Anadolu - Ahmet Arif

'Şiirler' forumunda Asur-Dicle tarafından 15 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Asur-Dicle

    Asur-Dicle Yeni Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Anadolu - Ahmet Arif konusu ANADOLU

    Beşikler vermişim Nuh’a
    Salıncaklar, hamaklar,
    Havva Ana’n dünkü çocuk sayılır,
    Anadoluyum ben,
    Tanıyor musun ?
    Utanırım,
    Utanırım fıkaralıktan,
    Ele, güne karşı çıplak…
    Üşür fidelerim,
    Harmanım kesat.
    Kardeşliğin, çalışmanın,
    Beraberliğin,
    Atom güllerinin katmer açtığı,
    Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
    Kalmışım bir başıma,
    Bir başıma ve uzak.
    Biliyor musun ?
    Binlerce yıl sağılmışım,
    Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
    Nazlı, seher-sabah uykularımı
    Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
    Haraç salmışlar üstüme.
    Ne İskender takmışım,
    Ne Sultan Murad
    Göçüp gitmişler, gölgesiz!
    Selam etmişim dostuma
    Ve dayatmışım…
    Görüyor musun ?
    Nasıl severim bir bilsen.
    Köroğlu’nu,
    Karayılan’ı,
    Meçhul Askeri…
    Sonra Pir Sultan’ı ve Bedrettin’i.
    Sonra kalem yazmaz,
    Bir nice sevda…
    Bir bilsen,
    Onlar beni nasıl severdi.
    Bir bilsen, Urfa’da kurşun atanı
    Minareden, barikattan,
    Selvi dalından,
    Ölüme nasıl gülerdi.
    Bilmeni mutlak isterim,
    Duyuyor musun ?
    Öyle yıkma kendini,
    Öyle mahzun, öyle garip…
    Nerede olursan ol,
    İçerde, dışarda, derste, sırada,
    Yürü üstüne – üstüne,
    Tükür yüzüne celladın,
    Fırsatçının, fesatçının, hayının…
    Dayan kitap ile
    Dayan iş ile.
    Tırnak ile, diş ile,
    Umut ile, sevda ile, düş ile
    Dayan rüsva etme beni.
    Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
    Namuslu, genç ellerinle.
    Kızlarım,
    Oğullarım var gelecekte,
    Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
    Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
    Gözlerinden,
    Gözlerinden öperim,
    Bir umudum sende,
    Anlıyor musun ?
     

Bu Sayfayı Paylaş