Ahmet Hamdi Tanpınar ( Ahmet Hamdi Tanpınar Hakkında )

'Biyografi & Otobiyografi' forumunda UquR tarafından 5 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. UquR

    UquR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ahmet Hamdi Tanpınar ( Ahmet Hamdi Tanpınar Hakkında ) konusu Ahmet Hamdi Tanpınar ( Ahmet Hamdi Tanpınar Hakkında )


    Ahmet Hamdi Tanpınar, 23 Haziran 1901 tarihinde İstanbul'da doğdu. İstanbul'da Ravaz-i Maarif İbtidaisi'nde, Sinop ve Siirt Rüşdiyeleri'nde, Vefa, Kerkük ve Antalya Sultanileri'nde öğrenim gördü. Baytar Mektebi'ni bırakarak girdiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nden 1923 yılında mezun oldu.

    Erzurum, Konya ve Ankara Liseleri'yle, Gazi Eğitim Enstitüsü ve Güzel Sanatlar Akademisi'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Aynı akademide estetik ve sanat tarihi dersleri verdi (1932 - 1939). 1939 yılında İstanbul Üniversitesi'ne Yeni Türk Edebiyatı Profesörü olarak atandı.

    Maraş Milletvekili olarak 1942-1946 yıllarında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bulundu. Bir süre Milli Eğitim Müfettişliği yaptıktan ve Güzel Sanatlar Akademisi'nde eski görevinde çalıştıktan sonra 1949 yılında İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne yeniden döndü ve bu görevde iken 24 Ocak 1962 tarihinde İstanbul'da öldü.

    Eserleri

    Abdullah Efendi'nin Rüyaları (1943),

    Yaz Yağmuru (1955),

    Hikâyeler (Kitaplaşmayan iki hikâyesiyle birlikte tüm öyküleri, 1983).


    Ahmet Hamdi Tanpınar (1901 - 1962) İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ ni bitirdi (1923); liselerde, yüksek okullarda çeşitli dersler okuttu, İstanbul Üniversitesi’ nde Yeni Türk Edebiyatı profesörlüğüne atandı (1939), Milletvekilliği (1942-1946), Milli Eğitim müfettişliği gibi görevlerden sonra tekrar, ölümüne kadar süren, Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ ndeki profesörlüğüne döndü (1949). Rumelihisarı Mezarlığı’ nda Yahya Kemal’ in başucuna gömülü. İlk şiiri 1920’ de yayımlanmıştı. Altmış kadar şiirinden ancak otuz yedisi ile, tek şiir kitabını ölümüne yakın çıkardı: Şiirler (1961; Bütün Şiirleri adıyla genişletilmiş olarak 1976). Şiirlerinde bir imaj ve müzik kaygısı taşıdığı, hikaye ve romanlarında da, başta zaten tema’sı olmak üzere, psikolojik anları, bilinçaltını aradığı, yansıttığı görülür. (Geniş bilgi Prof. Mehmet Kaplan’ ın Tanpınar’ ın Şiir Dünyası;1964 kitabında). Tanpınar’ın başlıca eserleri şöyledir. Hikaye kitapları: Abdullah Efendinin Rüyaları (1943), Yaz Yağmuru (1955), Hikayeler (1983). Romanları: Huzur (1949), Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1962), Sahnenin Dışındakiler (1973), Mahur Beste (1975), Aydaki Kadın (1987). Denemeleri: Beş Şehir (1946), Yahya Kemal (1961), Edebiyat Üzerine Makaleler (1969), Yaşadığım Gibi (1970). Monografi:XIX. Asır Türk Edebiyat Tarihi (1949). “Ahmet Hamdi Tanpınar’ ın Mektupları”nı da Zeynep Kerman derledi (1974; genişletilmiş ikinci basım, 1992). Çeşitli baskıları olan eserleri Dergah Yayınları’ nda toplanmaktadır. Enis Batur, Ahmet Hamdi Tanpınar’ dan “Seçmeler” adlı bir kitap hazırladı (1992).


    ESERLERİ

    • Şiir (Şiirler, 1961; Bütün Şiirleri adıyla genişletilmiş olarak 1976, yeni basım: YKY 1999)
    • Hikâye (Abdullah Efendinin Rüyaları, 1943; Yaz Yağmuru, 1955; Hikâyeler, 1983, Dergâh Yay. 2002)
    • Roman (Huzur, 1949, Dergâh Yay. 2004; Saatleri Ayarlama Enstitüsü, 1962, Dergâh Yay. 2004; Sahnenin Dışındakiler, 1973; Mahur Beste, 1975, Dergâh Yay. 2003; Aydaki Kadın, 1987)
    • Deneme (Beş Şehir, 1946, Dergâh Yay. 2004; Yahya Kemal, 1967; Edebiyat Üzerine Makaleler, 1969; Yaşadığım Gibi, 1970)
    • Monografi (XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi, 1949)

    hakkında hazırlanmış eserler

    • Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Mektupları, Zeynep Kerman (1974; genişletilmiş ikinci basım, 1992)
    • Ahmet Hamdi Tanpınar'dan Seçmeler, Enis Batur (YKY, 1992)
    • Boşluğa Açılan Kapı, Haluk Sunat (Bağlam, 2004)


