Astroloji Nedir - Kim Bulmuştur - Kısaca Tarihçesi

'Burçlar Alemi - Astroloji' forumunda Mavi_inci tarafından 24 Nisan 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Astroloji Nedir - Kim Bulmuştur - Kısaca Tarihçesi konusu Astroloji Nedir - Kim Bulmuştur - Kısaca Tarihçesi

    [​IMG]

    Astroloji, gezegen ve yıldızların insanların üzerindeki etkisini yorumlayan bir bilim dalıdır. İnsanoğlunun yazılı tarihinin başından beri var olan astroloji bilimlerin en eskisidir.
    Astroloji kader değildir, herşey insanın kendi elindedir. Astroloji dönemleri inceler, fırsat alanlarını, şanslı zamanları, doğum haritanızda sizi kısıtlayan, zorlayan alanları, gecikmeleri gösterir. Sonuçta nasıl hareket edeceğiniz, neler yapacağınız hepsi sizin iradeniz içindedir. Gezegenlerin iyi açılar yaptığı şanslı dönemlerde, hiçbir şey yapmadan oturursanız bu fırsatları kaçırabilirsiniz. Aynı şekilde gezegenlerin zorlayıcı etkiler yaptığı dönemlerde gerekli gayret ve azmi gösterirseniz tüm zorlukları aşabilir, farkında bile olmadığınız içinizdeki gücü ortaya çıkarabilirsiniz.
    Astroloji insanlık tarihi kadar eskidir.Tarihçilerin araştırmalarına göre farklı uygarlıklar birbirlerinden bağımsız olarak astroloji ile ilgilenmişlerdir. Aşağı yukarı bütün büyük uygarlıklar astroloji ile ilgilendiklerini açıklayan kanıtlar bırakmışlardır. Babil, Mısır, Hint, Çin, Maya, Yunan, Roma ve Arap uygarlıkları bunlar arasındadır. İlk astrologların kimler olduklarını bilmiyoruz, fakat bulduklarını ilk kaydeden Kaldeliler’dir. M.Ö. 3000 yılında Kaldeliler (şimdiki Irak) astrolojinin bilinen en özgün şekillerinden birini ortaya çıkarmışlardır. Bazı uzmanlar astrolojiye ait ilk kayıtların M.Ö. 5800 yılına kadar gittiğini belirtiyorlar. Maya uygarlığı, Hindistan ve Çin M.Ö. 2000 yılında astroloji bilimini kullanıyorlardı. Pitagoras ve Plato’nun yazılarında M.Ö. 500 yıllarında eski Yunanlılarda astrolojinin varlığından bahsedilmektedir. Kuzey Afrika’daki ve Doğu Akdeniz’deki Araplar da M.S. 8. yüzyılda astrolojiyi kullanıyorlardı. M.S. (805-85) yılları arasında yaşamış olan Albumasur ya da diğer adıyla Abu Maaschar’ın yazmış olduğu “Introductorium in Astronomiam” adlı eserle astroloji orta çağda yeniden önem kazanmıştır.
    Zodyak yani burçlar kuşağı ilk astrolojik kayıtlarda şimdikinden biraz daha farklı idi. M.S. 180 yılında büyük Yunan matematikçi ve astronom Ptolemy tarafından bugünkü şekline getirilmiştir. Bu yüzyılda ise Carl Jung astroloji hakkında yazılar yazmış, insan kişiliği ve motivasyonu hakkındaki çalışmalarında astrolojiden faydalanmıştır.
    Astroloji; kosmos içerisindeki güçlerin (Bu en yakın anlamda Güneş Sistemi´ndeki planetlerdir.) genel seviyede dünya üzerindeki enerjilerin şekillenmesi (makro kozmos), insanın ve insan topluluklarının (mikro kozmos) üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını yorumlayan bir düşünce sistemidir. Astroloji´nin matematiksel bir temele sahip olduğunu, Astronomi ile olan paralel çalışmalarında da görebiliriz. Yıldız hareketleri, yıldız konumları ve birbirleriyle olan ilişkilerini Astronomik gözlemlerlerin sonucu olan “Ephemeris”lerde “Gökgünlüğü” buluruz. Bu ise Astroloji´nin gerçek anlamda pozitif temellere dayandığını gösterir. Ayrıca Astroloji, yıldızların hareketlerini matematiksel olarak hesaplarken, etkin enerjileri oluşturabildiğini de kabul eder. Astroloji´ sonuç olarak oluşmuş bir kavramdır ve yorumsaldır; ya da bir kültür ve de sanattır. Astroloji´de sık karşılaşılan bir sözcük de Zodyak´dır; Türkçe karşılığı ise Burçlar Kuşağı´dır. Gerçek kelime anlamında Zodyak, Hayvanlar Dairesi anlamına gelir. Burçlar Kuşağı galaksimizde (Samanyolu) çeşitli isimlerle adlandırılmış takımyıldızlar diziliminden oluşan bir kümedir. Bu küme Galaksimizin orta çizgisine (Ekvator düzeyinde) +8° ve -8° lik bir kesişme ile bir yörünge (Ekliptik) üzerinde sıralanmıştır.

