıdadır. Teke bölgesinde ise, üçtelli bağlamaların küçük boyda olmaları nedeniyle bu vuruş, daha küçük hareketlerle yapılmaktadır.


    Şelpe tekniğinin temel fonksiyonlarından bir diğeri de, aşağıdan yukarıya yapılan vuruşlardır. Kendi içinde çok değişik şekilleri ve özellikleri bulunan bu vuruşlar genellikle ezginin işlenmesi, tanforların belirlenmesi, tanforların dışındaki yerlerin doldurulması vb. işlevleri yerine getirmektedir.


    Aşağıdan yukarı yapılan vuruş şekillerinden biri. elin aşağıda açık pozisyonda iken yukarı doğru vurulmasıdır. Bu vuruşta ağırlık, İşaret parmağındadır. Diğer parmaklarda hafifçe tellere değseler bile, asıl vuruş işaret parmağının iç kısmıyla yapılmaktadır.


    Aşağıdan yukarı vuruş şekillerinden bir diğeri orta, yüzük ve serçe parmaklarının hafifçe kapatılması ve işaret parmağı ile tellere aşağıdan yukarı doğru vurulmasıdır. Bir önceki vuruşa göre çok daha rahat ve hızlı olabilmesi bakımından, genellikle tercih edilen vuruş budur. Teke yöresinde bu vuruşa ''tekli''de denmektedir. Bu yörede bir ikinci tekli vuruş çeşidi de orta parmakla yapılandır. İşaret parmağı ve orta parmakla yapılan tekli vuruşların, bir bütün halinde düşünülüp peşpeşe uygulanmaları ile oluşan vuruşa Teke yöresinde genellikle ''ikili'' ya da ''iki parmak'' denilmektedir. İkili vuruşta işaret parmağı, biraz orta parmağın hizasına kaydırılarak parmaklar arasında bir paralellik sağlanır. Yüzük ve serçe parmaklarının hafifçe kapatılması ile rahatlayan bu iki parmakla tellere kısa aralıklarla hızla vurulur. Parmakların tellere peşpeşe vurulması nedeniyle hızlı bir senkop oluşturan bu vuruşun, Doğu bölgelerinde özel bir adı olmamakla birlikte özellikle "Aşıklama" denilen tavırda kullanılmaktadır. Arguvan Emirler yöresinde çokça rastlanılan bu kullanımın yanında, aşıklama ifadesinin bilinen en yaygın vuruş şekli, alttan yukarı başparmak ve işaret parmağının hızla vurulması ile yapılandır.


    Şelpe tekniği alttan yukarı vuruşlarından, Teke yöresinde olup da, doğu bölgelerimizde görülmeyen önemli bir ifade, adına genellikle "tarama'' denilen vuruş şeklidir. Alttan yukarı sırasıyla yüzük, orta ve işaret parmaklarının peşpeşe, hızla vurulmalarıyla oluşan bu ifade, Teke yöresinin karakteristik ve temel bir vuruşudur. İlgili parmakların bükülmek suretiyle uygulandığı bu vuruş, Teke yöresinde adeta bir kalıp haline dönüşmüştür. Genellikle aşağıdan yukarıya parmaklar hızla, peşpeşe vurulur. Ancak ezgiye göre parmak hareketlerinin yavaş ve tek tek uygulandığı da görülmektedir.


    Anadolu el ile bağlama çalma geleneği şelpe tekniği, üstten ve alttan vuruşlarının birlikte uygulanışında iki olgu göze çarpmaktadır. Birincisi, ezgiye göre üstten ve alttan yapılan vuruş çeşitlerinden birinin veya bir kaçının düzensiz olarak uygulanmasıdır. Çeşitli vuruşların birleşiminden oluşan bu kalıpların, zaman zaman bir ezginin hemen bütünü boyunca devam ettiği görülebilir. Teke yöresinin Avşar Beyleri adlı uzun havası buna iyi bir örnektir. Dikkat edilecek olursa, üstten tek vuruş ve iki kez tekrarlanan alttan üç parmak tarama vuruşunun birleşiminden oluşan kalıp eserin bütününde uygulanmaktadır. Bunun gibi, daha fazla sayıda üstten ve alttan vuruşların birleşiminden oluşup ezgi bütününde tekrarlanan geniş vuruş kalıpları da vardır. Ezgi boyunca genel bir icra temasının oturtulduğu bu anlayışa, değişik şekilleriyle Teke ve doğu yörelerimizde rastlanılmaktadır. Bir üçüncü şekilde bu iki olgunun birlikte uygulanmasıdır. Bir ezgi bütününde üstten ve alttan serbest yapılan vuruşların yanında düzenli vuruş kalıplarının da kullanıldığı bu uygulamaya Teke ve doğu yörelerimizde rastlanılmaktadır.


    Şelpe tekniğinin yurt genelinde bağlamada asıl uygulanma :.eri göğüste, sap birleşimine yakın bir noktadadır. Ancak, Teke yöresinde sap üzerinde çalınan parmak vurma tekniği ile beraber sap üzerinde de uygulanabilmektedir. Şelpenin hemen her hareketinin yapılabildiği bu bölgede çıkan şelpe tonu göğüstekinden biraz farklıdır.


    Tel Çekme Tekniği


    Tel çekme, bağlamanın temel tekniklerindendir. Parmakla teli çekerek ses çıkarmayı ifade eden bu teknik, kopuzun ilk dönemlerinden bu güne kadar gelişerek süregelmiştir. Anadolu'da el ile bağlama çalma geleneğinin genelinde rastlanılan bu icra şekli, Doğu yöreleri ve Teke Bölgesinde farklılıklar içermektedir. Bu pozisyonda genellikle alt ve orta tel için işaret parmağı alttan yukarı, üst tel için ise başparmak kullanılarak yukarıdan aşağı çekilmek suretiyle ses çıkarılmaktadır. Doğu yörelerimizde genellikle uzun hava icralarında, zaman zaman da ritmik ezgilerde kullanılan bu teknikte, ezginin her sesine birebir vuruşlar gelebilmektedir. Kendisine özgü bir tını karakteri olan bu tekniğin tipik özelliği, sağ el ile az sayıda vuruş yapıp sol el ile olabildiğince çok sayıda ses çıkarılmasıdır. Kanımızca, özellikle hızlı ezgilerde her notaya bir vuruş yapmanın zorluğu bu anlayışı doğurmuş olmalıdır.


    Teke bölgesinde bu teknik, doğu yörelerimizden daha farklı bir şekilde uygulanmaktadır. Genellikle boğaz havalarının icrasında kullanılan bu tekniğin en tipik örneği, Ramazan Güngör'de görülmektedir. Sanatçı, küçük olan üçtelli bağlamayı aşağıdaki resimdeki gibi, üst ve alt iki kenarından kavrayarak işaret parmağını boşta bırakmakta ve yalnızca işaret parmağı ile teli birazda göğse bastırarak yukarı doğru çektirmektedir. Teke bölgesi üçtelli bağlamaları da doğu yörelerimizde olduğu gibi, az vuruş yapıp, çok sayıda ses çıkarma anlayışı ile çalınmaktadır. Ancak, üçtelli bağlamada tel çekme tekniği esnasında çıkan tını daha sivri ve daha keskin bir karakterdedir.


