Alim Efe Türküleri 1 Sözleri Hikayesi

'Müzik Sohbet & Fan Club' forumunda Mavi_inci tarafından 21 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Alim Efe Türküleri 1 Sözleri Hikayesi konusu Alim Efe Türküleri 1 Sözleri Hikayesi

    Alim Efe ve ailesi, bulundukları köye, yaya bir saat uzaklıktaki Teknova denen bir yere göçüyor ve yerleşiyor. Yörenin zenginleri Mustanlar, bunlara rahat vermiyor, ekip-biçmelerine izin vermiyorlar. Bu yüzden iki ailenin arası giderek gerginleşiyor. Karşılıklı yaralamalar başlıyor. Mustanlar, henüz yeni yetişen Alim'in ailesini yıldırıp kaçırtmak istiyor, onlarsa direniyorlar. Mustanlar bir gün Çağılın Dibi diye bir yerde Alim'i yakalıyorlar aralarında kavga ve çatışma çıkıyor. Alim, karşı taraftan iki kişiyi yaralıyor, bir kişiyi de öldürüp dağa çıkıyor. Karşı taraf nüfuzlu. Alim'i öldüremeyince, olayla ilgisi olmayan akrabalarından üçünü tutuklatıyorlar. Tutuklananlar arasında olayı anlatan yakını Ramazan da var. Alim'se kaçak ve dağda... Tutuklanan üç kişiye idam cezası veriliyor, fakat ceza temyizde bozuluyor. Aradan beş yıl geçiyor. Yıl 1937. Alim, Burdur'da Mehmet takma adıyla bakkallık yaparken Mustanlar'ın izletmeleri sonucu yakayı ele veriyor ve tutuklanıyor. Alim'in kardeşi daha önce Mustanlar'ca öldürüldüğü için, mahkeme ona da 24 yıl veriyor.

    Alim ve arkadaşları damda yatarken, Mustanlar'dan Emin, Alim'in karısını zorla kaçırıyor. Mustanlar, "Karını aldık, ne yapacaksan yap" diye bir içeriye mektup yazıyorlar. Alim içerdeyken karısı Gökgü'nün zorla kaçırılmasına fena içeriliyor. Derken kısa bir süre sonra 15 yaşındaki yeğeni Zeyni, yengesini kaçıran Emin'i vuruyor. Zeyni de 18 yıla mahkum oluyor. Alim'in karısını bu kez Mustanlar'dan Hacı alıyor. Üstelik o da içeriye hakaret dolusu mektuplar yolluyor.

    Alim, Isparta ve Burdur Cezaevlerinde yıllarca yattıktan sonra kaçıyor. Kaçma olayından bir yıl sonra köye dönüyor ve karısının öcünü almak üzere Mustanlar'dan birinin karısını ekin biçerken kocasının gözleri önünde alıp götürüyor ve Adana'da saklanıyor. Bu olay üzerine, Dinar'daki güvenlik kuvvetleri Alim'in yakınlarına büyük işkenceler yapıyorlar. Mustanlar da Zeyni'nin oğlunu Dinar pazarında arkadan vuruyorlar.

    Alim, yeni karısıyla birbirlerini seviyorlar. Bir de çocukları oluyor. Ancak bir ihbar üzerine Alim'i Adana'da yakalıyor ve Dinar'a getiriyorlar. Mustanlar kadının Alim'den olma henüz birkaç günlük çocuğunu öldürüyor ve kadını da almak istiyorlar. Fakat kadın kendilerini istemiyor ve babasının evine gitmek istiyor. Kadının bütün çabalarına karşın, zorla alıkoyuyorlar.

    Alim yaklaşık 10 yıllık bir tutukluluktan sonra 1950 affında çıkıyor. Mustanlar, Alim'i köye sokmak istemiyorlar, fakat o da direniyor ve türküde sık sık geçen Teknova'ya yerleşiyor. Artık hapis hayatından bıkmış, huzurlu bir hayat sürdürmek istemektedir. Fakat karşı taraf rahat durmaz, zaman zaman yola-bele pusu kurar. Alim Efe'yi vurmak isterler.

    Günün birinde Mustanlar'dan 20-30 silahlı adam, Alim Efe'yi ve birkaç akrabasını çevirir, yaylım ateşine tutarlar. Onlar da karşılık verirler. Tam bir gün süren yaman bir çatışma olur. Alim Efe ve iki akrabası aralarında olay anlatıcısı Ramazan da var vurmaya değil, kaçırtmaya atarlar. Fakat ötekiler çevresini sarmış bunların. Jandarma müfrezesi de gelir olay yerine, bunlar ateş kesmek isterlerse de ötekiler kabul etmezler. Jandarma da müdahale etmez, sonunda Mustanlar'dan üç kişi yaralanıyor,içerdekiler de çemberi yarıp çıkıyorlar. Alim Efe de ayağından yaralanıyor. Böyleyken Kumlar dağına çıkıyorlar. Dağda birkaç gün tedavi ediyor ayağını, iyileşiyor.

    Arkadaşlarının karşı tarafa köklü bir misilleme yapma önerisini de Alim Efe kabul etmiyor.

    Olayı doğrudan gören ilçe jandarması Mustanlar'dan 15 kişiyi tutukluyor. Jandarma komutanının haber yollaması üzerine, Alim Efe ile arkadaşları da teslim oluyorlar. Jandarma Komutanı da haklılıklarını gördüğü için onlara iyi davranıyor.

    Bir süre yattıktan sonra Alim Efe, Dinar Cezaevinden kaçıyor. Yeniden köyüne dönüyor. Amacı ailesine ve yakınlarına sahiplik etmek. Yurt edinmek istediği Teknova'da ekip-biçmek. Kavgada dalaşmada gözü yok artık.

    Yazık ki karşı taraf yine durmuyor ve bir gün şoseye indiğinde, pusu kuran Abbas ve Habip tarafından vuruluyor. Vurulmaya vuruluyor ama vuranlar yanına yaklaşamıyorlar... Ta ki birini yanına gönderip, öldüğünü kesinlikle öğreninceye kadar.

    Alim Efe'nin cesedinin ne olduğunu olayı anlatan da kesinlikle bilmiyor. Cesedi yakıp gömdükleri söyleniyor. Türküdeyse cesedin samanlıkta doğrandığı anlatılıyor.

    Olayı anlatan türküde anlatıldığı gibi, Alim Efe'nin öldürülmeden nişanlandığını fakat bu konuda da gözünün açık gittiğini ekliyor.


    Alim Efe Türküsü


    Aşamadım Karabel'in dikini
    Kimler eker Teknova'ya ekini
    İki sene daha ömrüm olaydı
    Keser idim Mustanların kökünü

    Teknova'nın ekinleri saz gibi
    Gökgü Gelin örük örmüş kız gibi
    Ver elini ellerime gidelim
    Hiç yoğudu bu ovada biz gibi

    Yol üstünde telefonun direği
    Çatalimiş şu Alim'in yüreği
    Onu öldürmeye karar vermişler
    Hazırlayın kazma ile küreği

    Teknova'nın ekinleri az gibi
    Fadime'nin örükleri saz gibi
    Ver elini Alim Efe gidelim
    Kabül eder Hatip babam kız gibi

    Çürüklü'den çıktım şose yoluna
    Abbas ile Habib geçti önüme
    Hiçbir şeyden malumatım yoğudu
    Berber Kamil sebep oldu ölüme

    Alim'im belinde fişekler katar
    Alim Fadime'ye kurşun mu atar
    Ver elini Alim Efe gidelim
    Adam onbeş sene mahpus mu yatar

    Alim Efe Beşirli'den yürüdü
    Kara gözlerini duman bürüdü
    Alim'in de ölüsünü sorarsan
    Kır beygirler sürüm sürüm sürüdü

    Perşembe'dir Tatarlı'nın pazarı
    Taşları çatlatır elin nazarı
    Zülüfün altında yanak kızarı(r)
    Onu öpen Alim neyler ölümü




    Kaynak: Öyküleriyle Halk Türküleri (Notalı) - Hamdi Tanses
     

Bu Sayfayı Paylaş