Atilla İlhan Şiirleri

'Şairlerimiz Ve Şiirleri' forumunda Mavi_Sema tarafından 17 Haziran 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Atilla İlhan Şiirleri konusu
    [​IMG]


    [FONT=Times New Roman, adobe-times, Times]YAĞMUR KAÇAĞI[/FONT]
    [FONT=Times New Roman, adobe-times, Times]
    Elimden tut yoksa düşeceğim
    Yoksa bir bir yıldızlar düşecek
    Eğer şairsem beni tanırsan
    Yağmurdan korktuğumu bilirsen
    Gözlerim aklına gelirse
    Elimden tut yoksa düşeceğim
    Yağmur beni ***ürecek yoksa beni



    Geceleri bir çarpıntı duyarsan
    Telaş telaş yağmurdan kaçıyorum
    Sarayburnu' ndan geçiyorum
    Akşamsa eylülse ıslanmışsam
    Beni görsen belki anlayamazsın
    İçlenir gizli gizli ağlarsın
    Eğer ben yalnızsam yanılmışsam
    Elimden tut yoksa düşeceğim
    Yağmur beni ***ürecek yoksa beni ...
    [/FONT]</B>

    [FONT=Times New Roman, adobe-times, Times]
    Attila İlhan
    ( 1925 - 2005 )
    [/FONT]


    --------------------------------------------------

    [FONT=Times New Roman, adobe-times, Times]BEN SANA MECBURUM[/FONT]
    [FONT=Times New Roman, adobe-times, Times]
    Ben sana mecburum bilemezsin
    Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
    Büyüdükçe büyüyor gözlerin
    Ben sana mecburum bilemezsin
    İçimi seninle ısıtıyorum .
    Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
    Bu şehir o eski İstanbul mudur
    Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
    Sokak lambaları birden yanıyor
    Kaldırımlarda yağmur kokusu
    Ben sana mecburum sen yoksun.



    Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
    İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
    Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
    Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
    Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
    Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
    Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu



    Fatih' te yoksul bir gramofon çalıyor
    Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
    Durup köşe başında deliksiz dinlesem
    Sana kullanılmamış bir gök getirsem
    Haftalar ellerimde ufalanıyor
    Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
    Ben sana mecburum sen yoksun.



    Belki haziran da mavi benekli çocuksun
    Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
    Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
    Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
    Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
    Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
    Kötü rüzgar saçlarını ***ürüyor



    Ne vakit bir yaşamak düşünsem
    Bu kurtlar sofrasında belki zor
    Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
    Ne vakit bir yaşamak düşünsem
    Sus deyip adınla başlıyorum
    İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
    Hayır başka türlü olmayacak,
    Ben sana mecburum, bilemezsin...
    [/FONT]
    [FONT=Times New Roman, adobe-times, Times]
    Attila İlhan
    ( 1925 - 2005 )
    [/FONT]
     
  2. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    SEN BENİM HİÇBİR ŞEYİMSİN


    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Yazdıklarımdan çok daha az
    Hiç kimse misin bilmem ki nesin
    Lüzumundan fazla beyaz
    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Varlığın yokluğun anlaşılmaz

    Galiba eski liman üzerindesin
    Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
    Dudaklarınla cama çizdiğin
    En fazla sonbahar otellerinde
    Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
    Yalnızlığı öldüresiye çirkin
    Sabaha karşı ölduresiye korkak
    Kulağı çabucak telefon zillerinde

    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
    Henüz boş bir roman sahifesinde
    Hiç kimse misin bilmem ki nesin
    Ne çok çığlıkların silemediği
    Zaten yok bir tren penceresinde

    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Yabancı bir şarkı gibi yarım
    Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
    Hiç kimse misin bilmem ki nesin
    Uykumun arasında çağırdığım
    Çocukluk sesinle ağlayarak

    Sen benim hiçbir şeyimsin ...

    Attila İLHAN
     
  3. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    [FONT=Times New Roman, adobe-times, Times]KADINLAR SONBAHAR[/FONT]
    [FONT=Times New Roman, adobe-times, Times]
    Kadınlar sonbahar yapraklarını dökmeye başlar
    Titrek dudaklarında sarışın bir keder
    Nabız kaybolur , kan susar , dolaşım yavaşlar
    Sisli bir nebuloz gökte yazılmamış şiirler
    Dargın sevgililer yalnızlıklarına uzaklaşıyor ...

    [​IMG]

    Anlaşılmaz çocukluğun ortaokullarından ders zilleri
    Kilitli defterlerde kurutulmuş menekşeler
    Tehlikeli yolculukların kanat çırpan mendilleri
    Sazdan saza azalan hicranlı köçekçeler
    Dünkü delikanlıları yaşlılığa taşıyor ...

