Ali Taran (Ali Taran Kimdir? - Ali Taran Hakkında)

'Sanatçı Tanıtımları' forumunda Mavi_Sema tarafından 12 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ali Taran (Ali Taran Kimdir? - Ali Taran Hakkında) konusu
    [​IMG]
    Büyük Türk Reklamcısı Ali Taran

    Her biri yayınlandığı dönemde etki yapan, hafızalara adeta kazınan ve üzerinde olumlu olumsuz, çokça konuşulan: çakar çakmaz çakan çakmak Tokai, Önce hüplet, sonra gümlet-Caprisun, Ali Desiderolu Derby, Fatih Terimli Tadelle, Dıh dıh dıh, eyi günler-Yapı Kredi, En güzel boya, en güzel kırmızı-Filli Boya, Cem Yılmaz'la birlikte imza attığı Turk Telekom reklamları, Tamamen duygusal-Telsim, Banu Alkanlı İxir, Aganigi Naganigili Fındık, Artık çok oluyoruz-Mavi Jeans ve Cem Uzan ve Genç Partiyi bir ürün gibi pazarlayarak %7,25 oy almasını sağlayan büyük Türk reklamcısı Ali Taran.




    İşleri ile gündemde olan başarılı bir reklamcı

    Kendisi perde önüne çıkmasa da yaptığı işlerle her zaman gündemde kalmayı başaran bir reklamcı oldu Ali Taran. Ama adı ne kadar çok konuşulduysa, o da tam aksine hep sustu. Öyle ki, olumlular bir yana, hakkındaki en olumsuz eleştiriler karşısında bile yokmuş gibi davrandı. Kendisi için sektörde, "dahi, paragöz, geçimsiz, yaratıcı" gibi tanımlamalar yapıldığını belirten reklamcı Ali Taran'ın çok renkli hayatını sizlere sunmaktan büyük mutluluk duymaktayız.

    Niyetim futbolcu olmaktı, babam istemedi reklamcı oldum

    Ayşe Arman kendisi için' Şeytan tüyü var onda. Etkilenmemek, sevmemek zor. Karizmatik derler ya, ondan. Ve zeki. Ve çok eğlenceli. Ama en önemlisi iyi kalpli. Saf, el değmemiş bir tarafı var. Ve çocuksu bir coşkusu. İşine aşık. Kabul etmiyor ama kendine aşık. İşini çok ciddiye alıyor, dolayısıyla kendisini de.

    "Efsane" bir reklamcı olarak, maceranız nasıl başladı?
    - Anne de baba da öğretmen, resim öğretmeni. Babam Köy Enstitülü. Babam, sanat tarihi ve el işi öğretmeni. Onu tarif edersem, sanat tutkusu, kültür tutkusu ve dürüstlük gibi kavramlardan söz etmem gerekiyor. Orta halli bir memur ailesiydik, ama babam bizi İtalyan Kültür'e, Fransız Kültür'e, sinemalara ve tiyatrolara götürürdü. Akşamları bizi uyutmak için İnce Memed'i okurdu.
    Küçüklüğünde iyi futbol oynayan Tahran'ın hayalinde futbolcu olmak varmış, fakat babası izni vermemiş, evlendikten sonra oğlu Kuzey'in futbolcu olmasını istemiş hatta İngiltere'de bir futbol okuluna göndermeyi niyetlenmiş ancak bu defa da eşi karşı çıkmış.

    Ali Taran`ın ailesi `Özbekler Tekkesi` çevresinden geliyor

    Özbekler Tekkesini anlatmadan hemen şunu belirtelim ki Ali Taran bu tekkenin son şeyhlerinden Ata Efendi'nin torunudur.

    Özbekler Tekkesi


    1752'de Buharalı Nakşibendi dervişler tarafından Ahmet Yesevi geleneğinde Üsküdar, Sultantepe'de kurulan tekke. Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu'ya asker ve cephane göndermede gizli bir üs olarak hizmet verdi. Halen Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlı olup müze olarak kullanılması gündemdedir.


    Osmanlı Dönemi

    Osmanlı döneminde, Orta Asya'dan Hac yolculuğuna çıkan Müslüman - Türkler'de adet üzere, Mekke'den önce İstanbul'a uğradıklarında kaldıkları 3 tekkeden biridir. İlk postnişin Nakşibendi şeyhlerinden Buharalı Seyid Hacı Abdullah Efendi, son şeyhi ise Necmettin Efendi'dir. Tekke, kendine özgü sözü, sohbeti ve meclisleriyle şehrin her sınıfı insanını dergaha çeker ve devletin himayesini de görürdü. Tekke son halini ise 1844'de Sultan Abdülmecid devrindeki tamirat ile almıştır.
    1878 Türk-Rus savaşından sonra Rumeli'den kopup gelen muhacirlerin bir kısmı bu tekkenin etrafındaki odalarda hayatlarını sürdürebildiler. Tekke Mevlevi Dergahları gibi herkese açıktı, kandillerde ve Muharremde okunan mevlit, zikir ve dağıtılan Özbek pilavı, aşuresi ve Uygur ve Çağatay Türkçesiyle söylenen ilahileri ve ebru sanatçılarıyla meşhurdu.

    Kurtuluş Savaşı Dönemi

    Kurtuluş Savaşı yıllarında ise Özbekler Tekkesi, Anadolu'ya asker ve cephane göndermede gizli bir üs ve hastane olarak hizmet verdi. Miili Mücadele yanlısı aydınlarının, askerlerin buluşma yeriydi. Bu gibi merkezlerin her biri eninde sonunda İngiliz işgal karargahı tarafından basılıp dağıtıldığı halde Özbekler Tekkesi'nin bu önemli görevi Kurtuluş Savaşı'nın sonuna kadar gizlilikle sürdürdü. Aralarında İsmet İnönü, Halide Edip Adıvar, Adnan Adıvar, Yunus Nadi, Mehmet Akif Ersoy gibi isimlerin de bulunduğu kişiler, Karakol Cemiyeti üyesi de olan Şeyh Ata Efendi (ki daha sonra Mustafa Kemal'i temsilen Türkistan'a Enver Paşa ile görüşmeye gönderilmişti) döneminde yine burada saklanmış ve Anadolu'ya geçmişti.

