Ardıçlı Köyü Pülümür Tunceli

'Tunceli Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 24 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ardıçlı Köyü Pülümür Tunceli konusu Ardıçlı Köyü Pülümür - Ardıçlı Köyü Hakkında - Ardıçlı Köyü Tanıtımı -Ardıçlı Köyü Resimleri




    Köy Muhtarı:Bilgi Yok
    Muhtarlık Erişim Bilgileri:Bilgi Yok
    Tunceli
    Bilgiler
    Nüfus 11 (2008)
    Koordinatlar 39°
    Posta Kodu 62700
    Alan Kodu 0428
    Yönetim
    Coğrafi Bölge Doğu Anadolu Bölgesi
    İl Tunceli
    İlçe Pülümür
    Web Sitesi Yerlnet

    Ardıçlı, eski adı Gersunut , Tunceli ilinin Pülümür ilçesine bağlı bir köydür.

    Köken bilimi

    Köyün eski adı, aktarılan telafuzlara göre, Gersınut, Gersinot, Gersunut ya da Görsünüt'tür. Yeni adı 1960'larda çıkartılan kanun ile konmuş. Köyün eski adı büyük bir ihtimalle Ermenice'den gelmedir, Kürtçe'den geldiğide söylenir.
    Tarihçe

    Köy kökenli yaşlıların anlatımı ve köydeki kilise ve mezar kalıntılarına göre köy eski bir Ermeni köyüdür. Yaklaşık 1917 yıllarına kadar Ermeniler ile Babamansur Ocağı'ndan Seyid Şahverdi kolu Seyitleri bu köyde birarada yaşamışlardır.

    Büyük Seyid Şahverdinin babası Seyid Ahmet, yaklaşık 480 yıl önce Seyid Mahmudan Köyünden' yola çıkıp Sivas' a taliplerinin arasına gitmek istemiş, önce Pülümür'e bağlı Buyerbaba dağı civarındaki Asgirek (şimdi Kocatepe) ve Birman Köylerinde uzun süre yaşadığı tahmin edilmektedir. Seyid Ahmet'in bu bölgede hakka yürümüş olduğunu, ancak mezarının nerede olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Mercan vadisi ile Lertik köyü sınırları içinde olduğu tahmin edilmekle birlikte, Zimag Köyü Vıle Dıze mevkindeki oğlu Seyid Şahverdi'nin mezarının bulunduğu yerde olmasıda muhtemeldir. Seyid Şahverdi, Ovacık ve Pülümür'e bağlı köylerdeki Keçeluşağı, Baluşağı, Abbasuşağı, Birmanlı ve diğer Şeyhasan aşiretlerinin piri olarak uzun yıllar yaşamıştır. Hanımı hamileyken bu bölgede Hakka yürümüştür. Mezarı Zımag Köyü Vıle Dıze mevkiinde ziyaretgahtır.

    Babasının ölümünden birkaç ay sonra dünyaya gelen Seyid Hüseyin beş yaşına gelinceye kadar, taliplerden Keçel Uşağı, Baluşağı ve Birmanlı aşiretinden bir kısmı Pirinin çocukluğunu bahane ederek Derviş Cemal Ocağına dönmüşlerdir. Annesinin Bedduası bu aşiretlerden Baluşağı ve Keçeluşağı üzerinde halen devam etmektedir. Küçük Seyid Hüseyin beş yaşındayken, talibi Birim tarafından musahibi ile birlikte Sivas ve civarındaki Koçkiri aşiretine, Pirliğe götürüldüğü yaşlılar ve taliplerin yaşlıları tarafından hala anlatmaktadır.

    Yaşlıların anlatımlarına göre;Seyidşahverdi, Büyük Evliya Babamansur'un dört oğlundan biri olan Seyid Mahmut evlatlarındandır. Seyid Hüseyin, Dedesi ve Babası gibi büyük bir ilim ve irfan sahibi olarak yetiştiği, kerametleri ve mucizeleri halen anlatılmaktadır. Yetişkin çağında göçünü alarak Erzincan'a hareket ettiğinde Pülümür'e bağlı Gersunut köyünün Kalpun yaylasında yayla tutar, Dersimliler ve ileri gelen aşiret reisleri kendisine büyük saygı, itikat ve bağlılık gösterirler. Bunu fark eden köy sakini Ermenilerde, aşiretlerin baskınlarından korunmak için Seyid Hüseyin'nin köylerine yerleşmesini isterler. Kendisine ev verip hizmetlerini yerine getireceklerine söz vererek köyde kalmasını sağlarlar.

