Ali Şir Nevai Biyografisi

'Düşünürler-Filozoflar' forumunda Siraç tarafından 11 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ali Şir Nevai Biyografisi konusu
    Ali Şir Nevai Biyografisi


    [​IMG]




    Ali Şir Nevai Biyografisi


    Ali Şir Nevai(1441-1501) Herat'ta doğmuştur, Özbek Türklerindendir Babasının mesleği nedeniyle değişik yerleri dolaşmıştır Son olarak babasının Horasan hâkimi Sultan Ebu'l Kâsım Babür'ün hizmetine girmesiyle Horasan'a yerleşmiştir Bu arada Hüseyin Baykara ile öğrenimine başlamıştır Bununla birlikte aralarında ölünceye dek sürecek bir dostluk kuruldu
    Ali Şir Nevai (Ali Şîr Nevâî) Çağatay sahasında bilgin ve devlet adamı 1441’de Herat’ta doğdu Timur Han''ın meliklerinden Sultan Ebu Said’in vezirlerinden olan babası Kiçkine Bahşi, Ali Şir Nevai’nin terbiye ve eğitimine çok önem verdi

    Sultan Hüseyin Baykara ile okuldaders arkadaşıydı İkisinden hangisi devlet idaresine geçerse, diğerini unutmamak üzere aralarında sözleşmişlerdi Ali Şir, bir müddet Horasan’da, sonra da Semerkant’ta tahsil ile meşgul oldu Bir hayli zaman sonra, Hüseyin Baykara Herat’ta tahta geçti Verdiği sözü yerine getirmek için Ali Şir’i arattırdı Semerkant’ta olduğunu öğrendi Maveraünnehir meliki Ahmed Mirza’ya yazarak Ali Şir’in kendisine gönderilmesini istedi Ali Şir, Sultan Ahmed’in yardımıyla Herat’a geldi Hüseyin Baykara tarafından yakın ilgi ile karşılanarak önce mühürdarlığa, sonra da vezirliğe tayin edildi Ali Şir, boş vakitlerini kitab okuma, inceleme ve araştırma yapmakla geçirdi Bu sebepten çevresi alimler ve edipler cemiyeti haline gelmiş idi Edip ve şairler ile bütün ilim, sanat, hüner sahiplerine yardım ederdi Böylece maarif ve sanayinin gelişmesine yardımcı oldu

    Sultan Hüseyin kendisini çok severdi Hatta, Herat’ta bulunmadığı zamanlar, yerine Ali Şir vekalet eder, onun namına fermanlar çıkarırdı Bir müddet sonra siyasetten usanıp, istifa etmek istemiş ise de Sultan razı olmamış, ısrarı üzerine Esterabad valiliğine tayin etmiş idi Ali Şir Nevai orada da çok durmayıp vazifeden ayrılarak kendisini ilim ve sanata verdi (1490) Sultan ona daima ihsanlarda bulunurdu Şehzadeler de Ali Şir’in meclisinden eksik olmazlardı 1501 (H 906) yılında vefat etti Mezarı Herat’tadır

    Ali Şir Nevai, devlet ve siyaset adamlığı yanında her şeyden önce bir şair ve alimdi O devirde örnek gösterilen İran edebiyatını Türk geleneklerine uygun hale getirmeye çalıştı Türkçe''ye büyük hizmetlerde bulundu Ayrıca güzel sanatların hemen hepsi ile meşgul olmuş; hattat, nakkaş ve benzeri sanatçıları korumuştur

    Ali Şir, tarih, edebiyat ve lisanda söz sahibi idi Türkçe ve Farsça şiir yazmasının yanında Arapça’yı pek iyi öğrenmişti Şiirlerini Türkçe ve Farisi yazdığı için Züllisaneyn (iki dil sahibi) ismiyle tanınır Meşhur alim Molla Cami onunla şiir sohbetleri yapardı Molla Cami, İran insanının yetişip aydınlanması için eser yazarken, Ali Şir Nevai de ona paralel olarak Türk insanının yetişmesi için çalıştı Gerçekte her iki edebiyatçı ve alim de, inanç ve fikir yönünden aynı şeylere yer vermişlerdir

    Ali Şir Nevai, Kaşgarlı Mahmud’dan sonra Türk diline hizmet eden en büyük Türk edebiyatçısıdır Muhakemet-ül-Lugateyn (iki dilin muhakemesi) adlı eserinde Türkçe ile Farsça''yı karşılaştırmış ve birçok yerlerde Türkçe''nin üstünlüğünü göstermiştir Bu eserini Türkçe''yi bırakıp, Farsça''yı üstün görenleri uyarmak için yazmıştır Kendisinden sonra gelen birçok şairi etkilemiş, ona nazire yapan, onun görüşlerini savunan pek çok şair görülmüştür Türkçe şiirlerinde Nevai, Farisi şiirlerinde Fani mahlasını kullanmıştır

