Aniden akciğeriniz sönebilir - Pnömotoraks Hastalığının sebepleri ve tedavi yolları

'Genel Sağlık' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 21 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Aniden akciğeriniz sönebilir - Pnömotoraks Hastalığının sebepleri ve tedavi yolları konusu Aniden akciğeriniz sönebilir… Akciğer zarları arasında biriken hava, akciğeri sıkıştırarak onun sönmesine ve solunumun bozulmasına yol açar. Hayatı tehdit eden bu hastalığın adına “Pnömotoraks” deniyor ve acilen tedavi edilmesi gerekir…
    [​IMG]
    Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Benan Çağlayan, bu hastalığın sebepleri ve tedavi yolları hakkında önemli bilgiler verdi…​
    “Solunum bozulur”
    “Pnömotoraks, akciğer içinde bulunan havanın akciğer zarları arasına geçmesiyle oluşur. Akciğer zarları arasında biriken hava da, akciğeri sıkıştırarak onun sönmesine ve solunumun bozulmasına yol açar. Göğüs boşluğunun sağ ve sol tarafında yer alan akciğerler, biri göğüs duvarının iç yüzeyini örten diğeri ise akciğerlerin dış yüzeyini kaplayan çok ince 2 kılıfla sarılmışlardır. Akciğer zarı yada plevra adı verilen bu 2 kılıf arasında normalde hava bulunmaz ve bu alandaki basınç negatif değerlerdedir. Akciğer dokusu normalde aynı bir balon gibi büzülme ve sönme eğiliminde olmasına rağmen plevra boşluğundaki bu negatif basınç sayesinde şişkin kalmakta ve nefes alma sırasında solunum kasları ile göğüs boşluğu daha fazla genişletildiğinde içeriye bir miktar hava girmekte, nefes verme ile alınan hava dışarı atılmaktadır. Ancak en zorlu nefes verme sonunda bile akciğerlerde belirli bir miktar hava daima kalmaktadır yani akciğer tamamen sönmemektedir. Akciğeri çevreleyen ve aslında gerçek bir boşluk olmayan bu sanal boşlukta çok az miktarda kaygan bir sıvı bulunur ve bu sayede soluk alıp verme esnasında akciğerler hareket edebilir.
    “Balon gibi söner”
    Göğüs duvarı yaralanmalarında olduğu gibi dışarıdan veya akciğer hastalıklarına bağlı olarak akciğer dokusunun yırtılması sonucu içeriden plevra boşluğuna hava girmesi halinde bu boşluktaki basınç negatif değerlerden nötr yada pozitif değerlere yükselir ki bu durumda akciğer kendisini açık tutacak bir güç kalmadığından aynı bir balon gibi söner. Pnömotoraks adı verilen bu durumda sönen akciğer kısmen yada tamamen solunum işlevini yerine getiremez hale gelir.
    Yukarıdaki tanımdan da anlaşılacağı gibi pnömotoraks başlıca 2 grupta sınıflandırılır. Travmatik pnömotoraksta göğüs duvarını delerek plevra boşluğuna hava girmesine neden olan bir yaralanma söz konusu iken, spontan (kendiliğinden) pnömotoraksta ise akciğer dokusunun yırtılması ile havayollarımızdan plevra boşluğuna kaçak olması tabloya neden olmaktadır. Spontan pnömotoraks bazen KOAH, akciğer tüberkülozu, astım, akciğer kanseri, bronşektazi, akciğer absesi gibi altta yatan hastalığının akciğer dokusunda yaptığı tahribat ve yırtılma sonucunda bazen de hiçbir akciğer hastalığı olmayan sağlıklı bireylerde ortaya çıkabilir.
    “Sağlıklı bireylerde de ortaya çıkabilir”
    Altta yatan hiçbir hastalığı olmayan sağlıklı bireylerde bile meydana gelen pnömotoraks istirahat halinde ya da egzersiz sırasında ortaya çıkabilir. Bu hastaların solunum kapasileri normal olduğundan genellikle çok ciddi belirtiler ortaya çıkmaz ve hasta bu nedenle bazen hekime başvurmakta gecikebilir. Ancak bunun tersine olarak altta yatan akciğer hastalığı nedeniyle solunum kapasiteleri zaten sınırlı olan hastalarda ortaya çıkan pnömotoraks ise daha gürültülü bir klinik tabloya neden olur ve çoğu kez hastayı hemen acil servise başvurmaya zorlar.
