Bülent Ecevit (Bülent Ecevit Kimdir? - Bülent Ecevit Hakkında)

'Biyografi & Otobiyografi' forumunda UquR tarafından 11 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. UquR

    UquR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Bülent Ecevit (Bülent Ecevit Kimdir? - Bülent Ecevit Hakkında) konusu Bülent Ecevit (Bülent Ecevit Kimdir? - Bülent Ecevit Hakkında)

    [​IMG]


    Bülent Ecevit

    İSTANBUL - 1925, Fahrettin, Nazlı - Robert Kolej - İngilizce - Gazeteci - XI, I inci Dönem Ankara, II, III, IV, V, XIX uncu Dönem Zonguldak, XX nci Dönem İstanbul Milletvekili - Temsilciler Meclisi Üyesi - Cumhuriyet Halk Partisi Eski Genel Başkanı, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı - Çalışma, Devlet Eski Bakanı ve Başbakan Eski Yardımcısı, Başbakan - Evli.


    GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM

    Ecevit yeniden genel başkan
    30 Nisan 2001 Hür

    Gerilimli geçen DSP 5. Olağan Kurultayı^nda 963 delegenin oyunu alan Bülent Ecevit, yeniden Genel Başkanlığa getirildi. Ecevit^in karşısında yarışan Aydın Milletvekili Sema Pişkinsüt ise 86 oy aldı. Parti Meclisi ve Merkez Disiplin Kurulu üyelerinin de belirlendiği Kurultay^da 1084 delege oy kullandı. Oylardan 1049�u geçerli, 35�i ise geçersiz sayıldı. Sonuçların açıklanmasından sonra kürsüye gelen Ecevit, delegelere teşekkür etti.

    Başbakan Bülent Ecevit^in "O sizi hiç aldatmadı" sloganını ön plana çıkardığı Kurultay^da, diğer başkan adayı Sema Pişkinsüt ise "Kapıkulu değil, demokratız" sloganını kullandı. Delegelerin, ^Hain dışarı^ sloganları attığı Pişkinsüt, oy kullanmadan salondan ayrılırken, üçüncü aday Ertan Kutlucan^ın adaylığı ise parti üyesi olmadığı için kabul edilmedi. Kutlucan^ın salona da giremediği öğrenildi.

    Oylama sonuçlarının açıklanmasından sonra kürsüye gelen Ecevit bir teşekkür konuşması yaptı. Kurultay delegelerinin kendisine DSP Genel Başkanlığı onurunu bir kez daha yaşattıklarını belirten Ecevit, konuşmasında şunları söyledi:

    "Bazı kimseler, bazı yazarlar DSP�de örgüt olmadığını söylediler, yazdılar. Bu kurultayda bir kez daha DSP örgütünün ne kadar tutarlı bir örgüt olduğu görüldü. Aslında bizim örgütümüzü kıskananlar olduğuna inanıyorum."


    HAKKINDA YAZILANLAR

    Teyze ile Prenses, Mahmut Çetin, Araştırmacı-yazar Mahmut Çetin�in yazdığı Teyze ile Prenses kitabı Biyografi Net Yayınları tarafından neşredildi. Daha önce Boğaz�daki Aşiret, X İlişkiler, Perinçek ve Aydınlık Hareketi ve Kart Kurt Sesleri gibi eserlere imza atan Mahmut Çetin, son kitabı Teyze ile Prenses�i eğlenceli bir eser olarak sunuyor. Kitapta Sultan Vahdettin ile Bülent Ecevit�in, Rahşan Ecevit�le Atatürk�ün sosyal doku beraberliğine şahit oluyoruz. Doğrudan bir akrabalık ilişkisi olmasa da birbirine zıt kişilikler olarak düşündüğümüz bu ünlülerin birbiriyle dolaylı şekilde irtibatı okuyucuya hoşça vakit geçirtecek gibi görünüyor. Kitaptaki olaylar, Sultan Vahdettin�in kızı Prenses Ulviye ile Bülent Ecevit�in teyzesi Ferhande Okday etrafında gelişiyor.

