Anneler Günü Skeçleri

'Tiyatro ve Skeçler' forumunda Dine tarafından 28 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Anneler Günü Skeçleri konusu Anneler Günü Skeçleri

    Anneler bizleri dünyaya getiren, bizleri büyüten ve büyüttükten sonrada iyiliğimizi düşünen muhteşem insanlardır İşte o insanlara hediye edilen gün için hazırlanmış skeçler

    Anneler Günü Skeç

    Sınıf ortamı Teneffüste olan öğrenciler dağınık bir şekilde sınıfta durmaktadırlar Ön sırada oturan

    iki kız öğrenci kendi aralarında konuşmaktadır

    SELİN- Neyin var Ayşe? Bugün çok dalgınsın Seni üzen bir şey mi var?

    AYŞE- Bi’şey yok…

    SELİN- Hadi canım, ben seni bilmez miyim? Bal gibi üzgünsün işte…

    AYŞE- Selin, sen benim en iyi arkadaşımsın değil mi?

    SELİN- Tabi en iyi arkadaşınım Hadi söyle, ne oldu?

    AYŞE-( Önüne bakarak) Selin, galiba annemle babam ayrılacaklar…

    SELİN-( Heyecanla) Gerçekten mi? Nerden biliyorsun? Annen mi söyledi?

    AYŞE- Hayır, annem söylemedi Ben dün uyumaya çalışırken onların yüksek sesle konuştuklarını duydum; kavga ediyorlar sandım Kulak kabarttım Annem: “ Bizim ayrılmamız Ayşe’yi çok üzecek

    Bu durumu ona nasıl açıklayacağız?” diye sordu Babam da: “ Ayşe çok akıllı bir çocuk Eminim bizi anlayacaktır” dedi Sonra annem: “ Yavaş sesle konuş! Ayşe bizi duyabilir “ dedi Daha sonra ne konuştuklarını duyamadım Sabaha kadar uyumadım ( Sıraya başını yan koyarak ) Hem çok üzgünüm hem de uykusuz…

    SELİN- Canım arkadaşım benim Belki de yanlış anlamışsındır Üzülme Hem bu her şeyin sonu değil ki! Anneler ve babalar ayrılsa da çocuklarını çok severler Hem bak, benim annemle babam da ayrı; ama ben ikisini de görüyorum

    AYŞE-( Başını sıradan kaldırır) Ama Selin, sen her zaman bana “anneme gidiyorum, babamı özlüyorum; babama gidiyorum, annemi özlüyorum” demez misin? Ben okuldan eve gittiğimde beni annemin karşılamasına, akşam olunca da babamın işten gelip birlikte yemeğe oturmamıza öyle alıştım ki! Ben, ikisini de aynı evde görmek istiyorum

    SELİN- Haklısın…( Birden sinirlenir) Hiç anlamıyorum şu anne babaları Madem ayrılacaklar niye çocuk yapıyorlar? Zaten olan bize oluyor

    AYŞE- Tabi ya, niye masallardaki gibi olmuyor? Anneler, babalar ve çocuklar ömür boyu mutlu mutlu yaşamıyorlar?

    SELİN- Kızım, masal bu masal Gerçekler başka…

    ( Bu arada yanlarına arkadaşları Didem yaklaşır Ayşe ve Selin konuşmayı keserler)

    DİDEM- Hadi koşmaca oynayalım

    AYŞE- Yok Didem Biz oynamayacağız Sen başkasıyla oyna…

    DİDEM- Neyiniz var? Bana küstünüz mü?

    AYŞE- Yok canım, niye küselim? Ben biraz yorgunum da…

    1

    DİDEM- İyi, zaten benim de oynamaya isteğim yoktu Yanınıza oturabilir miyim?

    SELİN- Otur tabi N’oldu? Niye oynamak istemiyorsun?

    DİDEM- Çocuklar, biliyor musunuz? Yarın Anneler Günü…Ben anneler gününden nefret ediyorum! Niye böyle bir gün yaparlar ki! Annesi olmayan çocukları niye düşünmezler?

