Anneler Günü Dökümanları

'Özel Gün ve Geceler' forumunda Mavi_Sema tarafından 2 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Anneler Günü Dökümanları konusu Anneler Günüyle ilgili dökümanlar
    Anneler Günü kutlama programı


    sunuş

    Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir çocuk varmış.

    Bir gün Tanrı'ya sormuş;
    "Tanrım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler. Fakat, ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?"

    "Tüm meleklerin arasında senin için bir tanesini seçtim, O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana hergün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın."


    "Peki, insanlar bana birşey söylediklerinde, dillerini bilmeden, söylediklerini nasıl anlayacağım?"

    "Meleğin sana dünyada duyabileceğin en tatlı ve en güzel sözcükleri söyleyecek. Sana konuşmayı, dikkatle ve sevgi ile öğretecek."

    "Peki, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım?"

    "Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek."

    "Dünyada kötüler olduğunu da duydum. Beni onlardan kim koruyacak?"

    "Meleğin seni kendi hayatı pahasına da olsa koruyacak."

    "Fakat, ben seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm."

    "Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve ulaşmanın yolunu öğretecek."

    O sırada cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır. Çocuk gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar;

    "Şimdi gitmek üzere isem, benim Meleğimin adı ne?"

    "Meleğinin adının önemi yok yavrum. Sen onu, ANNE diye çağıracaksın."

    Tüm annelerin "Anneler Günü" kutlu olsun...
     
  2. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    ANNELER GÜNÜ TARİHÇESİ



    Mayıs ayının ikinci pazar günü Anneler Günü'dür. Anneler Günü evrensel bir gündür. Dünyada milyonlarca ana bugün çocukları tarafından sevgi ve saygı ile anılır.



    Anneler Günü ülkemizde 1955 yılından bu yana kutlanıyor. Türk Kadınlar Birliği ülkemizde her yıl çocukları için büyük fedakarlığa katlanan annelerden birini yılın annesi seçer. Yılın annesinin kişiliğinde tüm annelere iyi dilekler sunulur.



    Bugün alışageldiğimiz "Anneler Günü" anlamında olmasa da, anneler için yapılan kutlamalar çok eski tarihlere kadar dayandırılabilir. Matriyarkal (anaerkil) düzenin hüküm sürdüğü tarihin ilkçağlarından bu yana İştar, Kybele, Rhea ve daha bir çok yerel ve dönemsel isimlerle analık, doğurganlık niteliğiyle ön plâna çıkmış ve doğanın uyandığı, yeniden doğduğu bahar mevsimi ile özdeşleşmiştir. Patriyarkal düzenin yerleşmeye başlaması, zaman zaman kutlamaların içeriğinin ve şeklinin değişmesine ve hatta bazı dönemlerde gizli olarak yapılmasına sebep olmuşsa da kesintiye uğratamamış; her bahar coşkulu kutlamalar ve sunularla bir gelenek halini alarak binlerce yıl kesintisiz olarak sürmüştür.



    Anneler Günü kendini 1600'lü yıllarda İngilizler'in "Mothering Sunday" (Anneler Pazarı) kutlamalarında gösterdi. Hıristiyanlığın Avrupa'ya yayılmasından sonra "Anneler Pazarı" kutlamaları ruhani bir güç sayılan "Anneler Kilisesi" ni onurlandırmak amacıyla düzenlenmeye başlandı, doğurganlık ve inanç yine bir araya geldi.

    İçinde bulundukları dönemde zor koşullar altında yaşayan ve çoğu zaman çalıştıkları yerlerde barınan İngilizler bu özel günde izinli sayılırlar ve tüm günlerini evlerinde anneleri ile geçirirlerdi. Hatta biraz da hristiyan aleminin yortu geleneğinin etkisiyle olsa gerek "mothering cake" adını verdikleri bir tür pasta götürme adeti yerleşmişti.

    Hristiyanlığın Avrupa'da yaygınlaşmasından sonra bu kutlama, onlara hayat veren ve kötülüklerden koruyan ruhani bir güç sayılan "Anneler Kilisesi" ni onurlandırmak amacıyla değişti. Zamanla kilise festivali Anneler pazarı kutlamaları ile birleşerek, beraber kutlanmaya başlandı.



    Anneler günüyle ilgili ilk resmi kutlama önerisi ise, Amerika da 1872 yılında Julia Ward Howe tarafından barışa adanan bir gün olarak tasarlandı. İlk defa Boston da bir yürüyüş düzenlenerek kutlandı. 1907 yılında Philadelphia da Ana Jarvis, annesinin ölüm yıl dönümü olan Mayıs ayının ikinci pazarının Anneler Günü olarak kutlanması için bir kampanya başlattı. Bir sene sonra Philadelphia da kutlanan Anneler Günü, Ana Jarvis in izleyenleri tarafından bakanlara, iş adamlarına ve politikacılara ulaştırılarak ulusal olarak kutlanmaya başlandı.



