Böğürtlen Nedir? - Böğürtlen Yetiştiriciliği

'Doğa ve Bitkiler' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 7 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Böğürtlen Nedir? - Böğürtlen Yetiştiriciliği konusu BÖĞÜRTLEN YETİŞTİRİCİLİĞİ

    GİRİŞ
    Ahududu, üzümsü meyveler grubundandır. Yabani olarak birçok yerde rastlamak mümkündür. Fakat önemli olan ve tarımı yapılan ıslah edil miş kültür çeşitleridir. Yabanilere oran la bu çeşitler daha verimli, gös terişli ve ekonomik değer leri çok daha yüksektir. Ahududu, Yurdum uzda özellikle Bölgemizde son birkaç yıldır ticari amaçla yetiştirilmek tedir. Ahududu meyveleri çeşitli şekilde değerlendirilmektedir. Taze tüketildikleri gibi konserve, reçel, marmelat, meyve suyu, pasta sanayii ve likör yapımında kullanılmaktadır. Aynı zaman da bol miktarda C vitamini ihtiva ettiklerinden tedavi edici özelliğine de sahiptir.

    Ahududu şoklamaya elverişli olduğu için son yıllarda bölge mizde bazı ihracatçı firmalar dış ülkelere ihracat yapmaktadır. Ülkemiz için çok yeni olan ahududu yetiştiriciliği, özellikle aile işletmeciliği ve iş gücünün değerlendirilmesi açısından gelecek için ümit vericidir.
    Ahududu yetiştiriciliği niçin orman içi köylerine tavsiye edilmektedir:

    Toprak ve iklim koşullan ahududu yetiştiriciliği için daha uygundur.
    Bu bölgelerdeki araziler daha küçük parçalar halindedir. Makineli tarım daha azdır.
    Orman arazilerin meyilli oluşu nedeniyle toprak kaymalarına karşı iyi bir bitkidir,
    - Aile tarımına uygundur.
    Karlı bir tarım koludur. Orman tahribatının önlenmesi açısından çok önemlidir.
    Yapılan gözlem ve çalışmalarda en iyi yetiştiricilik 800-1500 metre rakımda olmaktadır.

    2. İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ:

    a) İklim istekleri;
    Ahududu yetiştiriciliği için en uygun bölgeler, yazları serin ve hasat zamanı yağmur olmayan yerlerdir. Yazları sıcak, kurak ve rüzgarlı olan yerlerde büyüme geriler, meyveler küçük ve çok çekirdekli olur. Çok sıcak bölgelerde yetiştiricilik yapılmamalıdır. Çünkü hasattan önce çok şiddetli sıcaklar meyvelerin olgunlaşmadan yumuşamasına neden olur. En iyi yetiştirici lik yıllık yağış ortalaması 750-800 mm. olan bölgelerde yapılabilmektedir.

    b)Toprak İstekleri ;
    Toprak bakımından çok seçici değildir. Ancak uygun topraklarda yetiştirildiği takdirde, daha yüksek verim alınır. En uygun topraklar; organik maddece zengin, su tutma kapasitesi yük sek ve iyi direne olabilen topraklardır. Çok hafif, ağır ve kötü direne olan topraklardan kaçınıl malıdır. Hafif asitli topraklar tercih edilmelidir, yani toprak pH sı 6-7 olmalıdır. Toprak derinliği 120-180 cm. olmalıdır. Aksi halde kökler derine inemez ve toprak neminden istifade edemez.

    a YERVEYÖNEY:
    Ahududu bahçesi kurulurken kuzey yamaçlan tercih edilmelidir. Güney yamaçları ilkbahar donları yönünden tehlikelidir. Ahududu bitkisi -25°C'ye kadar dayanabilmektedir.

