Alara Han - Alara Han Hakkında Bilgi

'Tarihi Bilgiler' forumunda Mavi_inci tarafından 5 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Alara Han - Alara Han Hakkında Bilgi konusu Alara Han - Alara Han Hakkında Bilgi


    Alarahan
    [​IMG]
    İpekyolu üzerindeki Alarahan M.S.1231'de, Selçuklu Sultanlarından I. Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Han, Sultan'ın konaklamasına uygun yaşama alanları içerdiği, mimarisi ve işlevsel mekanları ile Anadolu Hanları arasında en gelişmiş örnek olarak kabul edilmektedir.
    Han, yüzyıllar önce Anadolu'da yaşamış Selçuklu Türkleri'nin yaşam biçimini izleyebileceğiniz, ziyaretçilere kültürel ögelerimizi tanıtmayı ve yaşatmayı amaçlayan bölgedeki tek turistik mekandır.
    Alarahan, Alanya'nın 37 kilometre batısındaki Alara Kalesi'ne 800 metre uzakta bir düzlükte ve Alara Çayı kıyısındadır. Tümüyle kesme iri taşlarla 2.000 m² alan üzerinde kervansaray olarak inşa edilmiştir.
    1231 yılında yapılan han, günümüzde onarılmış restoran ve alışveriş merkezi olarak kullanılmaktadır. Kervansaray'ın nöbetçi kulübesi günümüzde de özelliğini korumaktadır. Kervansarayın ikinci kapısı, yolcuların kalacağı mekanlara açılır. Uzun bir koridorun iki yanında odacıklar bulunur. Kervansarayın içinde çeşme, mescit ve hamam vardır. Yapının onarımı sırasında ortaya çıkan taş ustalarının imzaları da dikkat çekicidir. I. Alaeddin Keykubad, Alanya'daki kitabelerde kendisini "Kara ve iki denizin sultanı, Arap ve Acem ülkesinin sahibi" olarak nitelerken, Alarahan'daki kitabesinde "Rum, Şam, Ermeni ve Frenk memleketlerinin fatihi" unvanını da almıştır.
    Alarahan'a giriş ücretlidir. Handaki restoranın yanı sıra Alara Çayı'nın kenarındaki küçük kır lokantalarında da yemek yenilebilir ve servis yapılıncaya kadar çayda yüzülebilir.
    Yapının Yan duvarı
    [​IMG]


    Girişte sol nef üzerindeki çapraz tonozlu örtü ve olağanüstü kilit taşı
    [​IMG]

    [​IMG]


    Alışverişe ayrılmış orta avlu


    [​IMG]


    770 yıllık duvar üzerine monte edilmiş raflar. S
    atış için kiraya verilen yan nişler yöre esnafınca 770 yıllık taş duvarlara delikler açılarak raflar tutturulmuş, kaynaklar yapılmış.
    [​IMG]

    Antalya-Alanya yolu üzerinde Alara Çayı’nın kıyıdan 15 km içerideki vadinin başlangıcında Selçuklu kervan yolu üzerinde bulunan Alara Han, aynı zamanda da Alara Kalesi’nin eteğindedir. Kitabesinden öğrenildiğine göre Sultan I.Alaaddin Keykubat tarafından 1231’de, Sultan han ile aynı yılda yaptırılmıştır. Ancak Alara Han Sultan han’ından çok farklı bir plan düzeni göstermektedir.
    Alara Hanı 34.50x45.00 m. ölçüsünde dikdörtgen planlıdır. Ana duvarların girişe göre sağ yan cephesinde üç, karşı cephesinde iki, üçgen payanda ile duvarlar takviye edilmiştir. Bezemesiz olan portali ayrı bir özellik taşımakta, iç plan düzeni de diğer Selçuklu hanlarından ayrılmaktadır.
    Giriş kapısının iki yanındaki dışarıya doğru taşkın kare kulelerle küçük bir kale görünümündedir. Tamamen kesme taştan olan duvarlar son derece sağlam yapılmıştır. Girişteki iki kule arasında büyük sivri kemerli niş içerisine alınmış giriş kapısı bulunmaktadır. Bu kapının üzerine altı satır halinde kitabe yerleştirilmiştir. Ancak bu kitabenin birinci satırı kırılmış ve günümüze gelememiştir.
    “…….en büyük.. Sultanların büyük sultanı, milletlerin boylarının maliki Arap ve Acem sultanlarının efendisi, hak sultanı, cihanın beldelerinin fatihi,
    Denizin, Rum’un, Şam’ın, Ermeni’nin Frenc’in sultanı
    Ala ud-dunya vad-din Keykubat Bin Keyhüsrev Bin
    Kılıçarslan müminlerinin, emirinin burhanı 629 (1231)”
    Giriş kapısının arkasındaki küçük bir eyvandan küçük avluya geçilmektedir. Bu küçük avlunun sağ ve solunda küçük hücreler ile üzerleri beşik tonozlu avluya açılan koridorlar bulunmaktadır. Bu koridorlar hanın dış kenarları boyunca uzanmaktadır. Buradaki hücrelerin hana gelen yolcuların hizmetine ayrıldığı anlaşılmaktadır.
    Giriş kapısının karşısına gelen ikinci bir kapı ile de iç avluya geçilmektedir. İç avlunun iki yanında kapalı eyvan şeklinde hücreler sıralanmıştır. Bu hücreler aynı zamanda arkalarında bulunan ve iç avlu boyunca uzanan kemerlerle takviyeli tonozlu ahırlara açılmaktadır. Bu iç avlu, kalın duvarları ile adeta hanın içerisinde ikinci bir han gibidir. İç avlu üç tarafı oldukça kalın taş payelerin taşıdığı beşik tonozlu bölümlere ayrılmıştır. İç avlu etrafındaki odaların ahırlara bakan pencerelerinin yanlarında aslan başlarına benzeyen masklar bulunmaktadır. Büyük olasılıkla bunlar, koruyucu amaçlıdır. Nitekim giriş kapısının kemeri üzerindeki kitabenin alt köşelerinde de buna benzer aslan başlarına rastlanmaktadır.

    2 yıl öncesine kadar harabe durumda bulunan 770 yıllık tarihi Alarahan 1998-2000 yılları arasında orijinaline tamamen sadık kalınarak yürütülmüş özel bir restorasyon çalışmasıyla "yaşayan ve geçmişte olduğu gibi hizmet veren bir mekan" haline getirilmiştir.
     

Bu Sayfayı Paylaş