    Teyze ile Prenses bağlantı örgüsü

    Teyze; Bülent Ecevit�in annesi Nazlı Ecevit�in büyük teyzesi Ferhande Okday.
    Prenses; Sultan Vahdettin�in kızı Prenses Ulviye.
    * Son sadrazam Tevfik Paşa�nın oğlu İsmail Hakkı Okday�ın birinci eşi Prenses Ulviye, ikinci eşi Nazlı Ecevit�in annesinin teyzesi Ferhande Hanım. Yani Bülent Ecevit; Sultan Vahdettin�in üvey kuzeni.
    * Refik Halid Karay, Bülent Ecevit, Engin Noyan� Üç farklı kuşaktan üç meşhur insan. Bu üç kişinin bağlantıları şöyle: Engin Noyan�ın annesinin dedesi Niyazi Halid, Refik Halid�in ağabeyi. Refik Halid�in teyzesi İsmet Hanım, Bülent Ecevit�in babaannesi.
    * Rahşan Ecevit ile Aydın Boysan kuzen. Boysan Ailesi�nden Mecdi Boysan, Atatürk�ün kız kardeşi Makbule Atadan�ın kocası.
    * İsmail Hakkı Okday�ın kardeşi Şefik Okday�ın torunu Aylin Okday, Alp Yalman�ın yeğeni Ahmet Yalman�la evlenir.
    * İsmail Hakkı Okday�dan boşanan (Sultan Vahdettin�in kızı) Prenses Ulviye, Ali Haydar Germiyanoğlu ile ikinci evliliğini yapar.
    * Ali Haydar Germiyanoğlu�nun ikiz kardeşi Celalettin Germiyanoğlu�dur. Manken Billur Kalkavan, Celalettin Germiyanoğlu�nun torunu.

    Bizim Alkibiades (Ecevit)
    Ahmet Kabaklı
    Toker Yayınları / Tez Kitapları Dizisi

    Bu kitap, yakın tarihimizde bir şahsın gündelik olaylar içinde, karakter romanıdır. Siyasi koşuda bir ihtirasın kah kendi sözleriyle kah bizim kalemimizle ya da vakaları konuşturan tahlilidir.
    Bir büyük partimizden hız alarak hiç bir kültüre ve inanca yerleşememiş bir kişi... Tesadüfün ve zorlamanın genel sekreter, genel başkan, Başbakan, ana muhalefet lideri yaptığı kişi...


    Ecevit^ten Ecevit^e...
    (1977-1987 Yılları Arasında Sosyal Demokratların Çöküşünü Belgeleyen Anılar)
    Engin Ünsal
    İnkılap Kitabevi / Türk Yazarlarda Roman Anı Hikaye Dizisi

    Askeri darbeler sonrasında kurulacak sivil toplum düzeninde solun iktidar olma olasılığını siyaset bilimi çok ciddi bir veri olarak kabul eder. Türkiye 12 Eylül sonrasında bu şansı yakalamıştı. Sosyal demokratların akıl almaz yanlışları ve bağışlanmaz tutarsızlıkları sonunda bu tarihi fırsat kaçırıldı.

    Engin Ünsal 12 Eylül öncesinde CHP içinde ve 12 Eylül sonrasında sosyal demokratlar arasındaki politikayı bütün sıcaklığı ile yaşadı. Bu günlüğü yaşadığı çaresizliği belgelemek için tuttu. 1977-1987 yılları arasında yaşadıkça yazdığı olaylar, sosyal demokratların acıklı serüveninin / belgeseli niteliğindedir. Sosyal demokratların tarihten ders almayı bilselerdi bugün çok daha başka bir Türkiye^nin yurttaşları olarak yaşıyor olacaktık. Bugün yaşadıklarımızdan ve ileride yaşayacağımız tüm olumsuzluklardan neden sosyal demokratların sorumlu olduğunun yanıtını bu günlükte bulacaksınız. İnkilap Kitabevi bu kitabın sadece dağıtımından sorumludur. Kitabın yayınlanmasından doğacak tüm hukuki ve cezai sorumluluk kitabın yazarına aittir.


    ABD�YE IRAK MESAJI


    Ecevit, ABD Savunma Bakanı ile yaptığı görüşmede "Irak�a ambargo yüzünden 35 milyar dolar zarar ettik. Türkiye�ye danışmadan karar almayın" dedi..
    FİKRET BİLA
    Milliyet 5 Haziran 2001

