Alerji

'Genel Sağlık' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 15 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Alerji konusu
    ALERJİ


    Çeşitli yollarla vücuda dışarıdan giren bazı yabancı maddelere karşı, organizmanın göstermiş olduğu tepkiye bağlı belirtiler. Bu tepki, normal insan vücudunda da vardır ve müdafayı sağlar. Alerji, aşırı bir tepki gösterme olayıdır. Bu aşırı tepkiyi gösteren bünyelere de Alerjik bünye denir.
    Alerjiyi meydana getiren maddeler, ağız ve zerk etme yolu ile vücuda girebildikleri gibi. temas yoluyla da girebilirler.
    * Ağız yolundan girerek alerji yapan belli başlı maddeler: Yumurta, balık, çilek, pastırma. sucuk, salam, tahin helvası, kaymak, süt ve sütlü besinler, çikolata gibi kakaolu besinler, kinin ve bazı ilaçlardır.
    * Enjeksiyon (zerk) yoluyla girenler: Tetanos, difteri ve buna benzer koruyucu serumlar, tedavide kullanılan bazı ilaçlar (penisilin alerjisi gibi) ve böcek sokmalarıdır.
    * Deri ve solunum yollarına temas ile alerji yapanlar: Bazı bitki özsuları, çam ağaçlarından damlayan terebentin maddesi. İlkbaharda meyve ağaçlarının çiçeklerinde bulunan sarı polen tozları ve hayvan tüyü.
    Bunlardan başka alerjiye sebep olan maddeler veya amiller vardır. Meselâ, vücudun her hangi bir yerindeki bir mikrop veya parazit alerji yapabilir. Yine bazı kimselerde güneş ışınlarının alerjiye sebep olduğu bilinmektedir.
    En çok rastlanan alerjiler, astım, ekzama, saman nezlesi ve ürtikerler olmakla birlikte, artık birçok şikayetler alerjiye bağlanmaktadır. İnsanlar, kendilerine iyi gelmeyen her şeye alerjileri oluğunu sanır. Ancak bugün alerjilerin gerçek sebepleri bilinmemektedir.
    Derideki alerjiler çeşitlidir. Ekzama veya atopik dermatit sık görülür. Bu hastalık genellikle küçük çocuklarda deride kaşıntıya veya kabuklaşmaya sebep olur. Bu belirtiler özellikle yüzde, boyunda, kol ve bacakların eklem yerinde görülür. Alerji kaşıntılı, yer yer deride kabarıklık gösteren, üzeri kırınızı, hudutları düzensiz deri olayları şeklinde kendini belli etmektedir. Başka bir deri Alerji de ürtikerdir. Ürtiker; kabarık, ortası beyaz, çevresi kırınızı, plak şeklinde kalıntılı deri belirtileridir.
    Kontak dermatif: Derinin Alerjiye yol açan maddeyle temas eden bölgelerinde görülen ve su toplayan kaşıntılı iltihaplanmalardır. Gözde Alerji belirtileri ise kaşınma kızarma ve göz yaşarmasıdır.
    Alerjilerden en tehlikelisi anaflaksi denilen çeşididir ki, ölüme sebep olabilir. Solunum yolları tıkanır, tansiyon aniden düşer ve şok şeklindedir. Bu durumda ADRENALİN iğnesi vurulur.
    Astım: Çeşitli Alerjik maddelerin teneffüsü ile ortaya çıkar. Alerjinin göğüsteki belirtisi kuru öksürük ve hırıltıdır. Astımlı hastalar nefes verirken hırıltı ses çıkarırlar. Çünkü hastanın bronşları daralmış durumdadır.
    Bahar Nezlesi: İlkbaharda çiçek tozlarının burun iç yüzeyine teması ile olur. Burunda tıkanıklık, kaşıntı, hapşırma veya akma şeklinde kendini gösteren saman nezlesinde, nezleden farklı olarak akıntı uzun sürer. Serum verilmesinden sonra ortaya çıkan Alerjiye de serum hastalığı denir.
    Tedavisi: Alerjik hadiselerin önlenmesinde, çeşitli yollar denenebilir. Kişi hangi maddeye karşı hassas ise, o madde ile temasını önlemek birinci yoldur. Kişinin hangi maddeye hassas olduğu Alerji testleriyle anlaşılır. Alerji yapan (alerjen) maddelerinin çözeltileri cilde zerk edilir. Ciltte hangi maddenin çözeltisi Alerji yapıyorsa, onun kişi için alerjen madde olduğu ortaya çıkar. Bu tespitten sonra doktor tarafından uygun tedaviye geçilir. Şok şeklindeki üzüntüler de, Alerjik bünyelerin Alerji olmasına sebep olur. Böyle durumlarda üzüntülü ortamdan uzaklaşmak en uygun tedavilerdendir. En çok kullanılan Alerji ilaçları antihistaminiklerdir. Bu antihistaminikler çok çeşitli olup, bir kişiye faydalı olan bir antihistaminik, diğer kişiye faydalı olmayabilir. Kalsiyumlu ilaçlar ve bilhassa kalsibronat, ültiker ve üzüntü ile ortaya çıkan alerjilere iyi gelmektedir. Kalsiyumlu ilacın yanına C. D ve B6 vitaminlerinin de verilmesi hassasiyeti azaltır. Doktor nezaretinde kortizonlu ilaçlar da kullanılabilir. Bu kortizonlu ilaçların dozunun (miktarının) uygun olarak alınması gerekir.
     
  2. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    ALERJİK HASTALIKLAR

    Organizmanın vücuda giren yabancı maddelere ve sevmediği proteinlere karşı gösterdiği reaksiyondur. Vücudun kabul etmediği yabancı maddelere "antijen" adı verilir. Vücut, antijenleri etkisiz hale getirmek için bunlarla savaşacak "antikor"ları üretir. Antikorlar yabancı maddeyi öldürür; akyuvarlar da ölü maddeleri ortadan kaldırır. Vücut savaştığı bu antijen maddeyi unutmaz. İkinci bir defa onunla karşılaştığı zaman, öncekine kıyasla çok daha hızlı ve tesirli bir şekilde karşı koyar. Bulaşıcı hastalıklar konusunda buna "vücudun o mikroba karşı bağışıklığı" diyoruz.
    Yukarıda vücudun sevmediği proteinlere karşı da reaksiyon gösterdiğini söylemiştik. Bazı bünyeler her türlü proteini kabul edebilirken, bir kısım bünyelerin sevmediği proteinler vardır. Her bünyenin sevmediği proteinler başka başkadır. İşte şahıstan şahısa değişen ve bünyenin sevmediği proteine karşı reaksiyon gösteren bu özelliğine "alerji" diyoruz. Vücut, sevmediği proteine karşı aynı yabancı maddelerdeki gibi antikorlar üretir ve o protein maddelerini yoketmeye çalışır.
    Bebekler, bir yaşına kadar bazı proteinlere karşı reaksiyon gösterirler. Kadınlar, daha çok, ergenlik çağında, ayhali dönemlerinde, hamilelikte ve menopoz dönemlerinde bazı proteinlere karşı alerji duyarlar. Zayıf kişiler, şişmanlara kıyasla, alerjiye daha yatkındırlar. Alerjinin mesleklerle de yakından ilgisi vardır. Fikir işçileri, kimyevi madde üreten tesislerde çalışan kimseler, değirmenciler, eczacılar, laborantlar, hastahane işçileri ve ilaç fabrikasında çalışanlar alerji vakaları ile sık karşılaşırlar. Alerjinin sinir sistemi ile de yakın ilgisi vardır. Normal insana kıyasla hassas bir bünyeye sahip olanlarda alerjiye sık rastlanır. Bazı ailelerde aynı tip alerjinin sık görülmesi, bu reaksiyonun kalıtımla da ilgisi olduğu ihtimalini kuvvetlendirmektedir.
    Alerjide antikor - antijen mücadelesinin kanda değil de vücut hücrelerinin yüzeyinde meydana geldiğini ileri süren araştırmacıların sayısı az değildir. Bunlara göre antikor - antijen (veya allerjen) reaksiyonu sırasında hücre duvarları bozulmakta ve "histamin" adı verilen bir madde açığa çıkmaktadır. Histamin, hücrelere iki şekilde etki yapmaktadır:
    a) İnce kan damarlarının gerginliğini artırarak kanın "serum" adı verilen sıvı kısmının doku aralarına sızmasına sebep olur.
    b) Bazı kas gruplarında, özellikle bronşlarda, spazmlara yol açar.
    Serumun doku aralarına sızmasından sonra kabarcıklar, şişlikler, deri, göz ve burunda rahatsızlıklar kendisini göstermeye başlar. Bronşlardaki spazmlar astım krizlerine sebep olur.
    Ne Yapmalı?
    * Alerji vakasının tedavisi kişiden kişiye değişen ve daha da önemlisi doktorun tecrübesine bakan bir husustur. Bunun da sebebi, hastalığın psikolojik yönlerinin ağırlıkta olmasıdır.
    * En sık baş vurulan usul, alerjen (alerji yapan) maddeyi keşfedip hastayı bu maddeden uzak tutmaktır.
    * Bir diğer usul, histamin maddesini analiz ettikten sonra, bu maddeyi etkisiz kılan bir "antihistaminik" vermektir. Saman nezlesinde, sivilce ve şişliklerde alerjik ilaçlar iyi netice vermektedir.
    DİKKAT: Alerji ilaçları (antihistaminikler) hastada uyuklama hali yaptığı için dikkat isteyen işlerde (şoförler ve makina işçileri) tehlikeli kazalara sebep olmaktadır
    SERUM ALERJİSİ
    Tetanos, difteri ve kangren vakalarında hastaya tedavi maksadıyla verilen "at serumu" sonunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Vücut seruma karşı antikorlar üreterek savunmaya geçer.
    Belirtileri:
    * Serum verildikten 5-10 gün sonra ateş, eklem ağrıları ve deride döküntüler başlar.
    Tedavi:
    * Hastalığın etkileri giderilinceye kadar ilaç verilir.
    Korunma:
    * Antikor-antijen reaksiyonu göz önünde bulundurularak mecbur kalmadıkça at serumu verilmemelidir. Aktif bağışıklık kazandırmak için aşılar tercih edilmelidir.
    SAMAN NEZLESİ
    Her yıl belirli zamanlarda ortaya çıkan ve daha çok bitki çiçek tozlarıyla bulaşan alerjik bir nezledir.
    Belirtileri:
    * Burun akıntısı önce sulu sonra koyu ve sarı renktedir.
    * Burun akıntısı ile birlikte öksürük de görülür.
    Ne Yapmalı?
    * Genellikle antihistaminik ilaçlar iyi netice vermektedir.
    * Hastalığın ilk günlerinde burun damlası kullanmaktan sakınmalı, tedavi doktora bırakılmalıdır.
    DİKKAT: Ciddiye alınmayan saman nezlesi gelişerek "astım bronşit"e sebep olur.
    * Alerjinin gerçek sebebi keşfedildikten sonra hazırlanabilecek aşılar da etkili olmaktadır.
    * Saman nezlesi kuru ortamı sevdiğinden, tedavi sırasında hasta nemli bir ortamda bulundurulmalıdır.
     
    1 kişi bunu beğendi.
  3. frmartuklu

    frmartuklu Özel Üye

    eline sağlık kardeş güzel paylaşım ++rep
     

Bu Sayfayı Paylaş