    4. AHUDUDU BAHÇESİNİN TESİSİ :
    a) Toprak Hazırlığı;
    Toprak hazırlığı yapılırken fosforlu, potaslı gübrenin tamamı, azotlu gübrenin üçte biri verilir ve derin sürüm yapılır. Azotlu gübrenin geri kalan kısmı ikiye bölünüp, birincisi ilkbaharda çapa ile, ikincisi ise çiçekten sonra verilir.
    Toprağı organik maddece zenginleştirmek için dekara 3-4 ton çiftlik gübresi verilmelidir.

    b) Dikim;
    1) Dikim Zamanı;
    Ahududuları, sonbahardan ilkbahara kadar olan devrede, toprak dikime uygun olduğu zamanlarda dikilebilir. Kışlan fazla sert olmayan bölgelerde sonbahar dikimi daha iyi sonuç verir. Bu dikim için kasım ayı uygundur.
    Dikim, ilkbaharda yapılacaksa fazla geç kalınmamalıdır. Aksi halde dikimden sonra sıcak ve kurak günler başlayacağından sık sık sulama gerekecektir.
    İlkbahar dikimi için en uygun zaman Şubat 15 den sonra Nisan başına kadardır. Kışı sert geçen bölgelerde ilkbahar dikimi tercih edilmelidir.

    2) Dikim Aralıkları ;
    Dikim aralığı genellikle toprak işleme araçları, terbiye sistemi ve dikim şekline göre değişir. Bölgemizde yapılan çalışmalardan görülmektedir ki, ahududu yetiştiriciliğinde en uygun di kim aralığı 180 -250 cm. dir. Sıra aralan atla sürülecekse 180 - 200 cm., traktörle işlem yapıla caksa 200-250 cm., sıra üzerleri ise 60-100 cm. olmalıdır.

    3) Dikim;
    Dikim yapılırken eldeki fidanların kurumamasına çok dikkat edilmelidir.Hemen dikim yapılma yacaksa hendeklenmeli ve nemli tutulmalıdır.
    Dikim hemen yapılacaksa fidanlar tarlaya kadar nemli çuvallarda veya plastik torbalara konup ağzı iyice bağlanıp getirilmelidir.
    İşaretlenen dikim yerlerine çukurlar açılarak fidanlar yerleştirilir, diğer meyve fidanlarında olduğu gibi dikim tamamlanır. Dikim derinliği 15-20 cm. olmalıdır.

    5. BAKIM İSLERİ:

    a) Toprak İşlemesi;

    Toprak işlemesin de esas gaye, ot mücadelesidir, ilkbaharda başlanır ve hasat zamanına kadar toprak işlemesine devam edilir. Sık aralıklarla yapılmalıdır.

    b) Gübreleme;
    Toprağın su tutma kapasitesinin yükseltilmesi, fiziksel yapısının ıslahı ve bitki besinlerince zenginleştirilmesi için toprağa çiftlik gübresi ile ticari gübreler verilir. Ancak azotlu gübrelere çok dikkat edilmelidir. Çünkü azotun fazlası meyveyi yumuşatarak pazar değerini düşürür. Uygun dozda verilen azot, fosfor ve potasyumlu gübreler meyve rengi, kokusu ve lezzeti üzerinde olumlu etki yapar. Yüksek verim alabilmek için en uygun şekil, ocak usulü veya sıravari gübrelemedir. Her yıl ocak başına 2-3 kg. çiftlik gübresi vermek gereklidir.
    Gübre verilirken toprak tahlillerinin yapılması şarttır.

    c) Sulama:
    Ahududu meyvesinde iyi verim alabilmek için sulama, önemli faktörlerden biridir, özellikle hasat zamanı daha fazla sulama gerekir. Sulama, karık veya yağmurlama şeklinde yapılır. Ancak hasat döneminde yağmurlamadan kaçınılmalıdır.
    Ormaniçi bölgelerde yagışlar daha fazla olduğundan ve yazı serin geçtiğinden sulama ihti yacı en aza düşer veya hiç yapılmaz.

    d) Terbiye Sistemleri;
    Ahududularında genel olarak 4 terbiye sistemi vardır.
    * Destekli ocak sistemi
    * Desteksiz ocak sistemi
    * Desteksiz çit sistemi
    * Destekli çit sistemi

    Bölgemizde ve genelde en yaygın şekilde kullanılan sistem, destekli çit sistemidir. Bu siste mde kuvvetli gelişmiş sürgünler 1.5 metre yüksekliğindeki direklere gerilmiş 2 sıra tel arası na yerleştirilerek bağlanırlar.Sürgün boyu 120-150 cm.ye ulaştığı zaman tepelerden kesilirler.

    e) Budama;

    1) Dikim Budaması;

    Dikimden hemen sonra çubuklar 20-30 cm. yüksekliğinde kesilirler Şekil-2).