    Cumhuriyet Dönemi

    Cumhuriyet döneminde Özebekler Tekkesi, Kurtuluş Savaşı'ndaki önemli hizmetleri nedeniyle, 1925'te çıkarılan Tekke ve zaviyelerin kapatılması hakkındaki kanun yürürlüğe girdikten sonra da kapatılmadı, bir edebiyat ve söz meclisi olarak hizmet verdi. Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlanan tekke, bir kültür merkezi olarak faaliyetlerini sürdürüyor.

    'Üniversite bitirmedim Kitap okumam Film izlemem'

    Bu sözlerle kamuoyunu şoke eden Ali Taran sebebini soran Ayşe Arman'a okuduğum şeyler beni çok etkiliyor, konsantremi bozuyor. Bu sebeple tek yaratıcılığıma odaklanırım. Başka bir şeyle ilgilenmem diyor.

    Cem Yılmaz Ve Ben

    Denk düşerse, beraber iş yaparız dedik. Denk düşmezse yapmayız... Cem, çalışırken inanılmaz profesyoneldir. Herkes zannediyor ki, "Bunlar gırgırdan çalışamıyordur. Öyle değil. Cem, kanalize olduğu ya da kanalize edildiği yönde çok iyi düşünüyor. Disiplinsiz bir düşünce değil onunki. Ders çalışarak öğrenilen dediğim bu: Disiplinli düşünmek. Bende de var o. Yoksa şahane fikirlerin var ama havada uçuşup duruyorlar, kimseye faydası yok o tip bir zekanın...

    Reklam işine girişi

    - Akademide bir arkadaşım vardı, "Sen çok gırgır şeyler yapıyorsun. Ben bir reklam bürosunda çalışıyorum, sen de denemek ister misin?" dedi. Kamuran'ın abisi Kenan, Kenan Çizer. Yüksel Ünsal'a götürdü beni. Tivi Reklam, sektörün gelmiş geçmiş en iyilerinden. 4000 lira maaşla işe başladım. Babam çok kızdı, çünkü 1. dereceden devlet memuruydu ve 2700 lira alıyordu. "Bu ülkenin dengesizliği işte buradan geliyor!" gibi şeyler söylemeye başladı, annem susturdu onu: "Bırak, oğlana vermişler işte. Sana ne oluyor.

    Rahmetli Kemal Sunal bile telefon edip geldiydi... ona senaryo yazmamı istedi. Dedik ya çok sıra dışı birisi?çalışanlarına araba alan bir patron, nedeni ise işe rahat gidip gelsinler? Benim her şeyim herkese tuhaf geldiği için, ne yapsam fayda etmiyor. "Reklamcısınız, neden içki içmiyorsunuz? Neden sizi barlarda görmüyoruz?" diyorlar. Reklamcının prototipi yok bunu kimseye anlatamıyorum. "Pembe peruk takıp, Taksim'de dolaşıyormuşsunuz, halkın nabzını tutmak için..." Valla, Taksim'de pembe perukla dolaşırsanız, halkın nabzını değil başka şeyini tutarsınız. Sinirlendiriyorlar bazen beni...

    Ak Parti ile de seçim çalışmlara için görüşen Ali Taran , Genç parti projesinin başarısız olduğunu partinin oy oranı %20'den %7'ye düştü diyerek itiraf etmektedir. Taran, Cem Uzan'ı kastederek, ''gömlek seçimi, konuşma metinleri, sloganlar hep benim eserimd'' diyor.


    Bizde 6'dan Sonra Çalışılmaz



    Nasıl bir patronsunuz?


    - Hakiki ve iyi bir patronum. Bizde çalışanlar iyi kazanır. Ama çok büyük bir disiplin vardır bizim ajansta. Herkes güzel giyinmek ve bakımlı olmak zorundadır. Kadınlar, kışın ojelerine kadar. Salaş görüntü bile bir şıklığın içinde olmalıdır. Ve 6'da herkes işi bırakmak zorundadır. Kuraldır. Ajansta kalmak yok, gideceksin...

    Ali Taran'a bir gün bir işadamı gelir; Sera isminde bir zeytinyağı markası için birlikte çalışmayı talep eder; Ali Bey kabul etmez sebebini soran iş adamına' eskiden domates sebze hep doğaldı şimdi seracılık geldi doğallık bozuldu' halk sana bunu söyler bu marka tutmaz der ve Lio isminde bir başka marka zeytinyağı teklifinde bulunur ve marka tutar.

    [​IMG]

    Arko traş kolonyası da Ali Bey'in projesidir. Türkiye'deki herkes tıraştan sonra yüzüne kolonya sürer. Bildiğin 80 derecelik kolonya. Sürdükten sonra alev alev yanar yüzü, kıpkırmızı olur. Efendim, alkol cildi yaşlandırıyormuş. Bu lafları geçiniz! Kolonyayı kullanan insana sorarsanız, Mikrobu öldürüyor der. Türkiye'de erkekler tıraş olur mu? Olur! Tıraştan sonra ne sürerler? Kolonya... Hadi, şimdi biz bu kolonyayı başka bir şişenin içine koyalım, ona da tıraş kolonyası diyelim der ve Arko traş kolonyası markasını çıkarır.
     

Bu Sayfayı Paylaş