    SELİN- Canım benim Haklısın Senin annen öldü ama şunu bil ki çok şanslısın; çünkü seni çok seven bir üvey annen var Sen de onun gününü kutlayabilirsin

    DİDEM- Evet, aslında doğru; ama ben Serpil annemi çok sevmeme rağmen annemin de hayatta olmasını isterdim

    AYŞE- Yani annen baban ayrılsalardı bile mi?

    DİDEM- Elbette O zaman her ikisini de özlediğimde görebilirdim Ama şimdi annemi görmem imkânsız

    AYŞE- Haklısın Didem Aslında benim bu kadar çok üzülmemem gerekiyor

    DİDEM- Sen neden üzülüyorsun ki? Senin annen de baban da ayrı değiller

    AYŞE- Boşver( Arkadaşı Didemi öper) Sonra anlatırım Bak, ben anneme en sevdiği parfümü alacağım Anneler Gününde Sen de benimle gel Birlikte Serpil Annene de bir hediye seçelim Hem annem sana yardımcı olur En çok ne sever Serpil Annen?

    DİDEM- Kitap…( Gülerek) Tam bir kitap kurdu o… O kadar çok okuyor ki… Eminim gözlükleri bu yüzden takıyor Çok okumaktan gözleri bozulmuş

    AYŞE- Akıllım hiç olur mu? Öyle olsaydı Türkiye’de insanların hiç gözlük takmaması gerekirdi Çünkü Türkiye’de kitap okuyan çok az

    DİDEM- Doğru… Bak öğretmenimiz de çok kitap okuyor; ama gözlük takmıyor Yaramaz Ali de hiç kitap okumaz; ama gözlük takıyor

    ( Hep birlikte gülerler)

    ( Zil çalar Öğrenciler yerlerine otururlar Sınıfa öğretmen girer)

    ÖĞRETMEN- Beslenmelerinizi yediniz mi çocuklar?

    SINIF- Eveeeet !

    ÖĞRETMEN- Aferin size Pekiii, ellerinizi yıkadınız mı?

    SINIF- Eveeet öğretmenim!

    ÖĞRETMEN- Çocuklar, canlıların hepsi faydalı değildir Kirli bir el üzerinde veya fırçalanmamış bir ağızda milyonlarca bizim hasta olmamıza yol açan mikroplar vardır Bu canlılara bakteri, virüs, mikrop gibi adlar verilir

    ALİ- Öğretmenim, annem bana kızdığı zaman hep “mikrop” der Onu hasta ettiğim için mi?

    ( Bütün sınıf güler) 2

    ÖĞRETMEN- Bilemem Ali, en iyisi sen bunu annene sor

    GÖKTUĞ- Öğretmenim, annem bana da “ sen benim ilk gözağrımsın” der Bu kötü bir şey mi? Ben ağrı mıyım?

    ÖĞRETMEN- ( Güler) Hayır oğlum Bunun anlamı” ilk değerli varlığımsın “ demektir Bugün herkes annesinden söz etmek istiyor galiba… Yoksa nedeni yarının Anneler Günü olması mı?

    BURCU- Öğretmenim, babam: “ Anneler Günü para harcamak için uydurulmuş bir gündür Parası olan da olmayan da bir şeyler almak zorunda kalıyor” diyor Sizce de doğru mu?

    ÖĞRETMEN- Çocuklar, böyle bir günde parayla hediye almak zorunda değilsiniz ki… Önemli olan bu günde annenizi bir şekilde mutlu etmek Ne bileyim, mesela o gün babanızla birlikte annenize kahvaltı hazırlayabilirsiniz… Ya da odanızı toplayabilirsiniz… Ya da onu ne kadar sevdiğinizi söyleyip öpebilirsiniz…

    BAŞAK- Öğretmenim, doğru söylüyorsunuz Arkadaşımız Hasan’ ı gördüm okula gelirken Söylemeyecektim; ama madem konu açıldı, söyleyeyim Hasan’ın bugün okula gelmemesinin nedeni, simit satması…

    ÖĞRETMEN- Kızım, simit satmak kötü bir şey değil ki… Hem zaten Hasan okul dönüşü satıyor simitlerini Bugün niye gelmemiş?