    Parmak Vurma Tekniği


    Parmak vurma tekniği; Anadolu el ile bağlama çalma geleneği içerisinde yer alan ve dünyada yalnızca Anadolu'nun Teke bölgesi Yörük Türkmen kültürüne ait özgün bir ses çıkarma tekniğidir. Bu teknik, şelpe ve tel çekme teknikleri gibi bağlamanın köklerine uzanan derin bir tarihe sahip değildir. Bağırsak tel ile mümkün olmayan, ancak madeni telin kolay tınlamasına bağlı olarak gelişen bu tekniğin, iyimser bir bakışla madeni tellerin bağlamaya takılışına kadar uzanan bir geçmişi vardır. Kanımızca, bu nedenle parmak vurma tekniği, Anadolu genelinde yaygınlık kazanamamıştır. Zira, Anadolu insanının bağırsak telden madeni tele ancak yakın zaman önce geçebilmiş olması ve Yörüklerin göçebe yaşam tarzı nedeniyle diğer topluluklardan uzak olmaları, bu tekniğin Anadolu geneline yayılmasını engellemiştir. Bu teknik yörede ''parmak vurma, parmak koyma" gibi terimlerle adlandırılmaktadır. Ömer Akpınar Ahmet Yamacı'nın parmak vurmaya ''bana bana, bandıra bandıra çalma'' anlamında ''damak'' dediğini nakletmektedir. Teke yöresindeki yaşlılar, eskilerin bu tarzda çalarken sazın yönünü yukarı çevirdiklerini söylemektedirler. Bu anlayış kanımızca, Anadolu genelinde görülen sazın yukarıya, Hak'ka doğru çalınması inancıyla ortak olmalıdır.


    Parmak vurma tekniği; bağlamada açık tellerin bir tam beşli tizindeki perdeye genellikle işaret parmağı, bazen de orta parmakta vurulup çekilmesini ifade eden bir ses çıkarma tekniğidir.
     
  2. BAĞLAMADA GERİLİM VE BASINÇ HESAPLARI
    1.GERİLİM[​IMG]
    BAĞLAMADA GERİLİM VE BASINÇ HESAPLARI
    1.GERİLİM
    Gerilim ansiklopedik olarak iki şekilde açıklanmıştır;
    1- Çekme kuvvetiyle karşılaşmış bir öğenin durumu.
    2- Bir cisme uygulanan çekme kuvvetlerinin miktarı ve özellikle bu kuvvetlerin dik bileşeni.
    Bağlamalarda gerilim; tellerin sap üzerine uygulamış olduğu çekme kuvvetidir. Bağlamanın orta eşiğinden, üst eşiğine kadar olan mesafe göz önünde bulundurularak gerilim hesaplanacaktır. Yani başka bir deyişle, telin iki eşik arasında yükselen bölümü göz önünde bulundurulmalıdır.
    Gerilimin hesaplanması için tel boyu, telin özgül ağırlığı, telin kalınlığı ve telin frekansının bilinmesi gerekmektedir. Bütün bu değerler tespit edildikten sonra, telin özgül ağırlığı, tel frekansının karesi, tel boyunun karesi ve tel çapının karesi ''pi" sayısı ile çarpılmalıdır. Burada elde edilen sonuç ''dyn" cinsinden çıkacaktır. Bir "dyn" 981 grama eşit olduğundan (1 Dyn = 981gr.), çıkan sonuç 981'e bölünmelidir. Böylece bir tele uygulanan gerilim kuvveti kilogram cinsinden bulunacaktır. Bu işlem tüm teller üzerinde tek tek yapılacak ve çıkan sonuçlar toplanarak sazın toplam gerilimi elde edilecektir.
    1 .1. Gerilim Formülü İle İlgili Simgeler
    λ : Lamda = Dalga boyu cm
    f : Frekans = Sesin saniyedeki titreşim sayısı 1/sn
    σ : Sigma = Birim alana gelen kuvvet
    A : Telin kesit alanı m2 (cm2)
    p : Ro = T elin özgül ağırlığı kg/m3 (gr/cm3)
    V : Hız (Sesin hızı bazı yerlerde ''C'' harfi ile gösterilir.)
    L : Uzunluk m (cm)
    Л : pi = 3,141
    R : Çap m (cm)
    1.2. Çalgılarda Kullanılan Tellerin Özgül Ağırlıkları
    Kanun, Ud, Gitar ve Harp'ta kullanılan naylon (Mesina) tellerin özgül ağırlığı.
    p= 0,995 gr/cm3 ~= 1 gr/cm3
    Bağlamalar için üzeri bakır sargılı çelik tellerin (Bam teli) özgül ağırlığı.
    p= 7,2 gr/cm3
    Ud ve Gitar için üzeri bakır sargılı ipek veya naylon tellerin özgül ağırlığı.
    p= 4,75 gr/cm3
    Piyano, Tanbur ve bağlama için çelik ve demir tellerin özgül ağırlığı.
    Çelik teller; p = 7 gr/cm3 Demir teller; p = 7, 78 gr/cm3
    Yaylı sazlar için çelik üzerine çelik sargılı tellerin özgül ağırlığı.
    P = 6,34 gr/cm3
    Tanburlar için sarı tellerin özgül ağırlığı.
    Pirinç teller; p = 8 gr/cm3 Bakır teller; p = 8,831 gr/cm3
    Çinko teller ; p = 7,13 gr/cm3

    1.3. Gerilim Formülünün Çıkarılışı
    f= V/λ , λ=2L => f= V/2L V=√σ/p
    σ= F/A = Teli geren kuvvet/telin kesiti
    V= √F/A*p , f= √F/A*p/2L haline dönüşür.
    A= Л*r2 = Л*(R/2 )2 = ЛR2/4
    F= Л*p*f2*L2*R2/981 dyn olarak çıkar. Bunu gr. cinsine çevirmek için 981'e böleriz.
    F= 3,141*p*f2*L2*R2/981
    F= 0,0032*p*f2*L2*R2 Gerilim hesapları bu formülle yapılacaktır.

    2. BAĞLAMADA GERİLİMLER
    2.1. Meydan Sazı
    Denge ve Oranlar :
    Form boyu :52,5 cm
    Form eni ve derinliği : 31,5 cm
    Sap boyu : 70 cm
    Tel boyu : 112 cm
    Tel Kalınlıkları ve Akordu :
    Çelik tel - Bam teli Çelik tel - Bam teli
    Alt tel : (0,035 cm - 0,060 cm) : LA 110f - 55f
    Orta tel : (0,025 cm - 0,040 cm) : RE 73f - 37f
    Üst tel : (0,035 cm - 0,060 cm) : SOL 98f - 49f
    F= 0,0032*p*f2*L2*R2
    F= 0,0032*7*12100*12544*0,001225
    F= 4,165 kg Alt çelik teller (2 adet)
    F= 0,0032*7*5329*12544*0,000625
    F= 9,358 kg Orta çelik tel (1 adet)
    F= 0,0032*7*9604*12544*0,001225
    F= 3,306 kg Üst çelik teller (2 adet)
    F= 0,0032*7,2*3025*12544*0,0036
    F= 3,147 kg Alt bam tel (1 adet)
    F= 0,0032*7,2*1369*12544*0,0016
    F= 6,330 kg Orta bam tel (1 adet)
    F= 0,0032*7,2*2401*12544*0,0036
    F= 2,498 kg Üst bam tel (1 adet)
    F= 4,165*2+3,147+3,743+2,464+3,306*2+2,498
    F= 8,330+3,147+9,358+6,330+6,612+2,498= 36,275 kg

    2.2. Divan Sazı
    Denge ve Oranlar :
    Form boyu : 49 cm
    Form eni ve derinliği : 29,4 cm
    Sap boyu : 65 cm
    Tel boyu : 104 cm
    Tel Kalınlıkları ve Akordu :
    Çelik tel - Bam teli Çelik tel - Bam teli
    Alt tel : (0,030 cm -0,060 cm) : RE 146 f - 73 f
    Orta tel : (0,050 cm) : SOL 98 f
    Üst tel : (0,030 cm -0,060 cm) : DO 130 f - 65 f
    F= 0,0032*p*f2*L2*R2
    F= 0,0032*7*21316*10816*0,0009
    F= 4,647 kg Alt çelik teller (2 adet)
    F= 0,0032*7*9604*10816*0,0025
    F= 5,817 kg Orta çelik tel (2 adet)
    F= 0,0032*7*16900*10816*0,0009
    F= 3,685 kg Üst çelik teller (2 adet)
    F= 0,0032*7,2*5329*10816*0,0036
    F= 4,780 kg Alt bam tel (1 adet)
    F= 0,0032*7,2*4225*10816*0,0036
    F= 3,790 kg Üst bam tel (1 adet)
    F= 4,647*2+4,780+5,817*2+3,685*2+3,790
    F= 9,294+4,780+11,634+7,370+3,790= 36,868 kg

    2.3. Bağlama
    Denge ve Oranlar :
    Form boyu : 41 ,5 cm
    Form eni ve derinliği : 24,9 cm
    Sap boyu : 55 cm
    Tel boyu : 88 cm
    Tel Kalınlıkları ve Akordu :
    Çelik tel - Bam teli Çelik tel - Bam teli
    Alt tel : (0,025cm-0,040cm) : LA 220f -110f
    Orta tel : (0,035cm) : RE 146f
    Üst tel : (0,025 cm -0,050 cm) : SOL 195f - 98 f
    F= 0,0032*p*f2*L2*R2
    F= 0,0032*7*48400*7744*0,000625
    F= 5,247 kg Alt çelik teller (2 adet)
    F= 0,0032*7*21316*7744*0,001225
    F= 4,529 kg Orta çelik teller (2 adet)
    F= 0,0032*7*38025*7744*0,000625
    F= 4,122 kg Üst çelik tel (1 adet)
    F= 0,0032*7,2*12100*7744*0,0016
    F= 3,454 kg Alt bam tel (1 adet)
    F= 0,0032*7,2*9604*7744*0,0025
    F= 4,283 kg Üst bam tel (1 adet)
    F= 5,247*2+3,454+4,529*2+4,122+4,283
    F= 10,494+3,454+9,058+4,112+4,183 = 31,411 kg

    2.4. Tanbura
    Denge ve Oranlar :
    Form boyu : 38 cm
    Form eni ve derinliği : 22, 8 cm
    Sap boyu : 50 cm
    Tel boyu : 80 cm
    Tel Kalınlıkları ve Akordu :
    Çelik tel - Bam teli Çelik tel - Bam teli
    Alt tel : (0,020 cm - 0,030 cm) : RE 293f - 146f
    Orta tel : (0,030 cm ) : SOL 195f
    Üst tel : (0,020 cm - 0,040 cm) : DO 260f - 130f
    F= 0,0032*p*f2*L2*R2
    F= 0,0032*7*85849*6400*0,0004
    F= 4,922 kg Alt çelik teller (2 adet)
    F= 0,0032*7*38025*6400*0,0009
    F= 4,906 kg Orta çelik teller (2 adet)
    F= 0,0032*7*67600*6400*0,0004
    F= 3,876 kg Üst çelik tel (1 adet)
    F= 0,0032*7,2*21316*6400*0,0009
    F= 2,828 kg Alt bam tel (1 adet)
    F= 0,0032*7,2*16900*6400*0,0016
    F= 3,987 kg Üst bam tel (1 adet)
    F= 4,922*2+2,828+4,906*2+3,876+3,987
    F= 9,844+2,828+9,812+3,876+3,987 = 30,347 kg

    2.5. Bağlama Curası
    Denge ve Oranlar :
    Form boyu : 26,5 cm
    Form eni ve derinliği : 15 cm
    Sap boyu : 36 cm
    Tel boyu : 58 cm
    Tel Kalınlıkları ve Akordu :
    Çelik tel - Bam teli Çelik tel -Bam teli
    Alt tel : (0,015 cm) : LA 440f
    Orta tel : (0,025 cm) : RE 293f
    Üst tel : (0,015 cm - 0,030 cm) : SOL 391f - 195f

    F= 0,0032*p*f2*L2*R2
    F= 0,0032*7*193600*3364*0,000225
    F= 3,282 kg Alt çelik teller (2 adet)
    F= 0,0032*7*85849*3364*0,000625
    F= 4,043 kg Orta çelik teller (2 adet)
    F= 0,0032*7*152881*3364*0,000225
    F= 2,592 kg Üst çelik tel (1 adet)
    F= 0,0032*7,2*38025*3364*0,0009
    F= 2,652 kg Üst bam tel (1 adet)
    F= 3,282*2+4,043*2+2,592+2,652
    F= 6,564+8,086+2,592+2,652 = 19,894 kg

    2.6. Tanbura Curası
    Denge ve Oranlar :
    Form boyu : 22,5 cm
    Form eni ve derinliği : 13,5 cm
    Sap boyu : 30 cm
    T el boyu : 48 cm
    Tel Kalınlıkları ve Akordu :
    Çelik tel - Bam teli Çelik tel- Bam teli
    Alt tel : (0,015 cm) : RE 586f
    Orta tel : (0,025 cm ) : SOL 391f
    Üst tel : (0,015 cm - 0,030 cm) : DO 521f - 260f
    F= 0,0032*p*f2*L2*R2
    F= 0,0032*7*343396*2304*0,000225
    F= 3,987 kg Alt çelik teller (2 adet)
    F= 0,0032*7*152881*2304*0,000625
    F= 4,931 kg Orta çelik teller (2 adet)
    F= 0,0032*7*271441*2304*0,000225
    F= 3,152 kg Üst çelik tel (1 adet)
    F= 0,0032*7,2*67600*2304*0,0009
    F= 3,229 kg Üst bam tel (1 adet)
    F= 3,987*2+4,931*2+3,152+3,229
    F= 7,974+9,862+3,152+3,229 = 24,217 kg


    3. BASINÇ
    Bir yüzeye dik ve düzgün olarak etkiyen kuvvet yeğinliğinin, bu yüzeyin alanına oranı.
    Bağlamalarda basınç; tellerin meydana getirdiği gerilimin, eşiğe binmek suretiyle göğüse yapmış olduğu basınçtır. Teller eğer eşik üzerinden geçmese idi, sadece gerilim olacak, basınç olmayacaktı. Basınç değimi genel olarak yüzeysel anlamda bilinen bir birimdir.
    Bağlamada ve diğer enstrümanlarda ise basınç yüzeysel değil bölgeseldir. Gerilimden dolayı tellerin eşiğe ve dolayısıyla eşik bölgesine yapmış oldukları bir basınçtır. Hatta kenara doğru gittikçe sıfıra dahi düşebilir, buna moment kuvveti de denilebilir.
    Bağlamanın basıncını hesaplamak için toplam gerilim eşik yüksekliği ile çarpılmalıdır. Bu suretle o bölgeye yapılmış olan basınç bulunacaktır. Bağlamalarda standart yapıma ne kadar dikkat edilirse edilsin eşik yüksekliklerini de farklılıklar görülmüştür. Burada yapılacak olan basınç hesapları, olması gereken eşik yüksekliklerine göre hesaplanacaktır.
    P = Basınç Kg/cm2
    F = Kuvvet (Gerilim kuvveti) Kg.
    L = Uzunluk (Eşik yüksekliği) cm.
    P= F*L Basınç hesaplan bu formülle yapılacaktır.

    4. BAĞLAMADA BASINÇLAR
    4.1. Meydan Sazı
    Sazın gerilimi F = 36,275 kg.
    Eşik yüksekliği L = 9 mm. (0,9 cm)
    P = F*L
    P = 36,275* 0,9 = 3,264 kg/cm2
    4.2. Divan Sazı
    Sazın gerilimi F = 36,868 kg.
    Eşik yüksekliği L = 7 mm. (0,7 cm)
    P = F*L
    P = 36,868*0,7 = 2,580 kg/cm2
    4.3. Bağlama
    Sazın gerilimi F= 31,411 kg.
    Eşik yüksekliği L= 6 mm. (0,6 cm)
    P=F*L
    P= 31,411*0,6= 1,884 kg/cm2
    4.4. Tanbura
    Sazın gerilimi F = 30,347 kg.
    Eşik yüksekliği L = 5 mm. (0,5 cm)
    P= F*L
    P= 30,347*0,5= 1,517 kg/cm2
    4.5. Bağlama Curası
    Sazın gerilimi F= 19,894 kg.
    Eşik yüksekliği L= 5 mm. (0,5 cm)
    P= F*L
    P= 19,894*0,5= 0,994 kg/cm2
    4.6. Tanbura Curası
    Sazın gerilimi F= 20,667 kg.
    Eşik yüksekliği L= 4 mm. (0,4 cm)
    P= F*L
    P = 20,667*0,4= 0,826 kg/cm2
     
  3. Bağlamada Akort:

    [​IMG]

    Bağlamada akort veya düzen, bağlamamızda bulunan tellerin hangi sesi vereceğini, dolayısıyla teller aralarındaki ses farklılıkları bilgisini bize verir.

    Ancak pratikte, yayınlarda belirtilen veya bilinenden farklı akort yapılır.

    Genel olarak akort şekli:
    bozuk düzen için
    alt grup teller: LA - orta grup teller RE - üst grup teller SOL
    bağlama düzen için
    alt grup teller: RE(La) - orta grup teller SOL(Re) - üst grup teller LA(Mi)
    ifade olarak edilmektedir ve tel veya tel gruplarının ses değeri bu notalarla belirtilmektedir. Pratikte ise bağlama farklı seslere akort edilmekte ve bu sesler; icracıya, bağlamanın yapısına, kullanılan tele vb. durumlara göre farklılık göstermektedir. Ancak genel olarak şöyle bir önermede bulunmak mümkündür:Uzun sap bağlamada;

    Bozuk düzeni için,
    alt tel = Do (261,6 Hz)
    alt tel = Do (261,6 Hz)
    alt bam teli = kalın Do (130,8 Hz)
    orta tel = Fa (174,6 Hz)
    orta tel = Fa (174,6 Hz)
    üst tel = Si (bemol) (233,1 Hz)
    üst bam teli = kalın Si (bemol) (116,5 Hz) Bağlama düzeni için,
    alt tel = Do (261,6 Hz)
    alt tel = Do (261,6 Hz)
    alt bam teli = kalın Do (130,8 Hz)
    orta tel = Fa (174,6 Hz)
    orta tel = Fa (174,6 Hz)
    üst tel = Sol (196 Hz)
    üst bam teli = kalın Sol (98,0 Hz)

    Kısa sap bağlamada;

    Bozuk düzeni için,
    alt tel = Fa (349,2 Hz)
    alt tel = Fa (349,2 Hz)
    alt bam teli = kalın Fa (174,6 Hz)
    orta tel = Si (bemol) (233,1 Hz)
    orta tel = Si (bemol) (233,1 Hz)
    üst tel = Mi (bemol) (311,1 Hz)
    üst bam teli = kalın Mi (bemol) (155,6 Hz) Bağlama düzeni için,
    alt tel = Fa (349,2 Hz)
    alt tel = Fa (349,2 Hz)
    alt bam teli = kalın Fa (174,6 Hz)
    orta tel = Si (bemol) (233,1 Hz)
    orta tel = Si (bemol) (233,1 Hz)
    üst tel = Do (261,6 Hz)
    üst bam teli = kalın Do (130,8 Hz)

    Akort yaparken en alt telden başlamak suretiyle bağlamanın diğer telleri de yukarıdaki seslere akort edilir. Referans olarak farklı ses veya sesler seçilmesi halinde teller arasındaki ses farklılığı korunmalıdır.
    Örneğin, uzun sap bağlamımızın alt telini Re(293,6) sesine getirmemiz halinde, orta telini de 3,5 ses daha kalın olan Sol(196) sesine, en üst telini de alt telden 1 ses kalın olan Do(261,6) sesine getirmeliyiz. Bu şekilde bağlamamız bozuk düzene akort etmiş oluruz.
    Yukarıdaki bilgiler veya önermeler, tekne boyu 38-42cm arasındaki ve alt tel çapı:0,18-0,20mm orta tel çapı:0,28mm üst tel çapı:0,20mm olan bağlamalar için geçerlidir.
    Referans sesleri doğru bir şekilde elde edebilmek için Piyano ve benzeri müzik aletleri kullanılabilir. Aşağıda piyano tuş takımı ve nota yerleri verilmiştir.
    Nota Adı Harf Karşılığı Frekansı (Hertz)
    Piyano Tuşları(Klavyesi)
    .
    .
    .
    La
    Si bemol
    Si
    Do
    Do diyez
    Re
    Mi bemol
    Mi
    Fa
    Fa diyez
    Sol
    La bemol
    La
    Si bemol
    Si
    Do
    Do diyez
    Re
    Mi bemol
    Mi
    .
    .
    . .
    .
    .
    A
    B b
    B
    C
    C #
    D
    E b
    E
    F
    F #
    G
    A b
    A
    B b
    B
    C
    C #
    D
    E b
    E
    .
    .
    . .
    .
    .
    220
    233,1
    246,9
    261,6
    277,2
    293,7
    311,1
    329,6
    349,2
    370
    392
    415,3
    440
    466,2
    493,9
    523,3
    554,4
    587,3
    622,3
    659,3
    .
    .
    .
    Uzun Sap Bağlamada
    Bozuk Düzeni Bağlama Düzeni
    Alt tel
    261,6 Hz
    Orta tel
    174,6 Hz
    Üst tel
    233,1 Hz Alt tel
    261,6 Hz
    Orta tel
    174,6 Hz
    Üst tel
    196,0 Hz

    Kısa Sap Bağlamada
    Bozuk Düzeni Bağlama Düzeni
    Alt tel
    349,2 Hz
    Orta tel
    233,1 Hz
    Üst tel
    311,1 Hz Alt tel
    349,2 Hz
    Orta tel
    233,1 Hz
    Üst tel
    261,6 Hz

    Yukarıdaki notaların üzerine gelinerek veya frekans değerlerinin üzerine tıklanarak referans sesler dinlenebilir.

