Atatürk'ün Bilinmeyen Özellikleri

'Atatürk Hakkında Herşey' forumunda Mavi_Sema tarafından 20 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Atatürk'ün Bilinmeyen Özellikleri konusu 1."ATA" LAFINI SEVMEZDİ

    "Atatürk" lafını ilk kez donemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında
    kullanmış, Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak almıştı.Kendisine
    "Ata" diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.

    2.EN SEVDİĞİ YEMEK

    Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayatı boyunca en
    sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi
    ama cani istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.

    3.EN BÜYÜK HAYALİ DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI

    Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki
    çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.

    4.BAŞUCU KİTABI "ÇALIKUŞU"YDU

    Binlerce kitabi vardı. Ama bunların arasında bir tanesini hayatı boyunca
    hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin'in ünlü
    "Çalıkuşu" romanını hep yanında taşır, her gün rast gele bir yerinden acar,
    birkaç sayfa okurdu.

    5.KABUL SALONUNDAKI AT YAVRUSU

    Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. "Fox" adını verdiği köpeği,
    Gazi`nin yatağının ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki
    bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin
    Cankaya Kosku kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.

    6.TAM BİR SALON ADAMI

    En sevdiği dans valsti. Müzik zevki çeşitlilik gösteriyordu.Klasik Bati
    müziği dışında Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.

    7.GÖMLEKLERİNİN TÜMÜ BEYAZDI

    Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel
    olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasına öncülük edebilmek
    için Beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.

    8.DOLABINDA LACİIVERTE YER YOKTU

    Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi. Lacivert takım
    giymeyi sevmezdi.

    9.ÖLÇÜLERİ

    Boyu 1.74 idi. Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının
    ilerlemeye başlamasıyla 46'ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan
    ayakkabı giyerdi.

    10.RUMELİ ŞİVESİ

    Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli
    şivesiyle telaffuz ederdi.

    11.HAZİN BİR HİKAYE

    Hayatında bir donem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden
    sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye Hanim`in mezarının
    nerede olduğu bilinmiyor.

    12.CUMHURBAŞKANLIĞINDAN SIKILIYORDU.

    Hayatinin çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı olarak
    geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok sevdiği
    halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.

    13.PAPA`NIN TEMSİLCİSİNE ELBİSE

    Kıyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarının dini kıyafetleriyle sokağa
    çıkmaları yasaklanınca, Monsenyör Roncalli`ye kendi terzisi Kemal Milaslı
    eliyle bir koleksiyon hazırlattı.

    14.KENDİSİ TIRAŞ OLMAZDI

    Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi.Yataktan kalkar kalkmaz
    odasındaki divanin üzerine bağdaş kurarak oturur, günün ilk kahvesini
    sigarasını içerdi. Bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.

    15.DÜZEN TAKINTISI VARDI

    Evinde, çevresinde hatta konuk olduğu evlerde bile eğri duran eşyaları
    düzeltmeden rahat edemezdi.

    16.HOŞGÖRÜLÜ LİDER

    Köylünün birinin gazete kağıdına sardığı tutunu içmeye çalışırken eli
    yanmış, "Alin bunu kendi içsin" diyerek Atatürk`e küfretmişti. Mahkemeye
    çıkarılacaktı. Atatürk olayı dinledikten sonra "Onu mahkemeye vereceğinize
    doğru dürüst sigara içmesini temin edin" dedi.

    17.SİGARA PAZARLIĞI

    Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde kaç
    paket sigara içtiğini sormuş, Atatürk "sekiz" demişti. Doktor bunu günde
    bir pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek cevap vermişti:
    "Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle
    yapacağım".

    18."BU NASIL HALKÇILIK?"

    Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti. Kondüktörün
    milletvekillerinden bilet parası almamasına sasırmış nedenini
    sormuştu.Trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey
    sinirlenmiş, "Ne de güzel halkçılık ama" demişti.

    19."LAİKLİK ADAM OLMAKTIR!"

    İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne manaya
    geldiğini anlamadığını söyleyince Gazi çok sinirlenmiş ve elini kürsüye
    vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermişti: "Adam olmak demektir
    hocam, adam olmak!"

    20.KURBANLARI BAĞIŞLARDI

    Gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz
    böyle durumlarda sırtını döner yada kesilmelerini engellerdi.

    21.YABANCI DİLE MERAKI

    Askeri lisede öğrenmeye başladığı Fransızca'yı sonraki yıllarda geliştirdi.
    Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya Fransızca sözcükler de
    eklerdi.

    22.FASULYESİNE POKER

    Kumardan hoşlanmaz ama arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı. Oyun
    sonunda kazandıklarını iade ederdi.

    23.KAN GÖRMEYE DAYANAMAZDI

    Cephelerde düşmanla göğüs göğüse savaşmış biri olarak en ilginç özelliği
    savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.

    24.KULAKLARI DUYAN TEK KİŞİ

    Fransız tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiğinde Gazi`nin kulaklarının
    duyuyor olmasına sasırmış anılarında bunu esprili bir dille anlatmıştı:
    "T.C`de bir tane kulakları duyan kişi var onu da Cumhurbaşkanı yapmışlar".

    25.BİR RİCASI BAŞ TACIDIR

    Bir gün halk arasında dolaşırken çarşaflı bir kadına rastlamış, "Hafız
    Hanim benim hatırım için başındaki örtüyü acar mısın?" diye sormuştu. Kadın
    bas örtüsünü açarak, Atatürk`ün önünde eğildi ve ellerini öptü.

    26.BİLARDO VE YÜZME

    Sportmen kişiliği vardı. Her gün at biner, yüzmeye gider ve bilardo
    oynardı.

    27.EN BAŞARILI DERS

    Eğitim hayatı boyunca en başarılı dersi matematikti. Pozitif bilimlere
    ilgisi hayatı boyunca sürdü.

    28.YAGCILARA GECIT YOK

    Yağcılara çok kızardı Bir aksam sofrasında kendisine gereksiz şekilde
    iltifat eden Abdülhak Hamit`e müdahale etti.

    29.SON YILBASI GECESI

    1937`yi 1938`e bağlayan son yılbaşı gecesini Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü
    Aras ile bas basa geçirmişti. O gece dolabındaki bazı elbiseleri bakana
    hediye etmişti.

    30.KOSKTEKI GUVERCINLIK

    Kuşları çok severdi.Çankaya Köşkü`nde özel bir bakicinin ilgilendiği
    güvercinliği vardı.
     

Bu Sayfayı Paylaş