Astım Hastalığının Önemi

'Genel Sağlık' forumunda Dine tarafından 5 Mayıs 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Astım Hastalığının Önemi konusu Astım Hastalığının Önemi

    Dünyada yaklaşık 300 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilen astım, ülkemizde her 100 erişkinden 7’sinde ve her 100 çocuktan 15’inde görülüyor.

    [​IMG]

    4 Mayıs Dünya Astım Günü nedeni ile açıklama yapan Anadolu Sağlık Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Kemal Tahaoğlu, “Astım, bilinenin aksine, hekim-hasta işbirliğinin iyi olduğu durumlarda tamamen kontrol edilebilir bir hastalıktır” dedi.

    Tahaoğlu, tüm dünyada yaklaşık 300 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilen ve ülkemizde her 100 erişkinden 5-7’sinde ve her 100 çocuktan 13-15’inde görülen Astım Hastalığının önemine dikkat çekti.

    Astımın tekrarlayan öksürük, nefes darlığı, hışırtılı solunum, göğüste baskı ve sıkışma hissi gibi belirtiler ile görülen kronik bir akciğer hastalığı olduğunu, çevresel alerjenlerin, bebeklik çağı enfeksiyonlarının, sigara içiminin (pasif sigara içimi dahil) ve kalıtımsal nedenlerin astıma neden olabileceğini belirten Tahaoğlu, anne-babadan birinin astımlı olması durumunda, çocuklarda astım görülme riskinin yüzde 20-30’a yükseldiğini, anne ve babanın her ikisinin de astımlı olması durumunda da bu riskin yüzde 60-70’e ulaştığını ifade etti.

    “Öksürükler üç haftadan daha uzun sürerse ve hasta “her soğuk algınlığının göğsüne indiğini” söylerse astımdan şüphelenilmelidir” diyen Tahaoğlu şöyle devam etti:

    HIRILTILI SOLUNUMA DİKKAT!
    "Diğer yandan fırıncılar, kuaförler, marangozlar ve boyacılar gibi bazı meslek mensuplarında “mesleki astım”ın söz konusu olabilir. Astım hastalığının belirtileri tipiktir. Tekrarlayıcı karakterdedirler ve daha çok gece ve/veya sabaha karşı ortaya çıkarlar. Hastalar hırıltılı solunumu, hırıltı, ıslık sesi olarak da ifade edilebilir. Aksi kanıtlanıncaya kadar her hırıltılı solunum astım olarak kabul edilmelidir. Öksürük, genellikle balgamsızdır. Az miktarda güçlükle çıkan yapışkan şeffaf balgam olabilir. Hastalar balgam çıkarınca rahatlar. Soğuk algınlığı nedeniyle ortaya çıkan öksürükler üç haftadan daha uzun sürerse ve hasta “her soğuk algınlığının göğsüne indiğini” söylerse astımdan şüphelenilmelidir. Astım bazen sadece öksürük ile kendini gösterebilir yani öksürükle seyreden astımdır. Öksürüğün inatçı olması ve gece uykudan uyandırması tipiktir.“

    UYGUN TEDAVİ İÇİN ÖNCE DOĞRU TEŞHİS
    Astım hastalarının doğru tedavi ile sorunsuz bir hayat geçirebileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Kemal Tahaoğlu; “Her hastalıkta olduğu gibi kişiyi hekime götüren belirtiler, tıbbi öykü ve hekim muayenesi teşhis için ilk basamaktır. Astımın kesin teşhisi için herhangi bir kan tahlili yoktur. Röntgen bulguları genellikle normaldir. Günümüzde astım tanısı için kullanılan en önemli tetkik solunum fonksiyon testleridir. Akciğer fonksiyon testleri hastalığın teşhisi kadar ağırlığının belirlenmesi ve tedavi seçeneklerinin belirlenmesinde çok önemlidir” dedi.

    Astım tedavisinde kullanılan ilaçlara da değinen Doç. Tahaoğlu, “Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar iki grupta incelenir. Bunlar “kontrol edici ilaçlar” ve “semptomları giderici ilaçlar”dır. Hastaların akut atak dönemlerinde hemen rahatlamaları için kullanılan ilaçlar “kurtarıcı ilaçlar “ olarak bilinirler. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların büyük bir bölümü nefes yolu ile uygulanmaktadır” dedi ve şunları söyledi:

    TEDAVİDE AVANTAJ OLUŞTURAN İLAÇLAR
    “Nefes yolu ile kullanılan ilaçların ektikleri yüksek, yan etkileri ise çok düşüktür. Bu durum astım tedavisi için büyük avantaj oluşturmaktadır. Nefes yoluyla alınan hem kontrol edici, hem de rahatlatıcı ilaçların doğru uygulanması en önemli noktadır. Yanlış ve eksik kullanımlar tedavide başarısızlığa yol açar. Astım ilaçlarına bağlı yan etkiler genellikle kontrol edilebilir ve önemsizdir. Nefes yoluyla alınan ilaçların bazılarında (inhaler steroid ilaçlar) ses kısıklığı olabilir. Bunun için en iyi önlem ilaç kullandıktan sonra boğazın su ile gargara yapılmasıdır. Kan potasyum düzeyinde düşme, bazen kaslarda kramp olması nadir görülen diğer yan etkilerdir. Sonuç olarak hekim hasta işbirliğinin iyi olduğu durumlarda “Astım” bilinenin aksine tamamen kontrol edilebilir bir hastalıktır.”
     

Bu Sayfayı Paylaş