Akvaryumun Balık İle Donatımı ve Bakımı Hakkında Bilgi

'Akvaryum - Balık Dünyası' forumunda SeLeN tarafından 12 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Akvaryumun Balık İle Donatımı ve Bakımı Hakkında Bilgi konusu akvaryum nasıl kurulur - akvaryum bakımı - akvaryum balıklarının seçimi

    Akvaryuma koyacağımız balıkları seçerken karakterlerinin birbirlerine uygun olmasına dikkat etmemiz gerekir. Saldırgan balıklarla sakin balıkları aynı akvaryuma koymamalıyız. Satın alacağımız balıkların yüzgeçleri tam olmalı, vücutlarında benek veya lekeler olmamalıdır. Aldığımız balıkları en kısa zamanda akvaryumun bulunduğu bölgeye getirmeli ve eve getirirken de suyunun soğumamasına dikkat etmeliyiz. Balıkların bulunduğu suyun sıcaklığı ile akvaryum suyunun sıcaklığı arasındaki sıcaklık farkından balıkların etkilenmesini önlemek için; balıkların bulunduğu paketi ağzını açmadan akvaryum içine koymalı ve en az 45 dakika boyunca beklemeliyiz.

    Akvaryuma asla balıkları tek olarak koymamalıyız. En azından küçük gruplar halinde veya çift olarak koymamız gerekir. Yaklaşık olarak balıkların uzunluklarının her cm si için 1 lt su gereklidir. Eğer balıklar çok hareketlilerse daha fazla su gerekir.Akvaryumumuza koyacağımız balık sayısını bu şekilde hesaplayabiliriz.

    Balıkları akvaryuma koyduktan bir süre sonra ölümler oluşabilir. İlk düşünmemiz gereken; suyun yapısı, özellikle de pH ve sertliği olmalıdır.

    Akvaryumu düzenledikten sonra temizlik için sık sık su değişiminden kaçınmamız gerekir. Eğer su bozulmuşsa suyu tamamen değiştirmek yerine bir kısmını yenilemeliyiz.

    Akvaryumun ısısını düzenli olarak kontrol etmeliyiz. Özellikle tropikal balıklarda (çoğunluğu 25 derece civarındaki sıcaklıkları severler) su sıcaklığı 20 derecenin altına düştüğünde keyifsizlik başlar. Soğuk su balıkları içinse su sıcaklığının gereğinden fazla yükselmemesine (22-24 dereceyi geçmemesine) dikkat etmeliyiz.

    Balıkların genel durumunda bir anormallik olup olmadığını sık sık gözlemlemeliyiz. Normalde yüzeye yakın yüzen bir balık köşeye sinmiş mi? Yada balıklar toplu halde su yüzeyine çıkmışlar mıdır? Yüzüşlerinde dengesizlik var mı? Yüzgeç kenarları tam mı yoksa eksilmeler var mı? İştahları yerinde mi? v.b. bir çok noktaya dikkat edilmelidir.

    Akvaryum suyunu özellikle pH ve sertlik yönünden belli aralıklarla kontrol etmemiz gerekir. Ayrıca suda bulanıklık ya da renginde yeşillenme olup olmadığını da gözlemlemeliyiz. Su yüzeyinde yada tabanda ölü balıklar yada tüketilmemiş yen artıkları varsa bunları en kısa zamanda uzaklaştırmamız gerekir.

    Düzenli ve yeterli derecede mümkün olduğunca değişik yemler kullanarak yemleme yapmalıyız. Verilecek yem miktarı balıkların tüketebileceği kadar olmalıdır. Küçük porsiyonlar halinde ve sık sık yemleme yapmak gereklidir. Balıkların tüketemediği yem tanelerinin suyun yapısını bozacağını unutmamalıyız.

    Buharlaşıp azalan suyun yerine saf su, yağmur suyu yada sertliği düşürülmüş su ilave etmeliyiz. Hiçbir zaman çeşme suyu kullanmamalıyız.



    akvaryumun aydınlatılması

    Akvaryumun aydınlatılmasından kastımız daha çok yapay ışınlandırmadır. Doğrudan Güneş ışığı almayan ama dolaylı olarak iyi aydınlanan bir yere konan akvaryum Güneşli günlerde günlük ışık ihtiyacını karşılayabilir. Ama günlerin her zaman aynı şekilde ışıklı olmasını bekleyemeyiz. Özellikle bitkili akvaryumlarda günde 10-12 saat ışıklandırma yapılmalıdır. Ancak fazla ışıklandırmanın bitkiler ve alglerin üremesini çok fazla arttıracağını unutmamalıyız. Alglerin fazla miktarda artması oksijen tüketimini arttıracaktır.Bu tehlike bol havalandırma ile ortadan kaldırılabilir.Esas olan tehlike; bol fotosentezin bol karbonik asit meydana getirmesi ve bunun sonucunda da tehlikeli boyutta pH yükselmesine sebep olmasıdır.Bu da balıklarda ani ve toplu ölümlere neden olur.Suyun renginin yeşile dönmesi alglerin çok fazla ürediğinin belirtisidir. Bu durumda ışıklandırmanın azaltılması veya bir süre kesilmesi gerekir.

    Pratik olarak ışık miktarını ayarlamak istiyorsak; desimetrekare başına normal ampuller için 2 watt, flüoresans lambalar içinde 2/3 watt lık ışıklandırma yeterli olur. Eğer akvaryum 30 cm den derin ve suyunun saydamlığı azalmışsa ışık miktarı biraz daha arttırılabilir.



    akvaryumun ısıtılması

    Balıklar soğukkanlı hayvanlardır. Yani vücut sıcaklıklarını sabit tutamazlar. Balıkların vücut sıcaklığı hemen hemen suyun sıcaklığıyla aynıdır. Vücut sıcaklıkları, suyun sıcaklığına direkt olarak bağlı olduğu için sudaki ani sıcaklık değişimlerinden çok fazla etkilenirler. Bu sebeple ani sıcaklık değişikliklerinden mutlaka kaçınmak gerekir. Kesinlikle akvaryuma sıcak su koyarak su sıcaklığını yükseltmeye çalışmamalıyız.

    Balıklar doğada günlük yada mevsimsel sıcaklık değişimleri ile karşılaşırlar. Yıllık değişiklikler balıkların yumurtlama ve üreme dönemlerini etkiler, zamanından önce ya da sonra yumurtlamasına neden olabilir.

    Her balık için uygun olan sıcaklık değeri farklıdır. Akvaryumumuza koyduğumuz balık türlerinin optimum sıcaklık değerleri birbirine yakın olmalıdır ve su sıcaklığı bu değeri sabit olarak karşılamalıdır. Tropikal balıklar için en iyi sıcaklık değeri 24-25 derece arasındadır. Bir sıcak su balığı soğuk suda tutulduğu takdir de rengi solar, hareketliliği ve iştahı azalır. Uzun süre bu durum devam ederse ölümler görülür. Su sıcaklığı çok yüksekse bu defa da balıkta çok fazla bir renklenme ve huzursuzluk oluşur.

    Akvaryumlarda kullandığımız ısıtıcıların büyük bölümü termostatlıdır. Yani akvaryum suyunun sıcaklığını ayarladığımız sıcaklıklarda sabit tutabilirler. Ancak ısıtıcıyı yeni aldıysak su sıcaklığını termometre ile ölçerek termostatın doğru çalıştığından emin olmalıyız.


    akvaryumun havalandırılması

    Bitkili bir akvaryumda balık sayısı çok fazla değilse akvaryumun dışarıdan havalandırılmasına çok gerek kalmayabilir. Çünkü akvaryum içindeki bitkiler ve balıklar arasında oksijen ve karbondioksit alışverişi açısından bir denge vardır. Gündüz bitkiler sudaki karbondioksiti alarak suya oksijen verirler. Balıklarda sudaki bu oksijeni alıp suya solunum sonucunda çıkan karbondioksiti verirler. Ancak bitkiler geceleri metabolizmaları gereği oksijen tüketmeye başlarlar. Buna karşın geceleri balıkların karanlıkta çok daha az hareket etmeleri sebebiyle oksijen tüketimleri azalır be bitkilerin kullandığı oksijen buradan karşılanabilir. Ama içinde çok fazla balık bulunan akvaryumlarda ve özelliklede üretim yapılıyorsa mutlaka havalandırmanın yapılması gereklidir.

    Su sıcaklığı arttıkça oksijenin sudaki çözünürlüğü ters orantılı olarak azalır. Bu sebeple sıcak su akvaryumlarında daha fazla havalandırmaya gerek duyulur. Sudaki oksijen miktarının yeterli olup olmadığını anlamanın en kolay yolu balıkları gözlemlemektir. Eğer balıklar sanki suya asılı gibi yüzeyde duruyor ya da bazen sudan dışarı atlayacaklarmış gibi davranıyorlarsa sudaki oksijen miktarının tükenmeye başladığının sinyalidir.

    Havalandırma ne kadar iyi yapılırsa yapılsın bazı durumlarda suda oksijen azlığı görülebilir. Bunun en büyük sebebi fazla miktarda verilen yemlerin bozulması ya da akvaryumda oluşan toplu ölümler sebebiyle balıkların çürümesinden kaynaklanması olabilir. Bu tür durumlarda sudaki mikroorganizmalar çok fazla sayıda çoğalarak sudaki oksijen seviyesini düşürebilirler.

    Hava pompalarının ucuna takılacak hava taşlarıyla, havanın su içinde çok ince kabarcıklar şeklinde ve akvaryumda çok yavaş bir su hareketi oluşturacak şekilde dağıtılması önerilir. Çok fazla oksijen verilmesinin de balıklar için zararlı olacağını unutmamalıyız.


    akvaryum filtresi - akvaryumun filtrasyonu

    Akvaryumda biriken yabancı maddeleri temizlemek, suyun sertliğini azaltmak, tedavi yada başka amaçlarla akvaryuma verilen maddeleri uzaklaştırmak, sudaki biyolojik dengeyi kurmak v.b. nedenlerle akvaryum suyunun filtrelenmesi gerekir. Bunun için çok değişik filtre tipleri kullanılır.


    Çalışma prensipleri akvaryum ve filtre içindeki su seviyelerinin eşit olması zorunluluğuna dayanmasıdır. Hava ile birlikte filtre içindeki temizlenmiş su, üstten akvaryuma verilir. Akvaryuma su girince su seviyesi artacağından filtreye doğru bir akıntı başlar. Filtre içindeki süzgeçten geçen su temizlenerek tekrar akvaryuma verilir.


    Akvaryumdaki filtrelerin belli aralıklarla temizlenmesi gereklidir. Piyasada en çok satılanı süngerli içi filtrelerdir. Bunların süngerleri 3-4 günde bir temiz su kullanılarak iyice yıkanmalıdır. Deterjan kullanmak, bu deterjanların kalıntısı süngerde kaldığı takdirde balıklar için zararlıdır. Sık sık akvaryum suyunu değiştirmek yerine filtrenin temizliğinin yapılması önerilir.


    alıntı
     
  2. balık besleyenler burdan yararlanabilir
     

Bu Sayfayı Paylaş