    Amerika'nın Filedelfiya eyaletinde 9 Mayıs 1966 günü Jarvis isimli bir kızın annesi öldü. Annesini çok seven Jarvis'in üzüntüsü aylarca sürdü. Hayatla kimsesi kalmayan Jarvis ölüm olayına bir türlü alışamadı. Yaşama küstü. Canlılığını, yaşama sevincini yitirdi. Yemedi, içmedi bir ara ölmeyi bile düşündü. Jarvis'in bu durumunu yakından izleyen komşusu Jarvis'le arkadaş oldu. Bir gün yaşlı komşu söyleşi sırasında Jarvis'e «İnsanlar doğar, yaşar, ölür. Bu bir doğa kanunudur.» dedi. Bu iki cümle, Jarvis'i çok etkiledi. Ölümün de doğmak, yaşamak gibi bir doğa olayı olduğunu düşündü. Ancak bu doğruyu bulmak Jarvis'in annesine olan sevgisini azaltmadı. Aradan geçen süre içinde ölüm sözcüğünün soğukluğu gitti. Yerine anne sevgisinin sıcaklığı geldi. Artık Jarvis annesini gözyaşları ile değil severek. anmaya başladı. Acıları azaldı. İçinde arı, duru bir sevgi oluştu.



    Aradan bir yıl geçti. Bu süre içinde Jarvis, hemen her gün annesinin mezarına çiçekler götürdü. Jarvis'in annesinin ölüm yıldönümünde bütün arkadaşları eve geldi. O gün Jarvis arkadaşlarına:



    - "Geçen bir yıl içinde çektiğim acılar bana şunu öğretti «Dünyada anne sevgisinin yerini dolduracak hiçbir sevgi yoktur. Yılın bir gününü annelere ayıralım. O günü annelerimizle ilgili anılarla dolduralım. Böylece annelerimize olan sevgi borcumuzu ödeyelim." dedi.



    Arkadaşları Jarvis'in önerisini çok beğendiler. Birlikte hemen kentin Belediye Başkanına gittiler. Başkan onları dinledi. Öneriyi içtenlikle benimsedi. Daha sonra bu öneri gazetelere, yazarlara anlatıldı. Jarvis ve arkadaşlarının çalışmaları kısa sürede sonuç verdi. Amerika Birleşik Devletleri Kongresi mayıs ayının ikinci pazar gününün Anneler Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.



    1911 yılına gelindiğinde hemen hemen her ülkede Anneler Günü kutlanmaya başlanmıştı. Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarının binlerce yıl önce başlattığı gelenek 20. yüzyılın başından itibaren dünya çapında kabul görmüş oldu.



    Türkiye, Danimarka, Finlandiya, İtalya, Avustralya ve Belçika'da da aynı tarih kabul edilmesine rağmen İngiltere'de ve diğer birçok ülkede Anneler Günü ulusça belirlenen değişik tarihlerde kutlanmaktadır.
     
  3. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Anneler Günü Güzel yazılar,Hikayeler

    Anneyle Pazarlık


    Çocuk, babasından aldığı harçlığı vaktinden önce bitirmiş ve günlerdir istediği top için yeterli parayı biriktirememişti. Birkaç hafta sonra yaz tatiline girecek olması, onu bu konuda endişelendirip yeni kaynaklar aramaya sevkediyordu. Evlerine gelen son aylık dergide "Her hizmetin bir ücret karşılığında olduğu"nu okuyunca, sevinçle havaya sıçradı. Buna göre, ailesine yaptığı yardımların da bir karşılığı olmalıydı.



    Çocuk bu fikirle harekete geçip gördüğü işlerin listesini çıkardı ve bunların yanına da ücretlerini yazdı. Fırından ekmek almak için 200, çöp dökmek için 100, annesiyle pazara gitmek için 500 lira hiç de fazla sayılmazdı.



    Aylık toplamı 25 bin lira tutan listeyi imzalayıp annesinin çantasına koyduğunda, bu akıllıca keşfinden dolayı gözleri parlıyordu.



    Çocuk, ertesi gün yatağının başucunda 25 bin lira ile birlikte küçük bir kağıt parçası buldu. Kendi hazırladığı listeye benzeyen ve annesinin imzasını taşıyan kağıtta:



    "Seni hayatım pahasına dünyaya getirmenin, yıllarca bezlerini yıkamamın; binbir güçlükle besleyip büyütmenin karşılığı, sadece sevgindir ve yanağından aldığım bir öpücüktür" yazıyordu. "Kazandığın parayı güle güle harca yavrum."

    Cüneyt SUAVİ
     
  4. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Anneye dua

    Sevgili Tanrım,

    Artık genç değilim ve arkadaşlarımın anneleri tek tek ölmeye başladı.
    Arkadaşlarım annelerinin değerini anladıklarında,
    bunu onlara söyleyemeyecek kadar geç kaldıklarını dile getiriyorlar.

    Benim hala hayatta olan kusursuz bir annem var.
    Onun değerini her geçen gün daha iyi anlıyorum.
    Annem değil, ben değişiyorum. Yaşım ilerledikçe,
    onun ne kadar olağanüstü bir insan olduğunu daha iyi anlıyorum.
    Bu sözleri annemin kendisine söyleyemiyorum ne yazık,
    oysa duygularımı kaleme almak ne kolay.

    Bir evlat kendisine yaşam veren annesine nasıl teşekkür edebilir?
    Bir çocuk büyütürken gösterdiği sevgiye, sabıra ve onca çabaya?
    Bebekken arkasından koştuğu, asabi bir ergeni anladığı,
    her şeyi bildiğine inanan üniversite öğrencisini hoşgördüğü için
    şükranlarını nasıl dile getirebilir?

    Kızının, annesinin ne kadar akıllı bir insan olduğunu anladığı günü
    sabırla beklediği için nasıl minnet duyabilir?

    Anne olmuş bir evlat,
    hala kendisine annelik yapan bir insana nasıl teşekkür edebilir?

    Her zaman öğüt vermeye hazır olduğu halde,
    istendiğinde ya da gerektiğinde sessiz kalmayı başardığı için.
    Binlerce kez söyleyebileceği durumlarla karşılaşmasına karşın;
    "Ben sana dememiş miydim?" demediği için.
    Kendisi olduğu için.
    Sevgi dolu, düşünceli, sabırlı ve
    bağışlamayı bilen kendisi olduğu için,
    nasıl teşekkür edebilir?

    Tanrım, senden onu hakettiğince kutsamanı istemekten
    başka bir şey gelmiyor elimden.

    ...ve onun bana örnek olmasında,
    bana yardımcı olmana şükretmekten başka.

    Kendi çocuklarımın gözünde,
    annemin benim gözümde olduğu kadar iyi bir anne olabilmek için
    sana dua ediyorum, Tanrım.

    Bir kız evlat
     
  5. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Anne Yüreği

    Hiç Dükkanlardan gramla alışveriş edecekleri için habire sıralarını erteleyen ya da dükkanın tenha vaktini kollayan anneleri gördünüzmü? Ya da pazar yerinde? "Yarım kilo olmaz mı?" diye soran bir anneye rastladınızmı? Onların tedirgin ve mahçup halleri ile kavrulup üzüldüğünüz oldu mu? O tedirginliğin ve mahçubiyetin sebebi bir aile sırrının açığa vurulması, "eli dar günlerin" ifşa edilmesindendir.



    Böyle bir buruk manzaradan sonra eğer Behçet Necatigil Bursa da aşasaydı; Heykel den Yeşil e doğru ağır ağır yürüyen Behçet Necatigil e yetişir ve şu mısralarına kulak verirdim:



    "Çarşılarda bir şey

    Biz pek aramazdık çocuklar olmasaydı.

    İnsanlara, tezgahlara, kağıtlara kolaydı

    Biz bu kadar eğilmezdik

    Çocuklar olmasaydı."



    Dünya da hiçbir baş, kalbi evlat sevgisi ile dolu bir annenin ve babanın onlar için eğildiği kadar eğilmemiştir. Yemeyip yediren, giymeyip giydiren anaların yüreğindeki şefkat ve fedakarlık ateşi ise söndürülesi bir ateş değildir. Onlar ustaların ustası Arif Nihat Asya nın seslendirdiği gibi derler k:



    "İlk kundağın ben oldum yavrum,

    İlk oyuncağın ben oldum!

    Acı nedir tatlı nedir bilmezdin,

    Dilin damağın ben oldum,

    Bir dediğini iki etmiyeyim diye

    Öyle çırpındım ki...

    Ve seni öyle sevdim

    Sana o kadar ısındım ki..."



    Önce annelerimizin dizinde insanlaşırız. Hayatımız boyunca ağıtacağımız tebessümlerin kaynağı, onların bize teessümleridir.



    Biz hasta oluruz, eriyen onlar olur.. Biz elimizi çarpsak bir yere, onların kolu tutulur. Bizim başımız ağrısa, onların çiğeri yanar. Hani geceleri usulca yanımıza gelip üstümüzü örterler ve yanağımıza alev alev bir öpücük bırakıp sessizce giderler annelerimiz... O saf ve hesapsız sevgiden daha derinini gördünüzmü? Ne yazık ki kıymetini bilemeyip attık bir kenara o ana öpücüklerini. Saklamak lazımmış birini bile olsa. Artık analarımızın kimi var, kimi yok...



    En çok annelerimiz özler bizi. Onun bize duyduğu hasretle başedebilecek hasret yoktur. Necip Fazılın dediği gibi ben de diyeceğim ki:



    "Gözlerinde bir derin hiçin

    Kanadın yayılmış çırpınmak için

    Bu kış yolculuk var, diyorsa için

    Beni de beraber al anneciğim."
     
  6. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    ÜNLÜ ŞAİRLERDEN ANNELERİMİZ



    Dokuz ay koynunda gezdirdi beni
    Ne cefalar çekti ne etti Anam
    Acı tatlı zahmetime katlandı
    Uçurdu yuvadan yürüttü Anam

    Anaların hakkı kolay ödenmez
    Analara ne yakışmaz ne denmez
    Kan uykudan gece kalkar gücenmez
    Emzirdi salladı uyuttu

    Anam Doğurdu beni Sivas ilinde
    Sivralan Köyünde tarla yolunda
    Azığı sırtında orak elinde
    Taşlı tarlalarda avuttu

    Anam Ben yürürdüm Anam bakar gülerdi
    Huysuzluk edersem kalkar döverdi
    Hemen kucaklayıp okşar severdi
    Çirkin huylarımı soyuttu Anam

    Çocuğudum Anam bana ders verdi
    Okumamı çalışmamı on gordu
    Milletine bağlı ol da dur derdi
    Vatan sevgisini giyitti Anam

    Tükenmez borcum var Anama benim
    Onun varlığından oldu bedenim
    Kimi köylü kızı kimisi hanım
    Ta ezel tarihte kayıtlı Anam

    Veysel der kopar mı Analar bağı
    Analar doğurmuş ağayı beyi
    İşte budur sözlerimin gerçeği
    Okuttu öğretti büyüttü Anam Aşık Veysel'i
    Aşık VEYSEL
     
  7. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    GÜZEL SÖZLER

    ♥ Beni de bir ana doğurmadı mı? Türk anaları daha nice Mustafa Kemal'ler doğurur. (ATATÜRK)

    ♥ Kadının en büyük vazifesi analıktır (ATATÜRK)

    ♥ Ana sevgisi, bencil duyguların en üstünüdür (ALAIN)

    ♥ Bana, okuduğum kitapların en güzelinin hangisi olduğunu sorarsanız söyleyeyim: Annemdir. (ABRAHAM LINCOLN)

    ♥ Hiç bir süs ve elbise bir kadını, analık sevgisi kadar güzelleştiremez. (BRACHVOGEL)

    ♥ İnsanlar anneleri onları ne yaptıysa odurlar (EMERSON)

    ♥ Anne, hayatın sonsuzluğudur. (EMILE ZOLA)

    ♥ Hiç kimse, kollarında bir çocuk tutan anne kadar çekici ve bir kaç çocuk arasındaki bir anne kadar saygıdeğer değildir. (GOETHE)

    ♥ Bir anne yüreği dibinde af bulunan bir uçurumdur. (HONORE DE BALZAC)

    ♥ Anne, her zaman haklıdır. (HERMAN SUDERMANN)

    ♥ Cennet anaların ayakları altındadır (HZ. MUHAMMED)

    ♥ Annesinin gönlünü kıran büyük günah işlemiş olur (HZ. MUHAMMED)

    ♥ Erkekler anneliğin ne olduğunu bilmezler. (OSCAR WILDE)

    ♥ Anneler, herşeyi görmeseler bile kalpleriyle duyarlar. (OSTROVSKI)

    ♥ Kadınlar zayıftır ama anneler kuvvetlidir. (VICTOR HUGO)

    ♥ Çocuğunu kaybeden bir anne için her gün ilk gündür; bu ıstırap ihtiyarlamaz. (VICTOR HUGO)

    ♥ Dünyada öğretilen tüm bilgilerin hiç biri, bize bir ananın bir bakışının, bir kelimesinin verdiği şeyi anlatamaz. (WILHELM RAABE)
     

Bu Sayfayı Paylaş