    Büyük Seyidşahverdi'nin tek oğlu olan Seyid Hüseyin, babasının vasiyeti üzerine Çuhadar aşiretinden evlenir ve dört oğlu olur. Küçük Seyidşahverdi, Seyid Süleyman, Seyid İbrahim ve Seyid İsmail'dir. Seyid Hüseyin ve üç oğlunun mezarları Gersunut (Ardıçlı) köyünde ziyaretgahtır. Diğer oğlu Seyid Süleyman Sivas Zara ilçesi Kızılkale köyüne göç etmiştir. Mezarı Kızılkale'dedir.

    Seyid Süleyman'ın Zara Kızılkale Köyüne göçünden sonra, değişik tarihlerde Küçük Seyid Şahverdi'nin oğlu Seyid Bertal ile Seyid İsmail'in oğlu Seyid Mehmet'de amcasının Kızılkale köyüne göç etmişlerdir. Seyid İbrahim'in oğlu Seyid Hüseyin'de daha sonra Refahiye Şahverdi Köyüne göç etmiştir.
    Ermeni Soykırımı

    Ana madde: Ermeni Kırımı

    Ermeniler 1915 sonrası süreçte köyden çıkmış ve bir kısmı bugünkü Ermenistan'a, bir kısmı da, Amerika' ya göç etmişler. Anlatımlara göre köyden çıkan Ermeniler 1920' li yıllarda köye mektuplar göndermişler. Bu mektuplara devlet yetkilileri tarafından Pülümür'de elkonulmuş ve köylüler bu mekluplardan dolayı sorgulanmışlar.
    Dersim İsyanı

    Ana madde: Dersim İsyanı

    1938 Dersim Kürt isyanı bahane edilerek, köyde yaşayan Seyit Şahverdi sülalesi torunları değişik bölgelere sürgüne gönderilmişlerdir. Daha sonra 1948'de çoğu köye geri dönmüş, yok olan köyünü binbir zorluklar içinde yeniden yapmışlardır.
    1966 Varto depremi

    Ana madde: 1966 Varto depremi

    1966'daki depremde köy büyük hasar görmüş, verilen deprem barakalarını almayarak, yerine bir derslikli okul ve lojman yapılmasını sağlamışlar. Yolu olmayan köyün okula ait tüm malzeme ve keresteleri at ve kızağıyla taşınmış. İlk defa okula kavuşan köylüler bir bayram havasında okulunun yapılışını bitirmişler. Ama bir türlü okuluna öğretmen ataması yapılamamış, köylülerin hükümet eşiğini aşındırması neticesinde okul ancak 1967 sonbaharında lise mezunu bir vekil öğretmene kavuşmuş.
    13 Mart 1992 Erzincan Depremi

    1992 yılı şubatında büyük bir depremle sarsılan köy ağır hasar görmüş. Maddi hasarla yerle bir olan köy 1993 Sonbahar'ında tamamen boşaltılmış. Köyün yerlileri Pülümür, Erzincan, Ankara, İstanbul ve çoğunlukla da Bursa ve Gemlik'e taşınmışlar. Köy boşaltıldıktan sonra 1998 yılına kadar köye gidilememiş. 1998'den sonra köylülerden, yaz aylarında köye gidip mezar ziyaretleri, köyde yayla hayvancılığı ve arıcılık yapanlar var. Bursa ve Gemlik'te da ikamet eden Ardıçlı Köylüleri, 2001 yılında Ardıçlı Köyü Kültür, Sosyal Dayanışma ve Yaşatma Derneğini kurarak bütün köy kökenli Seyid Şahverdi evlatlarının birlik ve beraberlikle kültürüne, köyüne sahip çıkmalarını sağlamış, gençlerin eğitimine önem vererek katkı sunmuş ve bu amaçlar için çalışmaktadır. Kooperatif kurma çalışmalarını hızlandıran dernek, Üniversiteli gençlere burs, köyün elektrik, su, yol ve alt yapı soruların çözümüne yardımcı olmaktadır. Köye geri dönüş sürecini hazırlamaya çalışan yönetimin gayretli çalışmaları takdirle karşılanmaktadır.
    Coğrafya


    Gersunut Tunceli iline 65 km, Pülümür ilçesine 7 km uzaklıktadır. Köyün topoğrafik yapısı oldukça engebelidir. Hel Dağları'nın doğu eteklerindeki vadi içinde yer alan köyün güneyinde Sağlamtaş (Çirig), kuzeyinde Göneli Köyü, doğusunda Pülümür'ün Pişi ve Hiver Mahalleleri yer almaktadır. Güney doğusunda Süplüs Dağı bulunmaktadır. Batısında Karacakale Gediğinden Erzincan Çağlayan beldesine yaya olarak 5 saatlik bir mesafededir. Köyün Göneli Köyü Avzert deresi üzerinden de Erzincan'a bağlantısı bulunmaktadır.

