Artık Tasarruf Zamanı...

'Ekonomi Ve Borsa' forumunda NeslisH tarafından 10 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Artık Tasarruf Zamanı... konusu

    [​IMG]Resul MEDİN
    EMLAKİUM Yönetim Kurulu Başkanı
    Bu yazımda hem de Kurban Bayramını yaşadığımız şu günlerde sizlere çok güzel şeyler yazmayı çok arzu ederdim. Ama yazamayacağımı bildiğim için sizlere bu yıl başında, bu yılı nasıl geçireceğimize ilişkin, yazılarımdan birini tekrar hatırlatmak istedim. Umarım yararlı olur. Yazımın başlığı ‘Piyasa Nereye Koşuyor?...’
    Bundan birkaç ay önceki yazımın başlığını çok iyi hatırlıyorum. O zaman ‘Piyasa artık daralıyor mu?’ diye başlık atmıştım. Gayrimenkul camiasını yakından takip edenler ve beni tanıyanların bugünlerde sorduğu soru ‘Ne olacak piyasanın durumu ve emlak fiyatları düşer mi’ sorusu. Artık bu soru çok sıkça sorulmaya başladı ve bu soruya bir ayı aşkın bir zamandır piyasada cevap veren veya vermeye teşebbüs eden bir yazıya rastlamadım. Bunu neden söylüyorum? Sanki bundan önce söylediğim gibi piyasada ki daralmayı yaşamaya mı başladık? Eğer başlamış isek ve halende devam ediyorsa ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ diye düşünenler mi çoğunlukta yoksa aman piyasayla ilgili bir şey söylemeyelim tüketici etkilenir, almak isteyenlerde kaçar veya bekle-gör diye düşünenlerin yanında yer alırlar diye endişe mi taşıyoruz? İsterseniz neler oluyor ve neler olacak sorularınızı aşağıda kronolojik başlıklarla vermeye çalışayım daha sonrada yorumlara geçelim.
    1-2008 yılının başında çok iyi hatırlıyorum paranın yönünü değerlendiren uzmanlar genelde yeni yılın para kazanma değil var olanı koruma yılı olarak ilan ettiler.
    2- Yeni yılın başında bazı uzmanlar sermaye piyasalarında risklerin arttığını, hiçbir fiyatın cazip olmadığını ifade ederken ‘Temkinli olun’ uyarısı yaptılar.
    3-Ocak ayında uyarılar haklı çıktı. 2007 yılı enflasyon rakamları 2006’ya göre düşük ve hedefe çok uzak çıktı. Türkiye %4 enflasyon hedefleyerek başladığı 2007’yi TÜFE’de %8.39, ÜFE’de %5.94 artışla tamamladı.
    4-2007 yılında bütçe disiplini S.O.S verdi hatta hatırlayın yine Ocak ayının sonlarına doğru sanırım Maliye Bakanımız Unakıtan küresel krizi değerlendirirken ‘Paniğe kapılmayın ama dövizle de borçlanmayın’ uyarısında bulundu.
    5-Yine Ocak ayının sonunda Amerika’daki Mortgage krizinden ağır yara alan finans dünyası FED’in faizi 4 ayda 2.25 puan indirmesine rağmen olumlu tepki vermedi. Mortgage kaynaklı zararın finans kurumlarının açıkladığına göre 133 milyar dolar olduğu henüz bilançoya yansımamış 180 milyar dolarlık daha zararın bulunduğu tahminleri yapıldı.
    6-Şubat ayının başında Merkez Bankası Başkanı ‘faiz indiriminde yeni dönemde daha temkinli olacaklarını açıklarken krize ilişkin olarak dalganın ortasındayız bir sürpriz olabilir, ihtiyatlı olun uyarısında bulundu.’
    7-FED’in faiz indirimi piyasalara maalesef çare olmadı, İMKB Ocak ayında %30’la en fazla kaybeden borsa oldu. Krizin Ocak ayında borsadaki faturası 65 milyar dolar oldu.
    8- Şubat ayının sonlarına doğru çok önemsediğim açıklamalardan biri Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Ahmet Nakkaş’tan geldi. Nakkaş 2007 yılında sektörlerinde 2706 şirketin kapandığını belirterek son 3 yılda kapanan firma sayısı 4600’ü geçti, bu firmalardan sadece 5’inin 5000 işçisi 300 milyon dolarlık ihracatı vardı diyerek iş olmasına rağmen maliyetler kurtarmadığından firmalar kapanıyor uyarısında bulundu.
    9-İçinde bulunduğumuz Mart ayının başında Mortgage krizinin ABD’nin en büyük bankası olan Citigroup’u olumsuz etkilediği yönündeki yorumlar piyasaları yine gerdi.