    Bilimsel Astroloji
    Hemen hatırlanması gereken bir diğer önemli yön, bitişik/komşu burçların simgesel karışımlarıdır. Örneğin Sadık Terazi´de, biraz Başak´ın vicdanı, Başak´da Aslan´ın heyecanı, draması, İkizler´in canlılığında, Yengeç´in duyarlılığı belli oranlarda etkindirler. Bu bir bozulmadır; örneğin Teraziler´de sık sık görülür, Merküryen Başaklar ve Venüsyen Başaklar bu karışımdan ortaya çıkarlar. Bir İkizler veya Güneş Aslanı, Yengeç´in iç gezegenlerinden sık etkilenirler. Bu çapraz karışımlar, genelleşmiş saf astrolojik tiplemelerin dışını gösterirler böylece astrolojinin genel olduğu iddiası bu noktada çürütülür. Psikiyatrlar için en iyi yol, iyi birer astrolog veya astroloji hocaları bulmak olabilir, bu yol sayısız kitabı kendi kendine okumaktan çok daha iyidir. Astrolojik horoskopların (yıldız haritalarının) karşılaştırılmaları, bilimsel tezlere büyük destek olabilir, sonuçlar yararlı olacaktır. Burada bilim, falcı-astrologlar popülizminden ve astrolojinin hatalı ve de eksik antik geçmişinden etkilenmemelidir, kurtulması gereken en önemli kompleks veya aşırı duyarlılık budur; Astroloji yine de kehanetlerde bulunabilir, bunun bir zararı yoktur; sinema saygın bir sanattır ama ninja ve seks filmlerinin varlığı sinemanın saygınlığını bozmamaktadır.

    Gerçek Astroloji
    Astroloji kader değildir, herşey insanın kendi elindedir. Astroloji dönemleri inceler, fırsat alanlarını, şanslı zamanları, doğum haritanızda sizi kısıtlayan, zorlayan alanları, gecikmeleri gösterir. Sonuçta nasıl hareket edeceğiniz, neler yapacağınız hepsi sizin iradeniz içindedir. Gezegenlerin iyi açılar yaptığı şanslı dönemlerde, hiçbir şey yapmadan oturursanız bu fırsatları kaçırabilirsiniz. Aynı şekilde gezegenlerin zorlayıcı etkiler yaptığı dönemlerde gerekli gayret ve azmi gösterirseniz tüm zorlukları aşabilir, farkında bile olmadığınız içinizdeki gücü ortaya çıkarabilirsiniz Dünya varolduğundan beri insanın doğaya karşı verdiği “varoluş” savaşında kullandığı en etkili araçlardan bir tanesi de Astroloji’dir. Astroloji ilk insanın, genelde gökyüzünden gelen doğal afetleri kontrol etme çabası sonucunda ortaya çıkmış olan, bugün artık bilimsel değeri olmadığına inanılan bir “bilim”dir.

    Astrolojik kişilik
    Astrolojik Kişiliklerin Tipleri Psikiyatri, Astroloji ile buluştu 1997 başında ABD´de yayınlanan önemli bir psikiyatrik araştırma raporu, olay yarattı. Dünyanın en saygın bilim adamlarından birisi, astrolojiyi referans olarak kullanıyordu. Rapor Burç 2000 tarafından incelendi ve ortaya ilginç sonuçlar çıktı. Geleceğin astro-bilim evliliğinin nişanı artık yapıldı. Amerikan Psikiyatri Birliği´nden John M. Oldham, kişilik bozukluklarının daha iyi tanımlanması ve verilerin geliştirilmesi amacıyla oluşturulan yeni bir tanı sisteminin mimarı ve aynı zamanda da New York Eyalet Zihinsel Sağlık Bürosu´nun Yöneticisi ve de Columbia Üniversitesi´nde Klinik Psikiyatri Profesörü. Oldham´ın çalışmasında, kişilik bozukluklarının tanısı için uygulanan test metodunun adı DSM-III-R (Kişisel Bozukluklarının Teşhisi ve İstatistiksel Dağılım). Test araştırmanın yanısıra, kişilik tiplerinin üzerinde de duruyor. İşin ilginç yanı ise, 13 astrolojik tiplemenin de bu testte yer alması; aslında test astrolojik bir çalışmayı amaçlamış değil, sadece astrolojiden de yararlanılmış. Temel olarak 13 tip temel olarak alınmış ve pozitif tanımlar getirilmiş; pozitif tanımların tam zıddı olan negatifler ise kişilik bozuklukları olarak değerlendirilmiş.

