Anlatım bozukluğu Hakkında Bilgi verirmisiniz

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 29 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Anlatım bozukluğu Hakkında Bilgi verirmisiniz konusu mantik hatasi anlatim bozuklugu ile ilgili daha fazla bilgi istiyorum
    Anlatım bozukluğu Hakkında Bilgi verirmisiniz
    mantik hatasi anlatim bozuklugu ile ilgili daha fazla bilgi verir misiniz
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 19 Nisan 2015
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    ANLATIM BOZUKLUKLARI

    ANLAM BAKIMINDAN ANLATIM BOZUKLUKLARI


    1)Gereksiz Sözcük Kullanma:

    Bir cümlede anlamları aynı olan veya anlamca biri diğerini içeren sözcüklerin birlikte kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.

    *Kulağıma eğilerek alçak sesle bir şeyler fısıldadı.
    *Bu yol yaya yürümekle bitecek gibi değil.
    *Onlar da beş yıldır karşılıklı mektuplaşıyorlar.
    *Geçmişteki hatıralardan bir şikayetim yok
    *Ülkemizin sorunları bitmiyor ,tükenmiyor
    *O günleri daha henüz dün gibi hatırlıyorum
    *Bu gece ısı sıfırın altında eksi beş derece olacak.
    *Gülmesinin nedeni bugün iyi bir haber almasındandır.
    *Onunla ilk tanışmamızı unutamam.
    *Dün gece uyurken gördüğü rüyayı anlattı.
    *Sanki dalgasız bir deniz gibiydi yüzü.
    *Sana söyleyeceğim bu gizli sırlarımı kimseye söyleme.
    *Yaptıklarını kendi ağzıyla itiraf etti.
    *Havada beyaz kar taneleri uçuşuyor.
    *Bu iş yerinde aşağı yukarı üç dört yıldan beri çalışıyorum.
    *Sınav yaklaştıkça öğrencilerin heyecanı gittikçe artıyor.
    *Galiba başka çaresi de yok gibi görünüyor.
    *Sınıfın boyu en kısa öğrencisini arkaya oturtmuşsun.
    *Yaşlı adam söz almak için oturduğu yerden ayağa kalktı.
    *Dosyadaki mevcut belgelerden anlaşılıyor ki bu iş uzun sürecek.
    *Artık bundan sonra oraya gitmene gerek kalmadı.
    *İki kardeşten en küçüğü okula gitmiyordu.
    *Bu saatte oraya yalnız gidemem;seninle birlikte gitmek istiyorum.
    *İşte seninle bu yüzden dolayı konuşmak istemiyorum.
    *Niçin böyle yüksek sesle bağırıyorsun ki?
    *Biz onlara iki günde bir, gün aşırı giderdik.
    *Yorulmamıza rağmen basamaklardan yukarı hızlı hızlı çıkıyorduk.
    *Türkçede Arapça ve Farsça dillerinden gelmiş sözcükler vardır.
    *Böyle havalarda eve bir tane bile ekmek götürmeyi unutur.
    *Kadın küçük çocuğa yaklaşarak senden büyük ağabeyin var mı diye sordu.
    *Yarınki toplantıda ülkenin ekonomik ve iktisadi problemleri tartışılacak.

    2)Sözcükleri birbiriyle karıştırma:

    Anlamları veya yazılışları çok benzer olan sözcüklerin karıştırılması cümlenin anlam bütünlüğünü bozar.

    *Geri kalmışlık Türkiye'ye özel bir durum değil.
    *Bu binalar gerçekten çok yaklaşık yapılmış.
    *Size birazdan düğün resimlerini göstereceğim.
    *Bir öğrenci sınıfta kalmışsa onun sınıfı geçmesini güçlendiren nedenleri araştırmak gerekir.
    *Bizden son öğretim durumunu gösteren bir belge istedi.
    *Vatandaşlarımız arasında din ,dil,ırk ayrıntısı yapılamaz.
    *Bazı öğrenciler derste çok çekimserdir.
    *Uzun saçlı bir genç geldi,kendini bize tanıştırdı.
    *Vezüv etken bir yanardağdır.
    *Deterjandan elleri tahrip oldu.
    *Bu bölgenin kendine özgün gelenekleri vardır.
    *Camdan yankılanan ışık gözlerimi kamaştırdı.
    *Yazarın on dördüncü kitabı da yayınlandı.
    *Belediyeler sık sık güz etkenlikleri yapıyor.
    *Çocukların birbirleriyle uygunluk içinde olmaları çok güzel.
    *Bu iki olay arasında hiçbir ayrıcalık yok.
    *Fiyatlar çok pahalı olduğu için satışlar çok durgun.
    *Kar yolu kapadığı için geçit servis yolundan sağlanıyordu.


    3)Sözcükleri Yanlış Anlamda Kullanma:

    Sözcük anlamlarına uygun yerde kullanılmadığı zaman ya da yanlış anlama gelecek şekilde kullanıldığında anlatım bozukluğu doğar.

