Bağdat sahnesinde 3 bin kişi

'Tiyatro ve Skeçler' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 13 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Bağdat sahnesinde 3 bin kişi konusu Kralı Getirin, Onu Getirin oyunu, perdelerini yaşanan işgale rağmen tekrar açan Irak'ın başkenti Bağdat'taki Ulusal Tiyatro'ya tam 3 bin izleyici çekti. Aslında, sahnelenen oyun aynıydı: Yolsuzluklar, intihar bombacıları, şiddet ve çaresizliğin trajikomedisi.

    Irak'ta sıradan bir gün. Sokaklarda devriye gezen askerler, araç ve çantaları bomba için arıyor, Patlayan intihar bombacıları, dar sokaklarda gezinen silahlı araçlar, dikenli tellerin ardından gözlerini kısarak bakan askerler ve sokakta devam eden bir savaş. Ama bütün bunlara rağmen Bağdat'ta tiyatro oyunları sergilenmeye devam ediyor. Yarım yamalak ışıklandırılmış bir salonda, eski püskü koltuklar ve bütün olanıksızlıklara rağmen, yönetmen Haider Munathar, garip bir biçimde kaybolan bir kral ve gevezelik eden politikacılarla dolu, vahşi ama umut dolu bir Irak'ı hicveden bir oyunu sahneye koyuyor. Birkaç gün önce seyircisiyle buluşan Kralı Getirin, Onu Getirin adlı oyunun prömiyeri öncesi yaşananlar, aslında durumu daha da trajikomik kılıyor. Oyuna birkaç saat kala Ulusal Tiyatro binasının yakınlarında patlayan bomba yüklü bir araç yüzünden soyunma odasının tavanı çöküyor ve olay sonrası yönetmen Munathar'ın eşi Zahra Beden ve bir başka aktris, hafif bir biçimde yaralanıyor. Oyunda aynı zamanda kral rolünü de oynayan Munathar, patlama sonrası seyircilerin gelmeyeceğinden endişelendiğini ancak bunun tam tersine patlamanın dumanları hâlâ tüttüğü halde 3 bin kişinin oyunu seyretmeye geldiğini söylüyor. Oyunun 2003 yılında başlayan ABD işgalinden bu yana Ulusal Tiyatro binasında sergilenen ilk oyun olduğuna dikkat çeken Munathar, koşullar imkânsız ama buna rağmen perdenin açılması gerektiğine inanıyor ve ekliyor: "Patlamanın ertesi akşamı kapalı gişe oynadık. Irak halkı korku halini atlatmaya başlıyor. Hayat geri geliyor." Oyun yazarı Ali Hüseyin'in kaleme aldığı iki perdelik oyunda, Iraklı politikacılar darkafalı yozlaşmış ve yönettikleri halktan kopuk kişilikler olarak tasvir ediliyor. Oyunun sonunda kral, ülkesindeki 'çürüme'yi fark ediyor ve halkının rüyalarının neden gerçekleşmediğini anlıyor. Bu tür bir oyunun Saddam Hüseyin döneminde hoş karşılanmayacağını bildiğini belirten Munathar, 90'lı yıllarda deneysel bir tiyatro grubuyla sergiledikleri bir oyun yüzünden tutuklandığını ve hapse atıldığını da sözlerine ekliyor.

    YOZLAŞMA, KİRLİLİK, PERDE!
    Ancak yeni oyunun mezar başında ağlaşan insanlar ve çöken duvarlarla geçen günlerini ötesinde başka bir hayata dair ışıkların göstergesi olduğunu da vurgulamadan edemiyor. Irak'ta Saddam sonrası politikacıların verdikleri sözleri tutmamalarını eleştiren oyun, yönetmen Munathar'a göre ülkedeki en cesur oyun. Munathar oyunun politikacıları daha duyarlı hale getirmeye yarayacağına da inanıyor ve ekliyor: "Oyuncuların görevi politikacılardan daha önemsiz değildir. Oyuncularım, hayatı gerçekleştirmek için önlerindeki barikatları yıkıyorlar aslında. Bu son derece gurur verici." Bu arada oyuna birkaç saat kala bir gün önceki patlama nedeniyle tozlar altındaki soyunma odasında yönetmen Munathar'ın eşi Beden hazırlanıyor ve patlamadan bahsediyor. Beden, patlamanın korkunçluğuna rağmen tiyatroya seyirciyi geri getirmeye çalışmaları gerektiğini ve tek bir oyuncu bile kalsa bunu yapmaya devam etmeleri gerektiğini ifade ediyor. Los Angeles Times Gazetesi
     

Bu Sayfayı Paylaş