Aristo Kimdir - Aristo Biyografisi

'Düşünürler-Filozoflar' forumunda Mavi_Sema tarafından 28 Kasım 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Aristo Kimdir - Aristo Biyografisi konusu aristo kimdir,aristo sözleri,aristonun hayatı,Yunan filozofu Aristo


    [​IMG]

    Doğum: m.ö 384, Makedonya, Yunanistan
    Ölüm: m.ö 322, Yunanistan
    Aristo asıl olarak matematikçi olarak bilinmez. Aristo, sistematik mantık konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınır. Bunun yanında, bilginin gelişmesine gösterdiği katkı bakımından çok önemli bir düşünürdür. Aristo’nun düşünce tarihine katkılarıyla ilgili yazılan bir görüş şöyledir:
    Aristo, diğer düşünürlerden daha fazla olarak, entelektüel Batı Tarihini incelemiştir. Yıllar boyu sürecek olan ortaçağ Hristiyan ve İslami skolastik düşünce konusunda felsefi ve bilimsel yazılar yazmıştır. Rönesans ile birlikte Batı dünyası Aristo’cu olmuştur. Bazı düşünce devrimleri ve yüzyılların ardından Batı dünyasının Aristo’nun fikirlerini tanıdığı gerçeği yadsınmamalıdır. Batı dünyasının gelişimine Aristo büyük katkı yapmıştır.
    Aristo Stagirus’da doğmuştur. Babası Nicomachus adında bir tıp doktoru, annesi ise Phaestis adında bir kadındı.
    Aristo’nun babasının Aristo’ya doktor olması için baskı yapıp yapmadığı konusunda bazı şüpheler vardır. En azından Aristo’ya, tıp konusunda bildiklerini anlattığı kesindir. O dönemde hastalar doktorları ziyaret etmiyor, doktorlar ülkeyi dolaşıp hastaları iyileştirmeye çalışıyorlardı. Aristo’nun babasıyla birlikte gençlik yıllarında ülkeyi gezip gezmediği de bilinmemektedir.
    Aristo 10 yaşındayken babası öldü, annesinin de Aristo’nun gençliğinde ölmesiyle birlikte Aristo, amcası olduğu tahmin edilen Proxenus tarafından himaye altına alındı. Proxenus, Aristo’ya retorik ve şiir öğretmiştir. Ayrıca Proxenus, Aristo’nun, babasından öğrendiği tıp bilgisini geliştirmek için de çaba harcamıştır.
    m.ö 367 yılında, Aristo 17 yaşındayken Atina’daki Plato’nun Akademi okuluna başladı. Plato o dönemde Atina’da değildi, yurtdışına bir ziyarette bulunmaktaydı.
    Aristo, Atina’ya geldiğinde, Akademi’ye Plato’nun yokluğunda Eudoxus başkanlık ediyordu. Aristo, öğrencilikten sonra Akademi’de öğretmen oldu ve 20 yıl boyunca öğretmenlik yaptı. Arsito’nun Akademi’de retorik ve diyalektik öğrettiği zannedilmektedir. Aynı dönemde Aristo retorik hakkında yazılar da yazmışdır.
    Aristo’nun Akademi’deki 20 yılının ardından, Akademi’deki, aslında Atina’daki konumu oldukça çıkmaza girmişti. Makedonya kralı Amnytas, o dönemde ölmüş ve iki oğlu, 2. İskender ve 3. Perdiccas bir süre yönetimi ellerine almışlardır. Bu durum fazla sürmemiş ve kısa bir süre sonra Makedonya yönetimini Amnytas’ın üçüncü oğlu 2. Philip eline geçirmiştir. Philip ile Aristo uzun süredir görüşmemelerine rağmen çocukluktan kalan bir arkadaşlıkları vardı.
    Philip başa geçtikten sonra, bir dizi saldırı hareketlerine girişti. Atina yönetimi Makedonya’nın saldırgan tutumundan rahatsız oluyor ve çekiniyordu. Aristo, gelişmelerden hiç memnun kalmıyordu çünkü Philip ile olan arkadaşlığı biliniyordu. Bu yıllarda Plato’nun da ölümünün ardından Aristo Akademi’den ayrıldı.
    Aristo, Atina’dan Assos’a gitmiş ve orada Atarneus hükümdarı Hermias tarafından krallar gibi karşılanmıştı. Bu karşılama da Philip ile Aristo arasındaki yakınlığın da büyük payı vardır. Aristo orada Hermias’ın yeğeni Pythias ile evlendi ve bir kız çocukları oldu. Aristo’nun karısı evlenmelerinden 10 yıl sonra ölmüştür.
    Assos da, Aristo Hermias’ın bir araya topladığı filozoflar grubunun lideri olmuştur. Xenokrades’in de bu gruba bir ara üye olduğu düşünülmektedir. Aristo’nun anatomiye karşı büyük bir ilgisi ve yeteneği vardı, gözlem yapmayı ve canlı varlıkları incelemeyi çok seviyordu. Aristo ve arkadaşları Assos da zozoloji ve biyoloji ile ilgili gözlemler yapmışlardır.
