Albert Schweitzer Sözleri

'Güzel Sözler-Mesajlar' forumunda Mavi_Sema tarafından 7 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Albert Schweitzer Sözleri konusu Albert Schweitzer anlamlı sözler
    Albert Schweitzere ait özlü sözler

    Ahlakliligin en büyük düsmani duygusuzlasmaktir.

    Etik, yasayan herseye karsi hissettigimiz sonsuz sorumluluktur.

    Insanlar arasinda cok sogukluk var, cünkü kendimizi aslinda oldugumuz kadar sicak kanli göstermiyoruz.

    Sonsuzluktan bize ulasan ruhani ışının "ask" oldugunu fark eden, dinin, kendisine dogaüstü gercekler hakkinda eksiksiz bilgiler sunmasini istemekten vazgececektir.

    Her insanin bizi insan olarak ilgilendirdigi bilinci azalirsa kültür ve etik sarsilmaya baslar.

    Mutlulugu sadece insanlarla "bölersen", onu "carpabilirsin".

    Kimse yillarca yasadigi icin ihtiyarlamaz. Insanlar ideallerine ihanet ettikleri zaman yaslanirlar.

    Bir çok insan mutsuz olduklarını bilirler; ama daha fazla sayıdaki insan mutlu olduklarını bilmezler.

    Biz hepimiz o denli çok birlikte olduğumuz halde hepimiz yalnızlıktan ölüyoruz.

    Bütün dahiler göklere uzanır, Mozart ise gökten inmiştir.

    Büyük olmak iyidir, ama insan olmak daha iyidir.

    Gelişme iyi şeydir, yeterki her yönünden anlaşmaya varılsın.

    Hayat, bencil veya düşüncesizce hareketler nedeniyle yok edilemeyeceği gibi, daha yüce bir değer veya amaç için de feda edilemez.

    İnsanın ahlakı insanla bitmemeli, evrene yayılmalıdır; bir parçası olduğu büyük hayat zincirinin yeniden farkına varmalıdır. Tüm varlığın bir değeri olduğunu anlamalıdır.

    Kimi vakit sönen hayat ateşimiz rüzgar gibi bir başkası tarafından körüklenerek alevlenir; ve her birimiz bu ateşi tekrar canlandıran dostlarımıza en içten teşekkürlerimizi borçluyuz.

    Mutluluk bizde olmadığı halde, başkalarına verebileceğimiz tek şeydir.

    Mutluluk iyi bir sağlık ve kötü bir hafızadan başka bir şey değildir.

    Tehlikeli bir dönemde yaşıyoruz, insan kendine hükmetmeyi öğrenmeden doğaya hükmetmeyi öğrendi.

    Uygarlık maddi ve manevi ilerlemedir; bu ilerleme gerek kişilere, gerekse topluluklara hayat uğraşısının yarattığı zorlukları azaltmakla olur.

    Vazife duygusu, en büyük terbiyeci güçtür.
     

Bu Sayfayı Paylaş