Allah’tan Utanmaya Senden Daha Layığım!

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 11 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Allah’tan Utanmaya Senden Daha Layığım! konusu Allah’tan Utanmaya Senden Daha Layığım!.


    Çok eski devirlerde Kifl adında bir adam vardı. Kifl ahlâkî ve insanî değerlere önem vermeyen para kazanmak için her yolu meşru gören çok zengin bir adamdı Zenginliğini de faizden elde etmişti. Dara düşen ihtiyacı olan kimse kendisine geliyor oda yüksek bir faizle geri ödenmesi şartıyla onlara para veriyordu. Vadesi geldiği zaman kişi parasını ödeyemezse bu sefer faiz miktarını daha da artırıyordu. Şayet yine ödeyemezse adamları vasıtasıyla o kimsenin bütün varına yoğuna el koyuyordu.

    Bir gün kapısına borç için bir kadın geldi. Bu kadın yakın zamanda kocasını kaybetmiş namuslu kendisini çocuklarına adamış bir anneydi. Bir süre kocasından kalan şeylerle evini idare etmeye çalışmıştı. Ancak artık evde para kalmamıştı. Bunun için çalışması gerekiyordu Bir yerde iş bulmak istedi; ama dışarısı dul bir kadın için çalışmaya müsait değildi.

    Neden sonra aklına evde dokuma yapıp onları yakın bir arkadaşı vasıtasıyla satmaya karar verdi. Bunun için bir dokuma tezgahına ihtiyacı olacaktı.Tezgahı alabilmek için de borç arayışına girdi. Yakın dost ve akrabalarına gitti; ama kimsede para yoktu. Çok üzülmüştü. Çaresiz bir şekilde evine doğru giderken yolda istemeden iki kişi arasında geçen bir diyaloga şahit oldu. Şehirde Kifl adında bir kişinin insanlara borç para verdiğini duydu Hemen onun yanına gitmeye karar verdi.

    Kifl kapıda kadını görünce çok beğendi. Onu elde etmek istedi. Kadın Kifl’den karşılığını ödemek şartıyla borç para istedi. Kifl kadının dul olduğunu da anlayınca ona ahlaksız bir teklifte bulundu. Kendisiyle beraber olması şartıyla vereceği parayı istemeyeceğini söyledi. Bu teklifi kadın şiddetle reddetti. Çok üzülmüştü. En çok da kendisine böylesi tekliflerin gelmesinden korkuyordu “Allah’ım bana yardım et” diye dua etti.

    Aradan birkaç gün daha geçmişti. Evde hiçbir şey kalmamıştı. Çocuklar açlıktan ağlıyordu. Onların ağlamasına kendisi de katılıyordu. Kendisini Kifl’e teslim etmeye mecbur hissetti. Bu sırada da “Allah’ım! N’olursun beni affet. Bir daha böyle bir günah işlemeyeceğim” diye dua ediyordu.

    Kadın Kifl’in yanına gitti Kifl’in yüzü gülüyordu Ancak kadın bir yandan ağlıyor bir yandan da titriyordu Kifl kadına bu halinin sebebini sordu Kadın.

    - Buraya kendi isteğimle gelmedim Daha önce böyle bir günah işlemedim. Onun için Allah’tan çok utanıyorum ve korkuyorum Beni bu günaha sürükleyen fakirliğimdir dedi Kifl duyduklarına çok şaşırmıştı.. O kaskatı kalbi bir anda yumuşayıverdi İçini pişmanlık duyguları sarmıştı O sırada ağzından şu ifadeler döküldü:..

    - Sen fakirliğin sebebiyle mecbur kaldığın bir günah işliyor ve bundan dolayı ağlıyorsun. Halbuki Allah bana bu kadar servet vermişken ben günah işlemekten çekinmiyorum. Ben Allah’tan utanmaya ve korkmaya senden daha layığım.

    Kifl pişmanlık hisleri içinde yapacağı kötü işten vazgeçti. Kalbine apayrı bir huzur ve mutluluk geldi. Kadına bir miktar para verip onu gönderdi. Kadıncağız sevinç ve kendisini harama girmekten koruyan Rabb’ine şükür içinde evine döndü.

    Kifl artık eski Kifl değildi. O güne kadar yapmış olduğu bütün günahlar için tevbe ediyordu. O gün sabaha kadar Rabb’ine dua dua yalvardı ve affını diledi. O gece Kifl’in ecel vaktiydi. O hal üzere ruhunu Rahman’a teslim eyledi

    Sabah olmuştu Kifl’in evinden çıkmadığını gören yakınları kapıyı açtıklarında. Kifl’i ölü olarak buldular. Bu sırada kapısında herkesin okuyabileceği şekilde şöyle bir yazı vardı: “Allah Kifl’in günahlarını affetti”.

    Halk bu duruma şaşırdı kaldı. Allah Kifl’in affedilmesine sebep olan bu olayı o dönemin peygamberine vahiy yoluyla bildirdi. Böylece herkesin şaşkınlığı gitti ve insanlar bundan büyük bir ders aldılar.

    Hikâye bize ne anlatıyor?

    Tevbe kapısı her zaman ve her kişi için açıktır. Bir kimse ne kadar günahkâr bir kul olursa olsun büyük bir pişmanlık ve samimiyetle tevbe ederse. Allah onun tevbesini kabul eder ve onu bağışlar.

    Allah kendi rızası istikametinde bir hayat yaşamaya gayret eden kullarını sever. Rahmetinin gereği olarak bazen kulları günaha gireceği an onları değişik vesilelerle korur. O yüzden kula düşen Rabb’iyle arasındaki bağı devamlı surette güçlü tutmasıdır.

    Kaynak: Zaman Ailem 167 Sayı
     

Bu Sayfayı Paylaş