    *Bu onların bolluğa düştükleri zaman bile savurganlık etmelerine yol açar.
    *Şimdi size yarın yayınlanacak programlardan bazılarını hatırlatıyoruz.
    *Bence sizin bu sınavı kaybetme şansınız hiç yok.
    *Alınan bunca borç Türkiye'nin Avrupa'ya bağımlı olmasını sağladı.
    *Bugün dünyanın yüz kırk ülkesinde cüzamlılar günü kutlanıyor.
    *Bu yıl babamın yüzünden sınıfı geçtim.
    *Annesi iyi çorap dokurdu.
    *Ektiğin fidanlar meyveye döndü.
    *Her türlü girişimden çekinmeyen biriydi.
    *Aldıkları para mutluluklarına yol açtı.
    *Cumhuriyet 1923 tarihinde ilan edildi.
    *Ben 21 Mart 1978 yılında doğmuşum.
    *Uzun bir ders yılı daha tamamlanmak üzere tatil iyice yanaştı.
    *Tırnakların bir hayli büyümüş.
    *Dünden itibaren yağmur yağıyor
    *Adamın başına silahı dayayarak cebindeki parayı çalmışlar.
    *Bize yapılacak her türlü baskı bizi yolumuzdan alıkoyamayacaktır.
    *Bu gençleri azımsamak ,onların başarılı olacaklarına inanmamak doğru değil.

    4)Sözcüğün Yapısındaki Yanlışlık:

    Bir sözcük dilbilgisi kurallarına aykırı türetilirse anlatım bozukluğu doğar.

    *Mehmet Efendi on beş yıldır bakkalcılık yapıyor.
    *Yiyecekleri kokturmuşsun.
    *Bölgevi sorunlar artıyor.
    *Her şeyi pahalılandırmışsınız.
    *Bilinçleşmenin gerçekleşmesini eğitim sağlayacaktır.
    *Dilimizi çirkinletmeyelim.
    *Sizce bu kişi kaçtı mı kaçtırıldı mı?

    5)Yerinde Kullanılmayan Sözcük veya Öğeler:

    Bir sözcüğün cümlenin akışına veya anlamına uygun yerde kullanılmaması anlatım bozukluğuna yol açar.

    *Hakan çok iyi futbolcu ama fazla topla oynuyor.
    *Bu çocuk seneye yüksek inşaat mühendisi olacak.
    *Eski Adana millet vekillerinden biri daha ölmüş.
    *Günde kırk kere limonlu salatalık turşusu satan dükkana uğrardı.
    *Cesetler çok denizde kaldığından çürümüş.
    *Burada her Allah'ın günü kaza oluyor.
    *Başbakan Çin'e bu yılın sekizinci büyük gezisini yapıyor.
    *Değil bir lokma ekmek bir tabak yemek yine bulamaz.
    *Bakanımız bir hafta içinde petrol üreten ülkeleri gezecek.
    *Ağrısız kulak delinir.
    *Atatürk'ün 119.doğum yılı törenle kutlanmıştı.
    *Bu yemek fazla dışarıda kaldığı için bozulmuş.
    *THY'ye ait 158 yolcunun bulunduğu uçak denize düşmüş.

    6)Anlamca Çelişen Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması:

    Bir cümlede anlamca birbirine ters olan sözlerin birlikte kullanılması cümlenin anlam bütünlüğünü bozar.Genellikle kesinlik ihtimal çelişkisi görülür.

    *Hiç şüphesiz bu olaya en çok üzülen başkan olsa gerek.
    *Şüphesiz sanatçı bu alanda çok başarılı eserler vermiş olmalı.
    *Kesinlikle söyleyebilirim ki tedavi hastayı ayağa kaldırabilir.
    *Gönderdiğim paketi eminim bugüne kadar almış olmalısınız.
    *Müdür Bey bu adam için:"Çok mütevazı , burnundan kıl aldırmayan biridir."diyor.
    *Artık kesinlikle böyle bir hataya düşmeyebilir.
    *Okulu bitireli hemen hemen tam on yıl oldu.
    *Elbette onunla birlikte gitmiş olabilirler.

    7)Deyim ve Atasözü Yanlışları:

    Deyimler ve atasözleri kalıplaşmış ve halk diline,kültürüne yerleşmiş kelime gruplarıdır.Bu yüzden deyimlerdeki kelimeler kesinlikle değiştirilemez.Kullanılan deyim, cümleye de uygun olmalıdır.

