Ankara Kültüründe Türküler

'Ankara Tanıtımı' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 21 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Ankara Kültüründe Türküler konusu Ankara türküleri, saz çalma töresince şöyle gruplandırılır:

    - Divan: Yaylı sazla çalınır, sazdan başka enstrüman kullanılmaz. Saz çalma bir töreye bağlıdır. Bu töreye göre en iyi saz çalan yaşlı kimse ortaya ve yükseğe bağdaş kurarak oturur, ikinci derecede saz çalanlar etrafına dizilirlerdi. Önce ağa teller üzerinde bir gezinti yapar, diğerlerine ayak ve düzen verir, yalnız başına bir divan söyler. Divanlar bir öğüt ve hayat dersi niteliğinde olup, nazım şeklindedirler. Tabiatı, aşkı, gurbeti, hasreti, isyan ve ilenci, yiğitlik ve kahramanlığı, ölümü tasvir ederler.


    - Kırat: Türkün kahramanlık öykülerine girmiş, yiğitlere arkadaş olmuş, onunla vuruşmuş, onunla ölmüş olan kıratın öyküsü anlatılır.

    - Muhabbet Havaları: Daha çok yaşlı ve olgun kimselerin topluluğuna denir. Bu toplantıda içki ve saz bulunmasına rağmen sık sık savak verilir. (Sazın dinlenmesi). Bu dinlenme esnasında sohbet edilir. Topluluğun en yaşlısı konuşur, diğerleri dinler. Saz başlayınca konuşulmaz, sesi uygun olanlar saza eşlik ederler.

    - Oturak Havaları (Kıvrak Zil Havaları): Muhabbetle oturak birbirinden faklıdır. Oturak aleminde saz ve içkiden başka kadın vardır. İçki ve mezeyi kadınlar dağıtır. Bunlar saki ve rakkase olarak adlandırılmış olup, para ile tutulurlardı.

    - Bozlaklar (Uzun Havalar): Genellikle aşk, gurbet, sitem, isyan, ilenç, yakarış gibi ruh hallerini ifade ederler. Başlangıçta aniden parlayan bir alev gibidirler. Yavaş yavaş hafifler ve nihayet sönerler.

    - Ağıtlar: Daima hüznü, kederi, acıyı ve zamansız bir ölümü ifade ederler. Ağıtlar, ya olay ile yakından ilgisi olanlar tarafından veya bu işi meslek edinmiş kişiler tarafından söylenir. Çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğu ağıt yakanların sesleri güzel ve dokunaklıdır.
     

Bu Sayfayı Paylaş