    Şekil - 2 Dikim budaması
    İlkbaharda 2-3 veya 4 adet kuvvetli gelişen çubuklar bırakılır, diğerleri dipten çıkarılmalıdırlar (Şekil-3). Ayıklama yaparken bırakılan dallar arasında en az 20-25 cm. kadar bir mesafenin olması gerekir.

    2) Kış Budaması;
    Ahududular taç kısımları ile 2 yıllık, toprakaltı(kök) kısmı ile çok yıllık bir bitkidir.
    Bırakılan çubuklar birinci yıl olgunlaşır, ikinci yıl meyve verdikten sonra kururlar. Bu dallar hasattan sonra veya sonbaharda toprak yüzeyine yakın bir yerden kesilip tellerden temizlen melidir. Kök dibinden çıkan yeni sürgünlerden ertesi yıl için her kümede en kuvvetli geliş miş olan 3-4 bağ bırakılıp diğerleri yine temizlenir. Kış budaması için en uygun zaman sonba har veya ilkbahar başıdır.

    3) Yaz Budaması;
    Yazın tepe alma yapıldığı gibi fazla dalların da ayıklanması yapılmalıdır. Çok sıcak aylarda tepe alma sakıncalıdır. Ancak tekleme yapılır. Zayıf ve yere yakın dallar kesilir. Genel olarak iri meyveler kuvvetli dallarda 15 cm. uzunluğundaki meyve dalcıklarında olmaktadırlar. O halde budama yapılırken bu, göz önünde bulundurarak fazladan oluşan koltukların bir kısmını temizleyip meyve dalcıklarını kuvvetlendirmek gerekmektedir.
    Budama, meyve sayısını biraz azaltsa da, meyvenin irileşmesi ve kaliteyi yükselttiği için pazar değerini artırır. Bu bakımdan budamaya önem verilmelidir.

    4) Gençleştirme Budaması;
    Ahududularında gençleştirme işlemi de yapılmalıdır. Yıllar geçtikçe kök kısmı yaşlanmaya yüz tutar, yeni dallar azalır ve böylece verimde ve kalitede düşüklük olur. Bunu ortadan kaldırmak için, 5-6 yılda bir ahududularının toprak altındaki yaşlı kök kısmı kesilir. Kesimden hemen sonra ocaklara bol miktarda çiftlik gübresi ve ticari gübre (Azot, fosfor, potas) verilmelidir. Bu işlemle ahududularının ömrü uzatılmış olur. Aynı tesiste 12-15 yıl yetiştiricilik yapılabilir.

    ÇOĞALTILMASI:
    Ahududuların üretimi en kolay dip sürgünleri ile olmaktadır. Sonbaharda bir kısım köklü dip sürgünleri ana kökten ayrılarak alınır ve dikim yapılır. İlkbahar dikimi de yapılabilir. Ancak taze çıkan dip sürgünler 15-20 cm. boyunda olduğu zaman alınarak dikilmelidir. Aksi takdir de tutma oranı çok düşük olacaktır. Mevsim kurak gidiyor ise sulamak gerekir.

    VERİM:
    Ahududu yetiştiriciliği, tekniğine uygun şekilde yapıldığında l dekardan 1000-2500 Kg. mey ve almak mümkündür. Ancak, Bölgemizde halen bu miktar dekara ortalama 600-800 Kg. arasındadır.

    HASAT:
    Ahududu meyveleri saplarından kolayca ayrılmaya başladıktan sonra sabah erken saatlerde hasadı yapılır. Haftada 2-3 defa toplanır. Sıcak ve kuru havalarda daha sık hasat edilebilir. Meyveler küçük plastik kaplara toplanıp büyük kasalara dizilir ve bu şekilde nakliyeye hazır duruma getirilir.
    Bölgemiz için henüz yeni olan ahududu yetiştiriciliği, çiftçilerimizin yukarıda belirtilen bütün teknik bakım işlerini eksiksiz yerine getirerek bilinçli bir şekilde yetiştiricilik yapabilmeleri için, en yakın tarım kuruluşlarına baş vurarak uzman elemanların tavsiyesine göre hareket etmeleri yararlı olacaktır.
     