    *Babasını görünce paçaları tutuştu.
    *Çok acıktım midem zil çalıyor.
    *O kadar kalabalık ki çuvaldız atsan yere düşmez.
    *Ona ayak bağı oluyor , işini çabuk bitirmesini sağlıyordu.
    *Ona yardım et elinden geleni ardına koyma.
    *Alma garibin ahını çıkar aheste aheste.
    *Ev sahibi ,Ayşe Hanıma bu ne şıklık böyle deyince Ayşe Hanım üzerine alındı.
    *Konferansta konuşmacının anlattıkları herkesin dikkatini çekmişti.Tüm dinleyiciler kulak kabartmış ,konuşmacıyı dinliyordu.
    *Bu görüntüler karşısında saçlarım diken diken oldu.
    *Bu konuyu onunla bir görüş o yol yolak bilen biridir.

    8)Gereksiz Yardımcı Eylemler Kullanma:

    Türkçede doğrudan fiil olarak çekimlenebilecek bir kelimenin yardımcı eylem alarak çekimlenmesi yanlıştır.

    *Boşuna umut etme oraya gelmeyeceğim.
    *Benden kuşku etmemelisin.
    *Senin düşüncelerin hiçbir zaman bana etki etmez.
    *Bu işi onun yapabileceğinden şüphe etmiyorum.
    Not:Bu konuyu bazı kaynaklar anlatım bozukluğu olarak kabul etmez.ÖSS'de de şimdiye kadar böyle bir soru çıkmamıştır.

    9)Mantık Hataları:

    İyi ve sağlam bir cümlenin temel mantık ilkelerine uygun olması gerekir aksi taktirde anlatım bozukluğu yapılmış olur.

    *Seninle değil şehir içinde gezmek, dünya turuna bile çıkılmaz.
    *Önümüzdeki haftanın önemli programlarından bazılarını sizlere hatırlatmaya çalıştık.
    *Beyin zarı iltihapları iyi tedavi edilmezse ölüme;hatta sara nöbetlerine dahi yol açabilir.
    *Tezgahtar müşterinin aldığı oyuncağı kağıda sardı ve müşteriye verdi.
    *Karar TBMM'nin 230'a karşı 190 oyla aldığı bir kararla kabul edildi.

    10)Zamir Eksikliğinden Kaynaklanan Anlatım Bozuklukları:

    Bazı cümlelerde iyelik zamiri kullanılmadığı taktirde bir anlam belirsizliği ortaya çıkar.Cümlenin başına hem senin hem de onun zamirini getirebiliyorsak orada bir anlam belirsizliği vardır.Bu tip cümlelerdeki anlam belirsizliğini gidermek için cümlenin uygun bir yerine iyelik zamirinin getirilmesi gerekir.Aksi taktirde anlam belirsizliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu doğar.

    *Ehliyetini polis almış öyle mi?
    *Bana ne söyleyeceğini biliyorum.
    *Geleceğini ben biliyordum.
    *Yarışmada birinci olduğuna sevindim.

    Not:Bazen de bu belirsizlik noktalama işaretleriyle giderilir.

    *Hırsız, çocuğu kovaladı.

    *Genç, adama seslendi.

    *O, soruları yapamadı.

    11)Karşılaştırma Hataları:

    Bazı cümlelerden iki farklı anlam çıkabilmektedir.Bu tip karşılaştırma bildiren cümlelerdeki anlatım bulanıklığı giderilmediği taktirde anlatım bozukluğu ortaya çıkar.

    *Adam,politikayla karısından çok ilgileniyor.
    *Bu kötü insanlara sizden çok kızıyorum.
    *Sen onu benden çok aradın.

    DİLBİLGİSİ BAKIMINDAN ANLATIM BOZUKLUKLARI

    1)Yüklem Yanlışlığından Doğan Anlatım Bozuklukları:

    Yüklemle ilgili yanlışlıklar, yüklemin çatı,kişi,zaman,yardımcı eylemler,ek eylemler gibi noktalarda cümleye uygunluk göstermemesi durumudur.

    *Kahvaltıda peynir,ekmek ve çay içtik.
    *İçkiyi az sigarayı hiç içmem.
    *Kimin dürüst,kimin dürüst olmadığını biliyor.
    *Suçlamaların yersiz ve doğru olmadığını söyle.
    *Baloya güzel bir elbise ve pahalı mücevherler takarak gelmişti.
    *Çocuklarıyla bazen çok bazen de hiç ilgilenmezdi.
    *Sabahları erken kalkar ve sakin havada koşuyordu.
    *Annem yemek pişiriyor biz de ona yardım ediyorduk.
    *Boyu kısa , bedeni de pek biçimli değildi.
    *Aldığı şeyler hem pahalı hem de kaliteli değilmiş.
    *Bu geziye okulumuz öğrencilerinden ve disiplin cezası almayanlar katılabilecek.


    2)Özne Yanlışlığından Doğan Anlatım Bozuklukları:

    Cümlede öznenin bulunmamasından,öznenin gereksiz ekler almasından, ya da özne olmayacak bir sözün özne gibi kullanılmasından kaynaklanır.