    [​IMG]

    Eylül şehirleri yağmurlu gürültülerle alır yerlerini
    Deniz kahvelerinde son kadehlerde bulutlar birikir
    Ilık bir aydınlıkla yıkayıp yorgun ellerini
    Görgülü ihtiyarlar bir bir ortalıktan çekilir
    Yaşlandıkça insan dünya başkalaşıyor ...
    [/FONT]</B>

    [FONT=Times New Roman, adobe-times, Times]
    Attila İlhan
    ( 1925 - 2005 )
    [/FONT]
     
  4. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    NASIL BİR SEVDAYSA

    ay çok mu gecikti neredeyse çıkar

    sen yanlızlığıma varır varmaz
    az sonra yağmuru durduracaklar
    rüzgarı değiştirdim
    ustura ağzı poyraz

    yok canım yıldızları unutmadık
    mutlaka yerlerinde bulunacaklar
    kenarı yaldızlı mavi bir karanlık
    sütlü çıplaklığını örtecek kadar

    senin için olduğu asla bilinmeyecek
    yapraklarını birden dökecek dutlar
    şafak sökerken sekiz on kadar şimşek
    balkonda işlemeli müstesna bulutlar

    ayak bastığın an şehir de değişebilir
    yoksa Moskova mı
    belki berlin belki dakar
    belki 30'lardan mehtap yorgunu izmir
    körfez'de şerefine donatılmış vapurlar

    nerede ne zaman kaç kere yaşadık
    nasıl bir sevdaysa eskitememiş yıllar
    bitirdiğimiz herşeye yeniden başladık
    dudaklarımızda birbirimizden mısralar

    ATİLLA İLHAN
     
  5. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    MAHUR BESTE

    Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnı

    O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırı
    Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
    Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
    O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız

    Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
    Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
    Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
    Gittiler akşam olmadan ortalık karardı

    Bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra
    Sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara
    Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara
    Geceler uzar hazırlık sonbahara

    ATTİLA İLHAN
     
  6. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    [FONT=Times New Roman, adobe-times, Times]SEVMEK İÇİN GEÇ, ÖLMEK İÇİN ERKEN[/FONT]



    [FONT=Times New Roman, adobe-times, Times]
    Akşamın acı su karanlığı içinden,
    Soğuk kadife teması yalnızlığın,
    Şuh bir kahkaha balkonun birinden
    Gizli işareti midir bir başlangıcın?

    [​IMG]

    Sevmek için geç, ölmek için erken..

    [​IMG]

    Başbaşa çay, elele yürümek derken
    Boğaz vapurları mı iskele sancak?
    Telefonda kaybolmak sesini beklerken
    İnsan insanı yeniler, doğrudur, ancak,

    [​IMG]

    Sevmek için geç, ölmek için erken..

    [​IMG]

    İçimdeki gökkuşağı besbelli neden,
    Bulutların içinden kuşlar yağıyor,
    Bir şiire başlarsın birini bitirmeden,
    Hiç kimse gözlerine inanamıyor,

    [​IMG]

    Sevmek için geç, ölmek için erken..

    [​IMG]

    Sevmek, sevildiğini bile fark etmeden,
    Yaklaştıkça ölüm soğuk bir yağmur gibi,
    Sevmek zehir zemberek ve yürekten,
    Gecikerek de olsa vuruşur gibi,

    [​IMG]

    Sevmek için geç, ölmek için erken...

    [/FONT]



    [FONT=Times New Roman, adobe-times, Times]Attila İlhan
    ( 1925 - 2005 )
    [/FONT]
     
  7. yüreğine sağlık :)...............
     
  8. KİMİ SEVSEM SENSİN...

    Her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
    sarışın başladığım esmer bitiyor
    anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
    dudakları keskin kırmızı jilet
    bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
    gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
    kimi sevsem sensin / hayret
    kapıların kapalı girilemiyor
    * * *

    kimi sevsem sensin / senden ibaret
    hepsini senin adınla çağırıyorum
    arkamdan şımarık gülüşüyorlar
    getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
    hani o sımsıcak iri çekirdekli
    senin gibi vahşi öpüşüyorlar
    kimi sevsem sensin / hayret
    in misin cin misin anlamıyorum...


    ATİLLA İLHAN..
     
  9. BELKİ GELMEM GELEMEM

    Sen istinyede bekle ben burdayım
    İçimde köpek gibi havlayan yalnızlığım
    Çünkü ben buradayım karanlıktayım
    Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
    Çünkü elimi kestim beni kan tutuyor
    Şarabım bütün ekşi suyum soğuk
    Yanımda olmadın mı seni daha bir çok seviyorum
    Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git

    Yüzünü ıslatmadan ağlayabilir misin
    Yarı geceden sonra telefon ettin mi hiç
    Karanlık adamlar hüvviyetini sordu mu
    Ben senin olmadığını arıyorum
    Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
    Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
    Bana ait ne varsa hepsi seni korkutuyor sana ait ne varsa
    Hiçbiri benim değil
    Belki ölmek hakkımı kullanıyorum
    Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
    Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git...


    ATİLLA İLHAN..
     
  10. ISSIZLIĞIN ÇIĞLIĞI

    cam ipliğinden sıkı dokunmuştur
    kristal vitrindeki bu loş kadın
    soğuk tenhalığında kaşları alnının
    ince bir hayretle sanki donmuştur
    yansımaları sokağa vurmuştur
    kafasındaki müstehcen dazlaklığın
    sedef boşluğunda aralık ağzının
    sevişmelere çağrısı korkunçtur

    taşralı bir 'köpek' buna tutulmuştur
    simsiyah bir ünlem önünde camların
    her gece jiletle kazıyamadığın
    kaç kere kaçırmayı filan kurmuştur
    çünkü kadınlar gözünü korkutmuştur
    kraliçesi budur yalnızlığın
    ürettiği nilüfer iç bataklığının
    cansız olmasından neler ummuştur

    ıssızlık çığlığını şehirde unutmuştur...


    ATİLLA İLHAN..
     

Bu Sayfayı Paylaş