Arpaöz Köyü Merkez Çorum

'Çorum Tanıtımı' forumunda KaRDeLeN tarafından 5 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Arpaöz Köyü Merkez Çorum konusu Arpaöz Köyü Çorum resimleri - Arpaöz Köyü Çorum hakkinda bilgiler



    Arpaöz, Çorum ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.


    Tarihi

    Köyün ismi köyün yaşlılarının rivayetlerine göre bir hububat çeşidi olan ARPA'nın köyde bol ve verimli yetiştiğinden dolayı bu isim verilmiştir.Köyün birkaç yüzyıllık tarihi olmakla birlikte çokta eskilere gitmediğini arazi yapısının çok küçük parsellere ayrılmayışından anlıyoruz.Köy halkının çoğu Osmanlı Devleti döneminde Çorum Sancağı'nın bağlı olduğu bir eyalet olan Sivas ve yakınlarından ,yine İç Anadolu Bölgesi'nin ünlü Platoları olan Cihanbeyli Platosu civarında bulunan Türkmen göçebelerde buraya göç etmesiyle oluştuğu ismi geçen köy büyüğü tarafından rivayet edilmiştir.

    Kültür

    Köyün düğünleri cuma namazından çıktıktan sonra BAYRAK KALDIRMA ismiyle camiden çıkan herkesin düğün evine giderek duadan sonra uzunca bir ağaca Türk Bayrağı asıp bunu düğün evinin bahçesine dikmesiyle başlar. Sonra davul ve zurna çalınıp silah atılır. Silah ,davul ve zurnayı duyan köy ve civar köy halkı düğün başladığını anlar. Pazar günü gelin getirilene kadar düğün devam eder.

    Köyün takdire değer şehir ve köyde yaşayan hemşehrileri bir araya getiren bir adeti vardır ki her yıl yılda bir kez kışın yapılan, yapılması için de bilhassa kar yağışının bol olduğu günleri beklenen YÜZÜK OYUNU'dur. Çorum'da oynanan yüzük oyunlarından tamamen farklı olan bu oyunun ayırt edici özellikleri o gece orada bulunan en az 40-50 kişinin de oyuna katılması, fincanlara saklanan yüzüğün aranması, orada bulunan küçük çocuğun dahi görüşü alınması ve orada yenilip içilen şeylerin ortak masrafla karşılanmasıdır.
    Yüzük oyunu oynanan ODA ise Osmanlı Dönemi köy odalarına bir örnek olup 1700lü yılların sonu yada 1800 lü yılların başlangıcında -kesin tarih belirtilemiyor- inşa edildiği rivayet edilmektedir. Odanın kutsallığı Çorum Hıdırlık Mezarlığı'nda aşağıdaki büyük türbenin doğu yanı bitişiğinde medfun bulunan Medrese alimlerinden ORDU-ÜNYE-TAFLANCIKLI YUSUF-U BAHRİ EFENDİ yi Yozgat ziyareti dönüşünde ağırlamak için yapılmasından gelmektedir.Yusuf-u Bahri Efendi'nin Çorum Evliyalarından olduğu birçok kaynak ve bilhassa Çorum kaynaklarında gösterilmiştir.(bak.Evliyalar Ansiklopedisi 12.cilt , google köy odaları , google Yusuf-u Bahri Efendi)


    ARPAÖZ KÖYÜ ODASININ TARİHÇESİ

    KÖY ODASININ TEMEL ATMA TÖRENİNDE BİZZAT YUSUFU BAHRİ HAZRETLERİ BULUNMUŞTUR. HACI YUSUF-U BAHRİ EFENDİ Hacı Yusuf Bahri Efendi (Rh. A.) 11 Nisan 1255 (1839) tarihinde ORDU Ünye'ye bağlı Taflancık Köyü'nde Dünya'ya geldi. Ailesi : Babası Taslı Hoca namıyla ma'ruf Hacı Feyzullah Efendi'dir. Daha önce ismi YUSUF olan bu zat bir gün HACCA gider. Hac vazifesini yerine getirirken bir yerde Arapça bir yazı görür ve yazının yanlış olduğunu söyler ve yazının nasıl yazılması gerektiğini de söyler. Ama oradaki görevliler buna kızarlar. Bunun üzerine MÜBAREK ZAT şöyle der: Sizin dediğinizi de benim dediğimi de buraya yazıp koyalım ve kimin dediği doğruysa buraya sabah yazılır buyurmuş. Sabah geldiklerinde ise şöyle yazıyormuş: YUSUF’ un DEDİĞİ DOĞRUDUR, O BAHRİ’ dir.”Böylece BAHRİ ismini gösterdiği bu kerametle buradan almıştır.