    10-Yine Mart ayının başlarında en önemli uyarılardan biri TÜSİAD ve Dünya Bankasından eş zamanlı olarak geldi. Son açıklanan enflasyon verilerinin endişe verici olması nedeniyle 'ekonomik gelişmeleri kaygıyla izliyoruz' denildi.
    11-FED krizin boyutunu 1929 buhranından bu yana en ürkütücü kriz olarak açıkladı. 18 Mart’ta iskonto faiz oranlarını %3.5’ten %3.25’e çekti. Ve finansal çalkantı nedeniyle Türkiye’deki yabancı yatırımcıların portföyü Şubat ayı sonu itibarıyla 14 milyar dolar gerileyerek 55 milyar dolara indi.
    12-Son bir hafta içinde ise dövizde yükselişler borsada önemli düşüşler yaşadık. Krizin Avrupa’ya sıçrama ihtimali çok yüksek Türkiye esas kabusu o zaman yaşayabilir diyenlere rağmen karmaşık veri trafiği karşısında döviz durulmaya borsa yükselmeye piyasada yavaş yavaş nefes almaya başladı diyebiliriz.
    Bunları neden yazdım? Sizlerin 2008 yılını daha iyi görebilmeniz için tabii ki. Piyasayla ilgili birkaç yorum daha yapalım. Artık bana göre 2008 yılı büyümede zorlanacağımız bir yıl olarak kendini göstermiştir. Doğrudan sermaye girişinde yeni yıla kötü başladığımız ve halen girdide azalmanın devam ettiği gözlenmektedir. Dünya piyasası öyle bir hale gelmiştir ki büyükler öksürünce herkes nezle olmaktadır. Amerika Merkez Bankası(FED) şimdilik can simidi rolünü oynayarak dünya ekonomisinin hala imdadına yetişmektedir. Ancak bundan sonra bu rolü oynamaya ne kadar devam edecektir veya edebilecek midir? Tam da burada esas sorulması ve cevaplandırılması gereken soru budur.
    Bunları neden yazdım? Sizlerin 2008 yılını daha iyi görebilmeniz ve tüketici olarak değerlendirebilmeniz için tabii ki.
    Dünya ekonomisi yukarıda bahsettiğim nedenlerle bu durumda olunca yabancı sermaye girişi azalınca kısacası ekonomik istikrar bozulunca hiçbir şey olmaz . Bizim piyasamıza bakılınca da inşaat yatırımının ve projelerin yavaşlaması bütün ekonomiyi yüksek derecede olumsuz etkiler. Şunu da belirtmeden geçmemeliyim. Geçen yılın son çeyreğinde yazdığım yazılarda ekonomide hissedilir bir ‘durağanlığın’ yaşandığını devamlı vurgulamıştım. En çarpıcı soru da şudur: Dünya ekonomisindeki bu durağanlık çöküşe doğru gider mi? Ancak ekonominin en zor şartlarında bile zamanında ve uzmanına mutlaka danışarak alınan gayrimenkulun her zaman kazandırdığını unutmamak gerekir.
    İşte bu yılın başında sizlere yazdığım yazının neleri içerdiğini bir kere daha hatırlatmış oldum. Bu yılı aşağı yukarı kaybederek geçirmiş olacağız. Yeni yıl için yazacaklarımı daha sonraki yazımda sizlerle paylaşacağım. Ancak şu anda tüm piyasaların yaşadığı gibi gayrimenkul piyasasının da halen BEKLE-GÖR dönemine devam ettiğini alınan bütün tedbirlere rağmen yaşamaya devam edeceğini söylemeliyim. Bu dönemleri 'piyasa artık dibi görmüştür' tahmininde bulunan yatırımcıların fırsat olarak değerlendirdiğini de ifade etmeliyim.
    Her şeye rağmen ben piyasadaki fırtınanın daha devam edeceğini düşünüyorum. Ne zamana kadar derseniz ilk tarih olarak ABD’nin yeni Başkanı Obama’nın 20.Ocak.2009 tarihinde devir teslim törenine kadar derim. Daha sonrası ise Obama hükümetinin tüm dünyanın ekonomik yaralarını saracağı kararları alabilmesine bağlı olacaktır.
    Netice; son günlerde ABD’nin yeni Başkanı Obama’nın ‘ekonomik krizde henüz en kötüsünün gelmediği’ söylemi çok önemlidir. Bu açıdan bakıldığında da bu dönemi tüketiciler açısından ‘Tasarruf Zamanı’ diyerek değerlendirmek doğru olacaktır. Ancak Başbakanımız R.Tayyip Erdoğan’ın ‘Bu kriz bizi sanıldığı gibi etkilemeyektir.’ sözleri de unutulmamalıdır. Gayrimenkul açısından bakıldığında her dönemde olduğu gibi uzun soluklu olmasına karşın arsa alımını her zaman önermekteyim. Bunun içinde tüketicilerin mutlaka kendilerine güvenebilecekleri bir ‘Emlak Müşaviri’ bulmalarını tavsiye ediyorum.
     

Bu Sayfayı Paylaş