    Gezegensel Konum
    Göründüğü kadarıyla rapor hazırlanırken ve testler oluşturulurken objektiflikten uzaklaşma korkusuyla, gereğinden öte objektif kalınmış ve tam her deneğe 104 soru sorularak, ruhsal bozukluk tanımlamalarıyla, astrolojik kişilikler arasında bir paralellik kurulmaya çalışılmış. İkizler Burcu insanı için “canlı” yani “Merküryen” tip denilmiş ama bu burcun temel niteliği olarak kabul edilen aşırı duygusallık ve çok değişken duyguların zenginliği ön plana alınmamış. Oysa İkizler öncelikle bu sözcüklerle tanımlanabilir ve duyguların değişkenliği öylesine sınırsız ve hızlıdır ki, aslı gözden uzak tutulamaz. Elbette ki rapordaki tanımlamalar reddedilemez veya gerçek dışı olarak görülmemelidir fakat eğer astroloji ile bir bütünlük ya da en azından ortak bir yön veya asgari bir uzlaşma aranıyorsa daha dikkatli ve daha esnek olunmalıdır. Raporun etkisi sanıldığından fazla olacak ve bazı psikiyatristler tarafından çok ciddiye alınacağından, astroloji kitaplarının bilimsel çevrelerdeki satışı da artacaktır. Tabii ki bu arada da, psikiyatrların ve psikologların çoğu astrolojinin zengin ve inanılmaz dilini keşfedecekler; Rapordaki özgün DSM terminolojisinin yanısıra, astrolojiden de çok şey öğrenecekler; örneğin şu beş özelliği ele alalım; “Vicdanlı Başak-Yalnız ve fedakar Balık-Canlı İkizler ve maceraperest Yay” Herbiri ötekisini uyarıyor gibi fakat bu tiplerin iç bilinç alanlarında ortaya çıkan benzer vurgular, aslında kişiliğin negatif yönlerini oluştururlar; işte bu karmaşık cümle astrolojinin en önemli analiz olgusu olan “gezegensel açılar”ın etkileri anlamına gelir. Örneğin Kare Açı, bu tipler arasında güçlü bir enerji oluşturacak ve bir tür meydan okumaya neden olacaktır ama aynı zamanda da söz konusu kişisel özellikler zayıflayacak ve hatta durağanlaşacaktır. Hatta daha da ötede, benzer karakteristikler kişilik bozukluklarıyla bütünleşecektir.

    Astroloji Bölümleri
    Haritanın çizimi ve yorumlanması amacı doğrultusunda astroloji konusu içerisinde çeşitli bölümler bulunmaktadır.

    Doğum Astrolojisi
    Astrolojinin bu kolu bireylerin hayatları ile ilgilidir ve doğum anı veya kişinin hayatındaki önemli olaylardan birinin baz alındığı horoskop kullanılmaktadır. Bu horoskop içerisinde bireyin kişiliği, sağlığı ve temel potansiyeli bulunmaktadır. Astrolojinin bu yöntemi çok popülerdir ve doğum astrolojisinde iki temel yaklaşım bulunmaktadır. Bu yaklaşımlardan biri evlilik, kariyer ve çocuk gibi belirgin olayların tahmin edilmesi üzerinde durmaktadır. Ama pek çok modern astrolog bu yaklaşımı dikkate almamaktadır, bunun yerine tamamen psikolojik olan bir yaklaşımın izinden gitmektedirler. Bu psikolojik yaklaşım da bireyin kişiliğinin ve psikolojik potansiyelinin tanımlanması üzerinde durmaktadır. İleride yaşanacak olaylar sadece genel bir önsezi ile tahmin edilmektedir ve konunun psikolojik davranışının gelişimi ile betimlenmektedir.