    *Dernek müdürünün yetkileri alındı ve kovuldu.
    *O insanların sayısı azalıyor bulunmaz oluyor.
    *Belediye tarafından yaptırılan dört katlı binanın inşaatı bitirildi ve hizmete girdi.
    *Yaşlı adamın parası alınarak evine gönderildi.
    *Viraja hızlı giren aracın lastiği patladı ve kaza yaptı.
    *Herkes kazayı seyrediyor, yardım etmeyi düşünmüyordu.
    *Hastanın durumu gittikçe kötüleşiyor,yerinden kalkamıyordu.
    *Filmin güzelliği herkesi etkiledi;çünkü güzel çekilmişti.


    3)Özne Yüklem Uyuşmazlığından Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu:

    Öznenin tekillik çoğulluk ve şahıs bakımından uyuşması gerekir;aksi taktirde anlatım bozukluğu ortaya çıkar.

    a)Topluluk isimleri özne ise yüklem tekil olur;ancak topluluk isimleri çoğul eki alıyorsa yüklem de alabilir.

    *Bizim takım sahaya çıktılar.
    *Takımlar nihayet sahaya çıktılar.
    *Ordular uzun süredir savaşıyor.

    b)Bitki,hayvan,cansız varlık ve organ isimleri çoğul durumda özne ise yüklem tekil olur.

    *Nedense köpekler sabaha kadar havladılar.
    *Çiçekler sıcaktan kurumuşlar.
    *Bu sıralar çok sağlam yapılmışlar.
    *Seni görünce gözlerim dolar.

    Not:İnsan dışı varlıklar kişileştirme yolu ile çoğul özne ise yüklem de çoğul olabilir.


    *Martılar denize dalıp dalıp çıkıyorlar.
    *Martılar bize selam getirdiler.
    *Dağlar beyaz şallarını omuzlarına attılar.

    c)Eylem isimleri ,çoğul özne ise yüklem tekil olur.

    *Gülüşmeler çok uzun sürdüler.
    *Tartışmalar sabaha kadar devam ettiler.

    d)Çoğul sayılar özne ise yüklem tekil olur.

    *İki kişi bankayı soymuşlar.
    *Derse on öğrenci girmediler.
    *Bana beş soru bıraktılar.



    e)Saygı,sitem,küçümseme gibi durumlar için özne tekil de olsa yüklem çoğul yapılabilir.

    *Ahmet Bey bizi hatırlamadılar.
    *Ayşe Hanım odasında yoklar.

    f)Öznede belgisiz zamir ya da belgisiz sıfat varsa yüklem tekil olur.

    *Hiçbiri sizi görmüyorlar.
    *Herkes bu konuda aynı fikirdeydiler.
    *Birçok kişi aynı sorunu tartışıyorlar.

    g)Bir cümlede birden fazla özne varsa ve bu öznelerin biri 1. kişi ise yüklem 1. çoğul olur.

    *Ali, Ahmet ve ben dün size uğramıştık.
    *Ben ve kardeşim size inanmıyoruz.

    h)Birden fazla özneden biri 2.kişi ise yüklem 2.çoğul;öznelerin biri 3.kişi ise yüklem 3. çoğul olur.

    *Sen ve kardeşin derse girmemişsiniz.
    *Ahmetle o bu akşam gelecekler.
    *Ben,sen,o burada nöbet tutacağız.
    *O ve Murat bunu hemen yapacaklar

    4)Tümleç Yanlışları:

    Özellikle sıralı cümlelerde tümleç (dolaylı tümleç,nesne,zarf tümleci) kullanılması gereken yerde kullanılmamışsa anlatım bozulur.Bir tümlecin birden çok yüklem için ortak kullanımı mümkündür.Ancak bu ortak tümleç yüklemlerden birine dahi uymazsa cümlede anlatım bozukluğu doğar.Tümleç yanlışlarını şu başlıklar altında inceleyebiliriz:

    a)Dolaylı Tümleç Eksikliği:

    *Düşman kenti bombaladı ; ama giremedi.
    *Çukurova'nın toprağı insanı diriltir, umut verir.
    *Sizi önemseyen ve inanan insanlar var.
    *Gençlerden çok şey bekliyoruz;fakat değer vermiyoruz.
    *Kadının içeri girmesiyle çıkması bir oldu.
    *Bu evden nefret ediyordu ;ancak darda kalınca geliyordu.

    b)Zarf Tümleci Eksikliği:

    *Yeni yetişen sanatçılara yardım eder,ilgilenirdi.
    *Bir daha seni görmek ve karşılaşmak istemiyor.
    *Arkadaşlarını aradı,sonra buluştu.
    *Kötü bir beste yaptığımda beni eleştirir ve tartışırdı.
    *Senin sorunlarını çözmeye çalışıyor; başa çıkmak için uğraşıyoruz.

    c)Nesne Eksikliği:

    *Size teşekkür etmek ve kutlamak istiyor.
    *Yazıya özendiği,dikkatle yazdığı belliydi.
    *Sana telefon açmış,merak ediyormuş.
    *Evin onarımını haftaya bitirecek , sonra da satacak.
    *Bu kuralların gerekli olduğunu biliyorum;ama uygulayamıyorum.
    *Yardıma muhtaç olanlara yardım eder , doyururdu.
    *Onun sıcacık sesi bize ulaşır,mutlu ederdi.
    *Yazılarında, halkı soyanlara çatar,yerin dibine batırırdı.
    *Suçlunun evini bastılar,yakalayıp polise teslim ettiler.