    Hayrat ve iyilikleri de çok olup, bir çok medreseler ve binalar yaptırmıştır Büyük bir kütüphanesi olup, bu kütüphaneden pek çok kişi istifade etmiştir
    Eserleri
    Ali Şir Nevai’nin dördü Türkçe, biri Farsça olmak üzere beş divanı vardır Türkçe divanlarının genel adı Hazain-ül-Maani’dir Türkçe divanlar, sırasıyla; 1) Garaib-üs-Sıgar: Çocukluğunda yazmış olduğu şiirlerden meydana gelmiştir 2) Nevadir-üş-Şebab: Gençliğinde yazdığı şiirleri ihtiva etmektedir 3) Bedayi-ül-Vasat: Olgunluk devresine ait şiirleri bu eserde toplamıştır 4) Fevaid-ül-Kiber: Yaşlılığında söylemiş olduğu şiirlere ayrılmıştır

    Ali Şir Nevai’nin diğer eserleri şunlardır: 1) Hayret-ül-Ebrar: İslam ahlakı, tasavvuf, iman, adalet, doğruluk, ilim, cehalet, yiğitlik, edeb gibi konular üzerine yazılmış, manzum makale ve hikayelerden müteşekkil bir mesnevidir 2) Ferhad ve Şirin 3) Leyla ve Mecnun: Nevai’nin üçüncü mesnevisidir Bu mesnevi, Nizami’nin ve Hüsrev-i Dehlevi’nin izinde yazılmış olmakla beraber, olayların psikolojisi, tasviri ve sosyal hayat içinde işleyişi bakımından tamamiyle orijinal, milli ve mahalli bir eser görünüşündedir Hikayede şahısların ve olayların tasviri, kelimelerle yapılan bir tablo halinde, adeta Orta Asya hayatını ortaya sermektedir 4) Seb’a-i Seyyare: Bu mesnevi, meşhur Sasani Hükümdarı Behram-ı Gur’un hikayesidir Daha çocukken babası tarafından Medain’den çıkarılan ve babasının ölümünden sonra çıkan taht kavgaları arasında, bir ordu ile Medain’e gelerek hükümdar olan Behram-ı Gur’un yaptığı savaşlar, av maceraları bu mesnevinin mevzuunu teşkil etmektedir 5) Sedd-i İskenderi: Bu mesnevi, Zülkarneyn aleyhisselamın hayatını, fetihlerini, kahramanlıklarını ve adaletini anlatan bir İskendernamedir Beş mesnevisinden meydana gelen Hamse’si ile Türk edebiyatında ilk hamse yazan da Ali Şir Nevai’dir 6) Lisan-üt-Tayr: Büyük alim Feridüddin-i Attar’ın Mantık-ut-Tayr’ına nazire olarak yazılmış, 3500 beytten meydana gelen tasavvufi bir eserdir 7) Muhakemet-ül-Lügateyn, Seyf-ül-Hadi ve Rekabet-ül-Münadi Mecalis-ün-Nefais: Bu eser, Türk edebiyatında ilk defa Ali Şir Nevai tarafından yazılan bir şairler tezkeresidir ve pek çok şair tarafından örnek alınmıştır 9) Mizan-ül-Evzan: Türkçe olup, bu eserde, Orta Asya Türk nazım şekilleri hakkında bilgiler ve örnekler verilmektedir 10) Nesaim-ül-Mehabbe: Orta Asya’da yaşayan velilerin hayat ve menkıbelerini anlatan bir Tezkiret-ül-Evliya’dır Tasavvufun Türkler arasında nasıl karşılandığı, büyük velilerin Türklerden nasıl saygı ve sevgi gördüğü, Türk tasavvufu hakkında bilgiler veren bu eserde, özellikle halk psikolojisi bakımından önemli çizgiler vardır 11) Nazm-ül-Cevahir (Türkçe), 12) Hamset-ül-Mütehayyirin, 13) Tuhfet-ül-Müluk (Farisi), 14) Münşeat (Türkçe), 15) Sirac-ül-Müslimin, 16) Tarih-ül-Enbiya (Türkçe), 17) Mahbub-ül-Kulub fil-Ahlak, 1
     

Bu Sayfayı Paylaş