    Horary Astroloji
    “İş bulabilecek miyim?” den “Kaybettiğim anahtarlarım nerede?” gibi sorulara kadar pek çok soruya cevap vermektedir. Horary astroloji, astrolojinin diğer kollarına nazaran daha güvenilir ve doğru tahminler vermektedir.

    Seçimsel Astroloji
    Astrolojinin bu formu dünyada çok iyi bilinmektedir. “Evlenme için hangi gün daha uygun?” ve “Yeni işime ne zaman başlamalıyım?” gibi belirgin sorulara cevap vermektedir. Astrolojinin bu kolu iş, evlilik, seyahat, iş veya derse başlamak için en uygun zamanı belirlemektedir.

    Tıbbi Astroloji
    Astrolojinin bu kolu homeopathy (bir hastalığı benzeri ile tedavi etme yöntemi) ve bitkisel ilaçlar ile ilgilidir. Astroloji size saçınızı kesmek (Saçınızın kalın olarak uzamasını isterseniz: Dolunay zamanı uygun) veya ameliyat olmak (Dolunay zamanında uygun değil: kanama tehlikesi) ve ayrıca planları yapmak için en uygun zamanı söyler. Genel anlamda Zodyak içerisindeki her bir burç vücudun bir bölümünü yönetmektedir. Örneğin, bir Boğa burcunun çok sık olarak soğuk algınlığı veya grip olması, boğaz ağrısından şikayet etmesi, İkizler burcunun ciğer veya bronşit problemlerinden yakınması gibi. Sizin Zodyak burcunuz da hangi bölgelerde zayıf olduğunuzu söyleyecektir.

    Günlük Astroloji
    Günlük Astroloji tüm ulusların, ülkelerin, dinlerin ilişkilerini, savaşları, devrimleri, sanatı ve bilimi yöneten oldukça geniş bir alandır. Günlük astrolojinin üç ana kolu bulunmaktadır.
    Mali Astroloji: Astrolojinin bu alanı çok az astrolog tarafından uygulanmaktadır. Pek çok iş adamı astrologlara danışmaktadır. Yurt dışındaki borsalarda aracı kurumlar astrologlar ile çalışmaktadır.
    Politik Astroloji: Politik Astroloji politik ilişkileri ve konuları, siyasileri, insan guruplarını ve politik organizasyonları yönetmektedir.
    Jeofiziksel Astroloji: Astrolojinin bu kolu iklim, hava durumu ve diğer tüm doğal olayları, özellikle sel, deprem ve volkan patlamaları gibi afetleri incelemektedir.

    Kehanet Astrolojisi
    Bu bireyler için tahminler sağlamaktadır, genelde geçişler ve ilerlemeler, Yeni Ay, Dolunay ve tutulmalar doğrultusunda çalışmaktadır. Geçişler bir saatten (Ay) 18 aya kadar (Pluto) sürebilir, hal ve şartlarda değişimler yaratır, ayrıca öğrenme amaçlı dersler de verir. Pek çok insan 28-29 yaşlarında ilk Satürn geçişlerini (Satürn, doğum pozisyonuna geri döner) deneyledikleri esnada zorlayıcı dersler ile karşı karşıya gelmektedir. Pek çok insan bu yaşlarında komple değişiklikler yaşamaktadır. Eğer bu zorlu zamanda hiçbir şey öğrenilmez ise 56-58 yaşları arasındaki bir sonraki Satürn geçişinde daha büyük zorluklar ile karşı karşıya gelebilirler.

    Güneş Burcu Astrolojisi
    Bu gazetelerde veya haftalık dergilerde okuduğunuz burç yorumlarıdır. Çok eski zamanlardan beri bu yöntem çok doğru sonuç vermektedir, ama bazı astrologlara göre de oldukça fazla deneyim gerektirmektedir. Örneğin, 18 Ocak – 8 Şubat 2004 tarihleri arasındaki Merkür geri dönüşü (Dünyadan göründüğünde geri gidiyor gibi gözükmektedir) esnasında kısa seyahatlerde ve iletişimde (pek çok yazı, yanlış anlaşılmalar, Internet ile ilgili problem gibi) aksamalar meydana gelebilir, bu Mart ayının birine kadar devam eder, ama Zodyak’taki her burç yaşamlarına ve yaşadıkları ortamlara bağlı olarak bunu farklı şekilde tecrübe edeceklerdir.


    Alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş