Ak Taş Diye Belediğim Türküsü Hikayesi

'Müzik Sohbet & Fan Club' forumunda Mavi_inci tarafından 21 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ak Taş Diye Belediğim Türküsü Hikayesi konusu Ak Taş Diye Belediğim Türküsü ve Hikayesi


    Anadolu’da çocuk, ailenin devamı için şarttır. Ayrıca bu çocuğun oğlan olması ise daha bir güzeldir. Oğlan çocuğuna bir başka değer verilir.

    Yüzyıllar önce Anadolu’nun bir yerinde bir Türk Beyi sevdiği bir kızla evlenmiş. Yıllar geçmiş beyin çocuğu olmamış. Zamanla Türk boyu bu yüzden yasa boğulmuş. Beyin anası bu durumdan yakınarak “A beyimiz yarın sen bu dünyadan göçersen soyumuza kim belik edecek” demiş. Zamanla Bey’i karısının çocuğu olmuyor diye başka bir kızla evlenmek için zorlamışlar. Ancak Bey karısını seviyormuş. Karısı da bu töreye razı olmuş, hatta Bey’e yakışacak en iyi kızı kendisi aramış. Duygularını dışa vurmamış.

    Zaman sonra Bey’in düğünü yapılmış. Bey evlendikten sonra Bey’in eski karısı da üzüntüden dağlara çıkmış. Kafası estiği gibi dere tepe gitmiş. Bir dereden geçerken uzunca bir ak taş bulmuş. Bu taşı kundağa sararak tanrıya bu taşa can vermesi için yakarmış. Tanrı kadının dileğini yerine getirerek ak taş’a can vermiş. Daha sonra bu olay halkın dilinde efsaneleşip türkü haline gelmiş.


    Ak Taş Diye Belediğim




    Ak taş diye belediğim
    Tülbendime doladığım
    Tanrıdan dilek dilediğim
    Mevlam şu taşa bir can ver

    Tarlalarda olur yaba
    Savururlar gaba gaba
    Merzifon'da Piri Baba
    Mevlam şu taşa bir can ver

    Yoldan geçen yolcu gardaş
    Ben kimlere olam sırdaş
    Kırşehir'de Hacı Bektaş
    Mevlam şu taşa bir can ver

    Bebeksiz oldum divane
    Hep ağlarım yane yane
    Konya'da ulu mevlane
    Mevlam şu taşa bir can ver

    Yüksekte şahin yuvası
    Alçakta Avşar ovası
    Gelsin yavrumun babası
    Emzireyim nenni nenni

    Bebek uyandı bakıyor
    Sevinci içim yakıyor
    Gözlerimden yaş akıyor
    Emzireyim nenni nenni
     

Bu Sayfayı Paylaş