    YAPILIŞI: Merhum Yusuf’u Bahri Hazretleri Yozgat Yerköy’de bulunan ve devrin ileri gelenlerinden Çapanoğlu’nun ziyaretine gider ve her dönüşünde buradaki dostlarının ziyaretlerine gelirmiş. Yozgat’tan da gelirken Köyümüzün yakınlarındaki Kıbrıs Gölüğünü geçince nara vururmuş dedelerimizde bu narayı duyunca geleceğini anlar ve hemen hazırlık yaparlarmış. O zamanın şartlarına göre dam ocağında yatırırlarmış. Bir gece hasereler mübarek zatı uyutmamışlar sabah kalktığında bu durumdan rahatsız olan Yusuf Bahri Hazretleri köylülere “Bu şartlarda konaklamanın pek sağlıklı olmadığını ve din açısından da uygun olmadığını” söyler ve dedelerimizden bir oda yapmalarını ister.Bunu duyan ev sahipleri hemen yeri ayarlarlar ve odanın yapılacağı köşelere dört tane taş koyarlar. Mübarek YUSUF-U BAHRİ Hazretleri de BİR DUA EDERLER VE ODANIN İNŞAATINA BAŞLARLAR.Oda bitince YUSUF-U BAHRİ HAZRETLARİ şöyle der:” ŞİMDİYE KADAR UYUDUĞUM EN GÜZEL UYKUYDU, BU UYKUNUN GÜZELLİĞİ KADAR BU ODANIN GÜZELLİĞİ DE KIYAMETE KADAR DEVAM ETSİN” der. Böylece şu anda içerisinde bulunduğumuz odanın ne kadar kıymetli olduğunu bizlere duyurmuş olur.

    Ahlâk ve Şemaili : Merhum uzun boylu idi. Ne çok şişman ne de çok zayıf değildi. Sakalı bir tutamdı. (Bir tutamdan uzun olmasını sünnete uygun olmadığı için caiz görmezdi.) Gömlek üzerine kavuşturmalı entari giyerdi. Alta şalvar, en üste ise hırka giyerdi. Başındaki sarığı beyaz değildi. Beytullah'tan gelme kenarları işlemeli bir sarıktı. Pazara giderken ve abdest alırken kolları bol bir abdestlik giyerdi. Cuma ve Bayram günleri, padişahın gönderdiği ve adına binit denilen siyah uzun bir cübbe giyerek Büyük Câmi'de va'z ederdi. Küçük çocukların bile selâmını alır, onlara selâm verirdi. Sokakta oyun oynayan çocuklar onu görünce oyunlarını bırakır, selâma dururlardı. Küçük çocukları çok severdi. Onlara "mübarek can" diye hitap ederdi. Beşikte bir çocuk ağlasa hemen kucağına alır, mübarek can diye sever, ilâhiler okuyarak onu sustururdu. Peygamber Efendimiz'in, torunları Hasan ve Hüseyin Efendilerimiz'i, Ebu Cehil'in çocuklarının deveyle gezmelerine özendikleri için sırtında gezdirdiğini anlatır, bu sünneti de ifa etmek için torunlarını sırtında gezdirirdi. Hacı Yusuf Efendi, şeyhi Gümüşhaneli Ahmed Ziyaeddin Efendi'ye bağlılığını, kızı Fahriye Hanım'ın oğlu doğduğunda, torunuma şeyhimin adını vereceğim diyerek Ziyaeddin ismini koymakla bir kez daha kanıtlamıştır. - Bir sonbaharda köyüne giden Hacı Yusuf Efendi annesinin karşı tepeye bir nûr düştüğünü söylemesi üzerine, kendisiyle görüşmeye gelen Cini Bağdat'ın (7) Tekke Şeyhi Hacı Mehmet Efendi'yi de yanına alarak o tepeye gitmiş. Oradaki büyük bir ağacın altında yatan bir şehit olduğunu söyleyerek, o ağacın civarındaki araziyi satın almış. Kumarlı Tepe denilen bu yere bir medrese ve bir câmi yaptırmış. Yazları talebelerini alarak burada eğitime devam edermiş. (Ne yazık ki bugün o medresenin sadece temelleri kalmıştır.)


    Coğrafya

    Çorum merkezine 36 km uzaklıktadır.

    köy üstleri meşeliktir.

    köye ait göleti bulunmaktadır.

    Yerleşim yeri yüksekte olduğundan havası ve suyuyla övünülecek kadardır.

    İklim

    Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.Ancak yüksekliğinden ve bilhassa Mayıs ayının 10 ve 20 si arasında ki soğuk sisin hububat üzerine çökmesinden dolayı hububat verimi düşüktür. Bu sebebten ötürü köy halkı ahır ve mera hayvancılığıyla uğraşmaktadır. Son yıllarda köyün bu soğuk iklimine uygun hububat çeşitleri ekilmektedir.Ayrıca Avrupa ülkelerinde çok verimli yetişmemesinden ötürü Türkiye'de son yıllarda desteklenen meyvecilikle ilgili denemeler yapılmış bilhassa -yükseklikten ötürü- ceviz ve üzüm yetiştiriciliği başlamıştır.

    Nüfus

    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007
    2000 168
    1997 155

    Ekonomi

    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

    Muhtarlık

    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

    Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:
    Seçim Yılı Muhtar

    2004 Fevzi Yaman
    1999
    1994
    1989
    1984

    Altyapı bilgileri

    Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

    [​IMG]


    Köyünüze Aitbilgi ve Resimleri Bu konu altında paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş