Altın Öğütler - Altın Nasihatlar

'Msn nickleri Güzel Nickler' forumunda SeLeN tarafından 6 Ekim 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Altın Öğütler - Altın Nasihatlar konusu Altın Öğütler - Çarpıcı Sözler - Çok Önemli Sözler - Çok Anlamlı Sözler - Çok Güzel Sözler - Aşk Sözleri - Aşka Dair Sözler - Alimlerden Önemli Sözler - Anlamlı Sözler - Değer Veren Sözler - Duygusal Sözler






    Gözünü bu satırlardan bir an kaldır ve kuş tüyünün düşüşünü hayal et.. Hem havada asılı kalıyor hem iniyor gibidir... Çok uzaktan geliyor gibi ama çok yakın gibi durur.


    Gökten yere düştüğü halde düştüğünü hissettirmez sana kuş tüyü... Belki de hiç düşmez kuş tüyü. Hayır hayır düşüyor değildir. Belki de kendisi yere doğru inmeyi yere konmayı tercih ediyor gibidir. Hani yağmur gibi... Düşüyor değil indiriliyor. Öyle ki bir kuş tüyünün inişini seyrederken sayısız göklerden sayısız tüylerin düştüğü duygusuna kapılırsın kuş tüyü yere indiğinde henüz düşüşünü tamamlamadığını hissedersin. Doğru; düşmez aslında kuş tüyü iner gibidir indirilir ve hep indirilir . Meleklerden kopmuş gibi melekler gibi.. Şimdi de uykun gelir mi kuş tüyünü duyunca? Yoksa uyanır mısın tatlı ve gerçek bir rüyaya? İşte sana kuş tüyü gibi hafifçe dokunan öğütler... İstersen bırak düşsün istersen havada öylece asılı kalsın. Sen bilirsin.



    Sevmeyi öğren:




    Sevdikçe varlığının kâinatla toplandığını görürsün.




    Sevince kendini kendinden öte taşırsın. Sevince kalbine yeni ve sonsuz kanatlar takarsın. Sevince mavi bir deniz olur kalbin; hiç bilmediğin kıyılara varırsın.




    Bağışlamayı öğren:




    Bağışladıkça dostlarının sayısını onla çarpmış olursun. Bağışlamak kalbinin yükünü azaltır. Bağışlayınca kalbine batan dikenler güle döner. Bağışlayınca önce kendini bağışlamış gibi olursun nefretin ve kinin yükünü omzundan atarsın.




    Pişmanlık duymaktan korkma:




    Pişmanlığını itiraf ettikçe hatalarının küçük anlaşılır ve bağışlanabilir parçalara bölebildiğini görürsün. Pişmanlık sancısını göze aldığın sürece hatadan dönmenin lezzetini de yaşamaya başlarsın. Pişmanlık içtenliğin sınamasıdır. İçtenliği olmayanlar pişman olamazlar. Pişman olmayanlar içtenlik kazanamazlar.


    Hatırlamayı öğren:




    Hatırladıkça sevgilerinin karekökünü bulup onlardan hüznü çıkardığını fark edersin. Hele de çocukluğunu çok hatırla ki hiç endişesiz mutlu olduğun anları yeniden yaşa. Mutlu olmayı beceremeyen biz büyüklere içimizdeki çocuk mutluluğun sadelik ve hırssızlıkla ilgili olduğunu fısıldar. Dur ve dinle çocuğunu.
    Değer vermesini öğren:


    Değer verdikçe sevgilerin küpünü bulup onları mutlulukla çarpabildiğini görürsün. Değer vermeden geçirdiğin günün güneşi hiç doğmamış gibidir. Değerini bilmediğin eşyaya hiç sahip olmamış gibisindir. Değerini bilmediğin dostların sana göre hiç yaşamamış gibidir. Değer vermesini öğrendiğinde hayatın sahihleştiğini fark edersin. Daha yavaş yürürsün ama adımlarını yere sıkı basarsın.




    İltifat etmesini öğren:




    İltifat ettikçe insanlarla arandaki en kısa mesafenin bir tebessümün resmettiği eğri bir çizgi olduğunu görürsün. İltifat etmek yalan konuşmak demek değildir. İltifat muhatabının görmek istediğin yere ulaşması ve oradan öte geçmesi için temennide bulunmaktır.




    Özür dilemesini öğren:




    Özür diledikçe nefretin ve öfkenin sonsuza bölündüğünü böylece dargınlıkların limit sıfıra giderken yok olduğunu fark edersin. Ayrıca bak: Pişmanlık duymaktan korkma öğüdü.



    Aşktan korkma:




    Böylece bir üçgenin iç açılarının toplamının 180 dereceyi aşıp bütün yamukları kendi içinde barındırabildiğini görürsün. Aşk pürüzleri yok eder; dikenleri gül eder acıları haz eyler.

    Ara sıra hüzünlen:




    Hüznün kalbine dokunmasına izin ver. Böylece bütün mutlulukların ve zevklerin sonunda ayrılık çizgisine teğet geçip geri döndüğünü görürsün. Hepimiz ayrılıkların kuşattığı bir adada şimdilik yaşayan fanileriz. Hüzün faniliğin ince sızısını kalbine hissettirdiği için seni ebediyete komşu eder. Hüznünü öldürürsen ölümü anlayamadığın gibi hayatı da anlayamazsın.



    Ve bir gün öleceğini bil:




    Kesinlikle öleceksin ve öldüğün gün anlayacaksın ki yaşadığın hayat paydası sonsuzluk olan basit bir kesirden ibaretmiş. Kesrin payında ne olursa olsun ne kadar çok şey biriktirmiş olursan ol hepsi son işlemde sıfıra eşitlenir. Kesrin üzerine yani bu dünyaya sonsuzluk cinsinden bir şeyler koyman gerekiyor. Yoksa elde var sıfır



    Her gün yeniden uyan:


    Uyanmayı sadece gözünü açmak olarak bilen için bir şafak vakti ne kadar da sıradandır. Hayranlık duygusunu her gece iki göz kapağının ardına sakladığı gözleri gibi her daim uykuda bırakan için bir gün doğumu sabahın körü olasıca karanlıktır. Kulluk heyecanını avucunda tutamadığı bir kor gibi savurup söndüren için bir seher vakti eğreti ve tanımsız bir vakitsizliktir. Haydi aç gözlerini... Aç gönlünü... Şimdi ve burada var olduğunu fark et. Var edildiğini fark et. Buraya bu sabaha bir insan olarak gönderildiğini bil. Bu sabahın senin için sana özel olarak yaratıldığını fark et. Uyan... Güneş senin için doğuyor...
     
  2. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Altın Öğütler - Çarpıcı Sözler - Çok Önemli Sözler - Çok Anlamlı Sözler - Çok Güzel Sözler - Aşk Sözleri - Aşka Dair Sözler - Alimlerden Önemli Sözler - Anlamlı Sözler - Değer Veren Sözler - Duygusal Sözler






    Sevgililer öpüşürken neden gözlerini kapatır bilir misin? Çünkü gözleriyle değil de kalpleriyle görmek isterler. Yani hissetmek isterler. Ben de seni ruhumun derinliklerinde hissediyorum sevgilim çünkü seni çok seviyorum.


    Maviler giyer bulut olurum, yeşiller giyer bahar olurum, bakarsın bir gün beyazlar giyer senin olurum.


    Bulutlara yükledim hasretimi, rüzgarlarla yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla küçük melekler gönderdim seni öpmeye!



    Bir kuş olup gitsem, aşsam şu enginleri, varsam senin yanına. Öpsem doyasıya, koklasam seni, en büyük hediye odur bana.


    Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için aşığımsana!..


    Gece bir başka giyer siyahını, yıldızlar daha bir sönük olur ve hayat daha bir ***** oynar oyununu sen yanımda yoksan eğer. Beyaz bir güvercin yolluyorum sana; kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, karbeyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, uzat yanağını . Muuckk!!!


    Kimsin sen? Yaşamak isteyip de yaşayamadığım umutlarım, farkında olmadan yıllardır beklediğim mi? Kimsin sen? Sen benim sevgilimsin, sevdiğimi söyleyebildiğim.


    Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yanlızlığımı, çaresizliğimi. Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım.

    Seni sevdiğim kadar yaşasaydım ölümsüzlüğün adını aşk koyardım...

    Yüreğimdeki tek arzu, hayalimdeki tek tutku, beni yaşatan tek duygu senmişsin bebeğim...

    Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da... Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de... Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, işte o en büyük gerçek...


    Sen benim hayatımda olduğun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir. Daha nice sevgililer gününde beraber olmayı diliyorum.
     

Bu Sayfayı Paylaş