    Köyün rakımı 1650 metredir. Köy sınırları içindeki Süplüs Dağı 2400 m.,Hel Tepesi 3435 m., Mire Yaylası 2900 m. yükseliğindedir.

    Kaynağı Gersunut' un yaylalarında olan, Hel Dağı'nın eriyen kar sularından beslenen dere köyün ortasından geçer ve aynı zamanda Pülümür Suyu'nun da en kuzeydeki kaynağıdır.
    İklim

    Türkiye'nin tipik karasal iklimi hüküm sürmektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları yağışlı ve sert geçmektedir. Son yıllarda Keban barajının faaliyete geçmesiyle, iklimi daha yumuşattığı tahmin edilmektedir.
    Bitki Örtüsü

    Köyün önemli bir bölümü baltalık meşe ormanıyla kaplıdır. Başlıca meşe, yabani kavak, karaağaç, ardıç, yabani armut, elma v.b ağaç türleridir. Bitki örtüsü çok zengin çeşitlerle bezelidir. Ancak 1960 yılından beri çevre köyler Hel dağları ve yaylalarını göçerlere kiraya vermesinden dolayı, köyün bitki örtüsünde tahribat ve toprak erezyonuna neden olmuştur.

    Başlıca bitki türleri; yabani yonca, korunga, kekik, zenbur, zencefil, albent otu, acı ve tatlı kenger, çarşır, şamboy, yabani nohut, yabani bezelye, yabani haşhaş, yemlik, ışkın, onlarca çeşit zambak, onlarca çeşit lale, aygülü, çiriş ve daha ismi bilinmeyen yüzlerce endemik bitki türü bulunmaktadır. Köyün çevresindeki ormanlar çoğunlukla meşe, seyrek olarak da ardıç ile kaplıdır. Köyde ayrıca yaban elması, yaban armudu, ceviz ve mamux ( kuşburnu büyüklüğünde ve ekşi bir tür yaban meyvesi) da mevcuttur.

    Başlıca yaşayan yabani hayvanlar; çift boynuzlu dağ keçisi, boz ayı, kurt, tilki, domuz, sansar, tavşan, kınalı ve çil keklik, bıldırcın, kartal, akbaba, şahin, puhu kuşu,(Phepug), Dik Sıleman, muhtelif cins ve renkte kuş. Yüzlerce çeşit böcek, arı ve sürüngen.
    Kültür

    Bilge kişiliği ile tasavvuf ehli evliya olan Büyük Seyidşahverdi ve onun evlatları gerek çevresinde ve gerekse, yaşlıların anlatımlarına göre, yaşadığı dönemde Osmanlı Sarayı tarafından da ilgi görmüş. 16. yüzyılda Osmanlı Padişahları tarafından Babamansur'un diğer iki evladıyla birlikte soy şecerelerini tasdik edilmek üzere İstanbul'a davet edilmiş. Söylenceye göre, Padişah göstermiş oldukları kerametler neticesinde çırağ hakkı olarak bir saray (Çırağan Sarayı) vakfetmek istemiş. Fakat bunu kabul etmeyerek memleketlerine dönmüşlerdir.Bu üç evliyanın portrelerini yaptıran padişah soy seceresini tasdik etmiş.Bu portrelerin Topkapı Sarayında Padişah portreleri bölümünde olduğu söylenmektedir.
    Gelenk ve Görenekler

    Yüksek ahlak ve fazilet sahibi olan bu dedelerin kış aylarında görgü ve düşkünlük cemleri yaptıkları,kadın ve erkeklerin okutulduğu, edep erkan sahibi ve sofist kişiler yetiştirdikleri söylenmektedir. Saf, duru, bilge, kemalet sahibi, saygın vasıflar taşıyan bu köy sakinleri için tanıyan çevre tarafından şu söz söylenmektedir. 'Her köyden bir deli getirin Gersinot'tan kim rast gelirse getirin.Gersinot'lular ikrar kültürünün hukuk, edep erkanına bağlı, tüm insanları ve canlıları ve cansız varlıkları kendisinden yüce tutan, mihmandar,yardımsever bir düşünce yapısındadırlar.