    [SIZE=+2]AHMET HAMDİ TANPINAR[/SIZE]
    23 Haziran 1901’de İstanbul’da doğdu. Kadı Hüseyin Fikri Efendi'nin oğlu. Baytar Mektebi'ni bırakarak girdiği Darülfünun-ı Osmani'nin (Bugünkü İstanbul Üniversitesi) Edebiyat Fakültesi’nden 1923’te mezun oldu. Erzurum, Konya ve Ankara'daki liselerde öğretmenlik yaptı. Gazi Terbiye Enstitüsü'nde (Gazi Eğitim Enstitüsü) edebiyat dersleri verdi. 1933'ten sonra İstanbul'da Kadıköy Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Güzel Sanatlar Akademisi’nde sanat tarihi ve estetik dersleri verdi. 1939'da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde yeni kurulan Türk Edebiyatı Kürsüsü profesörlüğüne getirildi. 1942 ara seçimlerinde CHP'den Maraş Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi, üniversitedeki görevinden ayrıldı. 1946 seçimlerinde tekrar aday gösterilmeyince bir süre Milli Eğitim Müfettişliği yaptı. Güzel Sanatlar Akademisinde tekrar derse girmeye başladı. 1949'da da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne döndü. Bu görevdeyken 24 Ocak 1962’de İstanbul’da yaşamını yitirdi. Adını ilk kez "Altın Kitap" dergisinde yayınlanan "Musul Akşamları" şiiriyle duyurdu. Dergah, Milli Mecmua, Hayat, Görüş, Ülkü, Varlık, Oluş, Kültür Haftası ve Aile dergilerinde şiirleri yayınlandı. Hece vezniyle yazdığı bu ilk şiirler, imge zenginliklikleri ve müzikal nitelikleriyle dikkat çeker. Edebiyat Fakültesi'nde öğrencisi olduğu Yahya Kemal Beyatlı'dan çok etkilendi. Ama ilk eserlerinde Yahya Kemal'den çok Ahmet Haşim izleri görülür. Haşim gibi o da küçük yaşta kaybettiği annesinin yokluğundan duyduğu acıyı ve kendisini avutacak bir sevginin özlemini dile getirir. İçe dönük bir bakışla doğa ile iletişim kurmaya çalışır. Şiirinin bir başka yönü Bergson felsefesinden kaynanlanan zaman kavramıdır. Onun eserlerinde zaman, basit bir süreklilik değil, çok katlı ve karmaşık bir akıştır. "Ne İçindeyim Zamanın", "Bursa'da Zaman" şiirleri bu olgunun örnekleridir. İlk romanı "Mahur Beste" 1944'te Ülkü Dergisi'nde yayınlandı. Osmanlı Devleti'nin son döneminde seçkin bir çevrenin yaşayışını sergileyen bu romanın ardandan, kendi yaşamından da izler taşıyan "Huzur" 1949'da basıldı. Huzur, hem bir aşk hem de Tanpınar'ın İstanbul'a olan derin sevgisinin romanıdır. Estetik anlayışının, kültür birikiminin ve geçmiş kültürlere yaslanan yaşam felsefesini yansıttığı bu kitabı Tanpınar'ın en yetkin romanı sayılır. Romanda, Mümtaz ile Nuran'ın aşkı çerçevesinde Doğu ile Batı, eski ile yeni, geçmişin değerleriyle var olan değerler, aşk ile toplumsal sorumluluk arasındaki çatışmayı ve bu çatışmanın doğurduğu bireysel bunalımları irdeler. 1950'de Yeni İstanbul gazetesinde yayınlanan ancak ölümünden sonra 1973'te basılan "Sahnenin Dışındakiler" ile 1961'de basılan "Saatleri Ayarlama Enstitüsü"nde de iki uygarlık, iki değerler sistemi arasında bocalayan Türk toplumunun ironik tablosu çizilir. Ölümünden sonra plan ve notlarına dayanılarak biraraya getirilen ve 1987'de yayınlanan "Aydaki Kadın" da da aynı irdeleme vardır. Şiir, roman ve yazılarının yanısıra İstanbul, Bursa, Ankara, Ersurum ve Konya kentlerini doğal, tarihsel ve kültürel yapılarıyla anlattığı 1946'da basılan "5 Şehir" önemli eserleri arasındadır.