    Kullanabileceğiniz diğer sesler:
    Re (146,8 Hz)
    Mib(155,5 Hz)
    Mi (164,8 Hz)
    Fa#(185 Hz)
    Sol#(207,6 Hz)
    La (220 Hz)
    Si (246,9 Hz)
    Do#(277,1 Hz)
    Re (293,6 Hz)
    Mi (329,6 Hz)
    Fa#(369,9 Hz)
    Sol (392 Hz)


    -Midileri dinlemek için Quick Time programını kullanabilirsiniz.
    -Yukarıdaki butonları görebilmeniz ve sesleri dinleyebilmeniz bilgisayarınızda Java eklentilerinin kurulu olması gerekir.

    Kaynaklar:
    1-Bağlama yapımcısı Kemal Eroğlu ile görüşme,
    2-http://www.vibrationdata.com
    Not: Bu sayfa, akort hakkında sorulan sorular üzerine hazırlanmıştır. Sayfa hakkındaki görüşlerinizi adresine iletebilirsiniz. Faydalı olması dileğiyle... ali onur
     
  4. Bazen Kayseri tavrında olduğu gibi ilk tezeneden sonraki vuruş esli olarak da çalınabilir. Fakat daire gösterimi yoktur.


    [​IMG]



    8. Aşıklama Tavrı

    Aşıklama tavrının en önemli özelliği tezenenin aşağıdan yukarı doğru bütün telleri tarayarak çıkmasıdır.

    [​IMG]



    9. Karşılama Tavrı
    Aşıklama tezenesinin tam tersi olarak karşılama tezenesinde ilk vuruş yukarıdan aşağıya bütün telleri tarayarak çalınmasıdır. Bazen bu tarama yerine yalnızca üst tele vurularak veya es alınarak da çalınabilir.
    [​IMG]




    10. Ankara Tavrı, Fidayda Tavrı
    Adını Fidayda türküsünden alan bu tavrın en önemli özelliği karar sesinin çokça duyurulmak istenmesidir. Bazen bu ses yerine bir es de eklenebilir. Daha sonra gelen tezeneler ise çalınacak nota ile tekrar karar sesinin duyurulması şeklindedir.

    [​IMG]


    11. Teke Tavrı
    Teke tavrının en önemli özelliği aksayan üçlü kümesinin alttan üste doğru başlamasıdır.

    [​IMG]



    Görüleceği gibi bugün kullanılmakta olan tavırlar kullanıldıkları yörenin ismi veya yörede söylenilen bir türkünün adı ile anılmaktadırlar. (Fidayda Tavrı gibi) Yukarıda da belirtildiği gibi tavırlar arasındaki fark duyumsal olmasından ziyade görseldir. Bu tavırsal farklılıklar da halk müziğimizin en önemli zenginliklerinden birisini oluşturmaktadır. Tavırların uygulanışı esnasındaki diğer önemli bir konu da çalınacak tavra uygun düzendir. Bağlamanın düzeni çalınacak tavrın özelliklerini gösteremeyecek yapıda ise, atılacak tavrın hiçbir önemi yoktur. Örneğin; Ankara tavrının uygulanabilmesi için gerekli en iyi düzen Fidayda düzenidir. Türkülerin çalımında iyi bir icra yapılabilmesi için bağlama üzerindeki düzenlerin ve yöresel tavırların çok iyi bilinmesi gerekmektedir. Fakat, bağlama öğreniminin ilk aşaması türkü öğrenimi olmadığı için bu bilgiler yeri geldikçe verilmelidir.
     
  5. BAĞLAMA VE TEZENE TUTUŞU



    Öğr. Gör. Savaş EKİCİ1
    Bağlamanın Tutuluşu

    Çalgıların tutuluşu ve çalınış biçimleri, çoğunlukla insanların doğal duruş ve oturuş pozisyonlarına göre geliştirilmiştir. Yapısal olarak ta insanların bu pozisyonlarına göre şekillendirilmiş ve bir çalış tekniği kazandırılmıştır. [​IMG]

    Bağlama ise hem çalınış biçimi, hem de yapısal (fiziksel) olarak insanın oturuş pozisyonuna göre geliştirilmiş çalgılardandır.

    Bağlamadan temiz ve güzel bir ses çıkarmak için ilk şart, çalgının doğru tutulmasıdır. Bağlamanızı doğru tutabilmek için aşağıdaki kuralları dikkatle uygulamanız gerekmektedir.

    1- Vücut yapınıza uygun bir sandalyeye dik olarak oturunuz. Ayaklarınızı yerden destek alabilecek şekilde ve topuklar birbirinden 30-35 cm açıklıkta rahatça yere basınız.

    2- Bağlamanın teknesini sağ bacağınız ile vücudunuzun birleştiği bölgeye
    yerleştiriniz. Bu konumda bağlamanın göğsü tam karşıya bakmalıdır. (Fotoğraf No 1 ) Sağ kolunuzu üstten fotoğraftaki gibi bağlamaya koyarak hem yere doğru hem de vücudunuza doğru bir kuvvet uygulayarak sol elinizin yardımı olmadan 1 numaralı fotoğraftaki gibi dengede durmasını sağlayınız. Bağlamanın sapını yere paralel konumdan çok az yukarıya doğru kaldırarak hafif çapraz bir konuma getiriniz.


    Sol El Pozisyonu

    Sol elinize ve parmaklarına herhangi bir kuvvet uygulamadığınız zaman doğal konumda 2 numaralı fotoğraftaki gibidir.

    Bu konumda baş parmak ile işaret parmağı arasındaki boşluğa dikkat edildiğinde ''U'' şeklinde bir ovalliğe sahip olduğunu göreceksiniz. Bağlamanın sapı ise elinizin bu biçimine göre yapılmıştır.

    Sol el parmaklarına herhangi bir kuvvet uygulamadan sapa getirerek herhangi bir perdede sol eldeki bu ovalliği 3 numaralı fotoğrafta görüldüğü gibi sapa temas ettiriniz.


    [​IMG] [​IMG]

    Perdelere Basış

    Sapa temas etmiş durumda olan sol elinizin işaret parmağını (1. parmak) dik ve tırnak bağlamanın göğsünü gösterecek şekilde basınız. (Fotoğraf No: 4) Diğer parmaklar ise sapın üzerinde, tele basmadan fakat her an basacakmış gibi bir konumda durmalıdır .

    2., 3., ve 4.parmakların da perdelere basış şekli işaret parmağında (l. parmakta) olduğu gibi yine dik ve tırnak bağlamanın göğsünü gösterecek şekilde olmalıdır. (Fotoğraf No: 5)

    [​IMG] [​IMG]


    Sol Eldeki Yanlış Pozisyonlar
    [​IMG]
    6 numaralı fotoğrafta sol elin yanlış bir pozisyonu görülmektedir. Bu pozisyonlardaki ilk hata işaret parmağının (1. parmağın) yatık ve tırnağın bağlamanın göğsünü değil yukarıyı göstermesidir. Bu şekilde basan parmağın daha çok yatay bir çalış pozisyonuna sahip olan bağlamanın sapı üzerinde hareket etmesi daha güç olacaktır.

    İkinci bir hata ise 2.,3. ve 4 parmakların sap üzerinde değil, sapın altında durmasıdır. Bu konum da parmakların yerinden çıkıp perdeye zamanında basması zor olacaktır. Bu nedenle 2., 3. ve 4. parmaklar ve sol elin konumu 4 numaralı fotoğraftaki gibi olmalıdır.

    Bu fotoğrafta görülen diğer bir hata ise baş parmağın duruşudur. Bu pozisyonda baş parmağın işaret parmağı ile aynı hizada olması gerekirken sapın arka tarafına kaymıştır. Baş parmak kullanılması gerektiği zaman parmağın bu pozisyondan çıkıp perdeye zamanında basması çok zordur.


