Ahmet Cemal Şiirleri - Ahmet Cemal'in En Güzel Şiirleri

'Şairlerimiz Ve Şiirleri' forumunda Mavi_inci tarafından 7 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ahmet Cemal Şiirleri - Ahmet Cemal'in En Güzel Şiirleri konusu
    Ahmet Cemal Şiirleri - Ahmet Cemal'in En Güzel Şiirleri

    Bir Gün

    Ölüm İlişkileri'nde yaşayanlara...

    Bir gün, tıpkı karşılaştığımız gece
    Benim olduğun yaşta, bana dönmek isteyeceksin;
    Yüzünde solmuş kaç sabahın birikintileriyle,
    Yorgun olmaktan çok, aşınmış;
    Yüzüme kapattığın onca kapıyı
    Artık omuzlayamadan,
    Seslenmek isteyeceksin.

    Zamana diş bileyeceksin o gün, belki ilk kez;
    Bir zamanlar dokunulmazlığına inandığın için,
    Yanlış çıkarttığın bütün günahların ağırlığıyla.
    Hep izlerinin sürdüğün yüz ve ten çizgileriyle
    İnsanlara yaş biçtiğin günleri anımsayacaksın,
    Hani titreyen parmaklardaki sıcaklığı hiç duyamadığın.
    Bir gün, tıpkı karşılaştığımız gecede olduğu gibi,
    Dirseklerimizin birbirine değmesini isteyeceksin,
    Onca çizgi peşinde koşmanın günahını
    Artık en bulanık aynalara bile çıkartamayarak.

    Yaşamından gelip geçmiş olanları sayacaksın;
    Hep bir iki geceliğine,
    Bedeninde otel gibi kalmış olanları,
    En kısa ömürlü sevgilerin imzasını bile
    Hiçbir sayfana atamadan
    Ve sonra bir de gerçek yitirdiğini;sana
    Yüzlerindeki çizgilerin ardından,
    En duyarlı kalemlerle, yalnız sana giden
    Yolların haritalarını çizmiş olanları.

    Bir gün, tıpkı karşılaştığımız gece
    Benim olduğum yaşta, beni arayacaksın,
    Solmuş onca haritanın çizgilerini
    Aşınmış bakışlarınla seçemeksizin...

    Ahmet Cemal

     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Geçmiş Bir Dua Kitabından I

    Nice yazsonlarında
    Eylül yapraklarına
    Gergeflediğiniz öyküleriniz
    Tozlu bahçelerde unutuldu mu hiç?

    Sonbahar sürgünüdür gidişleriniz.

    Benekli kedilerin döktüğü sütlere
    En sessiz adımlarla basıp,
    Kaç izle geçersiniz

    Sabahlardan birinde
    Benim dediğiniz evlerden
    Kendiliğinizden çıkmalısınız,
    Vedasız ve kimseyi uyandırmadan.

    Anılarınızı yıpratabilirler.

    Ayağa takılabilecek ne varsa
    Toplamalısınız ayrılmadan ve saklamadan
    Kırık dökük sevgilerinizi köşe bucağa;
    Bir gün bulup
    Avuçlarında ısıtırlar diye
    Beklemeden.

    Onları -bilin! - şimdi yalnız
    Eskicilerde satılan taş plakların
    En iç bulandıran cızırtılarıyla
    Süpürgelik diplerine üfleyeceklerdir.

    Küf kokulu çekmecelerin bile
    Çok görüldüğü anılarınız varsa eğer,
    Şimdi kuşların havalanmadığı bahçelerde
    Solmaya bırakınız.

    Ahmet Cemal
     
  3. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Geçmiş Bir Dua Kitabından II

    Büyük gönül serüvenlerinizin ardından gelen bu yıkımlar
    İçin size yardım koşturduk.
    İlk iş, geçmişin kırık camlı sabahlarını unutun
    Artık düşlerinizde kalmış evlere yine arada bir sevgiler
    Bırakın
    Kimse yokken ve kimseye gözükmeden
    Gözükmenize zaten izin yoktur
    Ama birilerinin ayakları sevgilerinize takılabilir
    Engelleyemezler.
    Şimdi siz kendi tapınaklarınıza koşun ve denizin altına
    Uzanan yosunlu sunaklarda bin kez kutsanmış alınlarınızı
    Birbirinize yapıştırın
    Duyacaksınız
    Sevdiğiniz gün yeryüzünde beklenmiştiniz
    Sevginizden geriye kalmalı ki beklensinler
    Artık katılmadığınız sabah ayinlerinin dualarını yine edin
    Ve onları ilk sabah rüzgârının kanatlarına usulca
    yerleştirin
    Duyulacaktır...