    Başbakan Ecevit, ABD Savunma Bakanı Rumsfeld�i kabulünde, Başkan Bush ve Washington�a önemli mesajlar gönderdi.
    Ecevit, özellikle Bağdat�la ilişkiler ve Kuzey Irak�taki gelişmelerle ilgili olarak Türkiye�nin değerlendirmesini aktardı. ABD�li bakana, "Kuzey Irak�la ilgili olarak Türkiye�ye danışmadan karar almayın" dedi. Ecevit, görüşme sonrasında sorularımıza verdiği yanıtlarda şu değerlendirmeleri yaptı:
    Bakan�la görüşmemiz verimli geçti. Kendisiyle başlıca Bağdat�la ilişkiler, Kuzey Irak�taki gelişmeler, Irak�ın petrol ihracatıyla ilgili olarak aldığı karar, Ortadoğu�daki gelişmeler, savunma projelerimizle ilgili kararlar konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Ayrıca Rumsfeld, ekonomik programımızla attığımız adımları olumlu buldu. ABD�li bakana Irak konusunda Körfez Savaşı�ndan bu yana Türkiye�nin en fazla zarar gören ülke olduğunu anımsattım. Zararımızın 35 milyar dolar olduğunu belirttim.
    Bölge politikasıyla ilgili olarak ABD�nin ve Türkiye�nin etkin iki ülke olarak daha yakın çalışmaları gerektiğini vurguladım. Güvenlik Konseyi�nde geliştirilen planların, ABD�nin uyguladığı politikaların sonuç vermediğini, bölgede en fazla etkilenen ve ilişkileri en gelişkin olan ülke olarak Türkiye�nin devrede olması gerektiğini ifade ettim. ABD�nin bu nedenle Türkiye�ye danışmasının yararları üzerinde durdum. Türkiye�nin görüşü alınmadan, Türkiye�ye danışılmadan karar alınmaması gerektiğini ifade ettim.
    Irak�ın petrol ihracı konusundaki son kararından, en fazla Türkiye�nin ve uygulanan ekonomik programın olumsuz etkileyebileceği üzerinde durdum. Ayrıca, Bağdat�la temas içinde çözümler üretilmesinin yararını vurguladım."
    Ecevit, İsrail ve Filistin arasında görüşme ortamının bir an önce sağlanması gerektiğini ilettiğini belirtti.
    Başbakan, Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) konusunda ise şu değerlendirmeyi yaptı: "AGSK konusunda yapılan toplantıda bazı ilerlemeler kaydedildi. Ancak, Türkiye�nin bunlarla yetinmesi mümkün değildir. Bakana, bunu da ilettim. Türkiye�nin böyle bir oluşumun dışında tutulması kabul edilebilir bir durum değildir."
    Ecevit, Rumsfeld�in bu yaklaşımları olumlu karşıladığını kaydetti.

    GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM 5 HAZIRAN 2001

    ABD^ye Irak Şoku

    ABD artık �umut� vermiyor!
    BARÇIN YİNANÇ Ankara
    Milliyet 5 Haziran 2001

    Ankara�ya yarım günlük ziyarette bulunan ABD Savunma Bakanı, Türkiye�nin sıkıntılarını anladığını söyledi, ancak destek vaadinde bulunmadı

    ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, yarım günlük ziyaretinde Türkiye�nin Irak�la ilişkilerini ölçülü götürmesi mesajını verirken, Ankara da Irak�a yönelik yeni yaptırımlar rejiminin komşu ülkelerin zararını artırmamasını istedi. Ankara�nın Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası�yla ilgili endişelerini ilettiği Rumsfeld, Türkiye�nin sıkıntılarını anladığını belirtmekle beraber, destek vaadinde bulunmadı. Rumsfeld�in temasları sırasında masaya yatırılan üç konu şöyle:
    AGSK: Ankara�nın taleplerinin karşılanmamasının sadece Avrupa güvenlik mimarisi açısından değil, Türkiye�nin ulusal güvenliği bakımından da onarılmaz zafiyetler yaratacağı vurgulandı. Rumsfeld, Türkiye�nin anlaşılabilir endişeleri bulunduğunu söylerken, güçlü bir destek vaadinde bulunmadı.
    Irak: Rumsfeld, Ankara�nın Bağdat�la ticari ve siyasi ilişkilerini ölçülü tutması mesajını verdi. Ankara ise akıllı yaptırımların zaten ambargodan büyük zarar gören komşu ülkeleri endişelendirdiğini vurguladı.
    Füze Savunma Sistemi: Rumsfeld, kitle imha ve nükleer silahların kontrol mekanizması zayıf ülkelerin eline geçtiğini söyledi. Türkiye�den taleplerinin ne olduğunun sorulması üzerine Rumsfeld, yeni savunma sisteminin hangi altyapıya oturacağının belli olmadığınndan dolayı herhangi bir konuşlandırma yapmadıklarını söyledi.


    Genelkurmay dikkat çekti
    ABD Savunma Bakanı�nın Ankara�daki temaslarının öncelikli konularından birini oluşturan Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası�yla (AGSP) ilgili en ciddi uyarı, Genelkurmay Başkanlığı�ndan geldi. Genelkurmay, Türk tarafının temel görüşlerinden olumsuz sapmaların Türkiye�nin ulusal güvenliğinde onarılmaz zafiyetler yaratacağını bildirdi. Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt�ın Rumsfeld�le görüşmesinde, daha önce yapılmamış bir uygulamaya geçilerek, Beyaz Saray�daki gibi basına bir bilgi notu dağıtıldı.
     
  2. UquR

    UquR Üye

    [​IMG]
    Yaşam mücadelesi 172 gün sürdü
    Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Hastanesi'nde vefat etti.

    GATA'dan yapılan açıklamada, Bülent Ecevit'in 5 Kasım 2006 günü saat 22.40'da dolaşım ve solunum yetmezliği sonucu vefat ettiği belirtildi.