    ESERLERİ

    ŞİİR:
    Bütün Şiirleri (1976-1981)

    ROMAN:
    Mahur Beste (tefrika 1944 - basım 1975)
    Huzur (1949-1983)
    Sahnenin Dışındakiler (tefrika 1950- basım 1973)
    Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1961-1977)
    Aydaki Kadın (ölümünden sonra 1987)

    ÖYKÜ:
    Abdullah Efendi’nin Rüyaları (1943-1983)
    Yaz Yağmuru (1955-1983)
    Hikayeler (Kitaplaşmayan iki hikayesiyle birlikte tüm öyküleri, 1983)

    DENEME:
    Beş Şehir (1946-2001)
    Edebiyat Üzerine Makaleler (1969-1977)
    Yaşadığım Gibi (1970-1977)

    ANTOLOJİLER:
    Tevfik Fikret (1937-1944)
    Namık Kemal (1942)
    Yahya Kemal (1940-1982)
    19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi (Ancak birinci cildini tamamlayabildi, 1942-1985)


     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 25 Mart 2011
  2. UquR

    UquR Üye

    MAVİ MAVİYDİ GÖKYÜZÜ



    Mavi, maviydi gökyüzü
    Bulutlar beyaz, beyazdı
    Boşluğu ve üzüntüsü
    İçinde ne garip yazdı...

    Garip, güzel, sonra mahzun
    Işıkla yağmur beraber,
    Bir türkü ki gamlı, uzun,
    Ve sen gülünce açan güller.

    Beyaz,beyazdı bulutlar
    Gölgeler buğulu, derin;
    Ah o hiç dinmeyen rüzgar
    Ve uykusu çiçeklerin.

    Mor aydınlıkta bir çınar
    Veya kestane dibinde;
    Mahmur süzülen bakışlar
    İkindi saatlerinde...

    Birden gülümseyen yüzün
    Sabahların aynasında
    Ve beni çıldırtan hüzün
    İki bakış arasında



    ANEM İÇİN
    Bir günümüz bile sensiz geçmezken
    Şimdi mezarına hasretiz anne...

    Issız bir mezarlık, kimsesiz bir yer
    Gölgesinde ulu, loş bir mâbedin
    Bir yığın toprakla bir parça mermer
    Sırrıyla haşr olmuş orda ebedin.

    Bir yığın toprakla bir parça mermer,
    Üstünde yazılı yaşınla, adın;
    Baş ucunda matem renkli serviler
    Hüznüyle titreşir sanki hayatın.

    Seni gömdük anne yıllarca evvel
    Göz yaşlarımızla bu ıssız yere
    Kimsesiz bir akşam ziyaya bedel
    Matem dağıtırken hasta kalblere.

    Kimsesiz bir akşam, ezelden yorgun
    Hüznüyle erirken Dicle de sessiz,
    Öksüzlük denilen acıyla vurgun
    Bir başka ölüydük bu toprakta biz.



    BURSA'DA ZAMAN


    Bursada bir eski camii avlusu,
    Küçük şadırvanda şakırdayan su,
    Orhan zamanından kalma bir duvar
    Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
    Eliyor dört yana sakin bir günü
    Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
    İçinde gülüyor bana derinden
    Yüzlerce çeşmenin serinliğinden
    Ovanın yeşili göğün mavisi
    Ve mimarilerin en ilahisi
    Bir zafer müjdesi burda her isim
    Sanki tek biri anda gün,saat mevsim
    Yaşıyor zihnini geçmiş zamanın
    Hala bu taşlarda gülen rüyanın
    Güvercin bakışlı sessizlik bile
    Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle
    Gümüşlü bir fecrin zafer aynası
    Muradiye sabrın acı meyvası
    Ömrünün timsali beyaz Nilüfer
    Türbeler camiler eski bahçeler
    Şanlı hikayesi binlerce erin
    Sesi nabzım olmuş hengamelerin
    Nakleder yadını gelip geçene
    Bu hayalde uyur Bursa her gece
    Her şafak onunla uyanır güler
    Gümüş aydınlıkta serviler güller
    Serin hülyasıyla çeşmelerinin
    Başındayım sanki bir mucizenin
    Su sesi ve kanat şıkırtısından
    Billur bir avize Bursa'da zaman
    Yeşil türbesini gezdik dün akşam
    Duyduk bir musiki gibi zamandan
    Çinilere sinmiş Kur'an sesini
    Fetih günlerinin saf neşesini
    Aydınlanmış buldum tebessümle
    İsterdim bu eski yerde seninle
    Başbaşa uyumak son uykumuzu
    Bu hayal içinde... Ve ufkumuzu
    Çepçevre kaplasın bu ziya bu renk
    Havayı dolduran uhrevi ahenk
    Bir ilah uykusu olur elbette
    Ölüm bu tılsımlı ebediyette
    Belkide rüyası eski cedlerin
    Beyaz bahçesinde su seslerinin.





    5 şehir ahmet hamdi tanpınar, a h tanpınar öykü yaz yagmuru, abdullah efendinin rüyaları, abdullah hamdi tanpınar, ahmet hamdi tampinar anne siirleri, ahmet hamdi tanpınar 5 şehir, ahmet hamdi tanpınar resim, ahmet hamdi tanpınar resimleri, ahmet hamdi tanpınar yaşadığım gibi hakkında, ahmet hamdi tanpınar şehir mektupları, ahmet hamdi tanpınarın yaşamı, ahmet haşim tanpınar, beş şehir şiiri, osman hamdi tanpınar, tanpınarın mektupları,
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 25 Mart 2011

Bu Sayfayı Paylaş