Ateşte Yanar Buzda

'Resimli Şiirler' forumunda KaRDeLeN tarafından 12 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ateşte Yanar Buzda konusu
    Ateşte Yanar Buzda
    [​IMG]
    Üşüyorum,
    Öyle bir ayaza kesti ki içim..
    Donar saksıdaki menekşeler koklasam..
    titrer bir kuşu avuçlarıma alsam
    Ağlamak istesem,
    çığ düşer göz pınarlarımdan..
    Ve
    hep seni hatırlatır, üstümüze zamansız inen kar..
    Kar'a bulanır tüm düşünceler,
    İçim kar..
    Dışım kar..
    Hissediyorum,

    [​IMG]

    İncecik biz buza yatırıyorlar yüreğimi..
    Sızlıyor derinden bir yer,
    Hayalin donuyor gözbebeklerimde yavaş, yavaş
    Nasıl çözülür buz tutan bir yürek..?
    Bilmiyorum
    Düşündüklerim
    Düşündüklerimden bir tipide kayboluyorum,
    Kaybolmuşluğun kıyılarında,
    Utanıyorum..
    Düşünüyorum..
    Ah cesaret ister yapmak düşündüklerimi
    Gel gör ki oda bende yok
    Yoklukların kıyısına gömdüğüm düşüncelerimde
    Üşüyorum..
    Düşünce arifelerimde,
    Buz tutmak bir dere kenarında,
    Sonra erimek ilk çıkan güneşle
    Karışmak toprağa..
    Yada
    Sensizliğin açtığı ilk kapıda yok olmak var aslında.
    İlk gördüğüm kadınla yatmak,
    Biraz açık saçık konuşmak var..
    Ve
    Sayılmayacak kadar çok öpülmüş dudaklarındaki, ucuz şarap tadına inat,
    seni anlatmak var biraz da..
    O kadının ğöğsünde hıckıra hıçkıra ağlayarak..
    Düşünmeden bu kez
    "Seni özledimleri" çıkarıyorum bu gece kilitlediğim sandıktan..
    Bir camdan süzülen küçük su damlacıklarının
    Hüzün buğularına saklıyorum seni.
    Damlacıklar ellerin önce,
    Sonra gözlerin oluyor.
    Ürkek,
    Kırılgan,
    Naif..
    Bir kar tanesinin eriyişinden var ediyorum seni..
    Saçlarında beyaz kelebekler uçuşuyor lapa lapa..
    Ürker diye kelebekler,
    korkuyorum saçlarını okşamaya..
    Her dokunuşum sana
    yokluğun varlığı doğuruşu en sancılısından
    Bir pervanenin ölüme kanatlanışı, mum alevlerinin en ateşli dansında
    Bir ipek böceğinin kozadan çıkışı bir uçunu kemirdiği dut yaprağından
    Gözlerine çektiğin sürmelerden kara geceler
    Zift,
    Katran,
    zifir koyuyorum yanlızlığın adını…
    Zifir renkli odalarda mine işli buhurdanlıklarda tütsülenirken kokun,
    Beyaz bir ölüme uzanıp,
    Seni düşünmediğimde,seni düşünmediğimi düşünüyorum
    Ve
    Yatakdaki izine sarılıp uyuyorum.
    Uyanıp bazen,
    Niyesi yok..
    Düşünüyorum..
    Buz gibi ruha sunduğun ateşten bir yüreği
    Buz ve ateşin sevişmelerini.
    Seni,
    Beni,
    Akrebin kendini sokuşu gibi korkusuzca,
    Ölümüne ateş ve buz gibi dans edişimizi
    Buzun her dokunuşunda ateşe,
    Nasıl damla damla eridiğini
    Nasıl titreyip, nasıl aktığını
    Nasıl yok olduğunu mutlulukla ,
    şehvetle,
    İhtirasla,
    Ve nasıl yandığını ateşten ateş
    Ve nasıl yeniden var olduğunu bir göl ortasında
    Biz imkansızı yaratırdık tüm sevişmelerde
    Ateş de yanardı,buz da
    Şimdi üşüyorum,
    Kapat pencereleri
    Boşalıyor zincirlerinden kendime verdiğim sözler,
    Pişmanlık fırtınaları kapıda..
    Kar olup düşeceğim avuçlarında erimek uğruna..
     

Bu Sayfayı Paylaş