    Gersinot Babamansurları Sivas ve civarındaki Koçkiri aşiretinin,Dersim bölgesindeki Şeyhasan aşiretine bağlı 12 aşiretin,Kureyşan ocağı ve birçok aşiretin pirleridir.Dersimdeki diğer aşiretlerin büyük bölümünün de mürşitleridir. Köye gelen misafirlerini Ulushatun denilen yere kadar yolda karşılamak ve yine bu yere kadar uğurlamak adettir.

    Köyün çocukları ve gençleri Mayıs ayında yabanda,o yıl doğmuş körpe kuzulara 'Bere' dedikleri şenlikler yaparlardı ve bu şenlik tereyağlı bişiler,gözlemeler,lokmalar,helvalar ve çeşitli ziyafetlerle bir bayram havasında kutlanırdı. Genç kızlar ve delikanlılar da Süplüs Dağı'na çıkarak çeşitli şenlikler yapar, dileklerde bulunurlardı. Yayla hazırlıklarında çadır yerleri ve ağıllar yapılır, çadırı olmayanlar da ağaç ve otlardan 'holık'dedikleri yayla evlerini tamamlayarak, büyük bir coşkuyla at ve katır sırtında veya öküz kızaklarıyla yaylalara göçerlerdi.

    Her yıl Mayıs ayında bir önceki yıl hakka yürüyenlerin 'mezar kaldırma 'ziyaretleri yapılarak lokmalar pişirilir,kurbanlar kesilir, Kur'an okunarak dualar yapılır.

    Eskiden güz aylarında taliplere giden Gersinot'lu dedeler taliplerini görgüden geçirerek müşküllerini hal eder,düşkünleri kaldırmak için cem ve cemaatler yaparlardı.Bu süreç mart,nisan ayına kadar devam edermiş.

    Köyde güz aylarında,hakka yürüyenler için her aile hayır yemekleri (çiye merdon) vererek Kur'an okuturlarmış. Açlar doyurulur,çıplaklar gidirilirmiş. Kışın Hızır ayında üç gün oruç tutulur, kurbanlar kesilir, Kavut ve lokmalar pişer, pirler ve dedeler cemler tutarmış.Muharrem ayında on iki imamlar ve kerbela şehitleri için on iki gün matem orucu tutulur,on üçüncü günü kurbanlar kesilir, aşure pişirilerek dağıtılır.

    Geleneklerin yaşatıldığı dönemlerde üç gün süren düğün ve sünnet törenlerinde çoğunlukla davul zurna eşliğinde halaylar çekilir, misafirlere et, bulgur ve yöre yemekleri sunulurdu. Düğünlerde oynanan bazı oyunlar: Dik halay, Tamzara, Temırağa, Nare ve karşılama.

    Yaz aylarında iş ve güç zamanı çevre köy ve aşiretlerden ırgatlar toplanırmış. Bir düğün hevesiyle gayret içinde çayırlar biçilir, çarşırlar kesilir, bağlanır ve taşınırmış. Yaylalardan dönülünce, tekrar kış hazırlıklarına başlanırmış.

    Başlıca yemekleri; kurut ayranlı gendime çorbası (Germiya Doy), babuko(zerfet), Nonoşir, haşıl, keşgek, keledos, sokçir, tereyağlı döğmeç, gırık, bişi, kavurmalı ve çökelikli bicik,pesara, baharda çiriş (yelug), savıl, tırsık vb. yeşil sebze çorba ve haşlamaları, çarşır mantarı (göbeği)) yemekleridir.

    Köyün Tereyağı, Tulum peyniri,süzme yoğurdu(payizdo),kavurması, patatesi,oğlak ve kuzusu meşhurdur. Pülümür'ün eski ismi olan Kuzuçan ile ilgili, bazı tapu tahrir belgelerinde köylülerden Kuzuçanlıoğulları olarak da bahsedilmektedir.
    Nüfus
    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2008 11

    Ekonomi
    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
    Altyapı bilgileri

    Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol stabilize olup köyde elektrik vardır.

    Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi
    Kaynak : Yerel Net
    Köyünüze Ait Bilgi ve Resimleri Bu Konu Altında Paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş