AYDIN İlinde İz Bırakanlar

'Aydın Tanıtımı' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 22 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    AYDIN İlinde İz Bırakanlar konusu AYDIN İlinde İz Bırakanlar
    Abdullah Bey ( ?-1779)

    Abdullah paşanın oğludur. Gençliğinde saraya alındı, birçok görevlerde bulundu. Vezir oldu. İstanbul’da öldü.

    Abdullah Bin Yusuf (? – 1628)

    Kadı. Dilbilim araştırmacısı. Nazilli’nin Kestel Köyünde doğdu. Medrese öğreniminden sonra Tire’de kadılık yaptı. Dilbilim alanında çalıştı. Mirkat adında 30.000 maddelik bir Arapça-Türkçe sözlüğü bulunmaktadır.

    Abdullah Paşa ( ?- 1734)

    Vezir. Aydın’ın Hisar (Köprülü) Mahallesinden, köklü bir aileden gelmektedir. 1719’da Aydın Kaymakamı idi. 1725’te vezir oldu. 1727’de Padişah III.Ahmet’in kızıyla evlenerek, padişaha damat oldu. Şam ve Halep valiliklerinde bulundu.

    Adalı Mustafa (? - ?)

    Hamza bey’in oğludur. Kuşadalı olan Mustafa Adalı, dinsel yapıtlar yazdı.Yapıtları İmam_ı Birgivi’nin İzhar’ına Netayic-ül Efkâr Şerhi (basılı), İmtihan-ül Ezkiya, Şürût-üs Salât Şerhi.

    Ahmed Efendi-İshak Hoca (? – 1704)

    Müderris ve Şair. Aydın’ın Sobuca Köyünde doğdu. Bursa’da müderrislik yaptı ve orada öldü. Şiirlerinde Ahmedî imzasını kullandı.

    Yapıtları:

    Tercüme-i Muaddemet ül Edep,
    Manzume-i Ataid, Münşâât,
    Vadeknâme-i Alem Engiz,
    Sandükat ül Maârif, Risale-i İrtifa,
    Ahkâm ül Vesâil,
    Fi Tercüme-i Şemâil,
    Tarikat-ı Şifa-i Şerif,
    Tarikat Tezhib ül Mantık,
    Daire-i hendese Şerhi.

    Ali Paşa (? -1914)

    Kuşadalı bilgindir. Mekteb-i Tıbbiye yöneticiliğinde bulundu. Nakşî tarikatındandır.
    Yapıtları: Yeni İlm-i Nebatat, Rehnümayı Garasin.

    Aşık Ömer (?- 1707)

    XVII. yüzyıl halk edebiyatının tanınmış ozanlarındandır. Şiirlerinden, birçok yerleri dolaştığı anlaşılmaktaysa da bir şiirinde “Vatan-ı aslımız Aydın İlidir” demesi Aydınlı olduğunu göstermektedir. Lirik özelliklerin ağır bastığı şiirlerine birçok antolojide yer verilmiştir. Sadettin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer’in şiirlerini toplayarak bastırmıştır.

    Aşık Ömeri (1796-1884)

    Halk ozanı. Çine’de doğdu. Asıl adı Adil’dir. 1878’de Türk-Rus Savaşına yaşlı olarak katılmış, bu savaşta gördüklerine ilişkin gerçekçi şiirler yazmıştır.

    Asım Kerimi (1851-1920)

    Ozan. Aydın’da uzunca bir süre posta yöneticisi olarak çalıştı. Kerimî imzası ile yazdığı şiirlerini bir divanda topladı

    Atıf Mehmet Bey (Kuyucaklızade) (1864-1910)

    Hukukçu ve ozan. Kuyucak’ta doğdu. Mısır Mollası Kuyucaklızade Abdurrahman Efendi’nin oğludur.
    Yapıtları: El İmbat Bi Marifeti Ulûvvil İsnad, Mecelle ve Arazi Kanunu Şerhi’dir.

    Bali Efendi-Kara Bali (? – 1504)

    Müderris. İstanbul’da müderrislik yaptı. Bağımsız bir yapıtı yoktur. Kara Seydi diye anılan iki kitapta çeşitli konulara ilişkin yanıtları yer almaktadır.

    Bedreddin Mahmut-Aydıni (? –1534)

    Bilgin, müderris. Sofu Paşa Medresesi Müderrisliğinde bulundu. Fıkıh alanında tanındı. İstanbul’da öldü.
    Yapıtı: Tefsir-i Şerif, Ayrıca kimi risaleleri de bulunmaktadır.

    Börlüce Mustafa (?-1419)

    Simavna Kadısı Şeyh Bedrettin’nin askeri işlerinden sorumlu olan müridi ve Kethüdasıdır. İzmir Civarında Karaburun köylerindendir. Şeyh Bedreddin’e katıldıktan sonra tarikatı Aydın taraflarında yaymaya başlamış ve Dede Sultan namını alarak yalnız Müslümanlardan değil, Hıristiyanlardan da birçok müritler elde etmiştir.

    Sultan İkinci Murad döneminde, Şeyh Bedrettin’le birlikte ayaklanan Börklüce Mustafa, Bayezid Paşa tarafından öldürüldü.

    Bozdoğanlı Fethi (1837-1921)

    Ozan. Bozdoğan’da doğdu. Şiirleri sonradan Asaf Gökbel tarafından derlenerek bastırıldı.

    Cafer EFendi (?-1619)

    Kudüs, Mekke, Tire mollalıklarında bulundu.

    Yapıtları:

    İdarî Reform Nasıl Olmalıdır?,
    Merkeziyet-Ademi Merkeziyet,
    Eyalet Sistemleri Nelerdir,
    Hangisi tatbik Edilmelidir.

    Çaka Bey (?-1095)

    Malazgirt Savaşından sonra Anadolu içlerine yayılan akıncı beylerindendir. Bir ara Bizanslılara tutsak düştü. Kurtulunca, bağımsız bir bey olarak İzmir’i ele geçirdi, çevresini genişletti. Daha sonra 40 parçalık ilk Türk donanmasıyla Ege Denizi’ne açıldı. Midilli, Sakız, Sisam, Rodos adalarını ele geçirdi. Bizans donanmasını yendi. Bizans üstüne sefer tasarlarken, savaşta aldığı yaralar yüzünden öldü.

    Dede Ömer Ruşeni (? – 1486)

    Şair. Ruşen Köyünde doğdu. Bursa’da öğrenim gördü. Halvetiyye tarikatındandır. Çeşitli yerleri gezdi. Pîr Yahya-yı Şirvanî ile görüştü. Tebriz’de öldü.

    Yapıtları:

    Divan,
    Asar-ı Işk.

    Hacı Nuri Efendi

    Nazilli’lidir. “Ayaklı kütüphane” adıyla anılırdı. Bilgili bir insandı. Kurtuluş Savaşında büyük yararlıkları oldu.

    Hacı Süleyman Efendi (1855-1923)

    Din adamı. Nazilli’de doğdu. Bir müftünün oğludur. Küçük yaşta Kuran öğrenimi gördü. İstanbul Nuruosmaniye Medresesinden “kadılık payesiyle icazet” aldı. Osmanlı tarihini inceledi. Arapça, Farsça, Rumca ve Fransızca biliyordu. Meşrutiyet’te Aydın milletvekili olarak Meclis-i Mebusan’da yer aldı. Medrese eğitimine ve tekkelere karşı çıkan, hilafet ve saltanatın seçim yoluyla el değiştirmesini isteyen aydın bir din adamıydı. Bu nedenle Meclisten istifa etti.

    Kurtuluş Savaşını destekledi. Sivas Kongresine katıldı. Birinci TBMM’ye girdi. 1923’te bir kazada öldü.

    Hakkı Mehmet Efendi ( ?-1802)

    Müderris. Nazilli’de doğdu. Mısır’da müderris oldu. Nakşibendi tarikatı üyesiydi. Mekke’de öldü.

    Yapıtları:

    Kenzul Esraf,
    Sûnuhat-ül Mekine,
    Nusret-ül Cünud Uhdet Ussuhut.

    Halil Bin Hasan (? – 1756)

    Yazar. “Ebul Fellah” adıyla da anılır. Görgü ve düşünce alışverişine ilişkin yapıtları yanında çevirileri de vardır.

    Yapıtları:

    Kara Davut Haşiyesine Haşiye,
    Haşiyeyi Muhtasar Müntehi,
    Taşköprülü Haşiyesine Haşiye,
    Seyyidin Tasavvurat.

    Hızır Bin Ali (? – 1417)

    Tıp bilgini. Aydın’da yetişmiş başlıca bilim adamlarındandır. Tıp alanında bölge dışında da ün salmıştır. Timur’un doktorlarıyla bilimsel tartışmalarda bulunmuştur.

    Yapıtları:

    Şifah-ül-Eskan ve Deva-ül Alâm,
    Teshil vb.