    Pnömotoraksın ana belirtileri ani başlayan göğüs ağrısı ve nefes darlığıdır. Bu belirtilerin şiddeti hastadan hastaya değişebilir. Önceden KOAH, astım gibi obstrüktif havayolu hastalığı olanlarda zaten varolan nefes darlığı pnömotoraks sonrası şiddetlenebilir ve hastada siyanoz, solunum yetersizliği gibi ciddi, hayatı tehtid eden klinik tablolar ortaya çıkabilir.
    Pnömotoraks riski, uzun boylu, zayıf gençlerde ve sigara içenlerde daha fazladır. Ayrıca, amfizem, kronik bronşit, astım, sarkoidoz ve fibrozis gibi nefes darlığına neden olan hastalığı olanlar da yüksek risk altındadır.
    Belirtileri nelerdir?
    Ani göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınması ile hekime başvuran hastanın fizik muayenesinde pnömotoraks olan tarafta solunum sesleri azalmış yada kaybolmuştur. Hastada tablonun ciddiyetine göre taşikardi, solunum sayısında artma, siyanoz gibi bulgular saptanabilir. Kesin tanı akciğer grafisinde hasta taraf akciğerinin söndüğünün görülmesi ile konulur. Akciğer grafisinde ayrıca altta yatan akciğer hastalığına ait bulgularda saptanır.Akciğer grafisinde pnömotoraksa neden olacak bir hastalık görülmüyorsa bilgisayarlı tomografi ile daha detaylı bir inceleme yapılması gerekir.
    Tedavi seçenekleri…
    1) İstirahat ve Oksijen tedavisi:
    Sağlıklı bireylerde görülen akciğerin kısmen söndüğü (<10%)pnömotoraks olgularında hasta istirahat ve burundan verilen Oksijen tedavisi ile takibe alınır. Eğer 1 hafta içersinde plevra boşluğundaki hava geri emilirse yani kaybolursa başka bir tedaviye gerek kalmaz. Bu tür hastalarda çekilen bilgisayarlı tomografide bazen akciğerin üst loblarında küçük hava kistleri görülür ve pnömotoraksın bu kistlerden birinin yırtılması ile oluştuğu anlaşılır.
    2) Basit aspirasyon:
    Yüzde 15’den daha fazla alanı kaplayan ve altta yatan akciğer hastalığı olmayan pnömotoraks olgularında bu yöntem uygulanabilir. Lokal anestezi yapıldıktan sonra göğüs duvarından ince bir iğne ile plevra boşluşuna girilerek buradaki hava aspire edilir (geri çekilir). kontrol grafisinde pnömotoraks düzeldi ise başka bir tedaviye gerek kalmaz.
    3) Göğüs tüpü ile drenaj:
    Altta yatan bir akciğer hastalığına bağlı olarak gelişmiş pnömotorakslarda ve travmatik pnömotorakslarda ilk aşamada uygulanacak tedavi yöntemidir. Ayrıca 15% ten daha fazla alanı kaplayan veya baştaki diğer 2 yöntemin uygulanmasına rağmen başarı sağlanamayan altta yatan akciğer hastalığı olmayan spontan pnömotoraks olgularında uygulanması gereken diğer tedavi seçeneğidir. Bu yöntemde lokal anestezi sonrası göğüs duvarından plevra boşluğuna plastik steril bir tüp sokulur ve bu tüpün açıkta kalan ucu dışarı hava çıkmasına yani havanın drene edilmesine izin verecek ancak dışarıdan içeri hava girmesine izin vermeyecek kapalı bir sisteme bağlanır. Bu sayede plevra boşluğundaki hava kısa sürede boşaltılarak akciğerin yeniden açılması sağlanır.
    4) Cerrahi girişim:
    Göğüs tüpü takılmasına rağmen düzelmeyen yada tekrarlayan pnömotorakslarda artık cerrahi yöntemlerin uygulanmasına gerek vardır. Cerrahi yöntemde ameliyathane koşulları ve genel anestezi altında göğüs boşluğuna girilerek akciğer veya göğüs duvarında hava kaçağına neden olan yırtıklar tamir edilir.”
     

Bu Sayfayı Paylaş