    Tezenenin Tutuluşu

    Sağ elinize ve parmaklarına herhangi bir kuvvet uygulamadığınız zaman doğal konumda 7 numaralı fotoğraftaki gibi olduğunu göreceksiniz.* Bu konumdaki elinizin baş parmağının ucu ile işaret parmağının arasına tezeneyi koyarak hafifçe tutunuz. Elinizin 8 numaralı fotoğraftaki şekli aldığını göreceksiniz. Tezenenin en doğru tutuş şekli olan bu konuma tel üzerinde de dikkat ediniz.

    [​IMG] [​IMG]


    Tezenenin Telde Çalışması
    (Telden Ses Çıkarma)

    Tezene tuttuğunuz elinizi hiç bozmadan göğsün tam ortasına 9 numaralı fotoğrafta görüldüğü gibi tezenenizi telin üzerine koyunuz.

    Daha sonra baş parmağınızın ucu ile dışa doğru ve bilekten gelen bir hareket
    İle aşağıya doğru itiniz.

    Aşağıda kalan tezeneyi yukarıya doğru bu defa işaret parmağınızın ucuna kuvvet uygulayarak yukarıya ve göğüse doğru yine bilekten gelen bir hareket ile çekiniz.

    Bağlamada tezenenin çalışması ya aşağıya ya da yukarıya doğrudur. Tezene
    Çalışırken sağ eldeki hareketin bileği aşıp dirseğe ve omuza ulaşması doğru değildir.

    [​IMG]

    Bütün hareketler bilekten ve ilgili tel üzerinde teli fazla aşmadan mümkün olduğu kadar küçük hareketler ile yapılmalıdır. Tezene yukarıdan aşağıya doğru vurulduğunda çok aşağıya, aşağıdan yukarıya doğru çekildiğinde çok yukarıya çıkmamalıdır. Çünkü geniş hareketler (büyük hareketler) için daha çok zaman gerektiğinden küçük süreli (küçük zamanlı) notaların icrasında büyük hareketlerle sol elin bastığı seslere yetişemeyeceğinden sesler bozuk çıkacaktır. Bu nedenle sağ eldeki hareketler tek tel üzerinde (tavırlar hariç) ve küçük olmalıdır.


    Tezene ile yukarıdan vurarak ve aşağıdan çekerek çıkardığınız sesler birbirine eşit frekansta (şiddette) ve dengeli olmalıdır. Bu dengeyi sağlayabilmek için eliniz ve tezeneniz tel üzerinde 9 numaralı fotoğrafta görüldüğü gibi olmalıdır.


    Sağ Eldeki Yanlış Pozisyonlar

    Tezene ve elin 10 ve 11 numaralı fotoğrafta görüldüğü gibi çalışması durumunda yukarıdan vurduğunuz sesler ile aşağıdan çektiğiniz seslerin şiddeti birbirine eşit olmayacaktır. Bu nedenle 10 ve 11 numaralı fotoğrafta görülen el ve tezenenin pozisyonu yeterince doğru değildir.

    [​IMG] [​IMG]

    12 numaralı fotoğrafta tezene ve el hem alt eşiğe fazla yaklaşmış hem de 2., 3. ve 4. parmakların duruşu elin doğal duruşuna aykırıdır. Böyle bir pozisyonda çalgıdan çıkaracağınız sesler hem sert hem de doğal olmayacaktır.

    13 numaralı fotoğrafta ise görüldüğü gibi tezene ve el göğüsün ortasında değil bu defa sapa fazla yaklaşmıştır. Bu pozisyonda çıkaracağınız sesler yine çalgının gerçek tonunu (tınısını) yansıtmayacak ve aşırı yumuşak olacaktır.
    [​IMG][​IMG]
    Bu nedenle 12 ve 13 numaralı fotoğraflardaki el ve tezene pozisyonları da yeterince doğru değildir.
     
  6. [​IMG]

    Bağlamanın atası kopuzdur. Kopuz zamanla biçim değiştirmiş, bağlama dediğimiz çalgı ortaya çıkmıştır. Anadolu'da daha da geliştirilen bağlama tekne ve sap olarak adlandırılan iki ana parçadan oluşur. Tekne, yarım armut biçiminde yapılır ve üstüne çok ince bir tahtadan göğüs geçirilir. Teknenin gittikçe incelen uç bölümü de sapa bağlanır. Tekne ile göğsün birleştiği alt bölüme, küçük bir yükselti eklenir. Alt eşik adı verilen bu yükseltiye bağlanan teller göğüs üzerinde, orta eşik adı verilen ve istendiği zaman yerinden oynatılabilen bir yükseltinin üzerinden geçer. Perdelerin bağlandığı sapın ucundaki burguluk üzerine açılan deliklere takılan burgulara da tellerin öteki ucu bağlanır. Burgularla teller gerilerek ya da gevşetilerek çalgı akort edilir. Sapın burgulukla birleştiği yerde bulunan sabit üst eşik, tellerin burgulara düzenli bir biçimde dağılmasını sağlar, bulunur. Bağlamalarda genellikle üç çift tel bulunur. Üçer üçer kümelenmiş dokuz telden oluşan bağlamalar da vardır. Bağlama kiraz ağacı kabuğundan ya da plastikten yapılan küçük bir mızrapla (ya da tezene) çalınır. Bağlama ailesinde bağlamaya çok benzeyen iki çalgı daha vardır. Bunlardan divan sazı bağlamadan büyük, cura ise küçüktür.
    Bağlama ailesinden meydan sazı, divan sazından daha büyüktür. Tellerinin çokluğu yüzünden "on iki telli" olarak da bilinir. Çöğür, tarihsel olarak kopuzla bağlama arasında bir geçiş sazıdır. Günümüzde kullanılmayan bir çalgıdır. Eski bir çalgı olan iki telli, bağlamadan biraz küçüktür ve Anadolu ile Balkanlar'da da kullanılmıştır. İki teli olduğu için bu adla anılmıştır. Tanbura ise bağlamadan biraz küçük altı telli bir çalgıdır. Bozuk da bu ailenin üyelerindendir. Boy, tel sayısı ve perde düzeni bakımından bağlamaya çok benzer. Yunanistan'da buzuki adıyla tanınmış ve benimsenmiştir. Daha çok Toros Yörüklerinin kullandığı bulgari de cura büyüklüğünde bir çalgıdır. Bulgari dört tellidir, ama iki telli olanları da vardır.

    BAĞLAMA VE AİLESİ
    Bağlama ve Ailesi sazlarını tanıyabilmemiz için önce bu sazların atası olarak bilinen KOPUZ' u tanımamız gerekir. Kopuz' u tanımamız için ise ilk insanlardan başlamamız gerekmektedir. Müziğin ilk insanlarda nasıl başladığını incelediğimizde her ne kadar efsaneye dayanan tarafları varsa da gerçek olduğuna inandığımız yanları da bulunmaktadır. Esen rüzgârların sazlıklardaki kırık kamışlara çarparak çıkarmış oldukları ıslık seslerini, onların da taklit ettikleri, üzüntülü ve sevinçli günlerinde çıkarmış oldukları seslerin ilk müzik duygularını verdikleri tahmin edilmektedir.Zamanla düşüncelerini geliştirerek, kamışın veya kirişin çıkarmış oldukları sesler, onların ilgisini çekmeye başlamış, avlanmak üzere kullandıkları ok ve yayların bir müzik aleti gibi de kullanmış oldukları bilinmektedir.
    Avlanma yayına oku sürerek bir takım sesler çıkarmışlar ve adına "OKLUĞ" demişler. Bilahare okluğ' un ucuna su kabağı ilave ederek IKLIĞ' a dönüştürmüşler ve at kılından (kuyruk kılı) yapılan yaylar ile de çalmaya çalışmışlardır. Avlanma yayı üzerindeki kiriş tellerin sayısını artırarak Arp, Çeng, Lir gibi sazların doğmasını sağlamışlardır. Su kabağının üst kısmına ince deriler gerdirip, sap ilave etmişler ve kiriş telleri ile üzerinden geçirmek suretiyle sesin daha net çıkmasını sağlamışlar. Yay ile çalınanlarına "IKLIĞ"parmak veya mızrap türünden maddelerle çalınanlarına da "KOPUZ" adı vermiş oldukları tarihi belgelerden anlaşılmaktadır. Iklığ yaylı sazların, kopuz ise mızraplı sazların atası olarak bilinmektedir. Kopuz sonraları gövdesi su kabağı yerine, armudumsi şekilde ağaçlardan oyularak yapılmış, üzerine yine deri gerilmiş, kiriş teller takılarak uzun yıllar çalınmış, daha sonraları da derinin yerini ağaç (göğüs-ses tablosu) kiriş tellerin yerini ise, metal teller almıştır. 17. yüzyıl sonlarına doğru Kopuz adı yavaş, yavaş unutulmuş ve yerine "BAĞLAMA" deyimi kullanılmaya başlanmıştır. Bağlama, Türk halkı arasında oldukça tutulmuş, günden güne gelişmiş, genişlemiş geniş, bir aile oluşturmuş. Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'ya ve bütün dünyaya yayılmış, herkesin beğenisini kazanmış, pek çok insanın elinden bırakamadığı bir saz haline gelmiştir. Bağlamanın ilk olarak Orta Asya Türklerinden kaynaklandığı bilinen bir gerçektir. O zamanlar Kopuz olarak bilinirdi, bugün ise Bağlama olarak bilinmektedir.
    Bağlama adının, nereden geldiği ve nasıl hafızalara yerleştiği araştırıldığında kesin olarak bilinmemekle beraber, birçok fikirlerin ileriye sürüldüğü görülür ve bunlar arasında da akla en yakın olan ise, sapına bağlanan perdelerden Bağlama denmiş olabileceği düşüncesi ağırlık kazanmaktadır. Kopuzun önceleri sapında perde olmayışı da, bu düşüncelerin isabet oranını artırmaktadır.
    Gerek Kopuz olarak bilindiği devirlerde, gerekse Bağlama olarak çalındığı dönemlerde, kutsal bir alet gibi sevgi ve saygı görmüştür. Öpüp başa konulmuş, ondan sonra çalınmış evlerin en güzel köşelerine asılmış, çalanlara da büyük saygı duyulmuştur. Ozanını inletmiş, aşığını söyletmiş, dertlisini ağlatmış, efesini oynatmış ve bu sazın adına Kopuz denmiş. Bağlama denmiş. Bu güzel sazımız olmasa idi, Yunus Emre'yi, Emrah'ı, Kerem 'i. Pir Sultan' ı, Dadaloğlu' nu, Veysel'i kim söyletecek? Karacaoğlan'ı kim coşturacak? Köroğlu'nu kim kükretecekti? Bu güçlü sazımızın verdiklerini ve vereceklerini saymakla bitiremeyiz. Ne yazık ki onun değerini yine de gereği gibi bilememişiz, halende bilememekteyiz. Sazımız dünyadaki binlerce saz arasında ilk üçe girebilen bir yapıya sahiptir. Tek başına çalınıp, zevkle dinlenebilen üç sazdan biridir. Piyano, Gitar, Bağlama, Onunla çalınamayacak hiçbir müzik türü yoktur. Perdelerinin hareketli oluşu, her sistemdeki müziği çalma imkanı sağlamaktadır. 2,5 oktavlık ses sahası, ses tablosu (göğüs' ü) üzerine de ya-pıştırılacak perdeler ile 3 oktava kadar da genişletilmekte, çok çeşitli Mızrap (Tezene) alına (çırpma, tarama, düz silkme, kazıma, fırıldak, vurma, çekme, okşama ve parmakla) şekilleri, sazımızın ne kadar esnek ve zengin icra tarzı olduğunu göstermektedir. Ayrıca tespit edilmiş 19 ayrı düzenle de akort edilmekte ve geniş bir aile oluşturulması ile de 6 oktava yakın ses sahasına yükselmekte, istenildiğinde binlerce saz aynı anda aynı mızrabı vurma tekniğine de sahip olmaktadır. Sazımızdaki yüksek ajilite, ses rahatlığı, denge ve icra kolaylığı hiçbir sazda yoktur.Ülkemizin ulusal ve folklorumuzun temel sazı olan "BAĞLAMA", büyüklü küçüklü, çok değişik ebatlarda yapılması nedeniyle oldukça geniş bir aile teşkil etmektedir. Bağlama Ailesi başlıca şu sazlardan oluşmaktadır. Meydan sazı Divan sazı . Çöğür, Bağlama, Bozuk. Aşık sazı, Karadüzen Tanbura, Cura Bağlama, Bulgari, Irızva. Bağlama curası, Tanbura curası vs. Bağlama Türk Halkının en soylu ve yaygın sazlarından biridir. Âşık sazı olarak tek başına çalınıp söyleme geleneği sürdürmüş, sonraları Türk Halk Müziğine çeşitli ağızlama eş ve ortak saz olarak girmiş, gittikçe gelişerek takımlar halinde toplu icra geleneği sürdürmüş ve halen sürdürmektedir. Bağlama genellikle insana benzetilmiş, sap ucuna "Baş", burgularına Kulak. Yüz kısmına (ses tablosuna) Göğüs , ses kutusuna ise Gövde denilmiştir.Bağlama' nın gövde kısmı armudumsi biçimde ağaçlardan oyularak yapıldığı gibi dilimler halinde de yapılmaktadır. Tekne kısmında her cins ağaç kullanılır. Ses tablosuna (Göğsüne) ise beyaz çam denilen Ladin veya Köknar ağaçlan kullanılır. Uzunca bir sapı vardır, sap üzerine kirişten veya misinadan 13 ile 30 arasında perde bağlanır Bu perdeler Türk Halk Müziğinde kullanılan seslerin çıkarılmasını sağlar. Ayrıca perdelerin ileri geri kaydırılma imkanına sahip olması ise Bağlama ile her tür müziğin çalınabilmesini sağlamaktadır.
    Bağlamanın telleri önceleri kirişten idi. (Bağırsak tel) Bugün ise çelikten prinçten ve çelik üzerine bakır sarılarak yapılmaktadır. Telleri üç grup halinde ikişerli veya üçerli olarak takılır. Tezene denilen kiraz ağacı kabuğundan yapılmış mızrapla kucakta tellere vurularak çalınır. Telleri, Bağlama düzeni. Bozuk düzen, Karadüzen gibi 19 ayrı düzenle akortlanarak çalınmaktadır
    Bağlamanın 2,5 oktav ses sahası vardır. Ses tablosu üzerine yapıştırılacak ilave perdeler ile ses sahası 3 oktava kadar çıkarılabilir. Bağlama Yurdumuzun her yerinde çeşitli ebatlarda yapılmakta ve değişik adlar almaktadır. Genelde hepsine birden bağlama denildiği gibi adını almış olduğu aile içerisinde de ebatına ve akorduna göre de Bağlama olarak belirlenmiş olanı da bulunmaktadır. Bu ailenin temel sazıdır. Halk arasında saz denildiğinde ilk akla gelen bağlama grubuna giren sazlar olmaktadır. Bağlama oldukça geniş bir aile oluşturur.