  2. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Kırmızımtırak siyah renkli, duta benzeyen üzümcüklerden oluşan böğürtlen adlı meyvelerini yaz sonuna doğru veren ve bazen bahçe çitlerini berkitmek üzere yetiştirilen Böğürtlen bitkisi, Gülgiller'dendir. 400'ün üzerinde doğal ya da kültür türü olan Rubus cinsi bitkilerden, burada R. fruticosus adlı olanı ele alacak ve Adi Böğürtlen veya kısaca Böğürtlen adıyla anacağız.

    3 m'ye kadar boylanabilen bu türün anayurdu Güney, Batı ve Orta Avrupa'dır. Kütüğü çokyıllık ve sürgünleri ikiyıllık olan bu hepyeşil, çok dallı ve çalı karakterindeki bitkinin yay biçimindeki sürgünlerinin üzerleri, ucu kıvrık sert dikenlerle kaplıdır. Üstü parlak, koyu yeşil kenarları testere gibi dişli olan yaprakları 5 yaprakçıktan oluşur. Bu yaprakçıkların altı gri-yeşil renkli ve beyaz tüylerle kaplıdır.

    Haziran -temmuz aylarında açan çiçeklerinin rengi beyazdan kırmızıya kadar değişir. Bu çiçekler yaz sonuna doğru olgunlaşıp yuvarlak biçimli, sert çekirdekli üzümcüklerden oluşan kırmızımtırak siyah meyvelere dönüşür. Böğürtlen bitkisinin üzerinde, hem çiçek hem de meyveleri bir arada görülebilir. Çabuk bozulan bu meyveler tazeyken yenildiği gibi reçeli, şurubu, şekerlemesi, pastası, likörü ve sirkesi yapılarak da tüketilir.

    BESİN DEĞERLERİ

    100 gr. taze böğürtlenin içerdiği besin değerleri şunlardır: 58 kalori; 1,2 gr. protein; 12,9 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,9 gr. yağ; 4,1 gr. lif: 19 mgr. fosfor; 32 mgr. kalsiyum; 0,9 mgr. demir; l mgr. sodyum; 170 mgr. potasyum; 200 IU A vitamini; 0,03 mgr. B1 vitamini; 0,04 mgr. B2 vitamini; 0,4 mgr. B3 vitamini ve 21 mgr. C vitamini.

    SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

    Yukarıda sayılan besin değerlerinin yanı sıra;

    o Böğürtlenin doku ve damar büzücü etkisi vardır: Bu etkisiyle diyareyi keser, peklik verir.

    o İdrar söktürücüdür.

    o Bedeni güçlendirici toniktir.

    o Kadınlarda aybaşı dönemlerinde aşın kan gelişini önler.

    o Gebe kadınlarda sırt kaslarını güçlendirir.

    Bütün bu etkileri sağlamak üzere böğürtlenin körpe ya da gölge ve havadar bir yerde kurutulmuş yaprakları bitkinin meyveleriyle karıştırılır. Bu karışımdan 3 tatlı kaşığı alınıp üzerine l bardak kaynar su dökülür. 20 dakika süreyle demlendirilerek elde edilen infüzyon günde üç kez birer bardak içilir.

    o Böğürtlen ağız yaraları, dişeti kanamaları ve boğaz enfeksiyonlarına iyi gelir: Bunun için de, yukarıda hazırlanışı verilen infüzyonla günde üç-dört kez derin gargara yapılır.

    o Böğürtlen ciltteki ağrı ve yangıları hafifletir, yara iyileştirici etkiler taşır; hafif yanıklara iyi gelir, hemoroitin tedavisinde etkili olur: Bu etkileri sağlamak için böğürtlenin körpe yaprakları ezilerek bir yara lapası hazırlanır. Bu lapa şikâyet edilen yerlere dıştan uygulanır.

    BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ

    Çoğaltılması fazla bilgi ve ustalık gerektirmeyen böğürtlen bitkisi tohumlarıyla, kök sürgünü ***leriyle, uç daldırmasıyla, yaprak ve göz çelikleriyle, kök çelikleriyle ve doku kültürleriyle üretilebilir. Bu yöntemlerden ilk beşi çok kolaylıkla uygulanır. Doku kültürüyle çoğaltma son yıllarda denenmeye başlamıştır. Bu yollarla üretilen böğürtlen fidanları, kışı ılık geçen bölgelerde sonbahar ve kış aylarında, soğuk kış yaşayan bölgelerde ilkbaharın başlarında, yerlerine 1,5 m. aralıkla dikilir.

    BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ

    İklim isteği: Böğürtlen bitkisi, iklim isteği yönünden fazla seçici değildir. Değişik iklim koşullarına oldukça fazla uyum gösterir. Sıcaklık ve kuraklığa çok duyarlı değildir. Ancak kış ve ilkbahar donlarından zarar görür. Genelde sıcak ılıman bölgelerde iyi sonuç verir. Sert rüzgârlar, üzerinde kar birikmesi ve dolu yağışı böğürtlenlere zarar verir. Kışın sert donlar yaşanırsa ertesi yılın ürün verimi düşer. Sonbaharın başlarındaki (eylül) derim döneminde don olayını yaşayan bölgelerde böğürtlen yetiştirilmemelidir.

    Toprak isteği: Böğürtlen bitkisi, toprak isteği yönünden de çok seçici değildir. Yüksek ürün verimi elde etmek ve meyvelerinin iriliğini sağlamak için sıcak ve nemli topraklarda yetiştirilmesi yeterli olur. Ancak, böğürtlene en uygun toprak tipi, humusça zengin, orta ağır ve geçirgen karakterli topraklardır. Bu toprakların pH'ı 6,5 olmalıdır.

    Toprak işleme: Böğürtlenin toprağı sık sık kazılmalı, çapayla çevresindeki yabani otların temizliği yapılmalıdır. Bu bitki, herbisitlere karşı çok duyarlıdır. Bu nedenle yabani ot mücadelesinde herbisit ilaçlar kullanılmamalıdır.

    Sulama: Böğürtlen bitkisi, ilkbaharda sürgün oluşturmasından meyvelerini olgunlaştırıncaya dek fazla neme gereksinir. Meyvelerin bol ve iyi nitelikli oluşu da düzenli sulamayla sağlanır. Özellikle haziran-ağustos ayları arasındaki dönemde kuraklık yaşanması durumunda, böğürtlenler haftada 1-2 kez bol bol sulanmalıdır. Ancak, meyvelerinin olgunlaşması döneminde, meyvelere zarar vermemek için yağmurlama yöntemiyle sulama yapılmamalıdır.

    Gübreleme: Humusça zengin toprakları seven böğürtlen bitkisine, yapılacak toprak ve yaprak analizlerinden sonra saptanan oranda iyi yanmış çiftlik gübresi verilir. Ayrıca sürgünlerinin gelişimi için azotlu, bol ve iyi nitelikli ürün vermelerini sağlamak için potasyumlu fenni gübre verilmesi de böğürtlenlere yararlı olur.

    Budama: Böğürtlen bitkisi yetiştiriciliğinde, budama da önemli işlemlerden biridir. Böğürtlenin meyveleri iki yaşındaki dallardan alınır. İkinci yılında meyve veren bu dallar kurur. Derimden sonra kuruyan dallar kesilmelidir. Ayrıca zayıf gelişmiş sürgünler ile çok sayıda ortaya çıkan ***ler de kesilip temizlenir. Dondan zarar görmüş olan dallar da budanmalıdır.

    Hasat (Derim): Böğürtlenler, eylül ayı başında meyve tipik kırmızımtırak siyah rengini alınca ve sapı hafif esmerleşince hasat edilmeye başlanır. Bu durumdaki meyvenin sapı kolayca kopup ayrılır. Derimde gecikilirse meyveler yumuşar ve bozulur.
     

Bu Sayfayı Paylaş