Atatürk'ün edebiyatla ilgili görüşlerini ifade ettiği özdeyişler

'Atatürk Hakkında Herşey' forumunda Mavi_Sema tarafından 21 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Atatürk'ün edebiyatla ilgili görüşlerini ifade ettiği özdeyişler konusu Edebiyat denildiği zaman şu anlaşılır: Söz ve anlamı yni insan beyninde yer ede her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını bunları dinleyen veya okuyanların çok ilgisini çekecek şekilde söylemek ve yazmak sanatı. Bunun içindir ki edebiyat ister nesir şeklinde olsun ister nazım şeklinde olsun tıpkı resim gibi heykeltraşlık gibi özellikle müzik gibi güzel sanatlardan sayılmaktadır.
    İnsanlıkta en müspet ilim ve en ince teknik esaslarına dayanan hayatla ve kanla karşılamak kendileri için kaçınılmaz olan askerlik gibi yüksek bir idealist meslek bile kendini içinde bulunduğu topluma anlatabilmek ve bu büyük insanlık ve kahramanlık yolculuğunu hazırlayabilmek için uyandırıcı yönlendirici harekete geçirici ve nihayet fedakâr ve kahraman yapıcı vasıtayı edebiyatta bulur.

    Bu itibarla edebiyatın her insan topluluğu ve bu topluluğun şimdiki durumunu ve geleceğini koruyan ve koruyacak olan her kuruluş için en esaslı eğitim vasıtalarından biri olduğu kolaylıkla anlaşılır.

    Bunun içindir ki Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı edebiyat öğretiminde şu noktalara özellikle önem ve kıymet vemelidir:

    1 - Türk çocuğunun kafasını doğuştan sahip olduğu dikkat ve özene göre oluşturmak; bu Cumhuriyetin sağlıkla ilgili olan bakanlığa da düşen bir vazifedir.

    2 - Güzel korunan Türk kafa ve zekâlarını açmak yaymak genişletmek. Bu özellikle Kültür Bakanlığı'nın vazifesidir. Bununla birlikte kabiliyetli Türk çocuklarının kafalarına müspet ilim ve maddi teknik kavramları yalnız nazari ( kurumsal ) olarak değil aynı zamanda pratik vasıtalar ile de değiştirmek.Kaynakwh webhatti.com: atatürkün edebiyatla ilgili özdeyişleri

    3 - Bir taraftan da Türk kafalarındaki kabiliyetleri Türk karakterindeki sağlamlıkları Türk duygularındaki yükseklik ve genişlikleri kendilerini hiç zorlamadan doğal bir şekilde ve olduğu gibi ifadeye onları alıştırmak.

    Bunlar yapılınca netice şu olacaktır: Türk çocuğu konuşurken onun ifade ve anlatış şekli Türk çocuğu yazarken onun ifade ve üslûbu kendisini dinleyenleri onun yürüdüğü yola götürebilecek bu kabiliyeti sayesinde Türk çocuğu kendisini dinleyen veya yazısını okuyanları peşine takarak yüksek Türk idealine iletebilecek ulaştırabilecektir.

    Bu edebiyat görüşü böyle bir edebiyat öğretimi sayesindedir ki edebiyattan anlaşılan amaca ulaşmak mümkün olabilir.
     
  2. cvp yokmu??????????????????
     
  3. ya niye kmse bişi yazmamış ödevm var ve yapamıyrm :(
     
  4. cevabı yokmu ödevim warrrr:)
     
  5. Buyrun Değerli Ziyaretçimiz.

    Sanatkar el öpmez; sanatkarın eli öpülür!


    Sanatçı, esaslı kültür sahibi olmalı ve tarihi iyi bilmelidir.

    Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.


    Aydın ve dindar olan milletimiz, ilerlemenin sebeplerinden biri olan heykeltıraşlığı en üst derecede ilerletecek ve memleketimizin her köşesinde atalarımızın ve bunlardan sonra yetişecek evlatlarımızın hatıralarını güzel heykellerle dünyaya ilan edecektir.


    Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz… Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat sanatkar olamazsınız.


    Yüksek bir insan topluluğu olan Türk Milleti’nin tarihi bir özelliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.


    Güzel sanatlarda muvaffak olmak, bütün inkilaplarda başarıya ulaşmak demektir. Güzel sanatlarda muvaffak olamayan milletler ne yazık ki, medeniyet alanında yüksek insanlık sıfatıyla yer almaktan ilelebet mahrum kalacaklardır.


    Bir milletin sanat yeteneği güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.


    İnsanlarda bir takım ince, yüksek ve asil duygular vardır ki insan onlarla yaşar. İşte o ince, yüksek, derin ve asil duyguları en çok duyabilen ve diğer insanlara duyurabilen şairdir.


    Bir milletin yenileşmesinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir.


    Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir.


    Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim.


    Dünyada medeni olmak, ilerlemek ve olgunlaşmak isteyen herhangi bir millet mutlaka heykel yapacak ve heykeltıraş yetiştirecektir.

    Güzel sanatların her dalı için, T.B.M.M.’nin göstereceği ilgi ve emek, milletin insani ve medeni hayatı ve çalışkanlık veriminin artması için çok etkilidir.

    İnsanlar olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.

    Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Bu yapılmaktadır. Ancak bunda en çabuk, en önde götürülmesi gerekli olan Türk musikisidir. Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir.


    Milletimizin güzel sanatlar sevgisini her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.


    Güzel sanatlara da alakanızı yeniden canlandırmak isterim. Ankara’da bir Konservatuvar ve Temsil Akademisi kurulmakta olmasını zikretmek, benim için bir hazdır. Güzel Sanatların her şubesi için Kamutay’ın göstereceği alaka ve emek, milletin insani ve medeni hayatı ve çalışkanlık veriminin artması için çok etkilidir.

    Millet, ince duygulan, düşünceleri anlatan, yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak, onları bir gün önce, genel son musiki kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak bu sayede, Türk milli musikisi yükselebilir, evrensel musikide yerini alabilir.


    Sanat güzelliğin ifadesidir… Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık… olur.


    Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir.

    Hayatta müzik lazım değildir. Çünkü hayat müziktir. Müzik ile ilgisi olmayan varlıklar insan değildirler. Eğer söz konusu olan hayat, insan hayatı ise müzik mutlaka vardır. Müziksiz hayat zaten mevcut olamaz. Müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir. (14 Ekim 1925 İzmir Kız Öğretmen Okulu)

    Sanatkar, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır.

    Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Ancak bunda en çabuk, en önde götürülmesi gerekli olan Türk müziğidir.

    Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
     
  6. emin misiniz yanlış olmasınnnnn
     
  7. ben edebiyatla ilgili kısa özdeyişler istemiştim ama siz bana sanattan bahsediyosunuz.Hayret bişey!!!!!!!!!!
     
  8. Özdeyiş vverirseniz çok sevinirim diğerleri beğenmemekte haklı
     
  9. bunların hiç biri edebiyatla ilgili değil
     
  10. yaaa ödevim var ne olur cevabı verin >3
     

Bu Sayfayı Paylaş