    Geçirdiği beyin kanaması sonucu kaldırıldığı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi'nde (GATA) tedavi altına alınan eski Başbakan Bülent Ecevit'in yaşam mücadelesi 172 gün sürdü.

    Danıştay'a düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 2. Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in Kocatepe Camii'nde düzenlenen cenaze törenine katıldıktan sonra rahatsızlanarak 18 Mayıs'ta GATA'ya kaldırılan Ecevit, yapılan ameliyatın ardından Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanlığı Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavi altında tutuldu.

    Hastaneden yapılan ilk açıklamalarda, Ecevit'in hipertansiyon atağı sonucunda konuşma bozukluğu ve sağ kol, bacakta güçsüzlük şikayetiyle hastanenin
    acil servisine getirildiği ve solunum cihazına bağlandığı beynin sol tarafında saptanan kanama sonucu Beyin Cerrahisi Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri tarafından
    ameliyata alındığı kaydedilmişti.

    Tedavi altında bulunduğu süre içinde DSP'lilerin yalnız bırakmadığı Ecevit için, 28 Mayıs'ta 82. yaş günü dolayısıyla hastane önünde doğum günü kutlaması düzenlenmişti.

    Doğum günü kutlaması için çeşitli illerden otobüslerle Ankara'ya gelen partililer, ellerinde DSP bayraklarıyla GATA önünde toplanmış ve üzerinde,
    ''el ele büyüteceğiz sevgini, şifa dileklerimizle'' yazılı pastayı Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit ve DSP Genel Başkanı Zeki Sezer birlikte kesmişti.

    Kutlama sırasında, biri KKTC'den getirilen 82 beyaz güvercin gökyüzüne bırakılmıştı.Rahşan Ecevit, pastanın kesilmesinin ardından, "Bugün yüzümüz gülüyor. Düne
    göre daha iyi. Düşündüğümüzden çok daha çabuk iyi olacak gibi. Doktorlar 'milim milim de olsa iyiye gidiyor' dediler" diye konuşmuştu.

    GATA'dan 30 Haziran tarihinde yapılan açıklamada da, Ecevit'in kalp, dolaşım ve böbrek fonksiyonları ile infeksiyon açısından parametrelerinin normal olduğu,
    beynindeki kanama ile ödemin ileri derecede azaldığı belirtilmişti.

    Açıklamada ayrıca, Ecevit'in, göz kırpma ve sol kolda hareketler gibi bazı hareketlerde bulunduğu, beyin fonksiyonlarında kısmi düzelmelerin görüldüğü ancak
    tanıma, bilinçlilik gibi fonksiyonlarında geri dönmenin tespit edilemediği bildirilmişti.

    GATA'dan 18 Ekim tarihinde yapılan açıklamada ise, Ecevit'e yapılan son radyolojik kontrolde, beyinde yeni bir değişiklik olmadığı, zaman zaman akciğer
    enfeksiyonu meydana geldiğinden bununla ilgili tedaviler uygulandığı bildirilmişti.

    [​IMG]
    Ecevit'in spontan solunumu olmasına karşın, zaman zaman yapay solunum cihazıyla solunum desteğinin sürdürüldüğü kaydedilen açıklamada, özellikle akciğer enfeksiyonu olduğu dönemlerde dolaşım sistemi desteğine de ihtiyaç duyulduğu, koma durumunun devam ettiği ve hayati tehlikesinin sürdüğü ifade edilmişti.

    Bülent Ecevit için GATA önünde açılan ve sayısı yaklaşık 100'e ulaşan defterlere, çeşitli kesimlerden genci, yaşlısı pek çok kişi duygularını aktararak, ''Ecevit'in bir an önce sağlığına kavuşması'' dileğinde bulunmuşlardı.Bülent Ecevit'in başbakanlığı döneminde Başbakanlık önünde tankerle protesto eylemi yapan Kazım Gemalmaz da hastane önünde bekleyen partilileri ziyaret ederek, yaptığından pişmanlık duyduğunu söylemişti.

    Ecevit'in sağlığına kavuşması için gerekirse ve yararlı olacaksa organlarını bağışlamaya hazır olduğunu ifade eden Gemalmaz, hastane önünde Ecevit için açılan deftere de, "Sayın Ecevit, sizlere geçmiş olsun dileklerimi bildirirken siyasi hayatınızda size karşı muhalif olmanın acısını yaşıyorum. Sizden özür diliyorum" diye yazmıştı.

    Ecevit'i daha önce çardakta bekleyen partililer için, havaların serinlemesiyle birlikte DSP Genel Merkezince GATA önünde baraka oluşturulmuş; masa, sandalye, su sebili, küçük tüp, çaydanlık gibi eşyaların bulunduğu barakada partililer, vardiyalar halinde beklemeye devam etmişti.
     

Bu Sayfayı Paylaş