algılama nedensellik yükleme ve nedensellik yükleme kuramları

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 9 Ekim 2010 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    algılama nedensellik yükleme ve nedensellik yükleme kuramları konusu algılama, nedensellik yükleme ve nedensellik yükleme kuramı
     
  2. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Nedensellik Yükleme Süreci

    Nedensellik yüklemeler, kişinin algılama sürecinde önemli bir rol oynamaktadır. Bireyin davranışı için nedenler yüklediği atfetmeler, kişinin temel özellikleri ya da kişisel özellikleri hakkındaki yargılarını etkileyebilmektedir (Hellriegel vd., 2001; 84). Kişilerin çoğunlukla nedensellik yüklemelerini bilinçli bir şekilde yaptıkları söylenemese de aşağıdaki ifadelerdeki gibi belirli durumlarda insanlar bilinçli şekilde nedensellikler yüklemektedirler (Hellriegel vd., 2001; 84):

    • Algılayan tarafından bir başkasının davranışı hakkında açık bir soru yöneltilmiştir (Ayşe bunu neden yaptı?),
    • Beklenmedik bir olay meydana gelmiştir (Daha önce Ali’yi bu şekilde davranırken görmemiştim. Neler olup bittiğini merak ediyorum),
    • Algılayan kişi bir başkasına arzulanan bir sonuç için bağlı durumdadır (Patronumun benim gider hesabım hakkında neden bu yorumu yaptığını merak ediyorum),
    • Algılayan kişi, hata duygusu ya da kontrol kaybı yaşamıştır (sömestr sınavımdan kaldığıma inanamıyorum).
    [​IMG]
    Yukarıdaki şekilde temel bir nedensellik yükleme süreci gösterilmektedir. İnsanlar başkalarında gözlemlediği davranışlara “nedenler” atfetmekte ve bu yorumlar sıklıkla, o davranışlara yönelik tepkilerini geniş şekilde belirlemektedir. Davranışın algılanan nedenleri bazı öncülleri yansıtmaktadır: (1) algılayanın insanlar ve durumlar hakkında sahip olduğu bilginin miktarı ve kişi tarafından bilginin nasıl organize edildiği; (2) algılayanın inançları (tam kişilik kuramları, benzer bir durumda başka insanlar ne yapar vs.); ve (3) algılayanın motivasyonu (örneğin algılayan tarafından doğru değerlendirmenin önemli olması). İçsel faktörler algılamayı –öğrenme, kişilik ve motivasyon- etkilemektedir. Aynı içsel faktörler nedensellik yükleme sürecini de etkilemektedir. Algılayanın bilgi ve inançları önceki tecrübesine dayanmakta ve algılayanın kişiliği tarafından etkilenmektedir (Hellriegel vd., 2001; 85).

    Bilgiye, inançlara ve güdülere dayandığında algılayıcı kişi, davranışın içsel ve dışsal nedeni arasında sıklıkla ayrıma gitmektedir. Yani insanların bir şeyleri yapıp yapmadığı, gerçek bir arzu nedeniyle ya da olayların baskısı nedeniyle olmaktadır. Davranışın içsel veya dışsal nedene atfedilmesi algılayanın, olaya anlam vermesine yardım ederken, algılayan için sonraki sonuçların anlaşılmasında da önemli olmaktadır. Bu nedensellik yükleme sürecinin sonuçları arasında, 1. başkalarının davranışına cevap vermede algılayanın sonraki davranışı, üzerinde 2. duygular veya heyecanlar (algılayan şimdi, olaylar, insanlar ve durumlar hakkında nasıl hissetmektedir?) üzerinde ve, 3. algılayanın olayların veya davranışın gelecek beklentileri üzerinde etkilerde bulunmaktadır (Hellriegel vd., 2001; 85-86).