    Bağlama Ailesini büyükten küçüğe doğru şu şekilde sıralayabiliriz

    MEYDAN SAZI
    Bağlama ailesinin en büyük sazıdır. Sapında 30 - 32 perdesi vardır. En ince teli 35 - 40 numaradır. Daha ziyade kalın Bam tellerine (sargılı tellere) ağırlık verilmekledir. Davudi bir sesi vardır, gayet sade bir şekilde çalınır. Bağlama Ailesinin bas sesli sazı da denilir. Fiziksel yapısı oldukça büyük olması nedeniyle, icrası da oldukça zor olmaktadır. Bu nedenle icracılar Meydan Sazı'nı çalmaktan kaçınmaktadırlar. Onun yerine biraz daha küçüğü olan Divan Sazını çalmayı tercih ederler. Fakat Divan Sazı'nın da Meydan Sazının yerini tutması mümkün olamayacağından Meydan Sazının Davudi sesi devamlı şekilde topluluk içerisinde aranır.

    MEYDAN ,DİVAN SAZI
    Meydan Sazından biraz daha küçüktür. Üçerden dokuz teli vardır. Bazı icracılar alta 3. Ortaya ve Üste ikişerli olmak üzere 7 tel de takmaktadırlar. Divan Sazı da Halk Musikimizin güçlü sazlarındandır. Meydan sazından dört ses tiz akort edilir. Meydan sazının alt teli "La" sesine Divan Sazının alt teli ise "Re" sesine akort edilir. Bağlama ailesi sazlarında, genel olarak alt tellerin akortları değişmez. Değişen orta ve üst tellerin akortlarıdır. Her sazın tonuna göre alt telin akordu genel olarak sabit bırakılır, devamlı olarak değişen orta ve üst tellerdir.

    ÇÖĞÜR
    Divan sazına yakın büyüklükte 9 ile 6 tel takılmakta ve 15 kadar perdesi bulunmaktadır. Akordu: Alt iki tel La orta tellerin birisi La diğeri Re, Üst teller Sol sesine akort edilir.Çöğür ile; Nefes, Ayin ve Semai gibi havalar çalınır, bugün daha ziyade Curası çalınmakladır. Yeni yetişen gençlerimiz, cura bağlamadan az farklı bu saza Çöğür diyerek, aslını curası ile karıştırmaktadırlar. Cura; adı geçen sazın bir oktav daha tizi ve küçüğüne denir.

    BAĞLAMA
    Adını alan ailenin temel sazıdır. 17-24 perdesi vardır. Meydan sazından bir oktav. Divan sazından ise beş ses tizdir. Üçerli gruplar halinde 6 ile 9 tel takılır. Alt telleri L3 sesine akort edilir. Orta ve Üst teller de devamlı akort değişikliği yapılır. Her düzende değişen orta ve üst tellerin akortlarıdır.Bağlama düzeni alt (La) Orta (Re) Üst (Mi) ayrıca 19 ayrı düzende de çalınır.

    BOZUK
    Bağlama' nın ikinci bir adına da Bozuk denir. 15-18 perdesi vardır. Üçerli gruplar hailde 9 tel takılır. Ortaya iki san ve bir ince çelik tel. üste ve Alta ise birer kalın sarı ve ikişer çelik takılır. San teller çelik tellere göre bir oktav daha pes akort edilir.
    Tatlı bir sesi vardır, genellikle Güney ve Ege yörelerimizde Bozuk olarak bilinir ve çalımı. Bozuk düzeni oldukça yaygındır. Akortları ise Alt (La) Orta (Re) Üst (Sol) seslerine düzenlenir. Bu sazımıza genel yerlerde ve meydanda çalınmasından dolayı Meydan Sazı denilmiştir. 12 teli bulunması nedeniyle bazı yörelerde 12 telli saz da denilmektedir. Meydan sazlarının bazıları kısa saplıdır, bu da icralarımızın bir kısmının sazın sapına kollanılın yetişmemesinden dolayı, saplan özel olarak kısaltılmış olmasından ileri gelmektedir.Yunanlılar Bozuk sazımızı almış adının sonuna bir "i" harfi ekleyip "Bozuki" diyerek kendilerine mal etmişler ve Dünya müzik tarihini de yanıltmaya çalışmışlardır. Gerçekler ortadadır. ÂŞIK SAZI
    Aşıkların (Halk Ozanlarının) çalmış oldukları Bağlamaya Âşık Sazı denilmektedir. Normal Bağlama ile arasında pek az fark vardır. Sapı normale göre daha kısadır.
    13, - 15 perdesi vardır. Dip perdesi (Re) değil (Do) dur. 6 tellidir, nadir olarak 9 telli olur.

    TANBURA
    Bağlama' dan daha küçüktür. Divan Sazından bir oktav tizdir ve Divan Sazının Curası olarak bilinir. Bağlamadan ise dön ses tizdir. 3 grup halinde ikişerden 6 tel takılır, teller çeliktir. Onaya çift san teller takıldığı dönemler de olmuştur. Alt (Re) Ona (Sol), Üst (Do) seslerine akort edilir. Genellikle icracıların en çok kullandıkları sazdır.
    Bağlamanın ve Tanbura nın küçüğüdür. 6 telli, seri ve oynak çalınması gereken melodiler için çok kullanışlı bir sazdır.

    İKİ TELLİ SAZ
    Anadolu nun en eski saz örneklerinden biridir. Cura bağlama büyüklüğündedir. İki teli vardır. Zamanında çok yaygınlık kazanmıştır. Çifte Telli oyunu bu sazla çalındığı için adını iki telliden almıştır.

    BULGARİ
    4 telli olduğu gibi 2 tellilerine de rastlanır. 16 perdeli Güneyde ve Kayseri yöresinde görülür. Cüra' ya yakındır. Eski Volga boylarında yerleşmiş, Bulgari isimli Türk boylarından bazıları Anadolu'ya geçerek Toros bölgesindeki yaylalara yerleşmişler ve ellerinden düşürmedikleri cura bağlamalarının bir benzeri olan bu sazın adı da onlardan gelmektedir.

    IRIZVA
    Üç tek telli 13 perdelidir. Cura bağlama büyüklüğünde, tekne kısmı yanlardan tabana doğru konik olarak iner, ark a kesitinden bir üçgeni andırır, parmak uçları ile çalınır.

    KARA DÜZEN
    Gaziantep dolaylarında halen bu adla kullanılmakta olup, ırızva' dan biraz büyükçedir. Karadüzen, tezene ile değil parmak uçları ile çalınmaktadır.

    CURA
    Bağlama ailesinin en küçük sazlarındandır. 7-16 perdesi, 3-6 teli bulunmaktadır. Genellikle 6 telli olduğu gibi, 3 tek telli olanları ve ayrıca altta iki ortada iki üstte ise tek telli olanlarına rastlanır, hatta iki telli olanlarına da rastlanmıştır.
     
  7. Google

    Google Özel Üye

    bağlama hakkında bilgi - bağlama dersleri - bağlama hakkında geniş bilgi arşivi
     

Bu Sayfayı Paylaş