    5)Tamlama Yanlışları:

    a)Bir sıfatla bir adın ortak tamlanana bağlanması anlatımı bozar:

    *Doğa ve toplumsal olayları inceledik.
    *Dün epik ve aşk şiirleri okuduk.
    *Askeri ve devlet okullarına giriş sınavı yapılacak.
    *Gençlik, duygusal ve kişilik sorunları yaşıyor.
    *Politik ve ahlak yozlaşması önemli bir sorundur.

    b)Çoğul anlamı taşıyan bir sıfattan sonra gelen ad tekil olmalıdır:

    *Birçok seneler geçti.
    *Bizde iki türlü düşünürler vardır.
    *Her türlü tedbirler alındı.
    *Birçok festivaller düzenlendi bu yaz.
    *Bin türlü çiçekleri derledim sana.

    c)Tamlayan Eki Eksikliği:

    *Her önüne gelen aklına esen sözcüğü dilimize mal etmesi yanlıştır.
    *Bu duygular geçici ve insanı yanıltıcı olduğu bilinmelidir.
    *Büyük emek harcanarak yazılan eserler bilimsel bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerekir.


    d)Tamlayan Eksikliği:

    *Öğrenciye bir şey vermeden gelişmesini umma.
    *Arkadaşına yardım ederek mutlu olmasını sağladı.
    *Tanıdıklarından alışveriş yaparak para kazanmalarına katkıda bulunurdu.
    *Çocuklarıyla her konuyu konuşur , yanlışa düşmemelerine çalışırdı.

    6)Eylem - Eylemsi Arasındaki Çatı Uyuşmazlığı:

    Birleşik veya sıralı cümlelerde aynı özneyi alan yüklemlerin her ikisi de etken veya her ikisi de edilgen olmalıdır.

    *Bütün sorunlar halledilip öyle gidecekti.
    *Bütün sahipsiz hayvanlar toplanıp şehir dışına götürecek.
    *Sorular çok dikkatli okuyarak çözülsün.
    *Çok emek harcanıp az para kazanabilmiş.
     
  3. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    MANTIKSIZLIKTAN KAYNAKLANAN ANLATIM BOZUKLUKLARI, MANTIK HATALARI

    Bir cümlede, iletilmek istenen anlamın eksiksiz olabilmesi için düşünce ve mantık son derece önemlidir.

    İyi bir anlatımda sağlam bir düşünme ve mantık yürütme temel koşuldur.

    Mantıksal hataları ve tutarsızlıkları içeren cümleler, dil bilgisi kurallarına uygun olsalar bile anlamı ve yargıyı eksiksiz iletmezler. Bu tür yanlışlar genellikle dikkatsizlik sonucu ortaya çıkar.

    Örnek:

    Önümüzdeki haftanın önemli programlarından bazılarını sizlere hatırlatmaya çalıştık.
    Önümüzdeki haftanın önemli programlarından bazılarını sizlere tanıtmaya çalıştık.

    Önlem alınmazsa bu hastalık ölüme, hatta kısmi felce neden olabilir.
    Önlem alınmazsa bu hastalık kısmi felce, hatta ölüme neden olabilir.

    Son turda atlet, arkasındaki yarışçıyı bir hamlede geçti.
    Son turda atlet, önündeki yarışçıyı bir hamlede geçti.


    Siz Bulun?

    Problemleri karşılıklı anlayış ve birlik içinde çözeceğiz.

    Yiyecek bir lokma ekmeğimiz (bilgi yelpazesi) hatta yemeğimiz bile yok.

    Bu yazıyı değil okumak, anlamak bile imkânsız.

    Bölgeyi iyi tanımasına rağmen her yeri gezdi.

    Yarın mutlaka bir gazete almayı unutmayın.

    Yarının mutlu günlerine özlem duyuyorum.
     
