Atatürkün Önderler Ve Milletlerin Mutluluğu İle İlgili Söylediği Sözler

'Güzel Sözler-Mesajlar' forumunda SeLeN tarafından 1 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Atatürkün Önderler Ve Milletlerin Mutluluğu İle İlgili Söylediği Sözler konusu atatürkün devlet adamlarına tavsiyeleri - atatürk özdeyişleri - atatürkün mutluluk ile ilgili sözleri - atatürkün sözleri



    Atatürk’ün 17 Mart 1937’de Ankara Palas’ta, Romanya Dışişleri Bakanı Antonescu’ya verdiği yemekte yapmış olduğu konuşmasında geçen, “önder (lider) kişiler ve bütün dünya insanlarının mutluluğunun sağlanması” ile ilgili sözlerinden bazı paragraflar.



    Önderler ve milletlerin mutluluğu ile ilgili Atatürk Özdeyişleri:



    Milletler acı ve üzüntü bilmemelidir. Şeflerin görevi, hayatı sevinç ve istekle karşılamak konusunda milletlerine yol göstermektir.



    Bütün insanlığın varlığını kendi şahıslarında gören adamlar zavallıdır. Besbelli ki, o adam birey sıfatı ile yok olacaktır. Herhangi bir kişinin, yaşadıkça memnun ve mutlu olması için gereken şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır. Anlayışlı bir adam, ancak bu şekilde hareket edebilir. Hayatta tam zevk ve mutluluk, ancak gelecek nesillerin şerefi, varlığı, mutluluğu için çalışmakta bulunabilir.



    Bahçesinde çiçek yetiştiren adam, çiçekten bir şey bekler mi? Adam yetiştiren adam da, çiçek yetiştirendeki duygularla hareket edebilmelidir. Ancak bu şekilde düşünen ve çalışan adamlardır ki, memleketlerine ve milletlerine ve bunların geleceğine faydalı olabilirler. Bir adam ki, memleketin ve milletin mutluluğunu düşünmekten çok kendini düşünür, o adamın kıymeti ikinci derecededir. Gerçek kıymeti kendine veren ve bağlı olduğu millet ve memleketi ancak şahsiyeti ile ayakta durduğunu sanan adamlar, milletlerinin mutluluğuna hizmet etmiş sayılmazlar. Ancak kendilerinden sonrakileri düşünebilenler, milletlerini yaşamak ve ilerlemek imkânlarına sahip ederler. Kendi gidince gelişme ve hareket durur sanmak bir dikkatsizliktir.



    İnsan, bağlı olduğu milletin varlığını ve mutluluğunu düşündüğü kadar, bütün dünya milletlerinin huzur ve rahatlığını da düşünmeli ve kendi milletinin mutluluğuna ne kadar kıymet veriyorsa bütün dünya milletlerinin mutluluğuna hizmetçi olmağa elinden geldiği kadar çalışmalıdır. Bütün akıllı adamlar bilirler ki, bu yolda çalışmakla hiçbir şey kaybedilmez. Çünkü dünya milletlerinin mutluluğuna çalışmak, diğer bir yoldan kendi huzur ve mutluluğunu sağlamaya çalışmak demektir. Dünyada ve dünya milletleri arasında sakinlik, aydınlık ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendi kendisi için ne yaparsa yapsın huzurdan yoksundur. Onun için ben sevdiklerime şunu öneririm: Milletleri yönlendiren ve yöneten adamlar, elbette öncelikle ve öncelikle kendi milletinin varlığının ve mutluluğunun nedeni olmak isterler. Fakat aynı zamanda bütün milletler için aynı şeyi istemek gerekir.



    İnsanlığın hepsini bir vücut ve bir milleti bunun bir organı saymak gerekir. Bir vücudun parmağının ucundaki acıdan diğer bütün organlar etkilenir.



    “Dünyanın filan yerinde bir rahatsızlık varsa bana ne?” dememeliyiz. Böyle bir rahatsızlık varsa tıpkı kendi aramızda olmuş gibi onunla ilgilenmeliyiz. Olay ne kadar uzak olursa olsun bu kuraldan şaşmamak gereklidir. İşte bu düşünüş, insanları, milletleri ve hükümetleri bencillikten kurtarır. Bencillik kişisel olsun, millî olsun daima kötü kabul edilmelidir. 1937
     

Bu Sayfayı Paylaş