    Hüseyin Efendi (? – 1777)

    Müftü, dilbilimci. Aydın’ın Karatepe Köyünde doğdu. Müftülüklerde bulundu. Dilbilim alanında da çalıştı.

    Yapıtları:

    Bahr-ül Kavâid,
    Fünunu Saireden Bahis,
    Kifayei Müptedi Şerhi,
    İstirare Şerhi,
    Şifa Şerhi.

    İbni Adavi Mustafa (?- 1733)

    Kuşadalı’dır. Aydın’da yaşamıştır.

    Yapıtları:

    Mülâkat-ül-Ervah Menasiki Hacc.


    İbrahim Efendi ( ? –1845)

    Kuşadası’nın Çınar Köyündendir. Şabaniye Seyhlerindendir.

    Nureddin Hamza Aydıni (? - 1571)

    Müderris. “Küçük Nureddin” olarak bilinir. Kadızade’nin öğrenciliğinden sonra Bursa hamza bey ve daha sonra Molla Hüsrev müderrisliklerinde bulundu. Halveti tarikatındandı. Çorlu’da öldürüldü. Mezarı bugün ziyaret yeridir.

    Yapıtları:

    Halvetî Telhis- Telhis
    Mesalik ve Şerh-i Hevadî.

    Şemseddin Nahifi (?-1484)

    Şair. Medrese öğrenimi gördü. İran’da bulundu. Fatih döneminde İstanbul’a gitti. “Nahifî” imzasını kullandığı Türkçe ve Farsça şiirler yazdı. Müzikle de ilgilendi. “Göz gördü, gönül sevdi seni ey yüzü mâhım” dizeleriyle başlayan gazeli günümüze değin gelmiştir. Bursa’da öldü.

    Yapıtları:

    Bereket (şiirler)
    Mesnevi (Mevlana’nın ünlü yapıtının Türkçe çevirisi)
    İlmi Edvara Dair.

    Üveys Paşa (? –1591)

    Medrese öğreniminden sonra defterdarlıklarda bulundu.Halep Beyliği yaptı. Üveys Paşa mahallesinde adıyla anılan bir cami bulunmaktadır.

    Yörük Ali (1893-1953)

    Tanınmış efelerdendir. Yenipazar’ın Kavaklı Köyünde doğdu. Çete örgütü kurarak dağa çıktı. Kurtuluş Savaşı başlayınca milis kuvvetleri oluşturdu ve çeşitli savaşlara katıldı.

    Bu güçler sonradan “Milli Aydın Alayı” adını aldı. Aydın’ın işgaline karşı düzenli ordu ile birlikte savaştı, şehrin kurtarılmasında büyük yardımı oldu. Kurtuluştan sonra güçlerini dağıtarak köyüne çekildi. Orada öldü. Adına türküler yakılan, kurtuluş simgesi haline gelen bir efe oldu.

    Mahmut Esat BOZKURT (1892-1943)

    Devlet adamı, yazar. 1892’de Kuşadası’nda doğdu. Babası çiftçi idi. İlköğrenimini Kuşadası’nda, Ortaöğrenimini İzmir’de yaptı. İstanbul Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra İsviçre’de hukuk öğrenimi gördü, doktorasını yaptı. Kurtuluş Savaşında yurda dönerek efelerle birlikte işgale karşı savaştı. Savaştan sonra genç yaşta milletvekili ve İktisat Bakanı oldu. Hukuk ve Siyasal Bilgiler fakültelerinde profesörlük yaptı. Türk gemisi Bozkurt ile Yunan gemisi Lotüs’ün çarpışmasıyla ilgili, Lahey Adalet Divanı’nda görülen davada yaptığı savunma ile ün kazandı.

    Yapıtları:

    Devletler Arası Hak,
    Atatürk İhtilali.

    Şükran GÜNGÖR (1926-2003)

    Tiyatrocu. Çine’de doğdu. Çine İlkokulunda, Ortaöğrenimini Manisa’da ve İstanbul İstiklâl Lisesinde okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden ayrıldı. Sanat hayatına, Muhsin Ertuğrul’un kurduğu “Küçük Sahne”de Fareler ve İnsanlar oyunu ile 1951’de başladı. 1954’de Devlet Tiyatrosuna geçti. Karaca ve Site Tiyatrolarında, Kent Oyuncuları ile oynadı.Tiyatro Sanatçısı Yıldız Kenter ile evli idi.