  4. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    ANLATIM BOZUKLUKLARI

    *Anlatım bozuklukları konusu, öğrenciler tarafından en zor konu olarak algılanmaktadır. Bu aslında bir bakıma doğrudur. Çünkü, bu konu, tüm dilbilgisi konularını içermektedir. Yani anlatım bozukluklarının bulunabilmesi için, diğer dilbilgisi konularının iyi bilinmesi gerekir.
    *Anlatım bozukluklarının bulunabilmesi için, öncelikle kaliteli bir cümlenin nasıl olması gerektiği kavranmalıdır.
    *Kaliteli bir cümlede gereksiz sözcük bulunmaz. Cümle kolay anlaşılır olmalıdır. Cümlede kelimeler özenle seçilmelidir. Gereksiz ayrıntılara yer verilmemelidir. Cümle kısa ve akıcı olmalıdır. Cümlede yapmacıksız ve içten bir anlatım olmalıdır.
    Öss ile ilgili kaynaklarda, anlatım bozukluklarının sebepleri, başlıklar altında ele alınmıştır. Bunlar genel olarak şöyledir:


    KALİTELİ BİR CÜMLEDE:
    Ø Gereksiz sözcük bulunmamalıdır.
    Ø Anlamca çelişen sözcükler bulunmamalıdır.
    Ø Yanlış anlamda sözcük kullanılmamalıdır.

    Ø
    Yardımcı eylem gereksiz kullanılmamalıdır.
    Ø

    Sözcükler yanlış yerde kullanılmamalıdır.
    Ø

    Anlam belirsizliği bulunmamalıdır.
    Ø

    Yapısı yanlış sözcük bulunmamalıdır.
    Ø

    Deyimler, yanlış anlam ve yazılışta kullanılmamalıdır.
    Ø

    Atasözleri yanlış anlam ve yazılışta kullanılmamalıdır.
    Ø

    Mantık hataları bulunmamalıdır.
    Ø

    Tamlama yanlışları yapılmamalıdır.
    Ø

    Ekler yanlış kullanılmamalıdır.
    Ø

    Tümleç eksikliği olmamalıdır.
    Ø

    Yüklem eksikliği, ek-fiil eksikliği olmamalıdır.
    Ø

    Özne eksikliği olmamalıdır.
    Ø Özne ve yüklem, olumluluk ve kişiler açısından uyumlu olmalıdır.


    Not: Bir cümlede (ben-sen),(ben-o),(ben-siz),(ben-onlar),(sen-biz) zamirleri özne olursa, yüklem birinci çoğul şahıs (biz) olur.
    Ben ve sen ileride oynayalım.
    Benle o, sinemaya gittik.

    Not: Bir cümlede (sen-o)(sen-siz)(sen-onlar) zamirleri özne olursa, yüklem ikinci çoğul şahıs (siz) olur.
    Sen ve Ahmet nereye gidiyorsunuz?

    Not: Özne ve Yüklemin tekil-çoğul uyumu:
    A)Özne insan ise;
    1)Özne tekil ise, yüklem tekil olur.
    2)Özne çoğul ise, yüklem tekil veya çoğul olabilir.

    B)Özne insan dışı bir varlık ise;
    Özne ne olursa olsun, yüklem tekil olur.

    İstisna: Saygı anlamı için, tekil özne, çoğul yüklem kullanılabilir.
    Müdür Bey geldiler.

    Not: Özne birden çok olmayı ifade eden sıfat alırsa ya da belgisiz zamir olursa, yüklem tekil olur.
    Üç kişi yanıma geldi.
    Birçok insan bu bölgeye göç etti.
    Herkes aynı şeyi yapıyor.

    Not: Kişileştirme yapıldığı durumlarda çoğul özne çoğul yüklem kullanılabilir.
    Karlar havada ahenkle dans ediyorlar.




    Anlatım Bozukluğu Olan-Olmayan Cümleler:

    *Hiç kimse onu hor görmüyor, ona yardım ediyordu.
    Özne-yüklem olumluluk açısından uyumsuz.
    Virgülden sonra “herkes” sözcüğü getirilmeli.

    *Bu konuda yetkililerle konuşarak, onların görüşünü almayı düşünüyoruz.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Bu tür dergilerin sayısı gittikçe azalıyor, okunmaz oluyor.
    Özne eksikliği.
    Virgülden sonra “bu tür dergiler” getirilmeli.

    *Mumumuz bir yana, gaz lambamız; hatta, elektriğimiz bile yoktu.
    Mantık hatası.
    Doğrusu: “Elektriğimiz bir yana, gaz lambamız hatta mumumuz bile yoktu.”

    *Özel ve devlet okulları bu yarışmaya katılacaktı.
    Tamlama yanlışı.
    Özel sözcüğünden sonra “okullar” sözcüğü getirilmeli.

    *Şişmanlıktan kurtulmak için beslenmenize dikkat etmeli, ayrıca düzenli olarak spor yapmalısınız.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Toplantıda pasta ve meyve suyu ikram edildi.
    Tamlama yanlışı. Pasta suyu gibi algılanıyor.
    Doğrusu: “Toplantıda meyve suyu ve pasta ikram edildi.”

    *Ona, çok kızmaz ama öcünü alırdı.
    Dolaylı tümleç eksikliği.
    Ama sözcüğünden sonra “ondan” sözcüğü getirilmeli.

    *Çayı bazen, kolayı hiç içmem.
    Yüklem eksikliği.
    Bazen sözcüğünden sonra “içerim” sözcüğü getirilmeli.

