Albatroslar

'Kuşlar' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 12 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Albatroslar konusu Albatroslar
    [​IMG]

    Yazı: Carl Safina
    Fotoğraflar: Frans Lanting
    Tüm kuşlar arasında en geniş kanat açıklığına sahip albatroslar, bir kez dahi karaya ayak basmadan binlerce kilometre süzülebilir.

    Albatros, uçan canlı makinelerin en heybetlisidir... Albatros, kemik, tüy, kas ve rüzgârdır... Albatros gergin yay, rüzgârsa gövdesini mermi gibi fırlatan kiriştir. Albatros art deco bir kuştur -çar***ı desenli, belirgin hatlı, destansı bir uçuş sergileyen, kayıtsız şartsız sadık olan... Bir albatros, yavrusuna tek bir öğün yiyecek getirebilmek için 15 bin kilometreden fazla uçabilir. Doğadaki en uzun kanatlara (3,5 metreye kadar ulaşabilir) sahip olan albatroslar, kanat çırpmaksızın yüzlerce kilometre boyunca gökyüzünde süzülerek okyanusları aşar, dünyayı dolaşır. 50 yaşına gelmiş bir albatros en azından 6 milyon kilometre uçmuş demektir...
    Albatrosları bilen pek yoktur; bilenlerin çoğu da izlenimlerini Samuel Taylor Coleridge'in 1798 yılında yazdığı İhtiyar Denizcinin Ezgisi adlı şiirine dayandırarak, onların kaba saba, can sıkıcı yaratıklar olduğunu düşünür. İşin ironik yanı, Coleridge'in hiç albatros görmemiş olmasıdır. Dahası, çoğu insan da bu şiiri hiç okumamıştır. Şiirde albatros, yelkenlerini cömertçe rüzgârla doldurarak geminin yoluna devam etmesine yardımcı olur. Denizci düşünmeksizin hareket edip albatrosu öldürünce, tayfa dehşete düşer ve onu, kuşun muazzam cesedini boynuna dolayarak taşımakla cezalandırır...
    Milyonlarca kilometreyi tertemiz, kendini yenileyen, sıfır salımlı enerjiyle uçabilseydiniz eğer, siz de bir albatros olurdunuz. Aslında sıradan bir uçucu olan albatros, gökyüzünde kusursuz bir planör gibi süzülür. Kanatlarını sustalı bıçak gibi açık pozisyonda kilitlediğinde, içinde bulunduğu planöre sadece pilotluk eder. Çoğu kuş, rüzgârı yenmek için mücadele ederken, albatros onu kendi amaçları için kullanır. Albatrosu diğerlerinden, örneğin bir martıdan ayırt eden şey, yalnızca vücut yapısı değil, aynı zamanda böylesi mükemmel bir gövdeye yön veren usta beyni ve zihin yapısıdır.
    Yazılımı değiştirip albatrosun kafasına bir martı beyni takmanız halinde, bu uçan canlı yelkenli, albatrosun düzenli olarak fethettiği mesafeleri göze almayı hayal dahi edemez.
    Martılar kıyıya yakın uçar ve kendilerini iskele kazıklarının kralı ilan eder. Albatroslarsa kahvaltı için okyanusları aşar ve sadece çiftleşmek için kıyıya inmeye tenezzül eder. Kara, üremek için gerekli olan bir külfettir.
    Albatrosların nadiren indikleri kara üzerinde yayvan ayaklarıyla, kafalarını bir o yana bir bu yana sallayarak, paytak paytak yürüdüklerini kabul etmek gerekir. Yürümek onlara göre değildir. Ama kanatlarını fora edip yerçekimini biz geride kalanlara bıraktıklarında, işte o zaman sergiledikleri görüntü kelimelerin anlatamayacağı kadar muhteşemdir. Albatrosların tümü -yirmiyi aşkın tür- okyanusun en hiddetli tavırlarına dahi göğüs gerebilir ve aylarca, bazen yıllarca kara görmeden yaşayabilir.

    [​IMG]

    Fotoğraf : Frans Lanting

    Salvin albatrosu, 2,5 metrelik kanatlarının kıvrım ve kavislerini Yeni Zelanda kıyılarında esen fırtına rüzgârlarına uydurarak süzülürken, gökyüzüyle bütünleşiyor. Önünde, çoğuna insanların neden olduğu, yaşamsal önem taşıyan yıldırıcı mücadeleler var.

    [​IMG]

    Fotoğraf : Frans Lanting

    Genç albatroslar Campbell Adası'na inmek üzere alçalıyor. Okyanusun yukarısında yüksek hızla süzülmeye uygun yapıya sahip bir kuş için karaya konmak güç bir iş olabilir. Yeni Zelandalı çevre bilimci Peter Moore, "Kuşlar son alçalıştan önce çoğu kez havada defalarca dönerek daireler çizer," diyor. "Fırtınalı bir günde takla atarak yanımdan geçen bir kuş bile gördüm." Tek bir hata, boyun kırığı ve hatta ölüme bile yol açabilir.

    [​IMG]


    Fotoğraf : Frans Lanting

    Fotoğrafçı Frans Lanting, Falkland Adaları'nda bulunan bir kara kaşlı albatrosun huzuruna kabul edildikten sonra, eşler arasındaki işbölümünü gösteren tek bir kare yakalayabilmek için saatlerce bekledi

    [​IMG]





    Fotoğraf : Frans Lanting

    Fotoğrafta görülen Laysan gibi Büyük Okyanus'un kuzeyinde varlık gösteren albatroslar, karada beceriksiz olmaları nedeniyle "sakar kuşlar" olarak anılır. Ama saatte 110-130 kilometre hızla uçan bu kuşları izleyen araştırmacı Scott Shaffer'a göre, "havada sakarlık'la ilgileri yok. İnanılmazlar..."
     

Bu Sayfayı Paylaş