    Ahmet Cemal
     
  4. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Hiç Olmayacak Bir Gece

    Hiç olmayacak bir gecede
    Bir sokağı, sırılsıklam, yakalamak
    Bir ucundan, geçip gitmeksizin.

    Kar ortasında donmuş bir güneş.
    Büyük Sahra'da yürüyen buz dağları.
    Kadife yüzeyli kaktüsler.
    Düşlerde bile kalmamış.

    Hiç olmayacak bir gece için
    Koştuğumuzda birbirimize,
    Yazıp yaşayamamaktı, biliyorduk
    Artık özlemleri bile
    Hak etmediğimizi.

    Yarın sabah marketlere dolacak
    İnsanlar, ellerinde
    Yazarkasaların fiş kusmukları.
    Sonra bankalarda
    Teleişlemlerin mucizeleri başlayacak.
    Paydos düdüğüyle işçiler,
    Gözlerinde üretimin parıltısı
    Ve ceplerinde
    Farkına varılmaksızın yitirilmiş
    Yaşamların kırıntılarıyla
    Tulumlarını asacaklar.

    Hiçbiri, hiçbiri bilmeyecek,
    Hiç olmayacak bir gecede,
    Hiç geçilmeyecek bir sokağı
    Islak uçlarından yakalamanın
    Ne demek olduğunu.

    Çünkü onlara
    Hiç anlatılmayacak...

    Ahmet Cemal
     
  5. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Özyaşam Öyküsü

    Asmalımescittendir kafakâğıdım;
    Nil Lokantasında yazıldım okula,
    On masalı birinci sınıfım.
    Orospulardı ilk karnemi ıslatanlar.

    Babamı burada tanıdım,
    Orospu değil diye anamı boşadığında;
    İnsanlar tutturduklarında
    Babana benzeme, diye,
    İlk otele burada taşındım.

    Diplomamı Viyana Lokantasından aldım,
    Alt katında Madam Edith'in piyanosu;
    Valsler bastılar tuz yerine yarama.
    Ceplerimde hep anoson kokulu anılarım.

    Ciğerlerini tükürürken ölen babamı
    Kedili Josefin'in pansiyonundan taşıdılar:
    Elimde ondan kalanlar bir bavul,
    Benimle bu sokakların kadınları ağladılar.

    Asmalımescitte kaldı asıl kimliğim,
    Ve sırtımda bir küfe pazarartığı sevgi.
    Sonradan kitaplar verdiler,
    Bense hep yaşamdan çevirdim...

    Ahmet Cemal
     
  6. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Aç Gözlülük

    Mumlarımızn alevlerini bile
    koruyamadık
    en büyük yangınların
    yolunu gözlerken.

    Ahmet Cemal

    Anlat Bana Nedir Aşk?

    İlk günbatımının hemen ardından söylediklerimiz, bir
    yüzyıl sonra da geçerli olabilirdi ve biz, güneşe
    boğulmuş bir ilkyaz sabahının ilk saatlerinde, en çalışkan
    çiftçilerle yarışarak, zamanı değirmenlerimize çuvallar
    dolusu taşıyabilirdik. Bunları düşleyemiyorsak eğer,

    anlat bana, nedir aşk?

    İlk mektuplarımızla birlikte okumayı sökerdik ve
    ellerimizin tutkusu uğruna en yakıcı özlemleri göze
    alabilirdik. Sonra geleceği müjdelenmiş yokülkelerin
    tapınaklarında beklemek yerine, şimdi ele geçirilmiş bir
    gecenin saatlerinde eritebilirdik. Yapamamışsak bunları
    eğer,

    anlat bana, nedir aşk?

    Sabahın ilk dalgaları bizi kumsalda bulmayabilirdi ve
    biz, günah çıkartmak için mavi sığınaklarımızı yeğlerdik.
    Köpüklü haritalarda yerimizi arayanlar, bir an sonra
    haritalarını yitirirler, sonradan, çok sonradan
    söylencelerimizle yetinmek zorunda kalırlardı.
    olmamışsa söylencelerimiz eğer,

    anlat bana, nedir aşk?

    Ahmet CEMAL


    Bizsiz Odalar


    Belki çoğumuzun yaşamında
    arkamızdan çok acele toplanmış
    ve izlerimizin çabuk yok edildiği
    odaların burukluğu vardır.

    Ahmet CEMAL



    Ucuzluk

    İstersen yarına ertele
    beni sevmeyi
    çünkü beni istimlâk ettiler.
    Yarın başlayacaklar
    yıkmaya
    Enkazımı
    daha ucuza alırsın!

    Ahmet CEMAL



    Vesvese

    Sen var ya,
    nedense beni hep
    senden sormalarından
    korkarsın.

    Ahmet CEMAL
     

Bu Sayfayı Paylaş