    Adnan MENDERES (1899-1961)

    Siyaset ve devlet adamı.
    İzmir’in köklü ailelerinden Kâtipzade İbrahim Ethem Bey ile Aydın’ın büyük toprak sahiplerinden Tevfika Hanım’ın oğludur. Ana ve baba soyunun XVIII. Yüzyıl dolaylarında Rumeli’den gelerek yöreye yerleştikleri bilinmektedir. İzmir İttihat ve Terakki Mektebinde, Kızılçullu Amerikan Kolejinde ilk ve orta öğrenimini gördü, milletvekilliği sırasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi.
    Birinci Dünya Savaşı’na yedeksubay olarak katıldı. Suriye Cephesine gönderilirken hastalanması üzerine İzmir’de görevlendirildi. Mütareke döneminde, İzmir’in işgali sonrasında iki arkadaşıyla Aydın’da “Ay-Yıldız Çetesi”ni kurup direnişi örgütlemeye çalıştı. Söke’de piyade alayı yaveri, Sandıklı’da süvari bölüğü subayı gibi görevlerde bulunmuştur. Kurtuluş Savaşından sonra kendisine kırmızı şeritli İstiklal Madalyası verildi.
    Siyasal yaşama Fethi Okyar’ın öncülüğündeki Serbest Cumhuriyet Fırkası (1930) ile atılan Menderes, bu partinin Aydın İl örgütünün kurulmasına önayak oldu ve il başkanı seçildi.SCF’nin dağılmasından sonra bu kez CHP’ye girerek partinin Aydın il örgütünü yenileyip il başkanı oldu. CHP Aydın milletvekili seçildi (1931). TBMM’de 1945’e kadar Komisyon Raportörü, Parti Müfettişi gibi görevler alan Menderes, bu tarihten sonra, özellikle Saraçoğlu Hükümetinin Toprak kanunu Tasarısının tartışmaları sırasında parti yönetimine karşı tavır aldı. Büyük toprak sahiplerinin elindeki toprakları sınırlayan yasa yasa tasarısınıa karşı çıkan Menderes (16 Mayıs 1945), hemen ardından Celal bayar, Refik Koraltan, Fuat Köprülü ile ortaklaşa ünlü Dörtlü Takrir’i imzaladı.

    Anayasal özgürlüklerin uygulanmasını isteyen Dörtlü Takrir’in CHP gurubunda reddedilmesi üzerine (12 haziran 1945) görüşlerini basında savunan gruptan, Menderes, Köprülü ve Koraltan disiplinsizlik gerekçesiyle partiden çıkarıldılar. Bu olay üzerine Celal Bayar da önce milletvekilliğinden, ardından CHP’den istifa etti. Bu gelişmeden bir süre sonra öncülüğünü bu kişilerin yaptığı Demokrat Parti kurulmuştur (7 Ocak 1946).
    1946 seçimlerinde DP’nin çıkardığı 62 milletvekili arasında Kütahya temsilcisi olarak Menderes de bulunuyordu. 14 Mayıs 1950’deki seçimleri DP’nin kazanması üzerine, Menderes Başbakanlık görevini üstlendi. Menderes, DP’nin on yıllık iktidar döneminin tek Başbakanıdır. 22 Mayıs 1950’den 27 mayıs 1960’a kadar beş hükümet kuran menderes, bu dönemde Türkiye’nin siyasal ve ekonomik yaşamında önemli dönüşümler yaratan bir siyasetin oluşturucularındandır.
    İstanbul’da 1955’te yaşanan 6-7 Eylül olaylarının ardından sıkıyönetim ilan edilmesi, aralarında Menderes’in eski arkadaşı olup kendisine tavır alanların da bulunduğu Hürriyet Partisi’nin kurulması tüm muhalefet partilerinin güç birliği kararı alması (4 Eylül 1957) gibi olaylar üzerine gerginleşen bir ortamda seçimleri kazanmasına karşın halk giderek DP’den desteğini çekmeye başladı. Özellikle aydınlar, üniversite, ordu gibi çevrelerde etkinlik kazanan muhalefet eylemi, Silahlı Kuvvetlerin 27 Mayıs 1960’ta yönetime el koymasıyla sonuçlandı. Milli Birlik Komitesi’nce Yassıada’da kurulan Yüksek Adalet Divanı’nda öteki DP sorumlularıyla birlikte yargılanan Menderes’e ölüm cezası verildi. Milli Birlik Komitesi’nce onaylanan karar İmralı Adası’nda yerine getirildi (17 Eylül 1961).
     

Bu Sayfayı Paylaş