Ahmet Kaya - Başım Belada Kitabı

'Kitap Özetleri & E-Kitaplar' forumunda Asi_isyankar tarafından 11 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Ahmet Kaya - Başım Belada Kitabı konusu Sevgili Ferzende Kaya’nın kaleme aldığı ve GAM yayıncılığın piyasaya sunuduğu Başım Belada Kitabındaki Özet Bölümünde yer alan bazı başlıkları buraya'da taşımak istedim.
    Özelliklede daha kitabı okumayan arkadaşların bu eseri okumalarını tavsiye ediyorum.
    Yaklaşık 400 sayfalık olan bu değerli eserde
    Sevgili Ahmet Kaya ile ilgili bilmediğiniz birçok şeyi bulabilirsiniz.


    BAŞIM BELADA…

    [​IMG]

    Ferzende Kaya, Van/Başkale doğumlu. Gazeteciliğe lise yıllarında başladı. Uzun süre OHAL Bölgesi’nde görev yaptı. Aralarında, AA, Politika, Selam, Nokta, Radikal/Eklrt, Yeni Gündem, Öküz ve Turkish Daily News’inde bulunduğu çok sayıda kurumda çalıştı, yazdı.
    Kürt sorunu, İnsan Hakları ve Orta doğu üzerine çok sayıda araştırması yayınlandı. Medya eleştirmenliği ve müzik yazarlı da yapan Kaya , halen USA Newport University’de İletişim Psikolojisi üzerine yüksek öğrenimini sürdürüyor… (Temmuz 2004)…


    Önsöz: Gülten Kaya…..15

    Mehmed Uzun’un Kürtçe Baskı İçin Kaleme Aldığı Önsöz…..21

    Sunuş; Ahmet Kaya’yı yazmak…..29


    Birinci Bölüm; PARİS SÜRGÜNÜ

    “Ben Yandım Siz Yanmayın.”…..35


    İkinci Bölüm; “LOŞ DUDAK” ÇOCUK

    Tavuklara verilen konser…..43


    Üçüncü Bölüm; İSTANBUL BİR GARİP ŞEHİR

    Macera yılları…..65


    Dördüncü Bölüm; VE NİHAYET İLK KASET

    12 Eylül: “İşte bizim hikayemiz burada biter”…..85


    Beşinci Bölüm; BİR EFSANE DOĞUYOR

    Kim bu Ahmet?.....107


    Altıncı Bölüm; PROFESYONELLEŞME YILLARI

    “Vazgeçilmezler”i hayatında…..127


    Yedinci Bölüm; KOD ADI: BAHTİYAR

    Bir dönüm noktası…..156


    Sekizinci Bölüm; DEĞİŞEREK GELİŞMENİN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI

    Başım Belada…..181


    Dokuzuncu Bölüm; VE ZİRVE..

    Gündeminde Kürt sorunu var…..203


    Onuncu Bölüm; SONUN BAŞLANGICI

    Kürtçe Şarkı isteği…..231

    Flaş… Flaş… Flaş: Bölücü Ahmet, az sonra…..243


    Onbirinci Bölüm; PARİS BİR GARİP ŞEHİR

    Bu sürgüne dayanır mı bu yürek?.....265


    Onikinci Bölüm; NE SÖYLEDİLER?

    Yusuf Hayaloğlu (Şair)…..306

    Selda Bağcan (Sanatçı)…..301

    Yılmaz Odabaşı (Şair-Yazar)…..304


    Onüçüncü Bölüm; ARDINDAN YAZILANLAR

    Ali Kırca (Sabah)…..311

    Can Dündar (Aktüel)…..312

    Zülfü Livaneli (Sabah)…..321


    Ondördüncü Bölüm; SÜRGÜNDE SON SÖYLEŞİ

    Benim şarkılarımı toplumsal gidişat yarattı…..324

    Ekmeğimi haksız sofrada yemedim…..326

    Haksızlıklara öfkeliyim…..327

    Sanat ve sanatçı kavramlarının içi bomboş…..328

    Şarkılarım hala dağlara…..329

    Onlara her zaman “fazla” geldim…..330

    Vicdanları ve ayıpları ile baş başa bırakıyorum onları…..332

    Birgün sıra herkese gelebilir…..333

    Türkiye halkına “şerefsiz” demeyecek kadar büyük bir yüreğe sahibim…..333

    Ülkemi rengarenk bir çiçek güzelliğinde düşlüyorum…..335



    Onbeşinci Bölüm; AHMET KAYA DİSKOGRAFİSİ…..336

    FOTOBİYOGRAFİ…..353

    Toplam; Yaklaşık 400 Sayfa…

    OKURUN DİKKATİNE;

    Bu kitap, GAM YAYINCILIK tarafından başlatılan ‘AHMET KAYA KİTAPLIĞI’ serisinin ilk kitabı olarak, Kürtçe ve Türkçe basıma hazırlanmıştır. Kitaplık serisinin numaralandırması iç kapaklarda yer alacak ve okurun kendi serisini kolaylıkla takip edebilmesi sağlanacaktır.
    Ahmet Kaya ile ilgili tüm yazılı materyal bundan böyle kitaplık serisi içinde, belli bir kronoloji içersinde ve numaralandırılarak okura sunulacaktır.

    Gam Yayınları…

    Kitabı satın almak isteyen arkadaşlar bu linkten ulaşabilirler

    http://www.ahmetkaya.com/gamyayinlari

    Hoşçakalın Gözüm

    Not: Kitaba bakarak yazmıştım
     
  2. ARKA KAPAK

    Ahmet Kaya şarkıcıydı. Çocuksuydu. Öfkeliydi. Yaralıydı. Ve hayatının son döneminde yağmurlarını tanımadığı şehirlerde yalnızdı. Dilini bilmediği bir şehirde, karısının ve kızının kolları arasında öldü. Çabucak öldü. Bir çocuk gibi öldü. Daha önce sürgünde ölenler gibi yalnızlığıyla parçalanarak öldü. Tanımadığı bir ülkenin topraklarına gömüldü. Artık bacağı kırık mangalını yakamayacak, dostlarıyla rakı içemeyecek, doğduğu toprakları bir daha göremeyecek. Bir daha şarkı söyleyemeyecek. Ah keşke şarkı söyleyebilseydim. Kürtçe bir şarkı söylerdim onun için. Yalnızlık üzerine bir şarkı, ölüm üzerine bir şarkı. “Şarkı söyleyen çocukları sevin” diye bir şarkı. “Ben öldüğümde kimse memleketimi sevmediğimi söylemesin” diye vasiyet eden birini anlatan bir şarkı. Kürtçe bir şarkı söylerdim onun için. Eğer şarkı söylemeyi bilseydim. O, şarkı söylemeyi biliyordu.

    Ahmet Altan
     

Bu Sayfayı Paylaş