    *Yıllar önce, sevdiğim bir şairin, beğendiğim bir kitabını almıştım.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Dün, onu bir kez daha okuyarak, anılarımı tazelemek istedim.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Tatlı kurabiyeden az, tuzlu kurabiyeden hiç yemedim.
    Yüklem eksikliği.
    Az sözcüğünden sonra “yedim” sözcüğü getirilmeli.

    *Saha, top oynamaya elverişli ve müsaitti.
    Gereksiz sözcük kullanımı. Aynı anlamlı sözcükler kullanılmış.
    Elverişli yada müsait sözcüklerinden biri cümleden çıkarılmalı.

    *Kuşkusuz söylediklerin etkilemiş olmalı.
    Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması. “Kuşkusuz” kesinlik ifade eder, “olmalı” ihtimal ifade eder. İkisi aynı cümlede olamaz.
    “Kuşkusuz” yada “olmalı” cümleden çıkarılmalı.

    *Bize karşı çekimser davranıyordu.
    Yanlış anlamda sözcük kullanımı.
    “çekimser” değil, “çekingen” olmalı.

    *Eski Ankara Valisi geldi.
    Sözcüğün yanlış yerde kullanılması.
    Doğrusu: “Ankara eski valisi”

    *Her yıl arkadaşıyla Bodrum'a gider, orada uzun bir tatil yapar.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Sınıfta kaldığına çok üzüldü, bunu kimseye söyleyemedi.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Kardeşini sinemaya götürdü.
    Anlam belirsizliği.
    “Kardeş”in kime ait olduğu belli değil.
    Doğrusu: “Kendi kardeşini” yada “Onun kardeşini” olmalı.

    *Yanlız kalmak, hoşuma gitmez.
    Yapısı yanlış sözcük kullanımı.
    “Yanlız” değil “Yalnız” olmalı.

    *Haberi alınca ciğeri tutuştu.
    Deyim yanlışı.
    Doğrusu: “Haberi alınca etekleri tutuştu.”

    *Yolda arkadaşlarıyla karşılaştı; onlara, olanları anlattı.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Görünen köy tercüman istemez.
    Atasözü yanlışı.
    Doğrusu: “Görünen köy kılavuz istemez.”

    *Kuşlar, neşeyle uçuşuyorlar.
    Özne-Yüklem uyumsuzluğu.
    “uçuşuyorlar” değil “uçuşuyor.” olmalı.

    *Toplumsal yaşamda, herkesin uymak zorunda olduğu kurallar vardır.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Kağıt tüketimi, bir toplumun gelişmişlik göstergelerinden biridir.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Masanın üzerindeki kağıtlar, kitaplar birbirine karışmış.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Sıkıntıdan bir deri, bir göbek kalmıştı.
    Deyim yanlışı.
    “göbek” değil “kemik” olmalı.

    *Bu filmde toplum sorunları irdeleniyor ve topluma ayna tutuyor.
    Özne yanlışı. (Özne eksikliği.)
    Doğrusu: “… ve film topluma ayna tutuyor.”

    *Dün aldığı gazeteleri, dergileri hala okuyamadı.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Sınav saati yaklaştıkça, heyecanım gittikçe artıyor.
    Gereksiz sözcük kullanımı. (Aynı anlamlı sözcüklerin kullanılması.)
    “gittikçe” cümleden çıkarılmalı.

    *Bu nüans farkını anlamalısın.
    Gereksiz sözcük kullanımı. (Aynı anlamlı sözcüklerin kullanılması.)
    “nüans” yada “fark” cümleden çıkarılmalı.

    *Aşağı yukarı, tam yedi yıldır görmüyorum.
    Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması.
    “Aşağı yukarı” yada “tam” sözcüklerinden sadece biri kullanılmalı.

    *Bütün olasılıklarımı kullandım.
    Yanlış anlamda sözcük kullanımı.
    “olasılıklarımı” değil “olanaklarımı” olmalı.

    *Yeni atılımlar yapacağımızı umut ediyorum.
    Yardımcı eylemin gereksiz kullanımı.
    “umut ediyorum” değil “umuyorum” olmalı.

    *Yeni durağa gelmiştik ki, otobüs duraktan ayrıldı.
    Sözcüğün yanlış yerde kullanımı.
    Doğrusu: “Durağa yeni gelmiştik ki,………”

    *Yazılarınızda, dilimize önem verilmeyişinden yakınıyorsunuz.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Birçok sözcüğü yerinde kullanmadığınızı üzülerek görüyorum.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Öğretmen okuluna doğru gidiyordu.
    Anlam belirsizliği.
    Belirsizliği gidermek için virgül kullanılmalı.
    “Öğretmen, okuluna doğru gidiyordu.”

    *Mahallemizde manavcılık yapıyordu.
    Yapısı yanlış sözcük kullanımı.
    “manavcılık” değil “manavlık” olmalı.

    *Üç kişi yanıma geldiler.
    Özne-yüklem uyumsuzluğu.
    “geldiler” değil “geldi” olmalı.