    BAŞAK- Onu anlatıyorum öğretmenim… Hasan bugün her zamankinden daha çok simit satıp, annesine hediye almak istiyormuş… Onun için bugün gelmedi

    ÖĞRETMEN- Hasan hem çalışkan hem de akıllı bir çocuk Ama onun simit satması okuluna engel olmamalı Okul ve eğitim her şeyden önce gelir Pazartesi onunla konuşurum Galiba Burcu’nun babasının haklı olduğu yanlar var

    DİDEM- Öğretmenim, ben anneme kitap alacağım olur mu?

    ÖĞRETMEN- Niye olmasın? Ancak kitap seçimini babanla birlikte yaparsan daha iyi olur

    BİRCE- Öğretmenim, ben anneme bir şiir yazdım, onu hediye edeceğim!

    ÖĞRETMEN- ( Birce’nin başını okşar) Bu çok güzel bir hediye Birce Bize de şiirini okur musun?

    BİRCE- Okurum öğretmenim Ben ilk defa seni görmüşüm anne

    İyi ki görmüşüm

    Ben ilk defa seni sevmişim anne

    İyi ki sevmişim

    Anneler olmasaydı bu dünya

    Ne karanlık ne soğuk olurdu

    Ben sensiz üşürdüm anne

    İyi ki varsın

    ( Bütün sınıf Birce’yi alkışlar)

    ÖĞRETMEN- Aferin benim küçük şairim Çok güzel bir şiir olmuş… Bence çok anlamlı bir hediye olacak bu

    3

    PELİN- Öğretmenim! Sizin de Anneler Gününüz kutlu olsun! Siz de bizim annemiz sayılırsınız

    ÖĞRETMEN- Teşekkür ederim Pelin Doğru söylüyorsun Zamanınızın çoğunu benimle geçirdiğinize göre, ben de artık anneniz sayılırım

    MURAT- Öğretmenim, geçen gün televizyonda bir haber seyrettim Yavruları yanan bir köpek ağlıyordu ve onları yalayarak iyileştirmeye çalışıyordu Hayvanlar da ağlar mı öğretmenim?



    ÖĞRETMEN-Hayır Murat, bildiğimiz biçimde ağlayamaz İnsanlar gibi gözyaşı dökemez; ama onlar da en az bizim kadar üzülürler ya da mutlu olurlar Canlı olduklarına göre hayvanlara da en az insanlar kadar değer vermeliyiz Onları korumalıyız değil mi çocuklar?

    SINIF- Evet öğretmenim!

    KARDELEN- Arkadaşlar, hadi hep birlikte “ Annem “ şarkısını söyleyelim! ( Öğretmene döner) Söyleyelim mi öğretmenim?

    ÖĞRETMEN- Tabi Kardelen Eveeet çocuklar, hadi bakalım, hep birlikte

    Bütün öğrenciler ayağa kalkıp seyircilerin önüne gelirler Şarkıyı söylerler Şarkının bitiminde hep birlikte selam verirler