    Aristo, şimdi kaybolmuş olan “Krallar Üzerine” isimli felsefi eserini büyük ihtimalle Assos’da yazmıştır. Aristo bu eserinde:
    Bir Kralın filozof olması çok da önemli değdir. Önemli olan Kral’ın filozoflara danışarak sosyal konularda ve politik meselelerde filozoflara danışmasıdır. Şeklinde bir düşünce dile getirerek Plato’nun “Krallar filozof olmayı veya filozoflar Kral olmalı” görüşüne kısmen karşı olan bir görüşünü anlatmıştır.
    Aristo’nun Assos’daki yaşamı da politik olaylar yüzünden bitmiştir. Persler şehre saldırmış ve Hermias’ı yakalayıp idam etmişlerdir. Aristo bu saldırıdan kaçmayı başarmış ve beraberinde gelen bir grup filozofla Makedonya’ya giderken Lesbos adasında konaklamışlardır. Bu adada bir yıl kadar kaldıkları ve bilimsel çalışmalarına orada devam ettikleri tahmin edilmektedir.
    Aristo’nun Assos’dan ayrıldığı yıllarda Makedonya ve Atina arasındaki sorunlar çözülmüş durumdaydı. Aristo Atina’ya geri dönerek orada yedi yıl kalmıştır. Bu dönemde Philip’in oğlu Büyük İskender’in gençliğinde ona hocalık yaptığı da tahmin edilmektedir.
    Atina ile Makedonya arasındaki sorunlar m.ö 340 yılında yeniden alevlenmeye başlamış ve savaş hazırlıklarına başlanmıştır. Akademi’nin o dönemdeki başkanı Speusippus ölmüş ve yapılan başkanlık seçiminde Aristo başkan seçilememiştir. Bunun üzerine Philip’in de Aristo’ya gösterdiği ilgi azalmış, tüm bunların üzerine Aristo doğduğu yer olan Stagirus’a dönmüştür. Assos’dan beri yanında olan filozof ve bilim adamlarını da birlikte götürmüştür.
    Aristo, karısının ölümünden sonra evlenmemiş ama Stagirus’da Herpyllis adında biriyle ilişkiye girmiş ve bir erkek çocukları olmuştur.
    Aristo, Philip’den sonra başa geçmesi için İskender’i destekliyordu. İskender de Aristo’ya büyük saygı duyuyor ve bilimsel çalışmalara büyük önem veriyordu. İskender, başa geçtikten sonra da Akademi’nin çalışmalarını teşfik etmiştir.
    Aristo, m.ö 335 yılında Atina’da Lyceum okulu olarak bilinen okulunu açmıştır. Aristo’nun okulu teknik malzeme ve öğretmen kalitesi açısından çok iyi durumdaydı ve o dönemde Akademi’ye çok önemli bir rakip olmuştu.
    Büyük İskender’in ölümünün ardından Atina’da Anti-Makedon düşünceleri yeniden ortaya çıkmış ve Aristo, bir zamanlar annesiyle birlikte yaşadığı Chalcis’e geri dönmüştür. Burada bir yıl daha yaşamış ve bir mide enfeksiyonu yüzünden ölmüştür.
    Aristo’nun bilimsel çalışmalarından bir çoğunun kaybolduğu sanılmaktadır. Lyceum’da yazmış olduğu ders notlarından oluşan 30 ayrı yazı, yaklaşık 2000 sayfalık bir yazı m.s 60 yılında Rodos’lu Andronicus tarafından ilk defa yayınlanmıştır.
    Aristo’nun çalışmaları genelde mantık konusundaydı. Aristo’ya göre mantık bir bilim değildi ama herhangi bir bilim dalını öğretmeden önce mutlaka öğretilmesi gerekiyordu. Ayrıca Aristo, mantığın bilim dalı olarak incelenmesinin daha yararlı olduğunu düşünüyordu.
    Aristo, mantık kıyaslamalarına belli kurallar getirerek mantığı somut biçimde incelemiş olması bakımından çok önemli bir iş yapmıştır. Günümüzde Aristo mantığı olarak bilinen kıyaslama yönteminin yaratıcısıdır. Bu konuda kendi verdiği bir örnek şöyledir:
    Tüm Yunan’lılar insandır
    Tüm insanlar ölümlüdür
    Tüm Yunan’lılar da ölümlüdür.
    Aristo’nun bazı başka önemli çalışmaları da doğal felsefe ve fizik alanındaki çalışmalarıdır. Aristo, cismi, değişimi, hareketi, boşluğu ve yeri incelemiştir. Ayrıca astronomiyle de ilgilenmiş ve kuyruklu yıldızları incelemiştir. Aristo’nun kimyayla da ilgilendiği ve yanma olayını incelediği bilinir. Aristo’nun bir başka çalışması da meteoroloji alanındadır. Aristo gökkuşağını da incelemiştir.
    Aristo’nun belli başlı çalışmalarından biri de metafizik alanındadır ve bu konuda bir kitap da yazmıştır.
    Aristo’nun bilim adamı özelliği herhangi bir matematiksel buluş yapması sonucunu doğurmamıştır ama matematiğin gelişimine belki de en önemli katkıyı yapan bilim adamı olmuştur.
     

Bu Sayfayı Paylaş