    *Bu koşullar içinde pek çok sanatçı olduğunu duyuyorum, görüyorum.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Dostluğumuzu pekiştiren, anlam kazandıran birçok ortak noktamız var.
    Dolaylı tümleç eksikliği.
    Virgülden sonra “ona” sözcüğü eklenmeli.

    *Toplantıda, çeşitli hastalıklar ve bunların nedenleri konusunda açıklamalar yapılacak.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Bugün tatil olduğundan, sabahleyin geç kalktım.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Kitabı eleştiri ve tenkit yağmuruna tuttular.
    Gereksiz sözcük kullanımı.
    “eleştiri” yada “tenkit” sözcüklerinden biri atılmalı.

    *Şüphesiz sen de onu görmüş olmalısın.
    Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması.
    “Şüphesiz” sözcüğü cümleden çıkarılmalı.

    *Polis öfkeyle geçen arabayı durdurdu.
    Sözcüğün yanlış yerde kullanılması.
    Doğrusu: “Polis geçen arabayı öfkeyle durdurdu.”

    *O kalemi hala arıyor.
    Cümlede anlam belirsizliği.
    Belirsizliği gidermek için virgül kullanılmalı.
    “O, kalemi hala arıyor” yada “O kalemi, hala arıyor.”

    *Kardeşi doğunca, onun ayakkabısı dama atıldı.
    Deyim yanlışı.
    “Ayakkabısı” değil “pabucu” olmalı.

    *O, bizim sınıf öğrencisiydi.
    Tamlama yanlışlığı. (Tamlayan eki eksikliği)
    “sınıf” değil “sınıfın” olmalı.

    *Her toplum, dilini geliştirme yoluna gitmesi gerekir.
    Tamlama yanlışlığı.
    “Her toplum” değil “Her toplumun” olmalı.

    *Arkadaşımız, çok çalışkan bir çocuktu.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Ne sen, ne kardeşin geldi.
    Yüklem eksikliği.
    Doğrusu: “Ne sen geldin, ne kardeşin geldi.”


    *Dün akşam, rüzgar ortalığı altüst etti.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Çocuğa ninni söylüyor, uyutmaya çalışıyordu.
    Nesne eksikliği.
    Doğrusu: “…, çocuğu uyutmaya çalışıyordu.” (“çocuğu” yerine “onu” getirilebilir.)

    *Dün gece çok garip bir rüya gördüm.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Kutuların hepsi aynı görünüyorlar.
    Özne yüklem uyumsuzluğu.
    “görünüyorlar” değil “görünüyor” olmalı.
    *Kimse suçlamıyor, saygı duyuyor.
    Özne-yüklem uyumsuzluğu.
    Virgülden sonra “herkes” sözcüğü getirilmeli.

    *Zor ve çetin günler bizi bekliyor.
    Gereksiz sözcük kullanımı.
    “zor yada “çetin” cümleden çıkarılmalı.

    *Boş araziye ağaç ekilecekti.
    Yanlış anlamda sözcük kullanımı.
    “ekilecek” değil “dikilecek” olmalı.

    *Enflasyonun düşmesi fiyatlara etki etti.
    Yardımcı eylemin gereksiz kullanılması.
    “etki etti.” değil “etkiledi.” olmalı.

    *Genç adamı bıçaklamış.
    Cümlede anlam belirsizliği.
    Virgül kullanılmalı. “Genç, adamı bıçaklamış.” Yada “Genç adamı, bıçaklamış.”

    *Aldığım telefonu geri iade etmeliyim.
    Gereksiz sözcük kullanımı.
    “Geri vermeliyim” yada “iade etmeliyim” olmalı.

    *Yürümeyi bırak, daha doğru dürüst koşamıyordu.
    Mantık hatası.
    Doğrusu: “Koşmayı bırak, daha doğru dürüst yürüyemiyordu.”

    *Başkalarının sorunlarına önem verir, onlara çözümler bulmaya çalışırdı.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Bu yorucu çalışmanın ardından iyi bir tatil yapmayı düşünüyordu.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Simitleri senin, gazozları benim hesabıma yazdım.
    Tamlama yanlışlığı.
    Doğrusu: “ Simitleri senin hesabına, ……”

    *Sinemayı çok seviyor, fakat gidemiyordu.
    Dolaylı tümleç eksikliği.
    Doğrusu: “….., fakat sinemaya gidemiyordu.”


    *Yeni düzenlemeyle, trafik sıkışıklığı önlenmiş, kazalar da büyük ölçüde azalmıştır.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Trenin zamanında kalkmaması, yolcuların canını sıkıyor.
    Anlatım bozukluğu yok.

    *Hatasının farkında ve kibirli olmayan bir insandı.
    Fiilimsi eksikliği.
    Doğrusu: “ Hatasının farkında olan ve……”
     

Bu Sayfayı Paylaş