    ==============



    Ana Yüreği
    Roller
    Köyün Delisi
    Anne
    Genç Kız ( Ayşe )
    Genç ( Ahmet )
    Sahne I
    Köyün Delisi : Ben bu köyün delisiyim , fakat bu köy benden daha çok delilerini gördüBilirmisiniz , bir martı hikayesi vardır Martılar güneye göç ederken dişi martı, bir bataklığa düşer ve batmaya başlarBunu gören erkek martı sevgilisini kurtarmak için bataklığa doğru süzülür, sevgilisini kurtarmak istereken kendiside bataklığa saplanır Ve Anne yüreği ağır basıp anne martı kendisini bataklığa siper edip dişi ve erkek martının kurtulmasını sağlar Bataklığa gömülüp can verir Bu, hikayedede Ahmet Ayşeyi çok sever, fakat Ayşe Ahmetin annesine sarılmasını ve sevgisini kıskanmaktadır Bakalım Ahmet kendi cırpıntısı ile kendini bataklıktan kurtarabilicek mi? Yoksa annesinin siper olmasını mı bekleyecektir
    ( Anne, Hamur açmakta ve ufaktan bir türkü mırılıdanmaktadır O sırada Ahmet ve Ayşe el ele içeri girerler )
    Ahmet : Anam, koyun gözlüm ne çok özlemişim seni Köyün kokusu burnumda tütüyor
    (Anne ile sarılırlar, ve bunu gören Ayşenin jest,mimikleri değişir)
    Anne : Hoşgeldin, evlad siz oturun ben size bir kahve pişireyim Geliyorum
    (Anne Mutfağa doğru gider)
    Ayşe : Ahmet, sen anneni benden daha çok seviyorsun
    Ahmet : Hayır canım ben seni seviyorum
    Ayşe : Hayır sana inanmıyorum
    Ahmet : Sana bunu ispatlayabilirsin, senin için canımı vermeye bile razıyım
    Ayşe : Sen beni annenden daha çok seviyorsan, anneni öldürüp kalbini bana getirmelisin
    Ahmet : (Şaşırır) E E E Evet! Bunu sana ispatlayacağım
    ( Anne, hararetli konuşmaları duyarak içeri gelir)
    Ayşe : Neyse, ben gidiyorum sen benim dediğimi yapmayı unutma
    ( Kız sahneden çıkar Oyuncular oldukları şekilde donar,hareket etmezler Köyün delisi söze girer )
    Köyün Delisi : Evet, Ahmet sevgisi için öyle gözünü karatmış bir şekilde gözüküyor, bakalım bizim martı evladının kurtulması için bataklığa siper alan anne martıyı daha çok bataklığa mı gömecek, yoksa başında vezirmi edicek İzleyelim görelim )
    Ahmet : Ana ben Ayşe'yi çok seviyorum
    Anne : Oğul nasıl istersen öyle yap Yaşam senin yaşamın
    Ahmet : İşte, onun hakkında seninle konuşmalıyım
    Anne : E hadi de bakalım
    Ahmet : Şey anne, ben ayşe için herşeyi yapabilirim Şey işte ya, seviyorum onu
    Anne : Çıkart hele ağzında ki şu baklayı
    Ahmet : Neyse, bahçeye bi çıkalım ana ben sana orda anlatırım
    Anne : E hadi gel çıkalım madem
    ( Bahçeye çıkarlar Ahmet ne yapacağını düşünmektedir Bir beş saniye sağa sola bakınır)
    Ahmet : Ana sen şöyle paravanın arkasına geç bi ben geliyorum
    Anne : Bekliyorum, oğul hadi çabuk ol
    (Ahmet, bahçedeki boçağı alarak paravanın arkasına geçer Ve acı bir feryat duyulur "evladım" diye Ahmet bir on saniye kadar sonra üstü başı kan içinde elinde sarıp sarmaladığı annesinin kalbi ile görülür Ve o şekilde donar,hareket etmez Köyün Delisi tekrar söze girer)
    Köyün Delisi : Hani " Cennet annelerin ayakları altındadır" derler Bu durum anneliğin, ayaklar altına alınmış şeklinde biraz Kedi olmadan kuş kapmaya çalışanın sonu hüsran olur derler hani ya büyüklerimiz Neyse, yar sevgisi ana sevgisinin ötesine geçince bu tarz olaylar kaçınılmaz oluyor Bakalım serüvenin bu kısmında neler yaşanacak
    Ahmet : Seni seviyorum demiştim Bunu sana ispatlamaya geliyorum
    ( Ve bir heyecanla koşmaya başlar, fakat bir yere takılır elinde ki kalp karşıdan gelmekte olan sevgilisinin ayaklarının dibine düşer ve kalp dile gelir )
    Anne Yüreği : Bir yerine birşey oldumu oğul ?
    Ahmet : ( Ağlamaklı ve şaşkın bir halde Kalbi almak için yere eğilir, kalbi alır ve beş on saniye göz göze gelirler ) Sen Sen
    (Ve arkasını dönerek, bir kaç adım atar daha sonrada dizlerinin üzerine çökerek ağlamaya başlar Ve sahne tekrar donar Köyün delisi tekrar belirir )
    Köyün Delisi : Ahmet,Ayşe, Ahmetin annesi bir yaşamın yitik öyküsü Peki ya ben kimmiyim? Bu köyün bir zamanlar annesinin canına kıyan bir garip avaresiyim
    ( Ve Koyverdin gittin beni şarkısı çalınmaya başlar, perde kapanır tekrar açılır oyuncular seyirciyi selamlar oyun biter )
    SON
     

Bu Sayfayı Paylaş