    Nedensellik yükleme sürecindeki temel bir soru, algılayanların başka birinin davranışını içsel nedenlerden mi (kişilik özellikleri, duygular, güdüler ya da yetenek) yoksa dışsal nedenlerden mi (diğer kişiler, durum, ya da şans) geldiğini nasıl belirledikleriyle ilgilenmektedir (Hellriegel vd., 2001; 86). Kelley, herhangi bir sosyal olayı açıklarken, insanların nedenleri üç ana kategoriden seçeceklerini ve bu nedenleri de; ya davrananda, ya uyaranda ya da belli bir durum veya koşulda aramakta olduklarını belirtmiştir. Örneğin kişinin kahkaha atması ya o kişinin çok neşeli bir insan olduğu ile ya ona anlatılan fıkranın çok komik olmasıyla ya da bulunduğu genel ortamın çok eğlenceli olmasıyla açıklanabilmektedir (Kağıtçıbaşı, 1999; 231).

    Kelley insanların davranışları yorumlarken üç tür bilgiye dayandıklarını savunmuştur. İnsanlar, bir kişinin başka durumlarda ve zamanlarda da hep aynı şekilde davranması sonucuna göre (tutarlılık), başkalarının da aynı durumda aynı şekilde davranması durumuna göre (benzerlik), ve o kişinin sadece bu durumda mı öyle davrandığına göre (belirginlik) kişiler sonuçları, bu üç tür bilgi bağlamında sorgulamaktadırlar. Kelley kuramında, insanların benzerlik ve belirginlik az, tutarlılık yüksek olduğunda içsel özelliklere atıfta bulunduklarını, ancak tutarlılık ve benzerlik az, belirginlik yüksek olduğunda, duruma bağlı etkenlere atıfta bulunma olasılığının artmakta olduğunu öne sürmüştür. Eğer üçü de yüksekse insanlar, dıştaki bir obje, varlık ya da kişiye (dışsal) atıfta bulunmaktadırlar (Kağıtçıbaşı, 1999; 232-233). Örneğin eğer bir kişi özel bir durumda sinirlenirse, insanlar buna muhtemelen duruma dönük (dışsal) bir kızgınlık olarak atıfta bulunacaktır. Eğer bir kişi sinirlenirse, fakat her zaman sinirli biriyse, insanlar da muhtemelen duruma değil kişinin kendisine ait (içsel) bir kızgınlık olarak nedensellik yükleyecektir (Beck, 2004; 332).

    Atıf kuramında, nedenlere sanki rasyonel olarak, akılcı bir tavırda varılıyormuş gibi gösterilmektedir. Bununla birlikte insanlar, ulaştıkları nedenler konusunda bazı tutarlı önyargılara sahiptirler. Bunlardan iki önemli önyargı “temel atfetme yanılgısı” ve “kendini kayırma eğilimi”dir (Beck, 2004; 334).

    Temel atfetme yanılgısında insanlar, kendi davranışları için dışsal nedenler yükleme ve başkalarının davranışları içinse içsel nedenler yükleme eğilimindedirler. Örneğin eğer kişi tenis oynarken bir hata yaptıysa, bunu zeminin kötülüğüne (dışsal), ama rakibi hata yaptıysa iyi bir tenisçi olmadığına (içsel) bir atıf gerçekleştirecektir. Burada başkalarına içsel atıf yapmada iki temel neden dikkati çekmektedir. İlkinde durumsal faktörlerden çok, insanlar diğer kişiye ilgi gösterme eğilimindedirler. İkinci olarak ise insanlar için, durumsal detayların tümüne bakmaktansa içsel bir atıf yapmak daha az çabayı gerektirecektir (Beck, 2004; 334).

    Kendini kayırma eğiliminde ise insanlar, kendi başarıları için içsel atıflarda bulunma, başarısızlıkları içinse dışsal atıflar yapma eğiliminde bulunmaktadırlar. İçsel atıflarda ego-yüceltme güdüsüyle bir tutum sergilenirken, ikincisinde ego-koruma güdüsü ağırlık kazanmaktadır (Beck, 2004; 334).

    Alıntı

    Ayrıca alttaki konuyuda inceleyebilirsiniz

    http://www.frmartuklu.org/psikoloji/115216-kisilerarasi-algilama-ve-yukleme.html
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 9 Ekim 2010

Bu Sayfayı Paylaş