Atasözlerindeki Tezat

'Atasözleri & Deyimler' forumunda NeslisH tarafından 13 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Atasözlerindeki Tezat konusu
    Atasözlerindeki Tezat






    Dağ başından duman eksik olmaz: Toplumda yüksek ekonomik ve sosyal seviyeye sahip insanların,bu konumlarından kaynaklanan bir takım üzüntü ve sıkıntıları vardır.Bu durum,zenginlik ve yüksek makam devam ettiği sürece hiç eksilmez.

    Dağ dağ üstünde olur,ev ev üstünde olmaz: En olmayacak şeyler bile bir gün gerçekleşebilir.Ama iki ailenin aynı ev ortamında yaşaması düşünülemez.

    Damlaya damlaya göl olur :Küçük çabalar,büyük problemlerin çözümüne yardımcı olabilirler.

    Danışan dağı aşmış,danışmayan yolu şaşmış: Bilmediğini başkalarına soran kimse,işi iyi ve çabuk bitirir.Fikir alışverişinde bulunmayanlar ise başarı elde edemezler.

    Darı unundan baklava,incir ağacından oklava olmaz: Kötü malzeme ile güzel bir iş meydana getirilemez.Yeteneksiz kişiler,büyük sorumlulukların gerektirdiği çabayı gösteremezler.

    Davul dengi dengine diye çalar: Birlikte yaşayacak veya arkadaş olacak insanların eşitiyle beraber olması lazımdır.Yoksa yapılacak her işte başarısızlık kaçınılmaz olur.

    Devir tavında,dilber çağında :Bir işin başarılması için,o an değerlendirilmesi gereken zaman dilimleri vardır.

    Dikensiz gül olmaz :Yaşanan her başarı ve mutluluğun yanında,bu sürecin parçası olan küçük olumsuzluklar da mevcuttur.

    Düt demeye dudak ister :Niteliği ne olursa olsun,bir işi başarabilmek için yetenek ve imkanlar gereklidir




    Cahil adam meyve vermeyen ağaca benzer: Bilgisiz kişiler etraflarına faydalı olamadıklarından ve davranışlarında olumlu sonuçlar beklenmediğinden dolayı faydalı kişiler değildirler.

    Cahilin dostluğundan alimin düşmanlığı yeğdir: Alim her şeyi bilen kimsedir. Yaptığının sonuçlarını bilir ve katlanır.Kendisi ile dost olmak mümkün olduğu gibi düşman olunduğu zaman da bir noktada anlaşmak mümkündür.Cahil kişiler iyi niyetli görünseler de onlarla anlaşmak güçtür,hatta mümkün değildir.

    Cami ne kadar büyük olsa imam bildiğini okur :Bir toplulukta çok kişi ve fikir olsa da karar verme yetkisine sahip kimseler,kendi bildiklerini uygularlar.

    Can boğazdan gelir: İnsanın hareketli ve üretken bir yaşam sürdürebilmesi için beslenme biçimine dikkat etmesi gerekir.

    Can cümleden azizdir: İnsanlar kendi çıkarlarını her zaman başkalarının çıkarlarından üstün görürler.Aksi şekilde davrandıklarında bile kendi çıkarları söz konusu olduğu zaman fedakarlık yapmaktan vazgeçerler.

    Can çıkmayınca huy çıkmaz: Hayat boyu kazanılan alışkanlıklar da gelişir.Ama değiştirmek çok zordur.Kişi ölünceye kadar devam eder.

    Canı acıyan eşek,atı geçer: Karşılaştığı bir konuda ziyan gören,canı yanan kimse aynı zarara uğramamak için var gücüyle çalışır.
    Canı kaymak isteyen,mandayı yanında taşır: Güzel ve varlıklı bir yaşam sürmek isteyen kişi kendisine bu yaşamı sağlayacak olan varlıkları çok yakınında bulundurmalıdır.

    Cefayı çekmeyen sefanın kadrini bilemez :Hayatında dert ve sıkıntı çekmemiş olan kişiler,mutluluğun kıymetini anlayamazlar.

    Cins kedi ölüsünü göstermez [​IMG]oylu kimseler çok zor durumda da olsalar,durumlarını belli etmezler

    Cömert ile nekesin harcı birdir :parayı kullanma biçimi,onun niteliğini değiştirmez.

    Çabuk parlayan çabuk söner :Layık olmadıkları makamlara getirilen kişilerin,bir süre sonra yetersizlikleri ortaya çıkar.

    Çağrılan yere erinme,çağrılmayan yere görünme: İnsanlar davet edildikleri yerlere mutlaka gitmelidirler.Çünkü davet eden kişi tarafından istenmektedirler. Çağrılmayan yere gitmek ise yüzsüzlük ve arsızlık olur.

    Çalıda gül bitmez,cahile söz yetmez: Güzelliklerin simgesi olan gülün çalıda yaşaması düşünülemez.Aynı şekilde,cahil kişiye de sözün doğrusunu anlatmak mümkün değildir.Cahil olduğu için kendi bildiklerinin dışında da doğruların bulunduğunu kabul etmesi mümkün değildir.

    Çalışmak ibadetin yarısıdır: İbadet kişiyi kötülüklerden sıyırır,iyilik yolunda ilerletir. Tanrı yolunda çalışmak ta kişiyi kötü duygulardan arındırır.Bunun içindir ki çalışmak,ibadet kadar büyük değer taşır.

    Çalma elin kapısını,çalarlar kapını: Kişi hayatında bilerek ve isteyerek kimseye kötülük yapmamalıdır.Böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde,günün birinde benzer olumsuzlukları yaşaması muhtemeldir.

    Çiftçiye yağmur,yolcuya kurak,cümlenin muradını verecek hak: Her kul Tanrı'sından kendi çıkarları doğrultusunda istekte bulunur.Bu istekler birbirine zıt da olabilir.Ama Tanrı bu dilekleri şaşmaz bir düzen ,uygun gördüğü biçimde yerine getirir.

    Çirkefe taş atma,üzerine sıçrar :Çevrelerinde kötü,edepsiz tanınan kişilerle ilişkiye girmek doğru değildir.

    Çocuktan al haberi :Art niyet taşımayan çocuklar,başkalarının yanında her şeyi çekinmeden konuşurlar.

    Çürük tahta çivi tutmaz :Esas niteliği bozulmuş bir şeyi eski haline getirmek mümkün değildir
     

Bu Sayfayı Paylaş